Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1161 E. 2024/466 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1161
2024/466
10 Mayıs 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1161 Esas
KARAR NO : 2024/466
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/12/2023
KARAR TARİHİ : 10/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket .... arasında konusunu ''mülkiyeti .... Şirketine ait olan su arıtma sistemlerinin temini, tesisi ve bu sistemlerin bakımlarının ... tarafından takibi ve gerektiği durumlarda bakımının yapılması, sözleşme kapsamında belirtilen dönemlerde filtre takibi ve filtre değişimlerinin yapılması'' hususunu içeren abonelik sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesi gereği ; Müvekkil şirket mülkiyeti ...'e ait su arıtma cihazlarının temini, tesisi ve bu sistemlerin bakımlarının yapılmasını; davalı şirket ise Müvekkil şirketin montaj, bakım ve onarım, destek vb. Hizmetlerini sağlıklı ve hızlı verilebilmesini sağlayacak tüm kolaylıkları göstermeyi üstlendiğini, bu kapsamda, davalı tarafın, abonelik sözleşmesi sebebi ile borçlarının Müvekkili Şirket'e ödenmesi gereğinin hasıl olduğunu, davalı şirketin müvekkiline aylık abonelik bedeli: 3.997,58 TL, iade etmemiş olduğu cihaz bedeli: 23.887,65 TL ve sözleşme taahhüdüne aykırı davranmış olması nedeniyle 4.544,4 TL taahhüt bedeli olmak üzere toplam 32.429,63-TL borcu bulunduğunu, söz konusu borcun davalı şirket tarafından ödenmediğini, ödenmeyen işbu tutar nedeniyle, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası tahtında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın ödeme emrine itiraz ederek icra takibi haksız ve kötüniyetli olarak durdurduğunu, açıklanan nedenlerle davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini ve davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 32.429,63 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "18/11/2022 vade tarihli cari hesap alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda davacı tarafın dava dilekçesindeki iddiası taraflar arasında su arıtma sistemleri kurumsal abonelik sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme kapsamında davalı tarafın aylık abonelik bedeli: 3.997,58 TL, iade etmemiş olduğu cihaz bedeli: 23.887,65 TL ve sözleşme taahhüdüne aykırı davranmış olması nedeniyle 4.544,4 TL taahhüt bedelini ödemediği hususlarına dayanmaktadır.
-Yukarıdaki açıklamalarda da yer verildiği üzere itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava türü olduğundan davacı tarafın iddiaları öncelikli olarak "18/11/2022 vade tarihli cari hesap alacağı" doğrultusunda değerlendirilecek ve bu doğrultuda inceleme yapılacaktır.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).
-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
-Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).
-Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen hususlarda ticari defterlerin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 03/04/2024 tarihli raporda özetle; davacı tarafından Cari Hesap Alacağının tahsili amacıyla ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas numarası ile takibe geçtiği, davalı ... tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, davalı tarafından yapılan ödemelerin davacı kayıtlarında incelendiğinde Dava Dışı ... Dava Dışı
... tarafından davacı ... toplamda 922,00TL tutarında ödeme yaptığı görülmüştür. Ödeme
açıklamalarına ise Dava Dışı ... tarafından yapılan ödemelerde açıklama olarak
.... sözleşme bedeli açıklaması ile, Dava Dışı .... tarafından yapılan
ödemelerde açıklama olarak “Su Hizmet Bedeli” açıklaması” ile ödeme yapıldığı görülmüştür. Taraflar
arasında 15.09.2021 tarihinde .... sözleşme numaralı ile Su Arıtma Sistemleri Kurumsal Abonelik
Hizmet Sözleşmesinin akdedildiği, davacı taraf yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre taraflar arasındaki Ticari
İlişkinin 2021yılında başladığı ve en son 2022 yılında sonlandığı 31.12.2022 davacı tarafın 5.720,38 TL
hizmet verdiği, bu hizmet karşılığı Dava Dışı ..., Dava Dışı ... tarafından davacı ...
toplamda 922,00TL tutarında ödeme yaptığı görülmüş, ödemeleri davalı tarafın
bakiyesinden düşüldüğü bu hususta davacının davalıdan kaydı olarak (3.997,58TL) tutarında alacaklı
olduğu görülmüş takip konusu yapılan aşağıda ayrıntılı gösterilen 2 adet faturanın ticari defterlerinde yer
almadığı,
davacı tarafından davalı ... kesilen faturaların davalı ... teslim edilip edilmediğine ilişkin
https://.... programından sorgusu yapıldığı, faturaların davalıya tebliğ
edilmediği, takibe konu edilen 2 adet faturanın ticari defterlerinde yer almadığı bu hususta Takdir Sayın
Mahkemeye Ait olmakla ,Davacı tarafından sözleşme kapsamında kesilen faturaların davalı tarafa tebliğ
edildiğinin ispat edilmesi halinde (3.997,58TL) tutarında ticari defterlerinde kayıtlı olan bakiye talep
edebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.
-Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
-Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, bilirkişi raporuyla sabit olan 3.997, 58-TL cari hesaptan kaynaklanan alacağının davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yer aldığı anlaşılmaktadır.
-Bu haliyle her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesi ile aylık abonelik bedeli 3.997,58 TL, 01/03/2024 tarihli 4.544,40 TL bedelli fatura ve 02/03/2024 tarihli 23.887,65-TL bedelli fatura ile cihaz bedelinin iadesine dayanılarak davalı tarafın borçlu olduğu iddia edilmiş ise de yukarıda yer verilen açıklamalarda da belirtildiği üzere davacı tarafın takip dayanağı "18/11/2022 vade tarihli cari hesap alacağı"'dır.
-Davacı taraf takip talebindeki hususlar ile sıkı sıkıya bağlı olup, 01/03/2024 tarihli 4.544,40 TL bedelli fatura ve 02/03/2024 tarihli 23.887,65-TL bedelli faturaların iş bu itirazın iptali davasına konu edilmeleri mümkün değildir. Bu nedenle iş bu faturalar yönünden davacı tarafın talepleri yerinde görülmemiş ve bu miktarlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-Buna göre davacı şirket ile davalı şirketi arasında ticari ilişkinin var olduğu, davacı tarafın 3.997, 58-TL cari hesap alacağından kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan bedellerin iş bu cari hesap alacağı yönünden usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, vergi dairesi kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ile ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.
-Buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu cari hesap borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından itirazın kısmen iptali ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından cari hesap ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 3.997,58 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz üzerinden devamına,,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 799,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcından peşin alınan 391,67. TL harcın mahsubu ile bakiye 35,93. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 391,67. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 435,50. TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 5.705,35. TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%12,32) göre hesap edilen 703,29. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 3.997,58. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun .... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%12,32) göre hesap edilen 384,60. TL'sinin davalıdan, 2.735,40. TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32