SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1089 E. 2024/137 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1089

Karar No

2024/137

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1089 Esas

KARAR NO : 2024/137

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))

DAVA TARİHİ : 10/11/2023

KARAR TARİHİ : 15/02/2024

KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, müvekkili aleyhine Küçükçemece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili aleyhine başlatılan takip sebebi olarak 11/04/2019 tarihli Rücu Alacağı 128.797,36 TL olarak belirtildiğini, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, ... plaka sayılı motosiklet müvekkilinin murisi ...'ın sevk ve idaresinde bulunduğu sırada ... plaka sayılı minibüsün çarpması sonucu müvekkilinin murisi ... hayatını kaybettiğini, kazaya karışan ... Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... plaka motosikletin 12/03/2014 kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası bulunmadığını, tazminat ödemesi için Güvence Hesabı'nın olay tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere müvekkilinin uğramış olduğu destekten yoksunluk tazminatı için İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile tazminat davası açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, davalının mahkeme ilamı uyarınca ödeme yapılmış olmasına rağmen müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, bu nedenle müvekkilinin davalı yana borcu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...' ın oğlu ... 12.03.2014 tarihinde karıştığı kazada vefat ettiğini, davacı ile eşi tarafından oğullarının kaybı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talepli olarak açılan İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E. sayılı dosyada görülen dava sonucu İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına destekten yoksun kalma tazminatı, yargılama gideri, vekalet ücreti, icra takibinden kaynaklanan alacaklar vs. Fer' ilerle birlikte toplam 128.797,36-TL ödeme yapıldığını, davacılar murisi ...'ın 12.03.2014 tarihli kazada kusurlu bulunduğu ve ...'ın kusuru nedeniyle ... ve ... için ödeme yapıldığını, müvekkil kurumun, Sigortacılık Kanunu’nun 14. Maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği’nin 9/b maddesi gereğince her ne kadar dava aşamalarında ödenen tutarın rücuya konu olacağı bildirilse de hak sahibine ödeme yapmak ile yükümlü bulunduğunu, Güvence Hesabı Yönetmeliği’nin 16. Maddesi ile müvekkili Güvence Hesabı’na yasada belirtilen nedenlerle yaptığı ödemeler için zarara neden olanlara (aracın işletenine, sürücüsüne, diğer sorumlulara ve mirasçılarına) rücu etme hakkı tanındığını, bu nedenlerle, zarara neden olan ... mirasçılarına ödenen miktarın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ... bakımından kesinleşen işbu davaya konu takibin yasalara uygun olduğu, aslında talebin, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi müvekkilinin ödediği tutarı geri istenmesi değil; müvekkili kurumun ödediği tutarı zarara neden olan kişinin mirasçılarına rücu etmesi olduğu, zarara neden olan ...' ın mirasçıları anne-babası olduğundan bu kişilere rücu amacıyla icra takibi başlatılmasında hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının ödenen tutarın tümünden diğer borçlularla birlikte sorumlu olduğu, davacının müvekkili kuruma borçlu bulunmadığına yönelik iddiayı kabul etmediklerini, davacının icra takibindeki diğer borçlularla birlikte rücu konusu ödemeden sorumlu olduğu, bu nedenlerle, haksız davanın reddine, davacının borçlu olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı ... üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.

Dosyanın, Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/11/2023 tarih ... esas ... karar sayılı gönderme ilamı üzerine mahkememizin yukarıda belirtilen esas sayılı sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.

6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.

Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Somut olayda, dava davalı Güvence Hesabı zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan ve kazaya karışan motosiklet sürücüsünün kusuru nedeni ile ödediği bedelin tahsili bakımından davacıya yapmış olduğu icra takibi bakımından, davacının açmış olduğu menfi tespit talebine ilişkin olup; Davalının güvence hesabı olduğu, ödeme yaptığı üçüncü kişinin halefi olduğu ve üçüncü kişinin tacir olmadığı gibi uyuşmazlık da haksız fiilden kaynaklandığından,

TTK'nın 4/1 maddesinde belirtilen her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, bu durumda talep ile ilgili genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin değerlendirme yapıp karar vermesi gerektiği (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/17896 Esas 2021/4942 Karar sayılı ilamı), buna göre davaya bakma görevinin yetkili ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle HMK'nun 114/.1.(c).b, 115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine, Mahkememizin görevsizliğine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

  2. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

  3. 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/02/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Niteliktekicevap(2918MenfiFiilden(TicariHaksızS.K.Hariç))KaynaklananTespithüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim