Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/991 E. 2024/290 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/991
2024/290
22 Mart 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/991 Esas
KARAR NO : 2024/290
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/11/2022
KARAR TARİHİ : 22/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında "İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel adresinde ".... Projesi" inşaatının yapımına ilişkin 28.06.2021 tarihli Sözleşme ("Sözleşme") imzalandığını, bu sözleşmenin 18.1 maddesi kapsamında, inşaatın tamamlanması ile kesin ölçüm yapılarak Kesin Hesap Hakedişi sonra hesaplanmak üzere YAKLAŞIK 8.000.000-TL bedelin müvekkil şirkete ödenmesi konusunda tarafların mutabık kaldığını, taraflar arasında akdedilmiş olan 28.06.2021 tarihli sözleşmenin TBK madde 470 ve devamı hükümlerinde belirtilen eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun eser sözleşmesinde bedeli düzenleyen hükümleri arasında yer alan, kanunda ve öğretide "yaklaşık bedel" olarak ifade edilen TBK m. 481 .maddesinde "Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir." Düzenlemesine yer verildiğini, buna göre yüklenicinin bedele ilişkin alacağı, nihayetinde eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirleneceğini, müvekkili şirketin inşaat alanının kendisine teslim edilmesiyle birlikte Sözleşme'nin 2, 3.1, 3.2 ve 6. Maddelerinde kararlaştırıldığı üzere, kendi malzemeleri, aletleri ve kendi işçileriyle inşaatın yapımına başladığını, ancak inşaat işlerinin devamı sırasında davalı tarafça, yaklaşık bedelin beklenilenin üzerine çıkmış olması sebebiyle, sözleşmenin ileri etkili olarak sona erdirilmesi konusunda müvekkil şirket ile anlaşmak istediğini, bunun üzerine müvekkili şirket ve davalı arasında 01.12.2021 tarihli yeni bir protokol akdedilerek, 28.06.2021 tarihli Sözleşmenin 01.12.2021 tarihi ve 19:00 saati itibarıyla ileri etkili olarak sona erdirilmesi husunda tarafların anlaşmış olduğunu, bu fesih protokolünün "Ödemeler ve Mahsuplar" başlıklı 5. Maddesinde "İlgili imalatın şu andaki durumu ve seviyesi taraflarca net olarak tespit edilemediğinden, bu protokolden sonra 10.12.2021 tarihine kadar uzman bilirkişilerce tespiti yapılacağından taraflar arasındaki net hesaplaşma o tarihte olacak, o sonuca göre tarafların varsa biri diğerine borcunu ifa edecektir" hükmünün mevcut olduğunu, bu madde kapsamında söz konusu inşaatın güncel durumu ve seviyesinin 10.12.2021 tarihine kadar uzman bilirkişilerce tespiti yapılacağından taraflar arasındaki net hesaplaşmanın o tarihte yapılacağı ve tespit sonrası çıkan sonuca göre davalı şirketin davacı müvekkile borcunu ifa edeceği konusunda mutabık kalındığını, taraflar arasında imzalanan mezkur fesih protokolü uyarınca davalı tarafça müvekkil şirkete KDV dahil 6.597.871,50 TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkili şirketçe, sözleşmenin başlangıç tarihi olan 28.06.2021 tarihinden sözleşmenin fesih tarihi olan 01.12.2021 tarihine kadar iş bu şantiyede gerçekleştirdiği imalatlar ve inşaat faaliyetlerine ilişkin olarak toplamda 17.283.429,32 TL tutarında masraf ve hakediş gerçekleştirildiğini, bu hakedişin davalı tarafa bildirildiğini, bu hakediş miktarının davalının da kabulünde olduğunu, bunun üzerine davalı tarafça, davacı müvekkilin bilgisi ve rızası dahilinde, taraflar arasındaki 01.12.2021 tarihli fesih protokolünün son maddesi uyarınca, ... Üniversitesi İnşaat Fakültesi'ne başvurulmuş ve inşaatın güncel durumu hakkında uzman heyet tarafından rapor tanzim edildiğini, iş bu raporun 4 numaralı Sonuçlar başlıklı kısmında; "Projedeki oturum alanına göre harfiyat, temel, 3 bodrum kat, zemin kat kolonları ve döşeme kalıbı ve betonarme kazıkları da içerecek şekilde toplam inşaatın yaklaşık %50'sine karşılık geldiği kanaatine varıldığının bildirildiğini, bu oranın mutabık kalınan diğer kalemler için de geçerli olup, yapılması planlanan toplam inşaatın yarısını kapsamaktadır." şeklinde değerlendirmelerde bulunulduğunu, ancak iş bu raporda yalnızca yapılan işlerin tamamlanma oranı tespit edilmiş, buna mukabil yapılan işlere ilişkin bedelin tespit edilmediğini, ...Üniversitesi tarafından hazırlanmış uzman raporunda bedel tespiti yapılmadığından ötürü, müvekkili şirketçe davaya konu Eser Sözleşmesi kapsamındaki alacağının tam olarak tespit edilebilmesi adına Küçükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespiti talepli dava ikame edilmiş olup iş bu dava kapsamında 28.06.2022 tarihinde söz konusu mahalde bilirkişilerce keşif yapılmış ve keşif sonucu tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğunu, iş bu raporda; "Heyetimizce yerinde yapılan inceleme ve tüm araştırmalar neticesinde; 15.11.2021 tarihli ... Mimarlık İnşaat Ltd. Şti., Mimar S. ... ve ... tarafından imzalanan 14.046.974,00 TL + 2.636.455,32 (KDV) = 17.283.429,32 TL tutarlı hakediş faturasının yapılan imalatlar, inşaat ve işçilik bedellerinin makul ve piyasa şartlarına göre talep edilebilir olduğu görüşü ve kanaate varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirildiğini, iş bu raporda ... Üniversitesi Uzman Heyeti Raporuna yer verilmiş ve hakedişin hesaplanmasına esas olan Raporda yapılan tespitler ile paralel değerlendirmelerde bulunulmuş olduğunu, bunun üzerine Kadıköy .... Noterliği ... Yevmiye Numaralı ve 26.09.2022 tarihli ihtarname ile davalı tarafın Küçükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi''nin ... Değişik İş sayılı dosyası ve tarafların arasındaki anlaşma kapsamında tespit edilen tutar üzerinden hesaplanan hakediş bakiye borcunu müvekkil işirkete en geç 3 iş günü içerisinde ödenmesinin talep edildiğini, iş bu ihtarnamemim davalı şirkete 02.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, ayrıca Küçükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından da iş bu bilirkişi raporunun davalı tarafa tebliğ edildiğini, Küçükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesi''nin ... Değişik İş sayılı dosyası kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere, müvekkili şirketin asıl alacak tutarı olan 17.283.429,32-TL yerine, davalı tarafça müvekkile yalnızca 6.597.871,50-TL ödeme yapmış olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin davalı taraftan 10.685.557,82-TL asıl alacağı ve alacağın muacceliyet ve temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz alacağı bulunduğunu, açıklanan nedenlerle faiz ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirketin, davalı şirketten alacağı olan ileride arttırılmak ve talep edilmek kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin (HMK madde 109 . maddesi uyarınca ) davalıdan tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Sözleşme ile tüm kaba inşaat için 8.000.000,00-TL olarak hesaplanmış davacı firmanın işin %50'sini yaptığını, müvekkilinin 6.597.871,50-TL ödeme yaptığını, müvekkili ile davacı arasında İstanbul İli, .... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parselde yapılacak “.... Projesi” Kapsamında Malzemeli Olarak "İksa, Hafriyat, Temel Ve Perde Yalıtımları Ve Kaba Yapı İmalatları" hususunda sözleşme imzalandığını, gelinen aşamada sözleşme bedeli olan 8.000.000,00-TL bedelin 6.597.871,50-TL'sinin müvekkili tarafından ödendiğini, projenin yavaş ilerlemesi, sözleşme bitiş tarihinde yetişmesinin imkânsız olarak gözükmesi ve inşaatın durmuş olduğu görüldüğünden alt taşeron firma ile görüşülerek sözleşmenin feshi hususunda fesihname ve şantiye teslim tutanağı imzalandığını, iş bu fesihnamede inşaatın durumu ve seviyesi ile bedelin uzman bilirkişiler tarafından 10.12.2021 tarihine kadar hesaplandıktan sonra net hesaplaşma yapılacağının karara bağlandığını, hatta davacının da alt taşeron şirketi olan ...San. Tic. Ltd. Şti. 'min işçilik alacaklarını ödemediği için Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... Esas İle davasının olduğunun öğrenildiğini, kısacası davacının işe devam etmediğini enflasyonu gerekçe göstererek iş bırakmış olduğunu, müvekkilinin de yapının sözleşmeye göre oranı, seviyesi hesaplandıktan sonra alacak verecek durumunu hesaplamak üzere fesihname ile sözleşme feshetmiş olduğunu, daha sonra yapılan tespit ile müvekkilin 2.197.871,5 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, tespit edilmiştir. Küçükçekmece .... İcra ... Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, fesih sonrasında taraflar arasındaki sözleşmeye göre ... Üniversitesi'nden rapor alındığını, rapora göre; yapılan işin sözleşmeye göre %50'ye tekabül ettiği ettiğinin tespit edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede sözleşme bedelinde hiçbir şekilde artış olmayacağının açık ve net olduğunu, .... teknik Raporuna ve sözleşme karşılaştırıldığında alt taşeron firma olan ... ŞTİ'nin isteyebileceği bedelin 4.000.000,00-TL olduğunu, bu bedelin de fazlasıyla ödendiğini, hatta davacı tarafından fazladan 2.197.871,5 TL bedel tahsil edildiğini,... raporundan sonra Bilirkişi (34498) İnşaat Mühendisi ... tarafından hazırlanan 05.01.2022 tarihli raporda da halihazırda yapılan inşaatın sözleşmeye göre 01 Ekim 2021 tarihli piyasa fiyatına göre 4.276.740,00-TL olarak tespit edildiğini, Küçükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş Sayılı Dosyasıyla tespit talep edildiğini, iş bu rapora göre de müvekkilinin alacaklı durumda olduğunu, Küçükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nden ... D.İş. Sayılı dosyası ile önce müvekkil şirket tespit istemiş mahkeme tespit yapmamış sonra davalının ayrı bir dosyadan talebi üzerine ise tespit yaptığını, aynı sözleşme, aynı taraflar ve aynı konu hakkında daha önce kendilerinin talepte bulunduğunu, ancak mahkemece bu talebin reddedildiğini, inşaat şantiyesinin tespit isteyen davacı tarafından 01.12.2021 tarihinde teslim edildiğini, şantiyeden teslim tarihinden sonra da inşaatın devam ettiğini, bilirkişiler tarafından aylar sonra rapor tanzim edildiğini, huzurdaki dosyada yapılan tespitin, fesihten geçen süre bakımından da -taraflar arasındaki ilişki bakımından- gerçeği yansıtmadığını gösterdiğini, inşaatı terk ettiği tarihte %50 tamamlanma oranı ile bıraktığı sabit olan; esasen 4.000.000 tl hakediş alması gereken; kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere- huzurdaki dosyada sunulan tespit raporuna göre %55'lik tamamlanma oranına dair tespitin doğru olduğu varsayılsa dahi 4.400.000 tl hakediş yapması gereken haksız davacının açtığı davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davacıdan sözleşmeye göre net 2.197.871,5 TL alacak talepleri ve davacının işe devam etmemesi sebebiyle uğranılan munzam zarara ilişkin saklı kalmak kaydıyla; haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı ile davalı arasında imzalanan 28/06/2021 düzenleme 01/07/2021 işe başlama tarihli götürü bedel inşaat yapım sözleşmesinin tarafların karşılıklı iradesi ile 01/12/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedilmesi nedeni ile fesih doğrultusunda davacı tarafın davalı taraftan yapmış olduğunu iddia ettiği işler doğrultusunda alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesiyle varsa bu alacağın miktarının tespiti ve tahsili istemine ilişkindir.
-Mahkememizce İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... Parsel adresinde bulunan taşınmaza ilişkin projeler, ruhsatlar ile imar ve yapı planları, dava konusu sözleşmeye ilişkin hakediş cetvelleri, ... Üniversitesi tarafından hazırlanan rapor, Küçükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik iş sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
-Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesinde; ...Projesi kapsamında 01/07/2021 tarihli "götürü bedel inşaat yapım sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin imzalandığı, akabinde davacı tarafça sözleşme kapsamında bir kısım işlerin gerçekleştirildiği, 01/12/2021 tarihli fesihname ile sözleşmenin tarafların ortak iradesi ile feshedildiği ihtilafsızdır. Yine bu sözleşme kapsamında davalı tarafça davacı yana 6.597.871,50 TL ödeme yapıldığı ihtilafsızdır.
-Tarafların arasındaki sözleşme eser sözleşmesi niteliğinde olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde öncelikli olarak sözleşmenin götürü bedel sözleşme niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir.
-Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir.
-Eser sözleşmelerinde iş bedeli zorunlu unsurdur. Bu tip sözleşmelerde iş sahibi ya da yüklenici çoğu zaman iş bedelini kararlaştırmaktadır. Buna rağmen yani tarafların eser sözleşmesi kurulması konusunda mutabık kalmalarına rağmen bedeli kararlaştırmamış olmaları mümkündür. Bedelin kararlaştırılmamış olması sözleşmeyi bedelsiz hale getirmeyeceği gibi geçersiz sayılmasını da gerektirmez. Bedel açık olarak kararlaştırılmamış olsa dahi eser sözleşmesi ilişkisi geçerli olarak kurulmuş olacaktır.
-Eser sözleşmesinden doğan davalar sonucunda verilen kararların temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay 15. Hukuk Dairesi içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmesi ilişkisi sabit olup, sözleşmede bedelin yazılmamış olması ve tarafların bedelde anlaşamamaları halinde iş bedelinin bilirkişiye yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleri ile hesaplattırılacağı kabul edilmektedir. (Örnek: Yargıtay 15. HD. 24.03.2016 Τ. 2015/2553 Ε. 2016/1846 K. ve Yargıtay 15. HD 06.10.2016 Τ. 2016/157 E. 2016/4159 K.)
-Rayiç bedel işin yapıldığı yer ve zamanda yapıldığı yerdeki piyasa değeridir. Rayiç bedelin içinde malzeme, işçilik, kâr ve kararlaştırılmış ise veya işin niteliğinden anlaşılıyor ise yüklenicinin yapacağı diğer masraf ve giderler de vardır. (Yargıtay 15. HD. 25.05.2015 T. 2015/1015 )
-Tarafların sözleşme yapılırken iş ve imalât bedelini kesin olarak saptamalarının zor olması, ekonomik koşullardaki hızlı değişimlerin yoğun olduğu zamanlarda iş bedelini kesin olarak değil yaklaşık olarak da belirlemeleri mümkündür. Bu sözleşmelerde yaklaşık bedel "...." TL'dir şeklinde ifade edilebileceği gibi "..." TL'den az olmamak, "...." TL'den fazla olmamak ya da maktu bir miktar olarak eksiği ya da fazlası olacağı da yazılmak suretiyle ifade edilebilir. İş bedelinin sözleşmede yaklaşık olarak kararlaştırıldığı hallerde de, TBK'nın 481. maddesi (BK 366) gereğince, eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değiren ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenecektir. Yaklaşık bedel kararlaştırılan hallerde de Yargıtay uygulamalarında hak edilen bedelin yapıldığı yer ve zamandaki mahalli piyasa rayiçleri ile hesaplanacağı kabul edilmektedir. Haliyle burada belirlenecek bedel sözleşme tarihinde tarafların mutabık kalacakları miktar değil, işin yapılıp teslim edildiği yer ve zamanda bilirkişinin belirleyeceği bedel olacaktır. (Örnek: Yargıtay 15. HD. 03.03.2015 Τ. 2014/2681 Ε. 2015/1102 Κ. ve Yargıtay 15. HD. 22.05.2017 T. 2016/353 Ε. 2017/2172 Κ)
-TBK'nın 482/I. (BK 367/L.) maddesinde başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin iş sahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa iş sahibinin eser henüz tamamlanmadan veya sonra sözleşmeden dönebileceği düzenlenmek suretiyle iş sahibine yaklaşık bedelin kusuru olmaksızın aşırı artması halinde sözleşmeden dönme hakkı tanınmıştır.
-Götürü bedelin ise kanunda tanımı yapılmamıştır. Yargıtay içtihatları ve doktrinde, sözleşmede yapılacak işin tamamı için kararlaştırılan toplam bedel olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir ifadeyle, önceden ve kesin olarak tayin edilmiş ücrete "götürü ücret" denir. Götürü bedel kararlaştırlan sözleşmelerde yüklenici işi kararlaştırılan bedel ile yapmak zorundadır.
-TBK'nın 480/1. maddesi uyarınca kural olarak öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Bu haliyle götürü bedelli eser sözleşmeleri iş sahibinin yararınadır. Yüklenicinin zarara uğramaması için götürü bedelle eser sözleşmesi yaparken malzeme ve işçilik fiyatları ile sözleşmenin devamı süresince bunlarda meydana gelen artışları öngörüp irdelemek suretiyle hesabını buna göre yapmalıdır. Yine TBK 480/3. fıkrasına göre eser öngörülenden az emek ve masrah gerektirmiş olsa bile iş sahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür. TBK'nın 480/II. maddesinde bazı koşulların gerçekleşmesi halinde yükleniciye uyarlama talep etme ve sözleşmeden dönme hakkı tanınmış olmakla birlikte iş sahibine götürü bedelli sözleşmelerde uyarlamayı talep ve haklı nedenle dönme hakkı tanınmamıştır. Ancak sözleşmenin uyarlanması genel hüküm olarak TBK 138. maddede düzenlendiğinden iş sahibi koşulları bulunması halinde genel hüküm niteliğindeki 138. maddeye göre sözleşmenin uyarlanmasını isteyebilecektir.
-Taraflar arasındaki 01/07/2021 tarihli "götürü bedel inşaat yapım sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin "Birim Fiyatlar, Sözleşme Bedeli, Keşif Artılı ve Yeni Fiyat Yapılması" başlıklık 18. Maddesinde;
Yüklenici tarafından yapılacak toplam imalatın bedeli yaklaşık 8.000.000,00 TL olup, detayı ekteki fiyat teklifinde yer almaktadır.
İş bitiminde yerine ve/veya projesinden kesin ölçüm yapılarak kesin hesap hakedişi düznlenecektir. Ölçüm şekli teknik şartnamede belirtilmiş" düzenlemelerine yer verilmiştir.
-Bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin yukarıda yer verilen yerleşik içtihatlar ve açıklamalarda belirtildiği üzere "yaklaşık olarak belirlendiği" sabittir. Zira sözleşmede bedelin yaklaşık olarak belirlendiği taraflarca hüküm altına alınmış olup, iş bitiminde kesin hakediş tutanağının teknik şartname uyarınca düzenlenebileceğine açıkça yer verilmiştir. Buna göre TBK'nın 481. maddesi uyarınca yaklaşık bedel kararlaştırılmış olması nazara alındığında bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değiren ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenecektir.
-Her ne kadar davalı tarafça sözleşme başlığında götürü bedel ifadesinin yer aldığı ve yine "Sözleşme Bedelinin Değişmezliği" başlıklı 7. Madde ile "Gecikme Cezası" başlıklı 11. Maddede" yer alan - işin devamı sırasında yüklenicinin fiyat arttırma talebi olamaz. sözleşmede belirtilen fiyatlar işin teslim sonuna kadar geçerli olup kesindir. yüklenici ekonomik ya da sosyal sebepler ileri sürerek hiç bir ad altında (ek fiyat, tazminat vs.) ödeme talep edemez.- hükümleri ile "Birim Fiyatlar, Sözleşme Bedeli, Keşif Artışı ve Yeni Fiyat Yapılması" başlıklı 18. ve 28. Maddesine göre sözleşme bedelinde değişiklik yapılamayacağı belirtilerek sözleşmenin götürü bedelli bir sözleşme olduğu iddia edilmiş ise de iş bu maddelerin doğrudan sözleşme bedeline ilişkin olmadığı, taraflar arasında gecikme cezası vb hususların belirlenmesi yönünden feri nitelikte hükümler olduğu, işçilik ücretleri, vergiler ve yüklenici karına ilişkin maddelerin doğrudan "sözleşme bedeli" başlığı altında düzenlenmediği görülmektedir. Bu hususun tam aksi bir yönde yorumda bulunulması halinde dahi sözleşme hükümleri arasında çelişki meydana geleceği ve böyle bir çelişkinin varlığı halinde de "sözleşme bedeli" yönünden sözleşmedeki boşluğun doldurulması gerektiği sabit olduğundan, davalı tarafın sözleşme bedelinin götürü olarak belirlendiği yönündeki iddialarına iştirak edilmemiştir.
-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, dosyada mevcut hakediş ve teslim tutanakları, inşaat sözleşmesi, fesih sözleşmesi ve değişik iş dosyalarındaki tespitler ile tarafların ticari defter ve belgeleri dikkate alınarak davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalatların tespit edilmesi, tespit edilen imalat bedeli ve oranının götürü iş bedeli oranına uyarlanarak saptanması, bulunacak bu bedelden dosyada mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda davalı iş sahibi tarafından yapılan ödemelerin düşülerek hesap yapılması, varsa davacı yüklenici tarafından sözleşme kapsamı dışında yapılan fazladan iş kalemlerinin tespit edilerek yapıldıkları dönem piyasa rayiçlerine göre hesaplama yapılması ve bu doğrultuda taraflar arasındaki alacak borç durumunun tespit edilmesi amacıyla bir mali müşavir bilirkişi, bir inşaat mühendisi bilirkişisi, bir mimar bilirkişi ve bir hakedişler alanında uzmanı hesap bilirkişisinde oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06/07/2023 tarihli raporda özetle; dava konusu sözleşmenin, götürü bedel sözleşme niteliğinde bulunduğu
kanaati hasıl olduğu taktirde, davacı - yükleniciye ait kesin hak ediş tutarının; 4.000.000 TL
( = sözleşme bedeli, 8.000.000 TL x inşaat tamamlanma oranı, % 50 ) + KDV veya KDV dahil,
4.720.000 TL ( = 4.000.000 TL x 1.18 KDV ) olabileceği; buna karşılık davalı - iş Sahibi tarafından,
davacı - Yükleniciye toplam 6.597.871,50 TL tutarında hak ediş ödemesi yapıldığı; bu durumda
davacı - Yüklenicinin, Davalı - İş Sahibine; 1.877,871,50 TL ( = toplam ödeme tutarı, 6.597.871,50
TL – kesin hak ediş tutarı, 4.720.000 TL ) tutarında borçlu bulunduğu, dava konusu sözleşmenin, götürü bedel sözleşme olmadığı yönünde kanaat
hasıl olduğu taktirde ise Davacı - Yükleniciye ait kesin hak ediş tutarının; 6.108.211,20 TL
( = toplam inşaat alanı, 6.362,72 m2 x birim m2 inşaat maliyeti, 3.840 TL / m2 x kaba inşaat oranı,
% 50 x sözleşme tamamlanma oranı, % 50 ) + KDV veya KDV dahil, 7.207.689,22 TL
( = 6.108.211,20 TL x 1.18 ) olabileceği; buna karşılık Davalı - İş Sahibi tarafından, Davacı -
Yükleniciye toplam 6.597.871,50 TL tutarında hak ediş ödemesi yapıldığı; bu durumda Davacı -
Yükleniciye ait bakiye kesin hak ediş alacağı tutarının ise KDV dahil, 609.817,72 TL ( = toplam
kesin hak ediş tutarı, 7.207.689,22 TL – toplam hak ediş ödemesi, 6.597.871,50 TL ) olabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Tarafların kök rapora beyan ve itirazları nazara alınarak hukuki nitelikte
olmayan beyan ve itirazları doğrultusunda ek rapor düzenlenmesi amacıyla dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen ek raporda özetle; sözleşmenin, götürü bedel sözleşme niteliğinde bulunduğunun kabulü
halinde, ... D. İş sayılı dosya Raporuna itibar edilebileceğinin belirtildiği, başka bir deyişle, anılan rapora koşullu olarak itibar edildiği, raporun koşullu olarak itibar edilen kısmının, yapı sınıfının 4A veya 4C olması ile hiçbir
ilgisinin bulunmadığı, kök raporda tespit edilen birim fiyatın; yalnızca ÇŞB yapı yaklaşık maliyetleri ile tespit
edilmediği; tam tersine dava konusu inşaatların yapıldığı yıl olan 2021 yılı için, ÇŞB’ nca
belirlenmiş olan 2.480 TL / m2 yerine, inşaatın yapıldığı 2021 yılına ait piyasa koşulları ve
rayiçleri ile yapım zorlukları da dikkate alınmak suretiyle ve yaklaşık % 55 oranında artışla
rayiç birim fiyatın, takdiren 3.840 TL / m2 olarak belirlendiği ve Kök Rapordaki terditli
hesaplamaların ise söz konusu birim fiyat üzerinden yapıldığı, ...D. İş sayılı dosya kapsamında düzenlenen 21.02.2022 tarihli Raporda; hatalı bir
şekilde, KDV dahil 17.283.429,32 TL olarak hesaplanan hak ediş tutarına niçin itibar
edilmediği hususunun ise Kök Raporun ilgili bölümünde ayrıntılı bir şekilde açıklandığı, davalı tarafın itiraz dilekçesinde her ne kadar Sözleşmeye ve taraf iradelerine aykırı bir
şekilde Kök Raporda yeni bir birim fiyat belirlendiği belirtilmiş ise de, sözleşmenin götürü
bedel olmadığının kabulü halinde; sözleşme veya eklerinde taraflarca belirlenmiş her hangi
bir birim fiyat veya birim fiyat cetveli bulunmaması nedeniyle, dava konusu inşaatın yapım
yılı olan 2021 yılı için, Kök Raporda; zorunlu olarak birim fiyat belirlemesi yapıldığı, öte yandan, anılan itiraz dilekçesinde belirtildiği gibi, 2020 yılı başlarında başlamakla
birlikte, zamanla ağırlaşan pandeminin olumsuz etkileri ise 2021 ve sonraki yıllarda da
devam ettiği, nitekim, Üretim - lojistik zincirlerinin kırılması ve stokların tükenmesi ile
birlikte, Pandeminin; Dünya Ekonomilerine olan ötelenmiş olumsuz ekonomik etkileri ise
giderek ağırlaşan bir seyir izleyerek, özellikle 2021 yılı başta olmak üzere, 2022 yılında da
devam etttiği, sonuç olarak, terditli olarak 2021 yılı için Kök Rapordaki rayiç birim fiyat tespitinde,
pandemi nedeniyle Dünya ve Ülkemiz genelinde olumsuz etkilenen; 2021 yılı arz & talep
dengesi, piyasa koşulları, piyasa rayiçleri vb. faktörlerin esas alındığı, yapılan itirazlar kapsamında yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda,
kök raporda herhangi bir maddi hata veya değerlendirme hatası tespit edilemediğinden, değişiklik gerektirebilecek herhangi bir husus
bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi kök ve ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; yukarıda yer verilen açıklamalar da izah edildiği üzere taraflar arasındaki eser sözleşmesinde, sözleşme bedelinin yaklaşık olarak belirlendiği ve bu doğrultuda inceleme yapılması gerektiği kuşkusuzdur.
-Yine taraflar arasında ihtilaf olmayan şekilde sözleşmenin karşılıklı irade uyuşması ile feshedildiği ve fesih tarihi itibariyle her iki tarafça da tespit yapıldığı, taraflarca fesihten sonra tespit yaptırılarak hakedişlerin ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Yine iş bu tespitlere ve alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafça sözleşme kapsamındaki işlerin %50'sinin tamamlandığı sabittir.
-Yine her iki tarafın da kabul ettiği üzere davalı tarafça sözleşme kapsamında 6.597.871,50 TL hakediş ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır.
-Buna göre dosyada mevcut tespit ve raporlara göre davacı tarafça sözleşme kapsamında fesih öncesi işin %50'sinin tamamlandığı, yine taraflarca yapılan tespitler ve alınan raporlara göre davacı tarafça tamamlanan işler ve fesih kapsamında talep edebileceği kesin hakediş ve inşaat maliyetinin 3.840 m2 x kaba inşaat oranı %50 ve KDV dahil olmak üzere 7.207,689,22 TL olacağı, davalı tarafça daha önce ödenen 6.597.871,50 TL bedel mahsup edildiği davacının sözleşme kapsamında yaptığı işler nedeniyle talep edebileceği tutarın 609.817,72 TL olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Her ne kadar taraflarca yapılan itirazlarda yapılan işlerin maliye / birim bedelinin hatalı olarak hesaplandığı iddia edilmiş ise de bilirkişi heyet raporunda işin yapıldığı yer ve zamandaki mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplama yapıldığı, tespit raporlarında yapılan hatalı hesaplamaların ve birim fiyatlarının yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda düzeltildiği, yine düzenlenen raporda Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen fiyatlardan değil, piyasa rayiçlerine göre hesaplama yapıldığı görülmekle, tarafların bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir.
-Bu doğrultuda Mahkememizce hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bilirkişi raporu ile davacı tarafın ıslah ettiği bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KABULÜ ile;
-Sabit olan 609.817,72 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 41.656,65. TL karar ve ilam harcından peşin harç ve ıslah harcı olarak alınan toplam 10.423,78. TL harcın mahsubu ile bakiye 31.232,87. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 10.423,78. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 563,00 tebligat, talimat ve posta masrafı olmak üzere 18.742,90. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 91.374,48. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49