SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/941 E. 2024/237 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/941

Karar No

2024/237

Karar Tarihi

13 Mart 2024

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/941

KARAR NO : 2024/237

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 07/11/2018

KARAR TARİHİ : 13/03/2024

KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2024

DAVA: Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2 adet digital baskı makinesi alım satımı konusunda anlaşma sağlandığını, makinelerin müvekkili şirkete 30/12/2017 tarihinde teslim edildiğini, makinelerin değerinin 427.679 TL olup kurulumunun davalı şirket tarafından yapıldığını, makinelerin 315.157,14 TL bedelinin ödendiğini, bakiye meblağın ise 112.522,06 TL olduğunu, makinelerin kurulumundan sonra çalışmadığını, bu hususun davalı şirkete bildirildiğini, makinelerin ya çalışmadığını ya da arıza verdiğini, makinelerin yerli üretim olmadığını, Çin’de üretildiğini yine gelen mühendislerden öğrendiğini, makinelerin yedek parçasının olmadığını, yerli üretim diye satışının yapıldığını, arıza kayıtlarının ayıp ihbarı olduğunu, son görüşmelerde makinaların iade alınacağının bildirildiğini, makineler iade edilmeden kayyım atandığını, makinaların ayıplı olduğunu, müvekkilinin seçim hakkını “satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme” yönünde kullandığını, davalının satış bedelini faiziyle birlikte ödemekle yükümlü olduğunu, belirterek sözleşmeden haklı olarak dönüldüğünden bakiye bedel olan 112.522,06 TL bedel yönünden borçlu olmadığının tespitine, ayıplı malların iadesi ile ödenen 315.157,14 TL’nin en yüksek faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Kayyım olarak atanan TMSF vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde; davacı tarafın kayyım atanmasını fırsat bilerek işbu davayı açtığını, dava konusu makinelerin davacıya 30/12/2017 tarihinde tam ve çalışır olarak teslim edildiğini, makinelerin çalıştırılırken Orijinal boyası ile çalıştırılmasının gerektiğini, kendi Orijinal boyası dışında çalıştırılmasının garantisine zarar verdiğini, makinelerin iadesi konusunda anlaşma sağlandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirkete 20/09/2018 tarihinde mahkeme kararı ile el konulmuş olup 9 ay boyunca kullanılmış makinelerin baştan beri ayıplı olduğu iddiası ile hiçbir hukuki başvuru yapılmamış olmasının, ancak şirkete el konduktan sonra dava açılmasının da davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı ve kötüniyetli olduğunu gösterdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davacı vekili tarafından ibraz edilen cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalıya cevap dilekçesi ibrazı için süre verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, ara karardan rücu edilmesinin gerektiğini, makinelerin ayıplı olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Taraflar arasında 2 adet digital baskı makinesi alım satımı konusunda yapılan anlaşma gereğince makinelerin davacıya teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlığın makinelerin ayıplı olup olmadığı, makinelerde ayıp bulunup bulunmadığı, ayıbın gizli ayıp mı, açık ayıp mı olduğu, davalı tarafa usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, makinelerdeki arızanın davacının kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının sözleşmeden dönme ve bedelin iadesini talep hakkının bulunup bulunmadığı, bakiye meblağ yönünden borçlu olup olmadığının tespiti hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden temin edilen davalı şirkete ait ticaret sicil gazetelerinin tetkikinde, İstanbul ...Sulh Ceza Hakimliği’nin 07/06/2018 tarih ... d.iş sayılı kararı, İstanbul ...Sulh Ceza Mahkemesi’nin 09/07/2018 tarih, ... d.iş sayılı kararı gereği TMSF’nin kayyım olarak atanmasına, yönetim organının tüm yetkilerine sahip olmasına, yönetimin devrine karar verildiği, kararın 31/07/2018 tarihli ticaret sicil gazetesi ile ilan edildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizden verilen 17/02/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 14/09/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verildiğinden, dava mahkememizin .... esasına kaydı yapılmıştır.

Dava; taraflar arasındaki makine alım satımına ilişkin ticari satım sözleşmesi kapsamında teslim edilen makinelerin ayıplı olduğu iddiası ile sözleşmeden dönülerek makine karşılığında ödenen bedelin iadesi ve ödenmeyen bedel yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesine ilişkindir.

TBK'nın 219. Maddesi uyarınca; satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.

TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.

TBK'nın 223. Maddesi uyarınca; Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

TBK'nın 225. maddesi; "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." hükmünü içermektedir. Söz konusu hüküm uyarınca ağır kusur halinde alıcı, ticari satımdaki ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın, kanundan doğan haklarını kullanabilir. Ağır kusur kavramı, satılanın ayıplı bir şekilde devrinde satıcının ağır ihmal halini kastetmektedir. Ağır ihmal halinde ise hukuka aykırı sonuç bilinmemekte, istenmemekte; ancak bu sonuç, anlayışlı ve normal dikkatli her insanın aynı durum ve şartlar altında alınmasını gerekli göreceği en ilkel (iptidai) tedbirlerin alınmaması, en basit özenin gösterilememesi yüzünden gerçekleşmektedir. (YAVUZ, Cevdet, Meslekten Satıcının Ayıptan Sorumluluğu, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 6-2, Güz 2019, s.113).

Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle, alıcıda bedeli ödemekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin 2. Fıkrasında da alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Satılıp teslim edilen ürünün ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığı hususlarını ispat külfeti iddia eden tarafa, somut davada davacıya aittir.

Davacı vekili tarafından dava konusu makinelerin çalışmaması ve arızalanması üzerine davalı şirket yetkililerinin teknik servis elemanının geldiği, ancak servis kayıtları ve tutanaklarından kendilerine verilmediği beyan edilmiş ve servis kayıtlarının celbi talep edilmiştir. Davalı tanığı ... de davacının beyanını doğrulamış ve makinelerde arıza olduğunda teknik servisin yönlendirildiğini beyan etmiştir. Servis kayıtları da ayıp ihbarının yapıldığı hususunda geçerli bir delildir. Alınan kök ve ek teknik bilirkişi raporunda ayıbın kullanmakla ortaya çıkacak gizli ayıp olduğu tespit edilmiş, davacı tarafça makine çalıştırılamadığında ve arıza çıktığında karşı tarafa bildirildiği ve teknik servisin müdahale ettiği iddia edilmiştir. Bilirkişi tarafından kullanmakla ortaya çıkan gizli ayıp olduğu tespit edildiğinden artık TTK 23. maddesi değil, TTK'nın 223/2 maddesi somut olayda uygulama alanı bulacak ve ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususu servis kayıtları incelendikten sonra bu madde hükmü kapsamında değerlendirilecektir. Mahkememizce ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığını tespit amacıyla dava konusu makineye davalı tarafından yapılan kurulum, onarım, bakım ve tüm işlemlere ilişkin servis kayıtlarının davalı şirketten HMK'nun 220. maddesi şerhi ile birlikte celbi için kesin süre verilmiş olmasına rağmen davalı tarafça servis kayıtları mahkememize ibraz edilmemiştir. Usulüne uygun olarak HMK'nun 220.maddesinde verilen süre içerisinde servis kayıtları ibraz edilmediğinden davacı tarafın beyanına itibar edilerek ayıp ihbarının süresinde yapıldığı ve davanın sübut bulduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile ayıplı olduğu tespit edilen 2 adet baskı makinesinin davacı tarafından davalıya teslimine, davacının 112.522,06 TL borçlu olmadığının tespitine, satış bedeli olarak ödenen 315.157,14 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, satış bedeline makinelerin iade tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,

-Ayıplı olduğu tespit edilen 2 adet baskı makinesinin davacı tarafından davalıya teslimine,

-Davacının 112.522,06 TL borçlu olmadığının tespitine,

-Satış bedeli olarak ödenen 315.157,14 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, satış bedeline makinelerin iade tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,

  1. Alınması gereken 29.214,77 TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.382,10 TL ile 1.921,60 TL tamamlama harcı toplamı olan 7.303,70 TL'den mahsubu ile bakiye 21.911,07 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

  2. Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 7.339,60 TL ile, müzekkere, posta ve tebligat masrafı 1.788,50 TL olmak üzere toplam 9.128,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  3. Davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 65.875,09 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  5. Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde yatırana İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.13/03/2024

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Katip ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapİstirdat(TicariSatımdanyavuzhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim