Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/68 E. 2024/312 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2016/68
2024/312
29 Mart 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/68 Esas
KARAR NO : 2024/312
DAVA : İtirazın İptali (Trampa Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/01/2016
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/03/2017
KARAR TARİHİ : 29/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Trampa Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan dosya incelemesi neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 27/09/2013 tarihli Güvenlik Hizmetleri Szöleşmesi, 27/05/2015 tarihli cari hesap ekstresi ve ödenmeyen faturalardan kaynaklanan hak ve alacaklar için öncelikle taraflara Kartal ........ Noterliği'nin 03.06.2015 tarihli ...... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilmiş olduğunu, bu ihtarnamenin semeresiz kalması nedeni ile bu kerre davalı borçlular hakkında İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğünün ...... E sayılı dosyası ile ilamsız takip yapılmış olduğunu, her iki borçlunun yetkiye itirazı üzerine birden fazla borçlunun bulunduğu durumda borçlulardan herhangi birinin ikametgahının bulunduğu yer Mahkemesi yetkili kılındığından dosya borçlulardan ....... Yapı Yönetim ve İşletim Hizmetleri AŞ nin ikametgahının bulunduğu yerde yani Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... E sayılı dosyası ile açılmış olduğunu , borçluların bu defa borçlarının bulunmadığından bahisle kötü niyetli ve haksız itirazlarda bulunmuş olduklarını, icra takip dayanağı fatura, cari hesap ektresi ve ihtarnameye dayandığından dolayı kötü niyetli itirazların takibi durdurmuş olduğunu, borçlulardan ....... Yapı Yönetim ve İşletim Hizmetleri AŞ'nin özetle borcunun bulunduğunu ancak ana işveren olan davalı ..... Bina Yönetiminden alacaklarını tahsil edemediğini, bu nedenle de ödeme yapamadığını, aralarındaki sözleşme gereği bu parayı tahsil etmeden kendisinden ödeme talep edilemeyeceğini belirterek borca itiraz etmiş ise de haksız ve kötü niyetli olan itirazın kabulünün mümkün olmadığını, zira ....... A.Ş.'nin alt işveren olarak kendi alacağı kadarını asıl işveren davalı ...... ..... Bina Yönetiminden tahsil etmiş olduğunu, ancak müvekkili şirkete ödemesi lazım gelen miktarın üzerine düşmemiş olduğunu, kendi işvereni olan davalı ...... Bina Yönetimi ile arasını bozmamak için müvekkili tarafından yasal hakları aranıncaya kadar hiçbir hukuksal işlem yapmamış olduğunu, kaldı ki anılan hüküm olağanın dışında bir veya iki aylık ödemenin yapılmaması değil, nerdeyse 100 milyara varan çok önemli bir süreye ilişkin ödemenin yapılmamasından kaynaklanan bir borç söz konusu olduğunu, yasal hiyerarşi gereğince sözleşmelerin anayasaya, kanuna, sonra gelen mevzuata ahlak ve adaba, genel teamüllere aykırı olamayacağını, böyle bir hüküm var ise o hükmün geçersiz kılınacağını, davalının, yasa dışı sözleşmesel hükme dayanarak müvekkilinin emeğini sömürmekte, bunun böyle devam etmesini istemekte olduğunu, kanunun hiçbir kişiye, çalışmasını ve sözleşme yapmasını anlamsız kılacak şekilde hakkını yok edecek şekilde çok uzun bir süre boyunca hiç ücret almadan çalışmasını bu arada kendi çalışanlarının SGKsını, maaşlarını, yemek ve yol giderlerini genel yönetim giderlerini ödemeye tahammül etmesini bekleyemeyeceğini, davalının kötü niyetli ve haksız olup sözleşmesel hükmü aşırı genişleterek kendi çıkarına en uygun olacak şekilde yorumlamakta olduğunu, bu hükme mahkememizin müdahalesini de talep ediyor olduklarını, davalının diğer keyfi itirazının ise alacağın muaccel olmadığı yönünde olduğunu, müvekkili şirketin davalıya gönderdiği faturaların her iki şirketin ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğunu, icra dosyası açılmadan önce de davalılara noterden ihtarname keşide edilmiş olduğunu, ihtar gereğinin yerine getirilmediği içinde icra takibi yapılmış olduğunu, davalının hukuk dışı ve keyfi itirazının mesnetsiz olduğunu, her iki davalının kendi aralarında müvekkilinin haklarını ödememek için muvazaalı anlaşma yapmış olduğunu, davalı ....... Yapı Yönetim ve İşletim Hizmetleri AŞ'nin para ödenmekte ancak müvekkilinin hakkı ödenmemekte olduğunu, davalı ....... Yapı Yönetim ve İşletim Hizmetleri AŞ'nin kendisine yöneltilecek hukuksal işlemlerden kaçabilmek için ancak müvekkili şirket yasal hakkını aramaya başladıktan sonra dönüp ana işverene kağıt üzerinde bir icra takibi başlatmış, maksadının onu takip edip tahsilat yapmak olmadığını, amacın aralarında yaptıkları muvaazalı ve yasa dışı anlaşmayı bu şekilde örtülemek olduğunu, aksi halde çok daha önce yasal işlemlere başlaması ve bu tahsilatı yaparak müvekkiline de borçlarını ödemesi gerektiğini, diğer davalı ........ Bina Yönetiminin itirazına gelince: kendisi ile müvekkili şirket arasında bir söleşme bulunmadığını, borcun kendisini ilgilendirmediğini, davalı ....... Yapı Yönetim ve İşletim Hizmetleri AŞ ile arasındaki sözleşmeyi feshettiğini, davalı ....... Yapı Yönetim ve İşletim Hizmetleri AŞ'nin icra takibi yaptığını ve bu takibe itiraz ettiklerini belirtmiş olduğunu, öncelikle davalı ........ Bina Yönetiminin ana işveren olduğunu, hizmetten asıl yararlanan olduğunu, müvekkilinin ana işverenden hakkını talep etmesi için ayrıca aralarında yazılı bir sözleşme olmasına gerek bulunmadığını, site güvenliği ve koruma hizmetlerinin bina yönetiminin kendi uzmanlık alanı olmadığını, dolayısı ile bu işi başka bir işverene devredebileceğini, aralarındaki sözleşmede eğer yasal bir engel olsa idi davalı ........ Bina Yönetiminin davalı güvenlik işini müvekkili şirkete tevdi de edemez olduğunu, bu itibarla binanın yönetim işini tamamen bir başka şirkete devreden ve onu gereken her işlemi yapması konusunda yetkilendiren davalı ........ Bina Yönetiminin bu sözleşme ile verilen yetkiler çerçevesinde müvekkili şirkete koruma ve güvenlik hizmetlerinin yüklenmesi ile doğacak tüm borçlardan sorumlu olduğunu, zira koruma ve güvenlik hizmetinin doğrudan doğruya davalı ........ Bina Yönetimine verilmiş olduğunu, davalının yoğunlaşmış bir kötü niyet taşıyan, hizmetten yararlanıp borcunu ödememek için yaptığı planlamaların hukuk karşısında hiçbir korunmaya değer yönü bulunmadığını, tüm itirazın haksız ve art niyetli olduğunu her iki davalının itirazının da hukuka aykırı ve kötü niyetli olu, müvekkilinin kendi aralarında anlaşarak yoğun surette mutazarrır etmeye yönelik olduğunu, müvekkilinin tüm uzlaşma çabalarının verimsiz kaldığını beyanla; Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasına her iki davalı borçlu tarafından yapılan kötü niyet taşıyan itirazların iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, planlı ve bilerek alacaklının zararına hareket etmek amacı ile yapılan itirazlardan dolayı %15 den az olmamak koşulu ile kötü niyet tazminatına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, fazlaya dair tüm hak ve alacaklarını saklı tutuyor olduklarını, keza sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası açma haklarını saklı tuttuklarını, davanın ve taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVA: Davalı ........ Bina Yönetiminin vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazı üzerine alacaklı/davacının dosyayı yetkili icra dairesine gönderildikten sonra müvekkiline yeniden ödeme emri göndermesi gerektiğini, ödeme emri göndermeden yetkisiz icra dairesindeki ödeme emrine ve vaki itiraza dayanarak mahkememizde itirazın iptali davası açılamayacağını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, yetkisizlik kararı üzerine alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafça dosya yetkili icra müdürlüğü olan Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasına kayıt ettirilmiş ve dosyadan yalnızca diğer borçlu ve davalı ....... Yönetim ve A.Ş. firmasına ödeme meri gönderilmiş ve neticede ...... Yapı A.Ş.'nin ödeme emrine itiraz etmiş, ancak taraflarına herhangi bir ödeme emri gelmeden işbu davanın açılmış olduğunu, davalı ....... Yapı Yönetim ve A.Ş.'nin itirazı üzerine sanki taraflarına ödeme emri gönderilmiş de kendileri de itiraz etmiş gibi haksız ve kötü niyetli itirazlarını kaldırmak için işbu davayı açtıklarını beyan etmiş olduklarını, gönderilmeyen ödeme emrine vaki itiraz varmış gibi dava açılamayacağını, reddi gerektiğini, davacı/alacaklı ile müvekkili arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, bu sebeple davacı/alacaklının aleyhlerine ödeme emri gönderemeyeceği gibi göndermediği ödeme emrine dayanarak dava açılamayacağını bu sebeple açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, alacaklı olduğunu iddia eden dava şirkete böyle bir borçları bulunmadığını, şöyle ki, alacaklı olduğunu iddia eden ........ Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. İle müvekkili ........ Bina Yönetimi arasında vaki hiçbir sözleşme bulunmadığını, işbu icra takibinin ve davanın muhatabınnı ....... Yapı Yönetim ve İşletim Hizmetleri A.Ş. olduğunu, işbu İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı icra takibine konu takip bedelinin muhatabı ....... Yapı Yönetim ve İşletim Hizmetleri A.Ş. ile müvekkili arasındaki hizmet sözleşmesinin 31/03/2015 tarihinde feshedilmiş olup, ....... Yapı Yönetim ve İşletim Hizmetleri A.Ş. Tarafından bu sözleşme hükümlerine dayanarak aleyhlerine 27/04/2015 tarihinde icra takibi başlatılmış olduğunu, müvekkili şirketin adresinin Beylikdüzü'nde olması nedeniyle Büyükçekmece Adliyesi yargı çevresi içinde olduğunu, açılan icra takibi bakımından Büyükçekmece İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, buna rağmen alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın dosyayı Bakırköy İcra müdürlüğü'ne göndermiş, ancak Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayısına kayıt ettirdiği işbu dosyadan müvekkiline ödeme emri göndermediği halde işbu itirazın iptali davasını açmış olduğunu, müvekkili ........ Bina Yönetimi ile alacaklı olduğunu iddia eden davacı ile aralarında hiçbir sözleme bulunmayan ........ Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. ile hiçbir hukuki ilişkileri bulunmadığından ne aralarında iddia ettikleri gibi bir cari hesap ilişkisi ne de taraflarına tebliğ edilen ve ödenmeyen bir fatura alacağı bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın işbu dava dilekçesinde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak mahkemeyi açıkça yanıltma gayreti içerisinde olduğunu, davacı tarafın davalı ...........A.Ş.'ye ödeme yaptığını iddia etmekte olduğunu, bunun doğru bir beyan olmadığını, davalı ............A.Ş. ile aralarındaki ihtilafın icra takibi ve vaki itiraz üzerine dava aşamasında olup henüz derdest olduğunu, ayrıca davacı tarafın diğer davalı ...........A.Ş. İle aralarında 100 milyara ilişkin bir ödeme yapılmamasından bahis etmekte, ki bunu anlamakta çok büyük güçlük çekiyor olduklarını, zira 31/01/2004 tarihli Resmi Gazetede, yani bundan 11 yıl önce Türk Lirasından 6 sıfır atılmasına karar verilmiş ancak davacı tarafın hala davalı ...........A.Ş. İle aralarındaki ihtilafın 100 Milyar TL olduğundan bahis etmekte olup ödeme emri göndermeden dava açıldığı gibi TL'den 6 sıfır atılmasının üzerinden 11 sene geçtiği hale hala 100 Milyar TL alacaktan bahis etmenin büyük bir dikkatsizlik ve gayri ciddilik içermekte olduğunu, bu sebeple dahi davacının işbu davasının reddine karar vermek gerektiğini, davacı tarafın yanlış, haksız ve pervasız beyanlarına devam ederek ve tekrarlayarak davalı ............A.Ş ile aralarında muvazaa yapıldığı, göstermelik icra takibi başlatıldığı gibi haksız mesnetsiz beyanlarını tekrarlamakta olduğunu beyanla; davanın reddine ve davacı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ASIL DAVA: Davalı ....... Yapı Yönetim ve İşletim Hizmetleri A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı ....... A.Ş. ile davacı şirket arasında imzalanmış olan 27/09/2013 tarihli Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca; ...... a yönlendirme danışmanlık hizmetlerinin alt yüklenici sıfatıyla ........ Güvenlik firması tarafından sunulmuş olduğunu, Hizmet Sözleşmesinin Ödeme Başlıklı 6.3.1 maddesinde " Bu sözleşme kapsamındaki tüm ödemeler Yüklenici tarafından hizmet verilen hizmet bedelini Ana işverenden tahsilat yapmasını müteakip en geç 1 hafta içinde Yüklenici'ye ödeyecektir. 6.3.2 maddesi "İşveren siteye verilen hizmetlere ilişkin kesinleşmiş alacakları kendisinden kaynaklanmayan bir nedenle ana işverenden tahsil edememesi ve yüklenici firmaya ödeme yapamaması durumunda yüklenici işverenden her ne ad altında olursa olsun ödeme yapmasını talep edemez." hükmü yer aldığını, müvekkili ....... A.Ş. Tarafından Ana işveren .......'a hizmet faturası kesilmiş, ancak site yönetiminden kısmi bir ödeme alınabilmiş olduğunu, alınan ödemelerdeki ........ Güvenlik'in faturasının payı kadar miktarı meblağın taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen süresinde ödenmiş olduğunu, site yönetimine kesilen hizmet faturası bedellerinin ...........A.Ş.'den kaynaklanmayan nedenlerle tahsil edilememiş olduğundan ödeme yapılamamış olduğunu, sözleşme gereğince; ana işveren olan site yönetiminden tahsil edilemeyen hizmet bedeli için ........ Güvenliğin müvekkili şirketten her ne ad altında olursa olsun ödeme talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, site yönetimine kesilen hizmet faturası bedellerinin müvekkili ........... A.Ş.'ye ödenmediğinden ........ Yönetimi hakkında Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmış, ancak site yönetimi tarafından alacağa haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek icra takibinin durdurulmuş olduğunu, bunun üzerine Büyükçekmece ...... Asliye Hukuk Mahkemesinde ...... Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açılmış olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesindeki alacağın tahsil edildiği ve ana işverene kağıt üzerinde icra takibi başlatılmış olduğu iddialarının asılsız, dayanaktan yoksun iddialar olduğunu, ana işveren olan ........ Yönetiminin, güvenlik hizmetini almış, hizmetten faydalanmış olduğunu, dolayısıyla davacının talep ettiği alacaktan sorumlu olduğunu, eğer söz konusu borcu için müvekkili şirkete ödeme yapmış olsaydı, bunu bildirerek kendisini borçtan kurtaracak ödeme belgesini mahkemeye sunabilecek olduğunu, ancak ödeme yapmamış olduğu için hakkında icra takibi başlatılmış ve takibe vaki itirazının iptali için itirazın iptali davası açılmış olduğunu, müvekkilinden kaynaklanmayan nedenlerle tahsilat yapılamamış olduğundan, davacının hizmet faturası bakiye alacağı olan 95.260,10 TL icra takibi olan 21/09/2015 te muaccelliyet kazanmamış olduğunu, yani talep edilebilir olmadığını, o tarihten bu yana geçen zaman zarfında da ana işveren den herhangi bir tahsilat yapılamamış olunmasından dolayı alacağın halihazırda henüz muaccelliyet kazanmamış olduğunu, takibe konu yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, icra takibi yapılabilmesi için alacağın muaccel olması gerektiğini, ayrıca ödeme vadesi gelmeyen muaccel olmayan bir alacağa faiz işletilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin ........ Güvenlik'e muaccel borcu bulunmadığını, bu nedenlerle takibe ve talep edilen alacağa ve işletilmiş faize itiraz edilmiş olduğunu, hukuken takip için muaccel alacak gerektiğinden, itirazın yerinde olduğunu, inkar tazminatı taleplerinin mesnetsiz olduğunu beyanla; davanın reddine, %20 icra inkar tazminatı, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 27/09/2013 tarihli Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi, 27/05/2015 tarihli cari hesap ekstresi ve ödenmeyen faturalardan kaynaklanan hak ve alacaklar için öncelikle taraflara Kartal ...... Noterliği'nin 03/06/2015 tarihli ..... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilmiş olduğunu, bu ihtarnamenin semeresiz kalması nedeni ile bu kerre davalı borçlular hakkında İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapılmış olduğunu, her iki borçlunun yetkiye itirazı üzerine birden fazla borçlunun bulunduğu durumda borçlulardan herhangi birinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi yetkili kılındığından dosya borçlularından ....... Yapı Yönetim ve İşletim Hizmetleri A.Ş.nin ikametgahının bulunduğu yerde yani Bakırköy ...... icra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası ile açılmış olduğunu, borçluların da bu defa borçlarının bulunmadığından bahisle kötü niyetli ve haksız itirazlarda bulunmuş olduklarını, icra takip dayanağı fatura, cari hesap ekstresi ve ihtarnameye dayandığından dolayı kötü niyetli itirazların takibi durdurmuş olduğunu, davalının itirazında kendisi ile müvekkili şirket arasında bir sözleşme bulunmadığını, bu borcun kendisini ilgilendirmediğini, dava dışı ....... Yapı....A.Ş. İle arasındaki sözleşmeyi feshettiğini, dava dışı ....... Yapı....A.Ş.'nin icra takibi yaptığını ve bu takibe itiraz ettiklerini belirtmiş olduğunu, öncelikle davalının ana işveren olduğunu, hizmetten asıl yararlanan olduğunu, müvekkilinin ana işverenden hakkını talep etmesi için ayrıca aralarında yazılı bir sözleşme olmasına gerek bulunmadığını, site güvenliği ve koruma hizmetlerinin bina yönetiminin kendi uzmanlık alanı olduğunu, dolayısı ile bu işi başka bir işverene devredebileceğini, aralarındaki sözleşmede eğer yasal bir engel olsa idi davalının güvenlik işini müvekkili şirkete tevdi de edemeyecek olduğunu, bu itibarla binanın yönetim işini tamamen bir başka şirkete devreden ve onu gereken her işlemi yapması konusunda yetkilendiren davalının bu sözleşme ile verilen yetkiler çerçevesinde müvekkili şirkete koruma ve güvenlik hizmetlerinin yüklenmesi ile doğacak tüm borçlardan sorumlu olduğunu, zira koruma ve güvenlik hizmetinin doğrudan doğruya davalıya verilmiş olduğunu, davalının yoğunlaşmış bir kötü niyet taşıyan, hizmetten yararlanıp borcunu ödememek için yaptığı planlamaların hukuk karşısında hiçbir korumaya değer yönü bulunmadığını, tüm itirazı haksız ve art niyetli olduğunu, davalının itirazının da hukuka aykırı ve kötü niyetli olup müvekkilinin kendi aralarında anlaşarak yoğun surette mutazarrır etmeye yönelik olduğunu, müvekkilinin tüm uzlaşma çabalarının verimsiz kaldığını, icra dosyasında bu davalıya yapılan tebligat parçası henüz döndüğünden dolayı davalı hakkında ek itirazın iptali davası açarak ana dava dosyası ile birleştirilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan kötü niyet taşıyan itirazların iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, planlı ve bilerek alacaklının zararına hareket etmek amacı ile yapılan itirazlardan dolayı %15 den az olmamak koşulu ile kötü niyet tazminatına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, iş bu ek dava dosyasının tarafları ve konusu aynı olan Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı ana dava dosyası ile birleştirilmesine ve o dosya üzerinden yürütülmesine, fazlaya dair tüm hak ve alacaklarını saklı tutuyor olduklarını, keza sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası açma haklarını saklı tuttuklarını, davanın ve tüm taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve Birleşen Dava, ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya fiziki olarak mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçluları aleyhine 95.260,42 TL asıl alacak, 333,41 TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 95.593,83 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusu ....... Yapı Yönetim ve İşletim Hizmetleri A.Ş. tarafından takibe itiraz edildiği anlaşıldı.
Davacı vekili uyap sistemi üzerinden mahkememize ibraz ettiği 27/03/2024 tarihli Sulh Protokolü konulu dilekçesi ile, davanın tarafları arasında akdedilen 21/03/2024 tarihli sulh protokolü nedeniyle davalı ...........A.Ş.'den 180.000,00 TL'nin bu dosyaya dayanak teşkil eden icra dosyasına ilişkin banka hesabına gönderilmesi suretiyle tahsil edilmiş olduğunu, davanın bu nedenle konusuz kaldığını, protokol hükümlerine uygun olarak davacı vekilinin ilam vekalet ücretini maktu bir rakam üzerinden yatan para içinden tahsil etmiş olup, bunun dışında tarafların huzurdaki davaya ilişkin olarak birbirinden ilam vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını, ekte protokolün bir suretini ibraz ediyor olduklarını ve gereğinin yapılmasını talep etmiş, davalı ........ Bina Yönetimi vekili uyap sistemi üzerinden mahkememize ibraz ettiği 28/03/2024 tarihli dilekçe ile, davacının dosyaya sunmuş olduğu protokol ve beyanı doğrultusunda davanın konusuz kaldığının bildirilmiş olduğunu, iş bu protokole ve protokolle birlikte sunulan beyanlara karşı herhangi bir itirazları bulunmadığını, davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiş, yine davalı ...........A.Ş. vekili uyap sistemi üzerinden mahkememize ibraz ettiği 28/04/2024 tarihli dilekçe ile, davacı taraf ile davalı ..........A.Ş. arasında 21/03/2024 tarihli Sulh Protokolü imzalanmış olduğunu, protokolü dilekçe ekinde mahkememize sunuyor olduklarını, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmadığını, davacı taraftan yargılama gideri ve ilam vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, davanın konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini beyan etmekle, tarafların karşılıklı beyanları uyarınca dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA KONUSUZ KALDIĞINDAN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
-
Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.149,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 721,40 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
-
Taraflarca yargılama gideri talep edilmediğinden davacı ve davalı ...........A.Ş. tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
-
Taraflarca vekalet ücreti talebinde bulunulmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
-
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 396,20 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
-
Taraflarca sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
-
Taraflarca yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunulmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/03/2024
Katip .....
Hakim ......
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49