Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1238 E. 2024/453 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1238
2024/453
8 Mayıs 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1238
KARAR NO : 2024/453
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/12/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2024
DAVA: Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan sözleşme görüşmeleri neticesinde 27 no’lu parselde bulunan taşınmazı 4.000.000 TL, 28 no’lu parselde bulunan taşınmazı 4.250.000 TL karşılığında olmak üzere toplam 8.250.000 TL alması noktasında anlaştıklarını, davalının her iki taşınmaz satış işleminin % 20 oranında KDV’ye tabi olduğundan hareketle müvekkili şirketten taşınmaz bedeli olarak toplam 9.900.000 TL ödenmesini talep ettiğini, bu bedelin davalının hesabına EFT ile gönderildiğini, devrin gerçekleştiğini ve taşınmazların mülkiyet hakkı sahibinin müvekkili olduğunu, fatura düzenlenmesinin akabinde her iki taşınmazın da KDV’den istisna olduğunu ve davalıya haksız yere KDV ödediklerini anladıklarını, davalıya ödenen 1.650.000 TL’nin iadesi için ihtarname gönderdiklerini, davalı tarafın ise bu bedelin şerefiye bedeli olarak alındığını iddia ettiğini, taraflar arasında şerefiye bedeline ilişkin yapılmış bir anlaşma olmadığını, bedelin iadesi için Gaziosmanpaşa İcra Dairesi’nin .... esas sayılı dosyası üzerinden haksız ödenen bedelin iadesi istemiyle icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkisiz yargı çevresinde ikame edildiğini, tahsil edilen bedelin fatura ve muhasebeleştirilmesi müvekkilinin vergi sorumluluğu ve vergi hukuku alanına girmekte olduğundan davacının KDV iddiasına delil teşkil etmeyeceğini, davacının fatura ve muhasebe işlemlerinden yola çıkarak kendisinden KDV adı altında bedel tahsil edildiği iddiasının asılsız, tutarsız ve kötüniyetli olduğunu, davacıdan satış işlemine dair KDV adı altında ödeme almadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği cevaba cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki anlaşma uyarınca dava konusu satış işlemleri için davalıya 8.250.000-TL + 1.650.000-TL KDV olacak şekilde toplam 9.900.000-TL ödendiğini, ancak satış ve tescil işlemleri sonrası düzenlenen e-arşiv faturalarda görüldüğü üzere satış işlemlerinin Katma Değer Vergisi Kanunu md. 17/4-r uyarınca KDV'den istisna olduğunu, davalı şirketin unvanında inşaat ibaresinin bulunması ana sözleşmesinde de gayrimenkul ticareti faaliyetinin bulunması, gayrimenkul teslimlerinin KDV’ye tabi olmasının asıl olduğu düşünüldüğünde müvekkilin satış işlemlerinin KDV'den istisna olacağını öngörmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, istisna halinin davalı tarafından satış işlemlerine ilişkin faturanın tanzim edilmesiyle öğrenildiğini, davalının haksız yere, hile (aldatma) yoluyla KDV bedeli adı altında 1.650.000-TL tahsil ettiğini, söz konusu bedelin tahsil edilmesiyle de davalının sebepsiz zenginleştiği, hile (aldatma) hususunun tanık beyanlarıyla açıklığa kavuşacağını, haksız yere tahsil edilen bedeli yasallaştırmak adına taraflar arasında bu yönde bir anlaşma yok iken geçmiş tarihli şerefiye bedeli faturası düzenlendiğini, şerefiye bedeli faturasının gerçeği yansıtmadığını, iadesi talep edilen 1.650.000-TL’nin şerefiye bedeli adı altında ödenmediğini, KDV bedeli adı altında ödendiğini, bu hususunun bilirkişi incelemesi neticesinde açıklığa kavuşacağını, davalının bu faturayı tek taraflı ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olarak düzenlediğini, davanın kabulü ile Gaziosmanpaşa İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, harç, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP: Davalı vekili mahkememize ibraz ettiği ikinci cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve hukuka aykırı açılmış olan iş bu itirazın iptali davasının reddine, davanın reddi neticesinde haksız açılan Gaziosmanpaşa İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra takibinin iptaline, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.678.547,26 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf, tapu devirlerinin KDV'den istisna olmasına rağmen kendisinden KDV bedeli tahsil edildiğinden bahisle KDV bedelinin iadesi istemli olarak icra takibi başlatmıştır.
Dava dilekçesinde, Gaziosmanpaşa İlçesi'nin yargı yeri bakımından Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne bağlı olduğu belirtilmiş ise de Gaziosmanpaşa yargı yeri bakımından İstanbul Çağlayan Ticaret Mahkemesi'ne bağlıdır.Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, dava şartı olan icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış, geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada, geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde, bu itiraz usulünce incelenerek sonuçlandırılmadığı sürece, açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı açıktır. HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun'un 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmektedir. İcra takibi Gaziosmanpaşa İcra Dairesi'nde başlatılmış olup, İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde öngörülen 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde takibe gerek yetki gerekse esas yönünden itiraz edilmiş, akabinde eldeki dava açılmıştır. Takip başlatılan icra dairesi genel ve özel yetki kurallarına göre yetkili icra dairesi değildir. İcra Müdürlüklerinin yetkisi mahkemelere paralel şekilde düzenlenmiş olup (İ.İ.K madde 50), icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılması dava şartıdır. Bu sebeple açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL'nin davacı tarafça peşin yatırılan 20.272,66 TL'den tenzili sonucu fazla yatırılan 19.845,06 TL'nin hüküm kesinleştikten sonra talebi halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 08/05/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32