SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/811 E. 2024/163 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/811

Karar No

2024/163

Karar Tarihi

22 Şubat 2024

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/811 Esas

KARAR NO : 2024/163

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 21/08/2023

KARAR TARİHİ : 22/02/2024

KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2022 yılında tekstil alanında Janti Tekstil unvanlı şahıs firmasıyla faaliyetini sürdürürken başka bir firmadan aldığı siparişlerin dikimi ve teslimi için dikim atölyesi olan davalıyla anlaştıklarını, yapılan bu sözlü mutabakat doğrultusunda, müvekkilinin ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ünvanlı şirketten aldığı siparişlerin dikimini davalının gerçekleştireceğini, fason dikim bedeli olarak kararlaştırılan bedellerinin davalının banka hesabına 06/07/2022 tarihinden başlayarak kısmi ödemeler şeklinde aktarılacağını, anlaşma doğrultusunda müvekkili tarafından toplam 944.000,00 TL fason dikim bedelinin davalının banka hesabına aktarıldığını, ancak bu ödemeleri alan davalı, malların dikimini tamamlayıp teslimin bir türlü gerçekleştirilemediğini, taraflarca teslim tarihi olarak en geç Ekim ayı başı kararlaştırıldığı halde müvekkilinin sürekli oyalandığını, müvekkilinin malların teslimi konusunda ısrarcı olduğu ve banka yoluyla gönderdiği bedellerden kaynaklı vergi mevzuatından kaynaklı sorunlar yaşanmaması için ısrarla fatura talep ettiği üzere davalının müvekkiline, 17/10/2022 Pazartesi günü, malların dikiminin tamamlandığını ve o hafta içinde teslim edileceğini söylediğini, ancak kendi firmasının bu ay çok fatura kesmiş olması ve vergisel yükünün artmış olması nedeniyle ilk faturanın kardeşi dava dışı .... tarafından kesilmesinde bir sakınca olup olmadığını sorduğu, kendi müşterisine karşı temerrüde düşen müvekkilinin teslimin daha da gecikmemesi üzerine bu teklifi de kabul etmek zorunda kaldığını, ancak davalının teslimi yine gerçekleştirmediğini, son göstererek o tarihe kadar kendisine yapılan toplam 912.000,00 TL'lik ödemenin mal dikim bedelini karşılamadığını, 32.000,00 TL'lik bir açık kaldığını bu miktarın gönderilmesi halinde teslimin gerçekleşeceğini söylediği ve son olarak bu bedel gönderildiği halde teslimin yine gerçekleşmediğini, sözü edilen son ödemeyle toplam 944.000 TL'yi davalı ...'a havale eden müvekkilinin, teslimin gerçekleşmemesi üzerine sipariş konusu malları başka yerde diktirmek zorunda kaldığını, büyük zararlara uğradığı ve bu olay nedeniyle faaliyetinin sona erdiğini, firmasını kapatmak zorunda kaldığı gibi, gönderdiği bedellerin iadesini beklerken, davalının kardeşi olan .... tarafından söz edilen faturaya dayalı başlatılan icra takibiyle büyük bir şok yaşadığını ve davalıya dava dışı kardeşi tarafından kandırıldığını anladığını, müvekkilinin beyanına göre ikisi de aynı binada ve aynı işkolunda faaliyet gösteren ve aralarında organik bağ olan davalı ve dava dışı kardeşi yukarıda özetlenen süreçte birlikte hareket ederek müvekkiline büyük zararlar verdiğini, diğer yandan davalıya 944.000 TL ödeme yapan müvekkilinin kararlaştırılan malı alamadığı ve bedelin de kendisine iade edilmediği gibi, bir de davalının dava dışı kardeşi tarafından açılan icra takibi ( Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas) ve itiraz üzerine itirazın iptali davasıyla (Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas) karşılaştığı, huzurdaki dava açılmadan önce ilk olarak taraflar arasındaki fason mal dikim anlaşması, Büyükçekmece ... Noterliği'nin 10/04/2023 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarıyla sonlandırılarak, gönderilen bedellerinin iadesinin talep edildiği, bedelinin iade edilmemesi üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasıyla icra takibi yapılmış olduğunu, takibin itirazla durduğunu, işbu dava bakımından yukarıda özetlenen ticari ilişkinin gerçekleştiği tarihte müvekkilinin şahıs firması tacir sıfatını haiz olduğu için keza davalının da tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir uyuşmazlık olduğu nedeniyle dava Ticaret Mahkemesi'nde açıldığı, bu nedenlerle Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla gönderilen banka havalelerinin tamamı yönünden 944.000 TL'lik talepte bulunulmuşsa da davalının itirazı üzerine duran takipte, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğu; itirazın kısmen (sadece 525.000 TL'lik asıl alacak yönünden) iptali istendiği, davalının ve dava dışı kardeşinin kötü niyetinin ortada olduğu, alacağın likit (ve banka havale dekontlarıyla sabit olması) olması nedeniyle itirazın iptali istenen kısım yönünden inkar tazminatı talep edildiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı taraf, usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

Türk Ticaret Kanununun 4. Maddesinde , bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. Maddesinin ikinci fıkrasında , bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. Maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.

Türk Ticaret Kanununun 3. Maddesinde , "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.

TTK'nın 14. Maddesine göre " bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir." Aynı Kanunun 17. Maddesi hükmünce de ; iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir." düzenlemesi yer almaktadır.

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3'üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK'nın 1463. Maddesinde de önce 17. Maddeye gönderme yapılarak , Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardar aşağıya gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. Maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.

19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.

Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.

Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.

Somut olayda dava itirazın iptali istemli dava olup , dosya kapsamı, ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairesinin yazı cevaplarına göre davacının tacir sıfatının bulunmadığı, uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olmadığı, nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir

Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

  2. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

  3. 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/02/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

İtirazınİptali(TicariSatımdanhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim