SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/976 E. 2024/423 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/976

Karar No

2024/423

Karar Tarihi

30 Nisan 2024

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/976 Esas

KARAR NO : 2024/423

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 24/09/2021

KARAR TARİHİ : 30/04/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili şirket arasında 17.02.2012 tarihinde, belirsiz süreli iş sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, müvekkili şirkete ait iş yerinde "Laboratuvar Personeli" olarak çalışan davalı ile imzalanan “Rekabet Etmeme ve Gizlilik Sözleşmesi” nin 2. maddesi uyarınca; davalının, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra 2 yıl süre ile İstanbul ili sınırları içerisinde Masterbatch, üretimi, işlenmesi, satış ve pazarlaması veya benzer alanlarda çalışmamayı taahhüt etmiş ve 4. madde ile de rekabet etmeme yasağına aykırı davranması halinde, brüt ücretinin 12 katı cezai şartı ödeyeceğini kabul etmiş olduğunu, müvekkili şirketin, 1988 yılından bu yana plastik sektörüne faaliyet gösteren, .... hatlarıyla renkli, siyah, beyaz Masterbatch (plastik ham maddeye katılan, granül konsantre boya) ve plastik katkı maddeleri üretimi yapmakta olduğunu, ürettiği ürünleri, başta İstanbul, Marmara, Ege, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu gibi bölgeler olmak üzere, Türkiye’de plastik sanayisinin olduğu her yerdeki, ulusal ve uluslararası sanayi kuruluşlarına pazarlamakta olan müvekkili şirketin, kurulduğu tarihten bugüne; ticari örf ve adetlere, teamüllere, hukuka, uygun hareket etmiş, bugüne kadar haksız rekabet niteliği taşıyacak hiçbir eylemde bulunmamış, sektördeki tüm rakiplerini meslektaş olarak kabul etmiş ve kendisini serbest piyasa koşulları içinde, ürün kalitesi, çeşitliliği, araştırma geliştirme çalışmaları, yeni ürün grupları, fiyatları, yatırımları ile rakiplerinden ayırmaya çalışmış olduğunu, müvekkili şirketin, sektöründeki marka değeri sayesinde, aslında hiçbir emek vermeden kolaylıkla rakipleri tarafından yetiştirilmiş personel/personeller transfer edebilecek iken, tamamen farklı sektörlerde çalışmış personelleri işe alıp, ilk aylar ve ilk yıllar çok yoğun şekilde plastik sanayisi, işleyişi, Masterbatch, Addetive, Kompaund ile alakalı tüm polimer bilgileri, üretim şekilleri, nihai ürün bilgileri, Masterbatch kullanım şekilleri, kullanım oranları, uygulama detay bilgileri konularında çalışanlarına eğitimler vermiş olduğunu, bu eğitimlerin özellikle gün sonunda veya gün içinde satış personelinin sahada karşılaştığı sorunlar, sorular, uygulamalar üzerinden her daim devam etmekte olup, şirket bünyesinde 30 yılı aşkın süredir oluşan tecrübe ve bilgi birikiminin her bir detayıyla personele aktarılmakta olduğunu, 5 yıla yakın bir süre boyunca müvekkili şirket bünyesinde çalışan davalının, laboratuvardaki işi gereği davacı işverenin tüm üretim ve iş sırlarını öğrenmiş, ayrıca davalının müşteri ve ürün kodlarının tamamına hakim olduğunu, 22.09.2016 tarihinde davalının, hamileliği nedeniyle ve çocuğu iki yaşına bastığında işe geri döneceği sözünü vererek işten ayrılmış olduğunu, kendisinden uzun süre haber alınamayan davalının, müvekkili şirketten ayrıldıktan yaklaşık bir sene sonra ... Madde San. ve Tic. A.Ş. ("....") bünyesinde aynı pozisyonda işe başladığının ve yaklaşık 4 seneden beri bu firmada çalıştığının öğrenilmiş olduğunu, davalının yeni işvereninin de; her türlü plastik, doğal ve sentetik elyaf, kumaş ve tekstil ürünlerine yönelik renkli, siyah, beyaz ve her türlü katkı malzemeleri içeren Masterbatch üretip satan bir şirket olduğunu, senkroma ile müvekkili şirketin faaliyet alanlarının halihazırda özellikle granül ve boya malzemelerinin üretimi ile satışı alanlarında kesişmekte, birbirine ikame edilebilecek ürünleri üreten müvekkili şirket ile ....'nın, aynı pazarda faaliyet göstermekte olduğunu, eş deyişle müvekkili şirket ile ....'nın rakip firmalar olduğunu ve rakiplerin, haksız rekabet etmeme yükümlülüklerine her zaman uygun davranmak zorunda olduklarını, müvekkili şirketin bünyesinde; her bir müşteri için ayrı ürün kodları oluşturulmuş olması ve müşteriler ile bu ürün kodları eşleştirilmesinin, Masterbatch (plastik ham maddeye katılan, granül konsantre boya) kullanan diğer firmalar için rekabetin en can alıcı noktası olduğunu, davalının, hamileliği sebebiyle işten ayrılarak; müvekkili şirketten habersiz şekilde müvekkili şirketin rakibi konumunda bulunan ... ile iş sözleşmesi akdetmesinin, müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen Rekabet Etmeme ve Gizlilik Sözleşmesi’ne ve işçinin işverene karşı olan sadakat ve özen borcuna aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davalının, iş sözleşmesine, sadakat ve özen gösterme borcuna aykırı olarak, müvekkili şirket ile rakip konumda bulunan şirkette çalışmakla, müvekkili şirkete cezai şart ödeme borcu altına girmiş olduğunu, davalının ödemesi gereken cezai şartın tahsili konusunda 13.09.2021 tarihinde gerçekleşen arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını beyanla; müvekkili şirketin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalıdan 1.000,00-TL tutarlı cezai şartın tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerine aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının cezai şart talebinin hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin iş akdinin davalı tarafından haklı neden bildirilmeden feshedilmiş olduğunu, davacı şirketin müvekkilinin iş akdini haklı neden bildirmeden feshettiğinin ekte sunulan işten çıkış bildirgesinde işverenin çıkış kodu olarak 4 numaralı kodu kullanmasından da anlaşılacağı üzere sabit olduğunu, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin hamileliği nedeniyle işten ayrıldığı ve çocuğu iki yaşına bastığında işe döneceği sözünü verdiğine ilişkin beyanlarının gerçek dışı olduğunu, davacı şirket müvekkilinin hamile olması sebebiyle hiçbir haklı veya geçerli sebep olmaksızın iş akdini feshetmiş olduğunu, davacı şirketin iş sözleşmesini haklı fesih göstermeden sonlandırmış, dolayısıyla işverenin haklı fesih sebebi göstermeden iş akdini feshetmesinden sonra cezai şart talep etmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacının taraflar arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklandığını iddia ettiği cezai şart talebinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, davacı şirketin sunduğu İş Sözleşmesine Ek Rekabet Etmeme ve Gizlilik Sözleşmesi’nin Çalışanın Rekabet Etmeme Borcu başlıklı 2. maddesinde; “Taraflar arasındaki hizmet akdinin, İşçinin haklı nedenle veya İşverenin haklı neden olmaksızın feshi halleri hariç, işçi veya işveren tarafından feshedilmesi veya sona ermesi halinde; …” alıntılandığı şekilde imza altına alınmış olduğunu, maddenin alıntılanan bölümünden anlaşılacağı üzere işverenin haklı neden olmaksızın feshi çalışana rekabet etmeme borcu yüklememekte olduğunu, dolayısıyla davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan bir cezai şart alacağı bulunmadığını, davacı şirketin ilgili sözleşmeden doğacak hiçbir talep hakkı bulunmadığı halde müvekkilinden cezai şart talebi bulunduğunu, haksız talebin reddi gerekmekte ve talep edilmekte olduğunu, rekabet yasağına ilişkin sözleşmede TBK m. 445’e aykırı davranılmış olup müvekkilinin anayasal hakkı olan çalışma özgürlüğünü ortadan kaldıracak şartların belirlenmiş olduğunu, rekabet yasağının yer veya süre olarak sınırlanmaması halinde müvekkilinin anayasal hakkı olan çalışma özgürlüğünün ihlaline yol açacağını, rekabet etmeme borcuna ilişkin sözleşmede yer alan maddede İstanbul, İzmir, Konya, Bursa ve Gaziantep illerinde müvekkilinin çalışamayacağı belirlenmiş olduğunu, müvekkilinin çalıştığı sektör göz önüne alındığında; sektörde faaliyet gösteren firmaların çoğunun sözleşmede sayılan 5 şehirde yer aldığının görülmekte olduğunu, dolayısıyla bu şekilde bir sınırlamanın aslında sınırlama olmayacağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek şekilde düzenlendiğini, mahkememizin de takdir edeceği üzere bu durumun kanunda rekabet yasağına ilişkin sınırlamaların ihlaline yol açmakta olduğunu, bu şekilde kanuna aykırı sınırlamaların geçerli olmayacağını, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere; müvekkilinin davacı şirkette çalıştığı dönemde şirketin müşteri çevresi, üretim sırları gibi ticari sırlarını bilebilecek bir pozisyonda çalışmadığını, her ne kadar davacının cezai şart talebinin bir hukuki dayanağı bulunmasa da mahkememiz aksi kanaatteyse; müvekkilinin davacı şirkette çalıştığı pozisyon itibarıyla şirkete ait ticari sırlara, üretim sırlarına, müşteri çevresine erişebilme imkanı olup olmadığının, davacı şirkete zarar verme riskinin mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin çalıştığı pozisyonda çalışan bir işçinin bu kapsamda bilgilere erişme imkanı bulunmadığını, dolayısıyla rekabet yasağına ilişkin maddenin herhangi bir geçerliliği bulunmamakta olup davanın bu sebeple de reddi gerektiğini beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, belirsiz süreli iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükmün ihlal edildiği iddiası ile sözleşmede yer alan cezai şart bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; davalının dava dışı .... San. Ve Tic. A.Ş.'de çalışmasının iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına aykırılık teşkil edip etmeyeceği, sözleşmede yer alan hükmün davalının çalışma hürriyetini kısıtlar derecede sınırlayıcı olup olmadığı, davacının, davalıdan iş sözleşmesinde kararlaştırılan bu hüküm sebebiyle cezai şart talep edebilip edemeyeceği hususundadır.

Dosyanın mahkememize Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin 18/10/2021 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı kesinleşmiş görevsizlik kararı ile tevzi edildiği anlaşıldı.

Mahkememizin 15/11/2021 tarih ve ....Esas ....Karar sayılı ilamı ile; "Açılan davanın HMK'nun 115/2 , HMK'nun 114/1-c maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davaya bakmaya görevli mahkemenin Bakırköy ... İş Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE" karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 22/09/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; " 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22.maddeleri gereğince mahkememizin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE" karar verilmiş ve yargılamaya mahkememizin .... Esas numarası üzerinden devam edilmiştir.

İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden davacı şirket ile dava dışı .... San. Ve Tic. A.Ş.'nin faaliyet alanlarının ne olduğunu gösterir şekilde ticaret sicil kayıtların dosyaya celp edilmiş olup davacı ve dava dışı şirketin faaliyet alanlarının boya kimyasallları üretimine ilişkin olduğu bu anlamda faaliyet alanlarının benzer mahiyette olduğu görülmüştür.

SGK'na müzekkere yazılarak davacı tarafın davalının işten ayrılışı bildirgesi ve SGK kayıtları dosyaya celp edilmiş olup incelenmesinde işten ayrılış kodunun 04 olarak belirtildiği ve davalının 17.12.2012 ve 22.09.2016 tarihleri arasında davacı nezdinde çalışmış olduğu görülmüştür.

Mahkememizin 30/05/2023 tarihli celsesinde davacı tanığı ...'in hazır bulunduğu tanığın beyanında; "ben davacı şirkette ofis asistanı olarak 2014 yılından bu yana çalışmaktayım, davalı tarafta laboratuvarda çalışıyordu, davalı taraf şirketimizin kullandığı gizli formül niteliğindeki bilgileri bilirdi, örnek olarak bir boya üretilecek olduğu zaman hangi miktarda hangi ürünün kullanılması gerektiğini bilirdi, davalı taraf şirketin kullandığı formüllere tamamen hakimdi, aynı zamanda hangi müşterilerle de çalıştığımızı bilirdi, örnek olarak hangi firmanın hangi boyadan aldığını bilirdi." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.

Mahkememizin 30/05/2023 tarihli celsesinde davacı tanığı ...'un hazır bulunduğu, tanığın beyanında; " ben davacı şirkette muhasebe tahsilatta 2008 yılından bu yana çalışıyorum, davalı tarafta laboratuvarda çalışıyordu, davalı taraf şirketin kullandığı reçeteleri, gizli formülleri biliyordu, aynı zamanda hangi müşterinin hangi ürün talep edebileceğini de kullandıkları bilgisayar kayıtları sayesinde bilebilecek durumdaydı." şeklinde beyanda bulunduğu, davalı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: "laboratuvarda yer alan bilgisayarı yalnızca laboratuvarda çalışanlar kullanabiliyordu, davalı tarafın ulaşabileceği bilgilere ben ulaşamıyordum." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.

Mahkememizin 30/05/2023 tarihli celsesinde davalı tanığı ....'ın hazır bulunduğu, tanığın beyanında; " ben davacı şirkette 2012-2021 yılları arasında bakım onarım sorumlusu olarak çalışıyordum, davalı tarafı da oradan tanıyorum, davalı taraf laboratuvarda kimyager olarak çalışıyordu, şirketin kullandığı gizli formüllere çalışanların vakıf olması gibi bir durum söz konusu olamaz, kullandıkları bilgisayarlarda internet bulunmamaktaydı, şirkette çalışan formül üreten ayrı bir kişi bulunmaktaydı, davalı taraf ise yalnızca formülcü tarafından verilen talimat uyarınca işleri yerine getiriyordu." şeklinde beyanda bulunduğu, davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: "şirketin kullanmış olduğu ana server da kullanılan gizli formüller bulunmaktaydı, ancak davalı tarafın bu gizli formüllere ulaşıp ulaşamadığı konusunda bir bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu, davalı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: "şirket politikası gereğince hamile olan çalışanlar laboratuvarda çalıştırılmamaktaydı, davalı da o süreçte hamile olduğu için işine son verildi." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.

Uyuşmazlık konusu ve davacının belirsiz süreli iş sözleşmesinde yer alan cezai şart talebinin yerinde olup olmadığı, yerinde olması halinde miktarının tespiti için haksız rekabet uzmanı, SMMM ve sektör bilirkişileri aracılığıyla davacı tarafın Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 30/10/2023 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi ...., .... ve .... 20/11/2023 tarihli raporlarında özetle; taraflar dosya muhteviyatına ticari defter sunmadığından dolayı mali inceleme ve değerlendirmelerin dosya muhteviyatına sunulan belge ve bilgiler üzerinden yapıldığını, davanın, işçi-işveren arasındaki hizmet akdi ve akdolunan rekabet etmeme yasağına ilişkin sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiği iddia olunan işçinin eylemleri dolayısıyla rekabet yasağı sözleşmesinden doğan cezai şartın tahsili istemine ilişkin olduğunu, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesine ek rekabet etmeme ve gizlilik sözleşmesi 4. maddesinde, belirtilen maddelerdeki yazılı taahhütlerden herhangi birine aykırı hareket edildiği takdirde, davacının bundan doğacak tüm zararlarını tazmin etmekle beraber ve ayrıca her bir ihlal için davacıya son 12 aylık brüt ücretlerinin toplam tutarı kadar cezai şartın ödeneceğinin belirtildiğini, dosya muhteviyatına sunulan sosyal güvenlik kayıtlarında, davalı tarafın 17.02.2012 tarihinde davacı işyerine işe girişinin, 22.09.2016 tarihinde işten çıkışının yapıldığını, dosya muhteviyatına davacı tarafından sunulan 2016 yılı eylül ayında davalı tarafın brüt ücretinin 1.859,40 TL olduğunu, bu durumda davalı tarafın 12 aylık brüt ücretinin 22.312,80 TL olarak hesaplandığını, davacının davalıdan iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezaî şart talep edemeyeceği kabulünün mahkememiz takdirinde bulunduğu kanaatine varılmış olduğunu bildirmişlerdir.

Davacı vekili 28/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; davalının, müvekkili şirketin laboratuvarında çalışarak, şirketin üretim ve iş sırlarını öğrenmiş ve müşteri ile ürün kodlarına hakim olmuş olduğunu, davalının, müvekkilinin verdiği eğitimlerle müşteri taleplerini karşılamak için formüller oluşturmuş ve bu bilgileri server'a kaydetmiş olduğunu, davalının müvekkili şirkete ait gizli bilgilere vakıf olduğunun tanık beyanlarıyla ispatlanmış olduğunu, dosya kapsamında 15.11.2023 tarihli bilirkişi raporu ile cezai şart bedelinin 22.312,80-TL hesaplanmış olduğunu beyanla; 21.312,80-TL değerindeki ıslahın ve haklı davanın kabulüne, karşı vekâlet ücreti de dâhil olmak üzere tüm yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

6098 sayılı TBK. md. 444, haksız rekabetin koşulu olarak şu hükmü içermektedir: "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir."

Rekabet yasağının sınırlandırılmasına ilişkin md. 445 ise, "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek, biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımımdan uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz."

Taraflar arasında imzalanan Rekabet Etmeme ve Gizlilik Sözleşmesi nin 2. maddesi uyarınca; davalının, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra 2 yıl süre ile İstanbul, İzmir, Konya, Bursa, Gaziantep illeri sınırları içerisinde Masterbatch, üretimi, işlenmesi, satış ve pazarlaması veya benzer alanlarda çalışmamayı taahhüt ettiği ve 4. madde ile de rekabet etmeme yasağına aykırı davranması halinde, brüt ücretinin 12 katı cezai şartı ödeyeceğinin kararlaştırılmış olduğu anlaşılmıştır.

TBK'nin 445/1 fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Bu durumda, taraflar arasındaki hizmet sözleşmenin TBK'nin 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi davalı hizmet sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren 2 yıl süre ile rekabet etmeme yükümlülüğü altına girmiştir. Sözleşmede belirlenen rekabet yasağının süresi TBK m.445/l'de düzenlenen üst sınırı aşmamaktadır. Dolayısıyla rekabet yasağının süre unsuru yönünde Kanuna uygun olduğu anlaşılmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumunun cevabi yazısından anlaşıldığı üzere, davalı ...'ın 17.02.2012 davacı şirkete ait iş yerinde beden işçisi olarak işe başlayıp, 22.09.2016 tarihinde yine beden işçisi kodu ile işten ayrıldığı, davalı ...'ın davacı şirketin işinden ayrıldıktan sonra 01/06/2018 tarihinde kimya laboratuvarı görevlisi meslek koduyla dava dışı .... San. Ve Tic. A.Ş.'de adlı aynı meslek kolunda faaliyet gösteren işyerinde çalışmaya başlamıştır. Dolayısıyla davalının süre yönünden rekabet yasağı kaydına aykırı davrandığı anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki rekabet yasağı kaydı davalının (işçinin) davacı şirketin faaliyet gösterdiği alanlarda çalışmasını yasaklamaktadır. Davalı ...'ın davacı şirketin işinden ayrıldıktan sonra 01/06/2018 tarihinde tarihinde kimya laboratuvarı görevlisi meslek koduyla dava dışı .... San. Ve Tic. A.Ş.'de adlı, aynı meslek kolunda faaliyet gösteren işyerinde çalışarak konu bakımından da rekabet yasağına aykırı davrandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmedeki rekabet yasağı kaydı yer sınırlaması da ön görmekte olup davacı şirkete ve dava dışı dava dışı .... San. Ve Tic. A.Ş.'ne ait ticaret sicil kayıtlarında her ikisinin de adresinin İstanbul olduğu görülmüştür. Davalının çalıştığı her iki işyeri aynı il sınırları içerisindedir. Her ne kadar davalının davacı şirkette çalışmakta olduğu dönemde meslek kodu beden işçisi olarak belirtilmiş ise de, tarafların tanık beyanlarında davalının davacı şirkette kimya teknikeri olarak çalıştığı beyan edilmiş olmakla davalının davacı şirkette ve dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş.'de aynı meslek kodu ile çalıştığı kabul edilmiştir. Bu kapsamda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin rekabet yasağını düzenleyen 2. maddesinin geçerli olduğu, davalının davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren firmada ve öngörülen rekabet süresi içinde çalışmaya başlaması ve davacı firma ve davalının çalışmaya başladığı firmada üstlendiği görev dikkate alındığında taraflar arasında akdedilen ve rekabet yasağının düzenleyen sözleşmenin 2. maddesinin ihlali niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.

Türk Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesi uyarınca, fahiş ceza koşulunun tenkisi gerekir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı tarafların ekonomik durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü olarak alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir (Yargıtay 3. HD'nin 2022/1283 E- 2022/9035 K sayılı, 29.11.2022 tarihli emsal kararı).

Taraflar arasında yer alan sözleşmenin 4. maddesinde ceza tutarının son 12 aylık brüt ücretin toplam tutarı kadar olacağı kararlaştırılmıştır. SGK kayıtları ve alınan bilirkişi raporu uyarınca davalının 12 aylık brüt ücretinin 22.312,80 TL olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, tarafların sözleşmede kararlaştırdıkları ceza koşulunun miktarı, sözleşmenin sona eriş şekli, davalının eylemleri, davalının çalışma süresi ve çalışması sırasında elde ettiği gelir durumu dikkate alındığında, son 12 aylık brüt ücretin toplamı tutarında ceza şart talebinin hakkaniyete uygun olmadığı düşünülerek ve dava dilekçesindeki talep de dikkate alınarak , TBK182/son madde hükmü uyarınca cezai şarttan indirim yapılması yoluna gidilmiş olup bu kapsam da açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; TBK 182/son maddesi uyarınca takdiren % 50 oranında tenkis suretiyle verilen 11.156,40 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, Mahkemece takdiri indirim yapıldığından davalı lehine ve davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği düşünülerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;

  1. TBK 182/2 maddesi uyarınca takdiren %50 oranında tenkis suretiyle belirlenen 11.156,40 TL cezai şart alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

  2. Alınması gereken 762,09 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL peşin harç ile 428,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 487,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 274,79 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

  3. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 340,00 TL'nin davalıdan 340,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

  4. Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 118,60 TL ile ıslah harcı 428,00 TL olmak üzere toplam 546,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  5. Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 9.304,85 TL yargılama giderinden kabul oranı (%50,00) ret oranı (%50,00) dikkate alınarak hesaplanan 4.652,43 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

  6. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 11.156,40 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  7. Dava konusu cezai şarttan takdiren indirim yapıldığından davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,

  8. Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024

Katip ...

¸

Hakim ...

¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yargıreddineFiildengörevsizliğinetespitine"(HaksızKaynaklanan)olarakbelirlenmesine"hükümusuldenTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim