Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1033 E. 2024/395 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1033
2024/395
22 Nisan 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1033 Esas
KARAR NO : 2024/395
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 26/10/2023
KARAR TARİHİ : 22/04/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile müflis ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Arasında 25.11.2012 tarihinde İstanbul İli, ... İlçesi, ... Sitesi, ... Blok K:29 D:533 nolu 73,01 m² bağımsız bölümün satışına dair 179.000,00-TL bedelli "Konut Satış Sözleşmesi" akdedildiğini, müvekkilinin, sözleşme gereğince satış bedeli olan 179.000,00-TL'nin tamamını müflis şirkete ödendiğini, müvekkili tarafından satış bedelinin tamamı müflis şirkete ödenmesine ve müvekkilin müflis şirkete herhangi bir borcu kalmamasına rağmen konut satış sözleşmesine konu taşınmazın müvekkiline teslim edilmediği gibi söz konusu taşınmazın tapusu da müvekkiline devredilmediğini, bahsi geçen sözleşmeye konu taşınmazın ince işlerinin dahi tamamlanmadığını, müflis şirketin müvekkil ile imzaladığı "Konut Satış Sözleşmesi"ne yukarıda belirttiğimiz üzere aykırı hareket etmesi sonucunda 21.12.2017 tarihide müflis şirkete karşı Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile; müvekkilinin müflis şirket tarafından sözleşmeye aykırı hareket edilmesi sonucunda müvekkilinin mahrum kaldığı kira bedellerinin işleyecek yasal faizi ile birlikte, yine müflis şirketin sözleşmeye aykırı hareket etmesi sonucunda müflis şirket tarafından müvekkiline ödenmesi gereken gecikme tazminatının işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi için belirsiz alacak davası olarak tazminat davası ikame edildiğini, taraflar arasında imzalanan 25.11.2012 tarihli Konut Satım Sözleşmesi hükümleri gereği dairenin tesliminin gecikmesi halinde hem gecikme tazminatı hem de kira kaybı bedelinin talep etme hakkı mevcut olduğunu, borçlu müflis şirket hakkında 30.03.2021 tarihinde iflas kararı verilmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda müflis şirketin müvekkiline karşı sorumluluğunun hem gecikme tazminatında hem de müvekkilimizin mahrum kaldığı kira bedellerinin sözleşmede belirlenen konut teslim tarihi olan 31.12.2015'ten müflis şirket hakkında iflas kararının verildiği tarih olan 30.03.2021 tarihine kadarki dönemi kapsadığı her türlü izahtan vareste olduğunu, bununla birlikte İflas Müdürlüğü'ne yapılan başvuruda taşınmazın teslim edilmesi gereken tarih olan 31.12.2015'den Bakırköy ... Tüketici Mahkemesinin ... E. Sayılı dava tarihi olan 21.12.2017 tarihine kadarki dönem için alacaklarımız ile dava tarihi olan 21.12.2017'den müflis şirketin iflas ettiği 30.03.2021 tarihine kadarki alacakların kaydının yapılması ayrı ayrı talep edildiğini, bu alacaklardan yalnızca taşınmazın teslim edilmesi gereken tarih olan 31.12.2015' den Bakırköy ... Tüketici Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasının dava tarihi olan 21.12.2017 tarihine kadarki dönem için alacaklarımız yönünden dava olduğu yani ihtilaf olduğu açıkken ve tarafımızca da bu husus kayıt talebimizde açıkça bildirilmişken Sayın Müdürlük tarafından henüz davaya konu olmamasına rağmen dava tarihi olan 21.12.2017'den müflis şirketin iflas ettiği 30.03.2021 tarihine kadarki alacakların da ihtilaflı olarak kabul edilerek bu alacak kaydı talebimiz yönünden de ihtilaflı olduğundan yola çıkılarak 4. Sıraya kayıt yapılmış olması her türlü usul ve esas hükümlerine aykırı olduğunu beyanla işbu sebeplerle; kayıt altına alınan alacaklarımıza ilişkin hakları (Bakırköy ... Tüketici Mahkemesinin ... E. Sayılı davasına konu alacaklarımız) saklı kalmak kaydıyla; Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinin ... E. Sayılı davasının dava tarihi olan 15.07.2016'dan müflis şirketin iflas ettiği 30.03.2021 tarihine kadarki alacakların sıra cetveline kaydının ve kabulünün yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davanın İİK’nun 235 maddesi gereğince açılan kayıt kabul istemine ilişkin olduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın işbu davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, açılmış ise davacının gecikme tazminatı ve kira bedeli talebine ilişkin olarak açmış olduğu Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasının dava tarihi olan 21.12.2017'den müflis şirketin iflas tarihi olan 30.03.2021 tarihine kadarki dönem için olan kira bedeli ve gecikme tazminatının toplamı olan 33.090,85 TL'nin iflas masasına kaydının gerekip gerekmediği, gerekmekte ise kaydedilmesi gereken miktarın tespitine ilişkindir.
Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş olup incelenmesinde davacı tarafından mahrum kalınan kira kaybı, gecikme cezası ve ayıplı ifa nedeni ile zarar tazminine yönelik davalı müflis şirket aleyhine dava açıldığı görülmüştür.
İflasın derdest davalara etkisi İcra ve İflas Kanunu'nun 194’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre:
“Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.”
Bu ilkeler ve yasal düzenlemelerin bir arada değerlendirilmesinden ortaya çıkan sonuç şudur: Derdest bir alacak (veya itirazın iptali) davası bulunan alacaklı davalının iflası üzerine (alacağını masaya yazdırmak zorunda olmaksızın) davasına devam edebilir ve dilerse alacağının masaya kaydı için de başvurabilir. Davacının masaya başvurması başlı başına davayı konusuz bırakmaz; bu ancak alacağın nizasız olarak masaya kaydıyla mümkündür.
Davacı davasına devam etmek istiyorsa mahkeme yargılamayı ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar ertelemelidir. Nitekim İcra ve İflas Kanunu'nun 224’üncü maddesinde birinci alacaklılar toplanmasının görevleri arasında “muallak davalar” hakkında acele karar verilmesi de sayılmıştır. Esasen derdest davaların ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar duracağına dair yasal düzenleme ile (İİK.m.194/I) masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görülmeyen iddiaların ve bu arada müflisin davacısı olduğu derdest davaların takibinin, ikinci alacaklılar toplanmasında hakkı isteyen alacaklıya devrolunmasına dair düzenleme (İİK.m.245) birlikte değerlendirildiğinde, anılan davaların olduğu gibi devam edeceğinin yani sıra cetveline itiraza dönüşmeyeceği hususunun yasa koyucu tarafından da benimsendiği anlaşılmaktadır. Bu düzenlemenin maksadı şudur: İkinci alacaklılar toplanması derdest davanın haklı olduğunu ve daha fazla gidere sebebiyet verilmemesi için bunun cetvele kabulüne karar verebilir. Beklemenin amacı da bu iradenin ne şekilde oluştuğunun görülmesidir.
Alacaklı eğer alacağını masaya yazdırmak için iflas idaresine başvurmuşsa iflas idaresi bu alacak hakkında red kararı vermeyip, bunu masaya “nizalı alacak” olarak kaydetmelidir zira ortada zaten derdest bir dava bulunmaktadır ve müflisin yerine iflas idaresince takip edilecek bu dava sonucunda verilecek karar doğrudan masaya etki edecektir. Davanın kabulü halinde niza kaydı silinecek ve bu tutar masaya kabul edilmiş olacak, davanın reddi halinde ise alacak tamamıyla sıra cetvelinden çıkartılacaktır. Bu çerçevede varılan sonuç iflas tarihinde derdest bulunan ve konusu masayı ilgilendiren bir mal ya da hak olan davaların aynen (=tür değiştirmeksizin) devam edeceğidir.
Bu noktada derdest davanın sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği ve dönüşmeyeceği olasılıkları çerçevesinde yapılacak yargılama ve davanın sonunda verilecek hükmün niteliği ile bunun masaya ne şekilde kaydedileceği üzerinde de durulmalıdır.
Konusu para alacağı olan derdest davaların sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği kabul edildiğinde ortaya çıkan ilk sorun mahkemenin görevi noktasında olacaktır. Sıra cetveline itiraz davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi iken dava diğer mahkemelerde görülürken davalının iflası halinde söz gelimi sulh hukuk ya da tüketici mahkemesi görevsizlik kararı veremeyecektir.
Ortada derdest bir alacak davası varken borçlu iflas ettiğinde alacaklı masaya başvurmuş ve iflas idaresi alacağı nizalı yazmak yerine reddetmişse bu noktada alacaklı yeni bir sıra cetveline itiraz davası açmak durumunda değildir. Zira iflas idaresi yeni bir hasım olmayıp, iflas masasının yasal temsilcisi olması sıfatıyla davacının karşısında konumlanmıştır. Geniş haklar bahşeden bir alacak davası varken, aynı hukuki sebebe ve aynı konuya dayalı açılacak ve aslında daha az hak bahşeden sıra cetveline itiraz davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesi, 22/03/2023 tarih, 2023/604 Esas, 2023/546 Karar; Yargıtay 23.Hukuk Dairesi, 07/03/2019 tarih, 2016/3076 Esas, 2019/918 Karar)
Davacının talebi, gecikme tazminatı ve kira bedeli talebine ilişkin olarak açmış olduğu Bakırköy ... Tüketici Mahkemesinin .. E. Sayılı dosyasının dava tarihi olan 21.12.2017'den müflis şirketin iflas tarihi olan 30.03.2021 tarihine kadarki dönem için olan kira bedeli ve gecikme tazminatı istemine ilişkindir. Davacı açmış olduğu Bakırköy ... Tüketici Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında da aynı sözleşmeden kaynaklı kira bedeli ve gecikme tazminatı talebinde bulunmaktadır. Davacının Bakırköy ... Tüketici Mahkemesinin ... E. dosyasında açmış olduğu dava müflis şirketin iflasından önce, 22/01/2018 tarihinde açılmış olup eldeki davanın ise müflis şirketin iflasından sonra 26/10/2023 tarihinde açılmış olduğu görülmüştür. Esasen davacının Mahkememizde açmış olduğu işbu davadaki talebi Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinin ... E. Dosyasında verilecek olan karara bağlıdır. İlgili dosyanın incelenmesinde halen derdest olduğu, Mahkemesince herhangi bir tespit yapılmadığı görülmüştür. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varışmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının davacı tarafa İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39