Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1032 E. 2023/994 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1032
2023/994
10 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1032 Esas
KARAR NO : 2023/994
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/11/2022
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tekstil ürünleri, tekstil aksesuarları tasarım-üretimi yapan bir şirket olduğunu, davalının müvekkilinden faturada ayrıntıları belirtilen işleri yapmasını istemiş, müvekkilinin de işleri tamamlayarak faturayı kesip davalıya iletmiş olduğunu, tarafların anlaşmasına göre müvekkilinin numune olarak talep edilen tekstil aksesuarlarını üretecek ve faturalandıracak olduğunu, eğer üretilen numuneler ile ilgili seri üretim parti siparişi olursa davalının iade faturası keserek numune için ayrı ücret ödemeyecek, numunelerin ücreti parti siparişlerine eklenip bölüştürülmek sureti ile tahsil edilmiş olacağını, numune ürünlerin siparişleri davalıya teslim edilip faturalandırma yapıldıktan sonra davalının, müvekkiline herhangi bir seri ve parti üretim teklifinde bulunmamış dolayısı ile taraflar arasındaki ticaret sonlanmış müvekkilinin kestiği fatura bedelinin de müvekkiline ödenmemiş olduğunu, ödenmeyen fatura bedeli için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile icra takibe geçilmiş ancak davalı borçlunun borca kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve bu itiraz sonrası zorunlu arabuluculuk yoluna gidilmiş davalının hiçbir sebep göstermeden anlaşmak istememiş olduğunu, davalı borçlunun itirazının kötü niyetli olduğunu, icra takibine konu faturalandırılan ürünlerin anlaşma çerçevesinde üretilip teslim edilmiş fatura için de davalıdan onay alınmış olduğunu, takip konusu bedelin belirli, bilinir bir bedel olduğunu, yani takibe konu alacağın likit bir alacak olduğunu, davalı borçlunun itirazının da bu bağlamda kötü niyetli itiraz olduğunu beyanla; takibe yapılan itirazın iptali ile takip konusu alacağın takip tarihinden itibaren ticari avans faizi ile tahsiline, kötü niyetli itiraz dolaysıyla %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ve ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı ile müvekkili şirket arasında süregelen bir ticari ilişki ya da alım satıma dair bir anlaşma mevcut olmadığını, müvekkili şirketin, tekstil alanında uluslararası ihracat yapan bir limited şirketi olduğunu, huzurdaki davaya konu olan faturalara dayanıldığı iddia edilen icra takibinin faturalara konu malların taraflarına teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği gerekçesiyle başlatılmış, ancak davacı ... faturaya konu ettiği malların müvekkil şirkete hiçbir zaman teslim edilmemiş olduğunu, davacı ... ile müvekkili şirket arasında, davacı tarafın müvekkiline getirdiği numunelerin taarflarınca onaylanması halinde bu ürünlerin seri üretimine geçileceği hususunda anlaşma sağlanmış ancak davacı tarafça numune olarak müvekkili şirkete sadece 1 adet ... marka erkek ceket getirilmiş bu numunede beğenilmediğinden seri üretim aşamasına geçilmemiş ve iş getirilen 1 adet numune de kendilerine iade edilmiş olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın iddia ettiği gibi davaya konu fatura içeriğinde belirtilen ürünler müvekkili tarafından teslim alınmamış olup bu faturaya dayanak gösterilerek müvekkili şirkete yapılan icra takibine ve borca itiraz edilmiş olduğunu, kaldı ki kendilerince de bilineceği olduğu üzere tekstil sektöründe ilk önce proto numune (ilk numune ) yapıldığını ve kalite onaylaması sonrasında seri imalata geçildiğini, o zaman onaylı kumaş , kalıp ve sair aksesuarlarının alımına başlandığını, dolayısıyla müvekkili şirket tarafından verilen bir onay söz konusu olmadığı için müvekkiline teslim edilen bir ürün yada kalıpta bulunmadığını, müvekkili şirketin kendilerine davacı yanca gönderilen takibe konu faturaya ilişkin vakit geçirmeksizin ... numaralı iade faturasını keserek fatura içeriği ürünlerin kendisine teslim edilmediğini belgelemiş olduğunu, davacı tarafça müvekkili şirkete teslim edilen ve müvekkili şirket yetkilisi yada çalışanlarınca imzalanarak teslim alınan herhangi bir mal yada hizmet bulunmadığını, davacı tarafın sadece fatura kesmesiyle bir alacağın doğmayacağının izahtan vareste olduğunu, kaldı ki faturalar e-fatura şeklinde düzenlendiğinden müvekkilinin kayıtlarına girmiş olduğunu, fatura tanzim edilse dahi bu fatura içeriği ürünlerin teslimine dair müvekkilinin ilzam eden bir irsaliye yada teslim makbuzu bulunmadığını, malları teslim ettiklerine ilişkin ispat yükünün kendileri üzerinde olduğunu, icra takibine konu edilen faturalara ilişkin mallar müvekkiline teslim edilmemiş olduğundan borca ve takibe itiraz edilmiş olduğunu, iddia ettikleri irsaliyelerin ne müvekkili şirket yetkililerince ne de müvekkili şirketin SGK kayıtlı çalışanlarınca imzalanmamış olduğunu, davaya dayanak alınan faturanın Türk Ticaret Kanunu’nun 23. maddesi gereğince kesinleşmiş ve tarafları bağlayıcı olduğunun kabul edilebilmesi için, fatura konusu işle ilgili yanlar arasında sözleşme yapıldığının yasal delillerle kanıtlanması ve bedeli uyuşmazlık konusu işin de kabul edilebilir yeterlikte iş sahibine teslim edildiğinin yüklenici tarafından kanıtlanmış olmasının zorunlu olduğunu beyanla; davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin veya ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 23.756,03 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusu vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, uyuşmazlık konuları hususunda tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 19/06/2023 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ... 25/08/2023 tarihli raporunda özetle; davacı şirketin 2022 BS formunda davalı ... Ltd Sti 1 fatura bildirimde bulunduğu toplamın KDV Hariç 21.996,32 TL olduğunun görülmüş olduğunu, davacı şirketin ticari defterlerinde davalı ile olan cari hesap hareketlerinde kaydettiği faturaları BS formunda usulüne uygun olarak düzenlediğinin görülmüş olduğunu, davalı şirketin 2022 BA formunda davacı .... Sanayi Ltd Şti 1 fatura bildirimde bulunduğu toplamın KDV Hariç 21.996,32 TL olduğunun görülmüş olduğunu, davalı şirketin davacı ... kesmiş olduğu iade faturasını da BS formunda aynı şekilde bildiğinin görülmüş olduğunu SONUÇ OLARAK; davacı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığını, davacı ticari defter kayıtlarında, davalı tarafa kesmiş olduğu faturaları ticari defterlerine usulüne uygun olarak işlediğini, dosyaya mübrez evraklarda davalının faturaya itirazını ihtarname ile yapmadığını, davacının ticari defterlerinde davalı şirket ile cari hesabına ait 23.756,03 TL alacaklı olduğunu, davalı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığını, davalı ticari defter kayıtlarında, davacı tarafa kesmiş olduğu faturaları ticari defterlerine usulüne uygun olarak işlediğini, davalının ticari defterlerinde davacı şirket ile cari hesabına ait bakiyesi olmadığını, dava dosyasına sunulan yazışmalar incelendiğinde; ilgili yazışmaların dava konusu icra takibine konu olan satış faturası bilgileri ile örtüşmekte olduğunu ve davacı ... dava konusu satış faturasındaki ürünleri davalı ... teslim etmiş olduğunu bildirmiştir.
Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında bir kısım numunelerin üretileceği, üretilen numune üzerine seri üretime geçilip geçilmeyeceğinin kararlaştırıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık numune olarak üretilen ürünlerin miktarı ve üretilen ürünlerin davalı tarafa teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde takibe konu faturanın defterlerinde yer aldığı ancak davalı tarafın iade faturası düzenlemiş olması nedeni ile borç bakiyesinin bulunmadığı görülmüştür. Davalı tarafın iade faturası düzenlemiş olması ve sözleşme ilişkisini kabul etmiş olması hususları nazara alındığında ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu sonucuna varılmaktadır. Her ne kadar davalı tarafın cevap dilekçesinde ürünlerin teslim edilmediği savunmasında bulunulmuş ise de numune üreten davacının ediminin bir karşılığının olması gerektiği ve davacı vekilince sunulan davalı şirket uzantılı mailde fatura edilecek ürünlerin tek tek belirtildiği görülmüştür. Davalı taraf, ürünlerin teslim edilmediği iddiasının ispatlayabilmiş değildir. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde açıkça yemin delilinin yer almadığı görülmekle ayrıca yemin hakkı hatırlatılmamıştır. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, belirlenebilir alacak yönünden icra inkar tazminatının kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
-
Davalı tarafın İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin aynen DEVAMINA,
-
İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 4.751,21 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Alınması gereken 1.622,77 TL harçtan peşin alınan 286,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.335,85 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
-
Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 367,62 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 2.572,00 TL olmak üzere toplam 2.939,62 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davacı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/10/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25