Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/963 E. 2024/188 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/963
2024/188
28 Şubat 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/963
KARAR NO : 2024/188
DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
DAVA TARİHİ : 30/05/2022
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2024
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 31/10/2018 tarihli vekaletname gereğince müvekkili tarafından davalının alacaklı olduğu ve hukuk davalarının bulunduğu taraf dosyalarına vekaletname sunularak alacaklı ve davalarına konu tüm dosyalarını takip ettiğini, müvekkilinin davalının 31/10/2018 tarihi itibariyle adına açılan tüm icra takipleri ve dava dosyalarına konu takiplerin avukatlık mesleğinin gerektirdiğini sorumluluklarını özenle yerine getirerek gerek tahsilat, gerekse davalarında tüm işlemlerini yerine getirdiğini, müvekkiline avukatlık vekalet ücreti ve masraflarının ödenmediğini, davalının alacaklı müvekkilinin haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu, müvekkili tarafından başlatılan Büyükçekmece ....İcra Müdürlüğü’nün ... ve Büyükçekmece ....İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takiplerine itiraz ederek durdurulmasını sağladığını, itiraz aşaması içerisinde gizliden gizliye mal kaçırma işlemleri içerisine girdiğini, mallarını gizlediğini belirterek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının vekaletnamesinde iflas özel yetkisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin borca batık olmadığını, davacıya müvekkili şirket yetkilisini temsil yetkisi verildiğini, taraflar arasında yazılı bir avukatlık sözleşmesi bulunmadığını, davacının takip ettiği dosyalarda yapılan tahsilatları haksız olarak uhdesinde tutması ve müvekkile bildirimde bulunmaması, haricen tahsilat yaparak dosyalarda habersizce kapatma talebinde bulunması gibi eylemler nedeniyle karşılıklı güven ve saygıya dayanan ilişkinin davacının kusuru ile yıkıldığını, 10/08/2021 tarihli azilname ile davacının vekillikten azledildiğini, davacı hakkındaki şikayetin ve dava dosyalarının derdest olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, İİK m.177 gereğince doğrudan iflas istemiyle açılmış olup, uyuşmazlığın İİK m.177/1’de yazılı iflas koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizden verilen 06/07/2022 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul BAM ... Hukuk Dairesinin 06/10/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiş olup, dava mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
Uyuşmazlık konularına ilişkin olarak davacı vekilinin alacağına esas olduğunu beyan ettiği dava dosyaları da incelenmek suretiyle bilirkişi raporu tanzimine karar verilmiş olup; Bilirkişi SMMM ... , İAv... ve Hukukçu Prof. Dr....'in 25/09/2023 tarihli kök raporunda özetle; Davalı ticari defterlerinin, sair vesaikin ve muhasebe kayıtlarının 6102 sayılı TTK m. 64,65, 66 ve 82 ile VUK m. 220-226, 229, 230, 231 ve 232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiğini, HMK m. 222 uyarınca sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, 31.12.2018 tarihi itibariyle borçlu şirketin kaydi değerli özkaynakları (+) 30.864.498,91-TL iken, 31.12.2018 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynaklarının (+) 31.302.247,70 TL olduğunu, borçlu şirketin rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığını, 31.12.2019 tarihi itibariyle borçlu şirketin kaydi değerli özkaynakları (+) 30.887.939,44 TL iken, 31.12.2019 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynaklarının (+) 24.978.499,89 TL olduğunu, borçlu şirketin, rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığını, 31.12.2020 tarihi itibariyle borçlu şirketin kaydi değerli özkaynakları (+) 45.696.559,90 TL iken, 31.12.2020 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynaklarının (+) 46.255.421,06 TL olduğunu, borçlu şirketin, rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığını, 31.12.2021 tarihi itibariyle borçlu şirketin kaydi değerli özkaynakları (+) 209.510.533,98 TL iken, 31.12.2021 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynaklarının (+) 217.930.479,48 TL olduğunu, borçlu şirketin, rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığını, 31.12.2022 tarihi itibariyle borçlu şirketin kaydi değerli özkaynakları (+) 471.376.893,98 TL iken, 31.12.2022 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynaklarının (+) 572.345.457,06 TL olduğunu, borçlu şirketin, rayiç değerler üzerinden borca batık durumda olmadığını, davalı tarafın kaydi bilançosuna göre davalının 2018 yılında 30.864.498,91 TL olan özkaynağının 2019 yılında 30.887.939,44 TL, 2020 yılında 45.696.559,00 TL, 2021 yılında 209.510.S33,98 TL ve 2022 yılında 471.376.893,98 TL olduğunu, işbu tabloya göre şirketin borca batık durumda olmadığını, aksine yıllar itibariyle özkaynaklarını her dönem yükselttiği ve mali tablolarında iyileşme meydana geldiğini, davalı tarafın rayiç bilançosuna göre davalı firmanın 2018 yılında 31.302.247,70 TL olan özkaynağının 2019 yılında 24.978.499,89 TL, 2020 yılında 46.255.421,06 TL, 2021 yılında 217.930.479,48 TL ve 2022 yılında 572.345.457,06 TL olduğunu, işbu tabloya göre şirketin borca batık durumda olmadığını, aksine yıllar itibariyle özkaynaklarını her dönem yükselttiği ve mali tablolarında iyileşme meydana geldiğini, davalı şirketin varlıklarının rayiç değerlerinin hesaplanabilmesi için teknik bilirkişi incelemesi gerektiğini, bu hususun alanımıza girmemesi sebebiyle duran varlıkların rayiç
değeri kaydının bilançodan aynen aktarıldığını, iflas sebebinin varlığının açıkça ispat edilemediği davalarda, mutlak suretle öncelikle alacağın varlığının araştırılması gerektiğini kabul etmenin usul ekonomisi ilkesine aykırılık oluşturacağını, zira davacının alacaklı olduğuna kanaat getirilse dahi, iflas sebepleri ispat edilemediğinden bahisle davanın reddine karar verileceğini, iflas davaları maktu harca tabi olduğundan vekalet ücreti bakımından da bir farklılık söz konusu olmadığını, dilekçelerden anlaşıldığı üzere davacının alacağı için Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, ancak Mahkemenizce verilen 06.07.2022 tarih karar ile iflas sebebinin ispatlanamadığına kanaat getirildiğinden, davacının alacaklı olup olmadığının verilecek bir karara etkisinin olmadığını, zira davacının alacaklı olduğu ispat edilmiş olsa dahi iflas sebepleri ispat edilmediğinden davacının reddine karar verilebileceğini, ancak Mahkemeniz aksi kanaatteyse veya iflas sebeplerinin ispatı bakımından bir önceki kararından farklı bir kanaatteyse, davacının alacağı bakımından derdest olduğu anlaşılan Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilebileceği şeklinde görüş sunmuşlardır.
Dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdii ile taraf itirazlarının irdelenmesi, talebe konu icra dosyalarının tetkiki ile mahiyetleri, safahatleri, davacının alacaklı olup olmadığı ve alacaklı ise miktarlarının tespiti ile ek bilirkişi raporu tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup; Bilirkişi SMMM ... , Av.... ve Hukukçu Prof. Dr....'in 24/10/2023 tarihli ek raporunda özetle; taraf vekili itirazları doğrultusunda, kök raporda değişikliği gerektirir herhangi bir eksiklik tespit edilmediğini, dilekçelerden anlaşıldığı üzere, davacının alacağı için Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası derdest olduğunu, bir başka ifadeyle, davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı ile ilgili derdest bir dava mevcut olduğunu, haksız azil olup olmadığını ve davacının ne kadar alacaklı olduğu gibi hususların Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının konusu yapıldığını, bu itibarla, davacının alacak davasında söz konusu hususlar inceleneceğinden, farklı bir alacak tespiti yapmamak ve mükerrer inceleme yapmamak adına alacak davasının bekletici mesele yapılabileceği şeklinde görüş sunmuşlardır.
Dava, İİK m.177 gereğince doğrudan iflas istemiyle açılmış olup, uyuşmazlığın İİK m.177/1’de yazılı iflas koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı, İİK'nın 177. maddesine dayalı olarak doğrudan iflas talebinde bulunmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun "IV. DOĞRUDAN DOĞRUYA İFLAS HALLERİ" başlıklı 177. maddesi:
" Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir.
1 -Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa;
2 -Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa;
3 -308 inci maddedeki hal varsa;(1)
4 -İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye'de bir yerle-şim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır.
(Ek: 9/11/1988-3494/36 md.) Bu Kanunun 178 inci maddesinin ikinci fikrası burada da uygulanır." hükmünü haizdir.
Somut olayda, davacı doğrudan iflas sebeplerinden İİK m.177/1'de düzenlenen borçlunun taahhütlerinden ve borçtan kurtulmak amacıyla mallarını saklaması, alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması sebeplerine dayanmış ise de, davalı aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla takiplerin davalının itirazı ile durduğu, icra aşamalarının devam ettiği, davalının taahhütlerinden ve borçtan kurtulmak amacıyla mallarını saklaması, alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması iddialarının ispat edilemediği, bununla birlikte dava tarihi itibariyle davacının kesinleşmiş bir alacağı bulunmadığı, bu hususta Büyükçekmece ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esasına kayıtlı olarak yargılamanın devam ettiği tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de şirketin borca batık durumda olmadığı, davalının taahhütlerinden kaçmak ve borçtan kurtulmak amacıyla mallarını saklaması, alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması iddialarının ispat edilemediğinin belirtildiği, bu hususların ispatını yarar delil ibraz edilmediği, bu haliyle davacının bu aşamada alacaklı olduğunu ispatlamış olması halinde de talep edilen iflas sebebi itibariyle de koşulları oluşmayan işbu davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 80,70 TL'den tenzili ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansı ve davacı tarafından yatırılan iflas avansının karar kesinleştiğinde ilgililere iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.28/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12