SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/806 E. 2024/184 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/806

Karar No

2024/184

Karar Tarihi

27 Şubat 2024

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/806 Esas

KARAR NO : 2024/184

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 18/08/2023

KARAR TARİHİ : 27/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 29/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu... hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile cari hesap alacağına ilişkin olarak icra takibi başlatılmış olduğunu, işbu takibe dayalı ödeme emrinin davalı-borçluya 18.04.2023 tarihinde teslim edilmiş, davalı-borçlu tarafından ise 24.04.2023 tarihinde icra takibine haksız yere itiraz edilmiş, ancak davalı-borçlunun icra takibine haksız yere itiraz etmiş olduğunu ve itiraz üzerine icra takibinin durmuş olduğunu, dilekçe ekinde borcun kaynağını gösterir faturaları ve sevk irsaliyeleri ile birlikte cari hesap ekstresini sunuyor olduklarını, hem müvekkili şirketin hem de davalının ticari defterlerine bakıldığında söz konusu borcun vaki olduğunun ve itirazın haksız bir itiraz olup müvekkili şirketi zor duruma sokmak için yapılan kötü niyetli bir itiraz olduğunun anlaşılacak olduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla davanın kabulü ile, davalı-borçlu tarafından icra takibine haksız olarak yapılan itirazın iptaline, söz konusu icra takibinin devamına, takibe haksız olarak itiraz eden borçlunun alacaklı lehine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderlerinin, ücreti vekaletin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk olarak yetki itirazlarını sunuyor olduklarını, ilamsız takiplerde yetkili icra dairesinin borçlunun yerleşim yerinde bulunan icra dairesi olduğunu, ancak davacı tarafından ilamsız takibin, yetkisiz icra dairesinde açılmış olduğunu, icra takibine yapılan itirazda, icra dairesinin yetkisine de itiraz edilmiş olduğundan, yetkili hale gelme durumu söz konusu olmadığını, bu sebeple yetkisiz icra dairesinde açılan takibe itirazın kaldırılması için yine yetkisiz mahkemeye başvurulmuş olduğunu, yetki yönünden itirazlarını yinelemekle beraber ilk olarak yetkisizlik kararı verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı tarafın icra takibine dayanak belgesinin davalı müvekkili adına düzenlenmiş fatura olduğunu, ancak faturanın tek başına borcun varlığını ispat etmeye elverişli olmadığını, ayrıca delil başlangıcı sayılabilecek nitelikte bir belge de olmadığını, yine davacı tarafça mahkememize sunulan ve borcun konusunu oluşturan unların teslim edildiği iddiasının da ispatlanamamış olduğunu, çünkü mahkememize sunulan sevk irsaliyesinde, unları teslim almaya yetkili bulunan müvekkilinin kaşesi, adı soy adı ve ıslak imzası bulunmadığını, faturası düzenlenen ve nakliye aracı ile sevki sağlanan malların teslim edildiğine dair sevk irsaliyesinin, nakliye şoförü tarafından teslim edilen kişiye imzalatılması ve imzalı nüshasının alınması gerektiğini, ancak davacı tarafça sunulan sevk irsaliyesinde böyle bir imza bulunmadığını, bu sebeple davaya konu malların davalı müvekkiline teslim edildiğinin davacı tarafça net bir şekilde ispatının gerçekleşememiş olduğunu, iddiada bulunan tarafın iddiasını ispat etmekle mükellef olduğu da göz önüne alındığı zaman davacı tarafın, teslim edildiğine dair iddiasını ispatlayamamış olduğunu, ...' nın Karadeniz Bölge Müdürü tarafından şirketin hak kaybına uğratılmış olduğunu, Karadeniz Bölge Müdürü tarafından, müvekkili adına fatura düzenlenerek sanki böyle bir siparişi varmışcasına fabrikadan un çıkışı yapılmış ancak bu unların hiçbir surette müvekkiline teslim edilmemiş olduğunu, ayrıca müvekkilinin gerçekte de böyle bir siparişi olmadığını, fabrikadan, müvekkili adına çıkarılan unların, kim olduğu tespit edilemeyen ve Karadeniz Bölge Müdürü' nün anlaşmalı olduğu kişilere teslim edilmiş olduğunu, o dönem Karadeniz Bölge Müdürü olan şahsın şu an kayıplara karışmış ve kendisine hiçbir surette ulaşılamamakta olduğunu, davacı şirketin de, müdürünün yapmış olduğu bu işlemden doğan zararını hiçbir surette ilgisi ve bilgisi olmayan müvekkilinden tazmin etmeye çalışmakta olduğunu, yukarıda izahı yapılan hususun, sadece bu dava nezdinde değil Karadeniz bölgesinden yaklaşık 30 fırın nezdinde yaşanmakta olduğunu ve yargı süreci başlatılmış olduğunu, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ... esas sayılı dava dosyasının da iş bu dava ile benzer nitelikte olduğunu, müvekkilinin, kendisinin sipariş vererek almış olduğu unlara ilişkin senetleri, ... Bankası hesabından ödemiş olduğunu, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla; iş bu davanın reddi ile yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.

Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için davacı tarafın Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 25/12/2023 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi ... 21/02/2024 tarihli raporunda özetle; davacının 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (12.04.2023) itibariyle davacının davalıdan 133.795,70 TL alacağının bulunduğunu, davacı ... ticari defterlerine göre takip tarihi (12.04.2023) itibariyle davacının davalıdan 133.795,70 TL alacağının bulunduğunu, davacı ... cari alacağının 31.07.2022 tarihli .... no.lu 107.110,50 TL tutarlı ve 02.08.2022 tarihli ... no.lu 137.349,90 TL tutarlı faturalardan oluştuğunu, davacının cari alacağını teşkil eden faturaların davalı ... ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, davacının cari alacağını teşkil eden faturalardan 02.08.2022 tarihli ... no.lu 137.349,90 TL tutarlı fatura ve 31.07.2022 tarihli ... no.lu 107.110,50 TL tutarlı faturaya ilişkin sevk irsaliyelerinde teslim alan kaşe ve imzasının bulunmadığını, mezkur fatura içeriklerinin davalı yana teslim edilmiş olduğu hususunun davacının ispatına muhtaç olduğunu NETİCETEN; davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yanından 133.795,70 TL alacaklı olduğu hususunun davacının ispatına muhtaç olduğunu bildirmiştir.

Ünye Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, müzekkere cevabının incelenmesinde davalı adına olan gerçek kişi tacir kaydının 15/08/2018 tarihi itibari ile terk olunduğunun belirtildiği görülmüştür.

Akkuş Kaymakamlığı Mal Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye yanıt verildiği, müzekkere cevabının incelenmesinde, davalının 24/06/2014-31/12/2017 tarihleri arasında işletme esasına göre defter tutmakta olduğu, 01/01/2018-31/12/2022 tarihleri arasında basit usulü göre vergilendirildiği ve 01/01/2023 tarihi itibari ile işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun belirtildiği görülmüştür.

Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.

6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.

Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Mahkememizce davalı taraf ile ilgili tacir araştırması yapılmış olup gelen yazı cevaplarına göre davalının gerçek kişi tacir kaydının terk olunduğu, ayrıca davalı tarafın basit usulde vergilendirildiği ve işletme hesabı esasına göre defter tutuğunun belirtildiği, tacir kabul edilemeceği, bunun yanında davanın mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası (nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir

Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nın 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine,

  2. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

  3. 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/02/2024

Katip ....

¸

Hakim ......

¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

neticetenİtirazınİptali(TicariSatımdanhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim