Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/887 E. 2024/205 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/887
2024/205
7 Mart 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/887 Esas
KARAR NO : 2024/205
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/09/2023
KARAR TARİHİ : 07/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan dosya incelemesi neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Kocaeli İli, ..... İlçesi, ..... Köyü ..... Ada ..... Parselde kain taşınmazın inşaat yapımı projesi hususunda davalı şirketin İşveren, müvekkili şirketin ise Yüklenici sıfatını haiz olduğu 15.11.2016 tarihli "İnşaat Yapım Sözleşmesi" akdedilmiş olduğunu, işbu 15.11.2016 tarihli sözleşme kapsamında müvekkili şirketin, davalı şirkete ait taşınmaz üzerinde sözleşme ekinde yer alan proje uyarınca inşaat yapmayı ve bu yapım işi mukabilinde inşaat yapım bedeli olarak kararlaştırılan bedeli tahsil etmeyi hedeflemiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından işbu ana sözleşme uyarınca inşaatın başlatılması için gerekli işlemler yapılmış, izinler alınmış ve inşaat işine başlanmış olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan inşaata ilişkin, davalı şirkete sözleşmede yer alan hakediş oranlarına uygun şekilde faturalar düzenlenmiş ve davalı şirkete tebliğ edilmiş olduğunu, TTK m.21/2 uyarınca davalı şirket tarafından herhangi bir itiraza uğramayan faturalar ile, müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı hale gelmiş olduğunu, davalı şirket yetkililerinin kötüniyetle hareket ederek hem müvekkili şirketin söz konusu projeyi zamanında bitirmesine engel olmuş hem de gerekli olan tüm harcamaları müvekkili şirketin karşılamak zorunda kalmış olduğunu, ne var ki davalı şirketin, ana sözleşme olan 15.11.2016 tarihli "İnşaat Yapım Sözleşmesi" gereğince borçlarını gereği gibi ödememiş ve müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla hareket etmiş olduğunu, davalı şirket tarafından her ne kadar müvekkili şirketin 1 ve 2 nolu hakkedişleri ödenmişse de 3 nolu hakkedişlerin ödenmemiş olduğunu, taraflar arasında yapılan sözlü mutabakat neticesinde 3 nolu hakkediş olarak 30.09.2019 tarihli, 23.738.485,48-TL bedelli fatura düzenlenmesine karar verilmiş ve fakat davalı şirketin bu bedeli de müvekkili şirkete ödememiş ve müvekkili şirketin bir kez daha mağdur olmasına sebep olmuş olduğunu, alacağını tahsil edemeyen müvekkili şirketin, bu zamana kadar davalı şirkete karşı olan iyiniyeti sebebiyle mağdur olduğunu farketmiş ve işbu faturanın da ödenmemesi neticesinde müvekkili şirket tarafından davalı şirkete Bakırköy ...... Noterliğinin 18.11.2019 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilmiş olduğunu, işbu ihtarname ile müvekkili şirketin "Bahsi geçen faturanın davalı şirkete elden teslim edilmiş olmasına karşılık 01.11.2019 tarihine kadar herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, 01.11.2019 tarihinde davalı şirkete gönderilen elektronik postaya cevaben davalı şirket tarafından faturanın işleme alınmayacağının, mutabakatın olmadığının ve faturanın müvekkil şirkete iade edildiğinin beyan edildiğini, itirazın hukuken herhangi bir anlamı bulunmadığını, 15.11.2016 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesi’nin 4. Maddesi kapsamında fatura bedelinin eksiksiz olarak müvekkile ödeneceği tarihe kadar işin durdurulduğunu, işin durdurulduğu bu sürelerin sözleşmede belirlenen teslim süresine ekleneceğini, fatura bedelinin işbu ihtarnamenin davalı şirkete tebliğinden itibaren 3 (üç) iş günü içerisinde müvekkil şirketin hesabına ödenmediği takdirde; başta fatura bedeli olmak üzere gecikmiş ödeme nedeniyle müvekkilin uğradığı tüm zararların tazmini için yasal yollara başvurulacağını..." ihtar etmiş olduğunu, görülmektedir ki davalı şirketin, 30.09.2019 tarihinde ödemesi gereken 23.738.485,48-TL bedelli faturaya TTK m.21/2 uyarınca yasal süresi içerisinde itiraz etmeksizin -içeriğini kabul ederek- kötüniyetle müvekkili şirkete ödeme yapmaktan kaçınmış olduğunu, davalı şirketin işbu faturayı süresinde ödememesi nedeniyle müvekkili şirkete olan borcunun muaccel hale geldiğini ve müvekkili şirketin söz konusu ihtarname ile davalı şirketi temerrüde düşürdüğünü, davalı şirketin 15.11.2016 tarihli sözleşmeden doğan bedeli ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi, davalı şirketin işbu bedel borcunu nakden ödemekte sıkıntı çekmesi üzerine tarafların tekrar bir araya gelmiş ve müvekkili şirkete, ödemenin gayrimenkul/gayrimenkul hisselerinin devri şeklinde yapılmasını teklif etmiş olduklarını, fatura karşılığı doğan para alacağını tahsil edemeyen ve bu süreçte hala 15.11.2016 tarihli sözleşmedeki edimlerini ifa etmeye devam eden müvekkili şirketin, alacağının tahsili amacıyla bu teklifleri kabul etmek zorunda kalmış olduğunu, bu aşamada taraflar arasındaki ilişkiyi yeniden düzenleyen 05.09.2020 tarihli "15.11.2016 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesinin Eki" başlıklı protokol imzalanmış olduğunu, işbu protokol ile 15.11.2016 tarihli "İnşaat Yapım Sözleşmesi" yeniden düzenlenmiş ve tarafların yükümlülükleri tekrar belirlenerek işbu protokolün taraflar için bağlayıcı hale gelmiş olduğunu, işbu 05.09.2020 tarihli "15.11.2016 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesinin Eki" başlıklı protokol kapsamında; müvekkili şirketin davalı şirketten toplam alacağının 66.905.763,20 USD olduğunun, bu alacağın karşılığı olarak tablo halinde sunulan taşınmazlardan İstanbul İli, ...... İlçesi, ..... Mh...... Ada ..... Parsel ve İstanbul İli Üsküdar İlçesi ..... Mah. .... Ada ..... Parsel sayılı taşınmazın müvekkiline devredildiğinin, Kocaeli İli, .... İlçesi, ..... Mh. ..... Ada .... Parsel sayılı taşınmazın 150.000,,00-USD karşılığı olacak şekilde müvekkiline devredileceğinin, yukarıda sayılan devirlerden sonra kalan bakiye 49.285.763,20-USD'nin karşılığında da Kocaeli İli, ..... İlçesi, ..... Mah. ..... Ada ..... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilecek yapının zemin kat ve 1. Katında yer alan tüm bağımsız bölümler ile İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ..... Mh. ..... Ada ..... Parselin müvekkil şirkete devredileceğinin, tarafların mutabık kaldıkları inşaat yapım bedeli olan 66.905.763,20-USD'ye ilişkin olarak karşılıklı faturaların ne şekilde düzenleneceğinin, müvekkili şirketin sözleşme tarihi itibariyle daha önce düzenlemiş olduğu faturaları KDV dahil 66.905.763,20 USD'ye tamamlayacağının, buna mukabil davalı tarafın ise yine sözleşme tarihi itibariyle daha evvel düzenlemiş olduğu 10.620.000 USD tutarındaki faturaya ek olarak KDV dahil 56.285.763,20 USD tutarında fatura düzenleyeceğinin kararlaştırılmış olduğunu, işbu Protokole rağmen davalı şirketin hem Kocaeli İli, ..... İlçesi, ...... Mh...... Ada .... Parsel sayılı taşınmazı müvekkiline devretmemiş hem de fatura düzenleme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin, devri yapılacak olan taşınmazın devredilmemiş olması sebebiyle alacağını alamadığı gibi bunun yanında müvekkili şirketin protokolde kararlaştırıldığı üzere fatura düzenlemiş ve vergi dairesine bildirmiş olduğunu, buna mukabil davalı şirketin üstlendiği fatura düzenleme yükümlülüğüne aykırı davranışı sebebiyle müvekkilinin adeta cezalandırılmış ve tahsil edemediği alacaklarına ilişkin peşinen vergi borcu altına girerek zarara uğramış olduğunu, öte yandan davalı şirketin vaktinde ifayı yerine getirmemiş olması sebebiyle müvekkilinin kur farkından kaynaklı alacaklarının da kendisine halen ödenmemiş olduğunu, gelinen noktada, taraflar arasında akdedilen ve 15.11.2016 tarihli sözleşmenin değiştirilerek tarafları bağlayıcı hale gelen 05.09.2020 tarihli Ek Protokol kurulduğu andan itibaren sürekli borcuna aykırı davranan, müvekkili şirketi zor durumda bırakan ve müvekkili şirketin zor durumundan yararlanarak sözleşmeleri dilediği şekilde yapmaya zorlayan davalı şirketin, müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış olup işbu hususta yapılan toplantıda anlaşmaya varılamamış olduğunu, davalı tarafın kötüniyetle müvekkili şirketi zarara uğratmak amacıyla hareket ettiğinin açıkça görülmekte olduğunu beyanla; davanın kabulü ile, taraflar arasında imzalanan 15/11/2016 tarihli sözleşmenin eki olan 05/09/2020 tarihli Ek Protokol kapsamında; davalı şirketin sözleşmeye aykırı fiilleri nedeniyle müvekkili şirket tarafından uğranan zararların tazmini için 10.000,00 TL'nin doğumu anından işleyecek temerrüt faizi ile birlikte bilirkişi raporları ile belirli hale gelince artırılmak üzere (HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiştir) davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete verilmesine, huzurdaki dava neticeleninceye kadar davalı şirketin malvarlığını müvekkili şirket aleyhine olacak şekilde azaltma ihtimali bulunduğunu, bu halde de müvekkili şirketin telafi edilemez zararlara uğrayacak olup müvekkili şirketin haklarına zarar gelmesinin önüne geçmek adına davalı şirket adına kayıtlı araç ve gayrimenkullerin sorgulanarak kayıtlarına “3. ŞAHISLARA DEVİR TEMLİKİ ÖNLEYİCİ” ihtiyati tedbir şerhi konulmasına ve ilgili tedbirin uygulanması için ilgili emniyet müdürlükleri ve tapu müdürlüklerine müzekkere yazılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası olarak açılan huzudaki davada belirsiz alacak davası şartları oluşmadığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın tacir olup, davalı taraf ile sözleşme yaptığını ve işbu sözleşmeye istinaden faturalar kestiğini ancak davalının faturaları ödemeyerek kendisini zarara uğrattığını iddia ederek huzurdaki belirsiz alacak davasını açmış olduğunu, davacının ayrıca sözleşme bedellerini ve kesilen fatura bedellerini dava dilekçesinde tek tek belirtmiş olduğunu, belirsiz alacak davasında alacağın tamamının dava edilmekte, ancak davanın açıldığı tarihte alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin davacıdan beklenememesi veya bu belirlemeyi yapmanın davacı açısından imkânsız bulunması şartları arandığını, huzurdaki davada davacı tarafın tacir olup, 3 nolu hakkediş yerine düzenlenen 30.09.2019 tarihli, 23.738.485,48-TL bedelli faturanın kendisine ödenmediğini iddia ederek huzurdaki davayı açmış olduğunu, dayanak yapılan şirket defterleri, sözleşme ve faturalar elinde olan davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dolayısıyla belirli veya belirlenebilir bir alacak için belirsiz alacak davası açılamayacağından huzurdaki davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacının, aynı alacak için müvekkili aleyhine icra takibi başlatmış ve akabinde İstanbul Anadolu ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açmış olduğunu, bu nedenle, tarafları ve konusu aynı olan dava için derdestlik itirazında bulunuyor olduklarını, derdestlik itirazından dolayı ikinci açılan huzurdaki davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının tüm iddiaları mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup, davacının davalı yandan her hangi bir alacağı bulunmadığını, davacının, davasına dayanak yaptığı 15.11.2016 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde ödeme koşulları belirlenmiş, buna göre; iş veren/davalının ilk ödeme için 9 milyon USD karşılığında, İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... Mah. ..... Ada, ..... Parselde kain taşınmazı davalı yükleniciye devredecek, ödemelerin hiç bir şekilde nakden talep edilemeyecek olduğunu, taşınmazın 16.11.2018 tarihinde davalıya devredilmiş olduğunu, aynı maddenin devamında; geri kalan 8.110.000-USD'nin, 3.000.000-USD'sinin inşaatın %60'a seviyeye gelmesi ile, geri kalan 3.000.000-USD'sinin inşaat seviyesi %80'e gelmesi ile, geri kalan 1.610.000-USD'sinin ise inşaat seviyesi %95'e geldiğinde, kalan 500.000-USD'nin ise iş bitince ödenecek olduğunu, ancak inşaatın bu gün bile hala %60 seviyesinde olduğu düşünüldüğünde, davacının %60 seviyesine kadar ödemesi gereken bedel için 9 milyon USD karşılığında 34 nolu parseli 16.11.2018 tarihinde ve 3 milyon USD karşılığında ....... nolu parseli 16.03.2020 tarihinde inşaat daha %60 seviyeye gelmeden, davalının kredi kullanabilmesi için hakedişinden çok önce davalıya devretmiş olduğunu, görüldüğü üzere davacının süreç boyunca edimlerini, yerine getirme borcu doğmadan yerine getirmiş olduğunu, davacının davalıya bir borcu hiç bir zaman olmadığını, ancak davalı yüklenicinin buna rağmen 15.11.2016 tarihli sözleşmedeki inşaatı teslim etme sürelerine uymamış ve inşaatı %60 seviyesinde terk etmiş olduğunu, 15.11.2016 tarihli sözleşmede belirlenen sürelere uymayan davacının talebi ile 05.09.2020 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesine dönülmüş ve yeni anahtar teslim tarihinin 28.02.2021 tarihi olarak belirlenmiş, ancak ne yazık ki işbu tarihte de inşaatın tamamlanmaması ve inşaatın %60 seviyesinde terk edilmesi sebebiyle davacı aleyhine Gebze ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı, 26.12.2021 tarihli davası ile sözleşmeden dönme davası açılmış olduğunu, davalı yanın açtığı sözleşmeden dönme davasından önce davacı yana; 15.11.2016 tarihli sözleşmeden sonra 12 milyon USD değerindeki 34 ve 75 nolu parselleri ve 05.09.2020 tarihli sözleşmeden sonra da 10.09.2020 tarihinde İstanbul İli, .... İlçesi, ..... Mahallesi,.... Ada, ..... Parseli, 14.09.2020 tarihinde ise inşaatı tamamlamak için kredi kullanabilmesi amacıyla Kocaeli İli, ..... İlçesi, ..... Köyü, .... Ada, .....Parseldeki kendi hissesi ile birlikte hissesinin tamamını devretmiş olduğunu (07.09.2020 tarihli inanç sözleşmesi), bunun dışında Kocaeli İli, Gebze İlçesi, .... Mah. .... Ada, .... Parsel için (davacı şirket sahibi ve yetkilisi ..... 'e 07.09.2020 tarihli) vekaletname verilmiş olduğunu, somut olayda, davalı yanın yüz milyonlarca lira değerinde taşınmazı davacıya devrettiğinin, bunun karşılığında davalının elinde hiç bir şey olmadığının, inşaatın %60 seviyesinde terkedildiğinin ekte sunulan bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, şu anda davalının yerine getirdiği edimlere karşılık aldığı hiç bir şey bulunmadığını, buna rağmen davalının temerrütünden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında, dosyada mübrez 15.11.2016 tarihli "İnşaat Yapım Sözleşmesi" imzalanmış, işbu sözleşmeye göre sözleşmenin imzalanmasına müteakiben inşaatın yapılmasına ilişkin izinler ve inşaat ruhsatı 10.08.2017 (dosyada mübrez) tarihinde alındıktan sonra sözleşme uyarınca davacı müteahhitin 18 ay içerisinde inşaatı tamamlaması gerektiğini, ancak imzalanan sözleşme kapsamında inşaat seviyesine göre yapılması gereken devirlerin zamanında yapılmasına rağmen müteahhit/davacının inşaatı süresinde bitirememiş, bunun üzerine taraflar -tacir olan davacı tarafın- sözleşme serbestisi içinde 05.09.2020 tarihli sözleşme ile borç ilişkisini yenileyerek Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat sözleşmesine dönmüş olduklarını, davacı yüklenici şirket vekili her ne kadar alacaklarından vs. söz etmiş ise de inşaat oranına göre yapılması geren arsa devirlerinin zamanından evvel ve fazlası ile yapılmış olduğunu, davacı tarafın tüm bu iddialarının 05.09.2020 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden önceki olaylara dayanmakta olduğunu, 05.09.2020 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde tarafların önceki taleplerinden karşılıklı olarak vazgeçtiklerini imza altına almış olduklarını, borç ilişkisini yenileyen 05.09.2020 tarihli sözleşmeye göre; inşaatın anahtar teslim tarihinin 28.02.2021 tarihi olarak yeniden belirlendiği ve sözleşmeye konu Kocaeli İli, .... İlçesi, ...... Köyü, ....... Ada, ..... Parseldeki yapılacak olan taşınmazın tamamlanıp anahtar tesliminin yapılması ile birlikte, taşınmazın 2/3 hissesi davacıya devredilecek, 1/3 hissesinin de davalı/arsa sahibine ait olacağını, ancak davacının; maddi olarak zor durumdayım, inşaatı tamamlamak için kredi kullanmam gerekiyor, ipotek karşılığında kredi kullanabilmek için taşınmazları inşaat teslimden önce devredilmesi isteğine karşılık, davalı şirketin, davacıya güvenerek, destek olmak ve kolaylık sağlamak için sözleşme kapsamında devretmesi gereken taşınmazları ve kendisine kalacak olan hissesinin tamamını 14.09.2020 tarihi itibarıyla davacıya devretmiş olup, değerinin 95.000.000,00-TL olduğunu (14.09.2020 tarihinde davacının kredi kullanması için, taraflar arasında yapılan 07.09.2020 tarihli inanç sözleşmesi ile inşaat yapılan taşınmazın 2/3 hissesi ile birlikte devirden iki hafta sonra iade etmek koşuluyla davalıda kalacak olan 1/3 hissesi de davacıya devredilmiştir, ancak bu hisse de davalıya iade edilmemiştir, işbu devirle birlikte, davalının ..... bankasına açtığı davadan da vazgeçerek, davacının ipotek karşılığında kredi almasını sağlamış olduğunu, bununla birlikte; İstanbul İli,..... İlçesi, ..... Mah. ..... Ada, ..... Parsel, değeri 9.000.000,00-USD (16.11.2018 tarihinde devredildi), İstanbul İli, ..... İlçesi, .... Mah. ... Ada, ..... Parsel, değeri 3.500.000,00-USD (16.03.2020 tarihinde devredildi) İstanbul İli, ..... İlçesi, .....Mahallesi, ..... Ada, .... Parsel, değeri 65.000.000,00-TL (10.09.2020 tarihinde devredildi), Kocaeli İli, .... İlçesi, ..... Mah. .... Ada, ..... Parsel (davacı şirket sahibi ve yetkilisi ...... 'e satış yetkili 07.09.2020 tarihli vekaletname verildi) de kain taşınmazların da davacı/yükleniciye devredilmiş olduğunu, sözleşme gereği davalıya düşen edimlerin tamamı -davacıya duyulan güven sebebiyle- yerine getirme borcu daha doğmadan 14.09.2020 tarihinde yerine getirilmiş olduğunu, fakat davacı/yüklenicinin kendisine defalarca ek süreler tanınmasına rağmen 28.02.2021 tarihinde de inşaatı tamamlamamış ve inşaatı %60 seviyesinde terk etmiş olduğunu, ancak davacının, daha işi tamamlamadan taşınmazın tamamının devrini istemesine gerekçe gösterdiği inşaatı bitirmek için alacağı krediyi; davalının tüm hisselerini önceden devretmesi sayesinde taşınmazın tamamı üzerinde ..... A.Ş. şirketi lehine ipotek tesis ettirerek 15.09.2020 tarihinde -400.000.000,00-TL bedelli kredi- kullanmasına rağmen, çektiği krediyi sözleşmeye konu inşaat için kullanmamış, Ankara'da vd. illerde kendisine ait olan başka projelerini tamamlamış olduğunu, Gebze ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... E. sayılı dosyasında yapılan inceleme neticesinde inşaatın keşif tarihi olan 23.03.2022 tarihi itibariyle %60 seviyesinde kaldığı ve bilirkişi raporunun değerlendirmeler bölümünde; ''Dosya kapsamında düzenlenen kök raporda; dava tarihi 22.12.2021 itibarı ile yapının %60 seviyesinde tamamlandığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 05.09.2020 tarihli sözleşmede inşaatın teslim tarihi 28.02.2021 olarak düzenlenmiş olup; yüklenicinin dava tarihi itibarı ile işi teslim etmede temerrüde düştüğü tespit edilmiştir. Yukarıda açıklamış olduğumuz üzere davalının temerrüde düşmesinde mücbir sebep yada arsa sahibine atfedilecek bir kusur tespit edilememiştir.'' şeklinde tespitte bulunulmuş olduğunu, Gebze ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... E. sayılı dosyasından alınan 08.06.2022 tarihli keşif akabinde alınan raporda dava konusu inşaatın seviyesinin %60 olduğu belirlenmiş olduğunu, davacının inşaatın anahtar teslim tarihi olarak kararlaştırılan 28.02.2021 tarihinden yaklaşık 2 yıl sonra dahi inşaatı tamamlamadığının sabit olduğunu, davacının Bakırköy ...... Noterliğinin 18.11.2019 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide ettiğini ve işbu ihtarnamede; "Bahsi geçen faturanın davalı şirkete elden teslim edilmiş olmasına karşılık 01.11.2019 tarihine kadar herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, 01.11.2019 tarihinde davalı şirkete gönderilen elektronik postaya cevaben davalı şirket tarafından faturanın işleme alınmayacağının, mutabakatın olmadığının ve faturanın müvekkil şirkete iade edildiğinin beyan edildiğini,..." ihtar ettiğini beyan etmiş olduğunu, görüldüğü üzere davalının, 30.09.2019 tarihli, 23.738.485,48-TL bedelli faturaya itiraz ettiğinin ve faturanın işleme alınmayacağını bildirildiğinin davacı yanın beyanları ile sabit olduğunu, dolayısıyla davalı tarafça söz konusu faturaya süresi içinde itiraz edilmiş, ancak kabul anlamına gelmemekle birlikte faturaya itiraz edilmemiş olsa bile bu hususun aksini ispatın mümkün olduğunu, açıklanan bilgi ve belgeler ile faturanın gerçek bir alacağa ilişkin olmadığının ispat edilmiş olduğunu, dolayısıyla işbu faturaya dayalı açılan huzurdaki davanın reddi gerektiğini, Gebze .... AHM'nin ..... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; davacıya 14.09.2020 tarihinde tamamı devredilen Kocaeli İli ..... İlçesi..... Köyü .... Ada ..... Parselin aynı tarihteki değerinin 2700tl/m2 x 34.962,89 m2 = 94.399.803,00 TL olduğu, kira kaybı: 297 gün x 5000 USD = 1.485.000,00 USD ; ipotek kaldırmaya ilişkin cezai şart alacağı :297 gün x 3000 USD = 891.000,00 USD olarak hesap edilmiş olduğunu, bununla birlikte huzurdaki dosyanın davacısından kaynaklı fesihte, davacının davalı müvekkiline ödemesi gereken cezai şart 15.11.2016 tarihli sözleşmede işin bedeli 14.500.000 USD olduğundan %10’ u; 14.500.000*10/100=1.450.0000 USD olarak hesap edilmiş olduğunu, yine İstanbul İli ..... .....Mah. ..... Ada, ..... parselde kain taşınmazda işbu sözleşme kapsamında devredilmiş olup, onu bedelinin de 65.000.000,00 TL olduğunu, aynı sözleşme kapsamında devredilen ...... ve ...... nolu parselin tapusunu iptali ve tescili için İstanbul Anadolu ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ..... esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre; İstanbul İli, ...... İlçesi, ...... Caddesi, ..... Ada, ..... Parsel de bulunan taşınmazın 16.03.2020 tarihinde devredildiği ve değerinin 66.700.000,00 TL, İstanbul İli, ..... İlçesi, ...... Mahallesi, ..... Ada, ..... Parsel de bulunan taşınmazın 16.11.2018 tarihinde devredildiği ve değerinin 187.000.000,00 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, yine davacının kendisine verilmediğini iddia ettiği 1 nolu parsel için davacının yetkilisine 07.09.2020 tarihinde vekaletname ile devir ve satış işlemleri için vekalet verilmiş, davacının kendi isteği ile devri gerçekleştirmemiş olduğunu, yapılacak basit bir matematik hesabı ile davacının %60 seviyesinde terk ederek edimini tam olarak gerçekleştirmediği karşılığında kendisine devir tarihlerindeki değerleri ile 94.399.803,00 TL değerinde Gebze ..... nolu parselin, 65.000.000,00 TL değerinde Üsküdar ..... nolu parselin, 187.000.000,00 TL değerinde Üsküdar ..... nolu parselin ve 66.700.000,00 TL değerinde Üsküdar ..... nolu parselin devredildiği, toplamda 413.099.803-TL değerinde taşınmaz devredildiğinin bilirkişi raporları ile tespit edilmiş olduğunu, davacının tüm iddialarının asılsız olduğunun bilirkişi tespitleri ile ispat edilmiş olduğunu, davacının işi bitirmemesi sebebiyle hiç bir talep hakkı bulunmamakla birlikte edimleri yerine getirmediği için sözleşme kapsamında ödemesi gereken 1.485.000,00 USD kira kaybı+891.000,00 USD ipotek kaldırmama cezası+1.450.0000 USD sözleşmenin feshine neden olma cezası olarak; 22.12.2022 tarihine kadar birikmiş toplamda 3.826.000 USD cezai şart BORCU bulunduğunu, davacının sözleşmeye aykırılığının sadece inşaatı tamamlamaması ile kalmamış, sözleşmenin diğer maddelerine de aykırı davranan davacının, sözleşme gereği ödemesi gereken damga vergisini ödememiş olup, damga vergisinin davalı tarafından ödenmek zorunda kalınmış olduğunu, davacı yüklenicinin davalı arsa sahibine verdiği zararların, her geçen gün artmış ve telafisi imkansız hale gelmiş olduğunu, davacı yüklenicinin dava konusu inşaatın yapıldığı Gebze ..... nolu parselde bulunan, hala davalı şirket tarafından büro olarak kullanılan binadaki eşyalara zarar vererek, tüm ihtarlarına ve yıkım kararı olmamasına rağmen, müvekiline ait yapı kayıt belgeli binayı yıkarak, bilerek ve isteyerek davalıya zarar verme kastı ile hareket etmeye devam etmekte olduğunu beyanla; belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmayan huzurdaki davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, davanın derdestlik sebebiyle reddine. davacının muaccel bir alacağı bulunmadığıdan davanın reddine, şartları oluşmayan tedbir taleplerinin reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesine bağlı tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasında 15.11.2016 tarihli inşaat yapım sözleşmesi bulunduğu ve buna ek olarak 05/09/2020 tarihli ek protokol yapıldığı ve davacının yüklenicinin davalının ise iş sahibi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmayıp uyuşmazlık; derdestlik dava şartının bulunup bulunmadığı, davacı tarafın üstlenmiş olduğu inşaat yapım işinin ne kadarlık kısmını tamamladığı, işin zamanında tamamlanamamasının davacı taraftan veya davalı taraftan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalı şirketin hakediş ödemelerini yapıp yapmadığı, 05/09/2020 tarihli ek protokol kapsamında davalı şirketin üstlenmiş olduğu edimleri yerine getirip getirmediği, davalı tarafın savunmasına göre ödemelerin nakit veya taşınmaz karşılığı yapılıp yapılmayacağı, tamamlanan iş karşılığı tapu devirlerinin yapılıp yapılmadığı, protokol kapsamında devredileceği kararlaştırılan taşınmazın işin tamamlanmasından önce devredilip devredilmediği, buna rağmen davacı tarafın edimlerini tamamlayıp tamamlamadığı, sonuç olarak davacının davalı taraftan alacaklı olup olmadığı ve zarar tanzimi talep edebilip edemeyeceği hususlarındadır.
Dosyaya UYAP üzerinden celp edilen Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyanın Gebze ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... E. sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı üzerine tevzii olunduğu, taraflarının Mahkememiz dosyasının tarafları ile aynı olduğu ve dosyalarda yer alan taleplerin birbiri ile bağlantılı olduğu görülmüştür.
Mahkememizin işbu dava dosyası ile Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu, davacı vekilinin birleştirme talebinin bulunduğu anlaşılmakla; usul ekonomisi ilkesi gereğince dosyaların birlikte görülmesi gerektiği kanaati hasıl olduğundan mahkememiz iş bu dosyasının Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
-
Mahkememiz dosyası ile Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmakla HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca davaların BİRLEŞTİRİLMESİNE,
-
Yargılamanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası dosyası üzerinden yürütülmesine,
-
Esasın bu şekilde kapatılmasına,
-
Yargılama gideri, harç, vekalet ücreti vs. hususların birleşen dosyada ele alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/03/2024
Katip ......
¸
Hakim ....
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57