Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/597 E. 2023/910 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/597
2023/910
21 Eylül 2023
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/597
KARAR NO : 2023/910
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/06/2021
KARAR TARİHİ : 21/09/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... otelini işletmekte olup, davalı şirket ise turizm acentesi olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında 06.11.2019 tarihli rezervasyon sözleşmesi yapıldığını, davalı şirket tarafından rezervasyonu yapılan ve müşteriler müvekkili şirkete ait otelde konaklamış, bu konaklama hizmetine karşılık olarak müvekkili şirket, davalı şirkete icra takibine dayanak yaptığını ve icra dosyasına sunulan faturaların düzenlendiğini, davalı şirketin, müvekkili şirket tarafından işletilmekte olan otelde konaklayan müşterilerine ait, icra takibine konu faturalarda belirtilen konaklama bedelini ödememesi sebebiyle, Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin Alanya İcra Dairesinden gönderilen ödeme emrine karşı yetkiye ve borca itiraz ettiğini, davalı şirket vekili yetki itirazında, davalı şirketin adresinin ticaret sicil gazetesinde görüldüğü üzere ... ili, ... ilçesi sınırlarında olduğunu, yetkili icra dairesinin Bakırköy icra daireleri olduğunu belirttiğini, davalı şirketin Alanya İcra Dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazı üzerine, davacı şirket, 21.10.2020 tarihli dilekçe ile davalı şirketin yetki itirazını kabul ederek, icra dosyasının davalı şirketin yetkili olarak bildirdiği Bakırköy nöbetçi icra dairesine gönderilmesi talep edildiğini, davalı şirketin yetkiye itirazını kabul etmeleri üzerine, Alanya İcra Müdürlüğü dosyayı Bakırköy İcra Dairesi tevzi bürosuna göndermiş, davaya konu icra dosyası yapılan tevzi sonucunda Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına kayıt edildiğini, Bakırköy ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından davalı şirkete gönderilen ödeme emrine karşı davalı şirket vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre, sözleşme konusu ihtilaflarda İstanbul Çağlayan mahkemelerinin yetkili olduğunun hüküm altına alındığını belirterek, Alanya İcra Dairesinden gönderilen ödeme emrine itirazında yetkili olarak bildirdiği ve yetkisini kabul ettiği Bakırköy İcra Dairesinin de yetkisine ve borca itiraz ettiğini, davalı şirketin, Bakırköy İcra Dairesinin yetkisine itirazı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin borca itirazı da haksız olduğunu ve icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, davalı taraf, taraflar arasındaki akdi ilişkiye, takibe dayanak faturalara itirazda bulunmadığını, faturaları kabul ettiğini, bu durumda davalı şirketin davaya konu faturalardan borcu olmadığını yazılı ve kesin delilerle ispatlaması gerektiğini, davalı şirket icra dosyasına, takibine konu faturalarda belirtilen borcunu ödediğine dair yazılı ve kesin bir delil sunmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile; davalı şirketin, Bakırköy ... İcra Dairesinin yetkisine yapmış olduğu yetki itirazının reddine, Bakırköy .... İcra Dairesinin davaya konu takip için yetkili olduğuna, davalı şirketin Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki takibe yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, takibin asıl alacak olan 109.370,09-TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa ticari reeskont faizi işletilmesine, davalı itirazında haksız olduğundan ve davaya konu alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan yetkisiz mahkemede açıldığını, zira taraflar arasındaki sözleşmede son hükümler başlığı altında '' her türlü ihtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olacağı '' hüküm altına alınmış olup, davacı her ne kadar söz konusu hükmün sözleşmeden doğan ihtilaflarda geçerli olacağını ileri sürmüşse de sözleşmede her türlü ihtilaf halinde geçerli olacak şekilde hüküm yer aldığını, ayrıca davacı taraf müvekkili şirket tarafından daha önce Alanya icra dairesinin yetkisine itiraz etmesi Bakırköy İcra dairesine dosyanın gönderilmesini talep etmiş ve müvekkili şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince yetkili kılınan mahkeme Bakırköy icra dairesi ve mahkemeleri yetkili olmadığından haklı olarak itiraz edildiğini, müvekkili şirketin yurtdışında ve Türkiye’de turizm sektöründe faaliyet göstermekte olan, Türk ticari hayatının köklü şirketlerinden olduğunu, müvekkili şirketin, İştigal konusu olan turizm ve otelcilik alanında dünyada büyük başarılara imza atmış olup, tüm dünyada ve özellikle Türkiye’de sektörel anlamda adından söz ettirmekte olduğunu, müvekkili şirketin her zaman müşteri memnuniyeti ve en güvenilir hizmeti verme anlayışı içerisinde hizmet verdiğini, hal böyleyken müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediği yönündeki beyanların ancak ve ancak itibar zedelemek niyetiyle söylenmiş olacak olup, daha ötesine gidemeyeceğini, bilindiği üzere COVID-19, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11.03.2020 tarihinde pandemi ilan edilmiş olup, dünya çapında hala hızla yayıldığını, bu bağlamda COVID-19 salgın hastalığının mücbir sebep teşkil ettiği söyleyenebileceğini, kaldı ki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararında “Mücbir sebep, sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır. Deprem, sel, yangın, salgın hastalık gibi doğal afetler mücbir sebep sayılır.” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/90 K. 2018/1259 T. 27.6.2018) demek suretiyle salgın hastalıkların mücbir sebep olduğunu kabul ettiğini, tarafların yaptıkları sözleşme uyarınca üstlendikleri edimlerin ifası, mücbir sebep olarak nitelendirilen bu salgın hastalık ve salgın hastalıkla mücadele ederken devletlerin aldığı önlemler sebebiyle doğrudan veya dolaylı olarak etkilenmiş ve bazen de imkansızlaştığını, ülkemizde ilk etapta eğlence yerleri ve kahvehanelerin kapatılmasıyla başlayan önlemler gün geçtikçe sıkılaşmış, şehirlerarası ulaşımın yasaklanması ve devamında sokağa çıkma yasağı uygulamasına kadar genişletildiğini, şüphesiz ki bu durum hayatın olağan akışını etkilemiş ve birçok sektörün özellikle de turizm sektörünün oldukça zarar görmesine sebep olduğunu, somut olayda COVID-19, sözleşme esnasında öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum olup müvekkili şirketin sözleşmede ki yükümlülüklerine uymadığı söylenemeyeceğinii zira müvekkili şirketin davacı taraf ile uzun yıllardır çalışıyor olup, bu zamana kadar hiçbir sorun olmamış, taraflar uzun yıllar boyunca çalışmalarını bu zorlu döneme kadar gayet iyi bir şekilde gerçekleştirdiğini, davacı tarafından ikame olunan haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, haksız ve kötüniyetli takip başlatıldığından davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya vermiş olduğu otel konaklama hizmeti karşılığında icra takibine konu faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarındadır.
Mahkememizden verilen 18/11/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı istinaf edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve 02/06/2022 karar tarihli ilamı ile kaldırılmakla, mahkememize gönderilen dosyanın yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat ile alınan bilirkişi raporunda özetle; İlgili dosya ve ekleri detaylı olarak tetkik edilmiştir. Yapılan bu incelemede hukuki niteleme ve takdir hakkı Sayın mahkemenize ait olmak üzere; yukarda yapılan izahatlar neticesinde taraflar arasında 06.11.2019 tarihinde sözleşme yapıldığı bu sözleşmeye istinaden davalı aracının davacı otele müşteri gönderdiği, davacının bahsi geçen müşteriler için konaklama faturası tanzim ettiği ve davalının bu fatura bedellerinin bir kısmını ödediği tespit edilmiştir. Davacının defter kayıtlarına göre toplamda 154.944,59TL fatura tanzim edildiği buna mukabil - 45.574,05 TL tahsilat yaptığı ve - 109.370,54 TL alacak bakiyesi kaldığı görülmüştür. Buna göre davacının davalıdan 109.370,54 TL alacağından bahsedilebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce alınan 24/05/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Davacı Tarafa Ait Ticari Defterlerin Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat Sayılı Dosyası İle 23.02.2023 Tarihli Bilirkişi Raporu İle İncelendiği, davacı tarafın 2020 yılında ticari defterlerinin e-defter olarak tutulduğu, e-defter beratlarının süresinde gönderiminin yapıldığı, davalı tarafın 22.05.2023 defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinin bulunduğu, 22.05.2023 tarihinde yerinde inceleme talebinde beyan edilen ... numaralı telefondan davalı taraf vekili ile iletişime geçildiği ancak defterlerin sunulmayacağının beyan
edildiği, bu nedenle davalı tarafın ticari defter kayıtları veya belgeleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki takdir sayın mahkemenize bırakılmıştır. HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer almıştır.
Takip Talebi; Davacı tarafın davalı taraf hakkında 109.370,09 TL asıl, 662,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 110.032,40 TL alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek kanuni faiziyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden 05.11.2020 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın 14.12.2020 tarihinde takibe itiraz ettiği, icra müdürlüğünün takibi durdurduğu anlaşılmıştır.
Fatura; Davacı tarafın ticari defterlerinde 2020 yılında kayıtlı, davalı tarafa düzenlediği ve takibe konu ettiği cari hesaba ait 2020 yılında KDV dahil 154.944,59 TL tutarlı satış faturasının olduğu, İş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davalı tarafın iş bu faturalara itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye
rastlanılmadığı görülmüştür.
“Türk Ticaret Kanunu’nun MADDE 21– (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır."
İfadesi yer almaktadır.
BS-BA Formu Beyanları; 2020 yılında,
davacı tarafın BS FORMU ile davalı tarafa ait 38 adet ve KDV hariç 153.170,00 TL tutarlı
faturayı beyan ettiği,
davalı tarafın BA FORMU ile davacı tarafa ait 38 adet ve KDV hariç 153.170,00 TL tutarlı
faturayı beyan ettiği,
2020 yılında taraflar arasında BS-BA FORMU beyanı yönünde adet ve tutar farkının
bulunmadığı, tarafların beyanlarının karşılıklı olarak birbirini teyit ettiği anlaşılmıştır.
Ödeme; Davacı tarafın ticari defterlerinde 2020 yılında kayıtlı, davalı tarafa ait 45.574,05 TL tutarlı ödeme kaydının olduğu,
FATURA 154.944,59 TL – ÖDEME 45.574,05 TL= 109.370,54 TL BAKİYE şeklindedir şeklinde rapor duzenlemiştir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde ; Davalı şirketi inceleme gününde ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği davacının ticari defterlerinin dosyada alınan bilirkişi raporuna göre incelenmesinde ; 2020 yılında BS-BA form beyanlarında adet ve tutar birbirini teyit edecek şekilde
taraflarca BS-BA Formları ile beyan edildiği, davacının incelenen ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 109.370,54 TL alacaklı olduğu, tespit edilmiş olup davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/5 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği, hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporu da dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça 109.370,09 TL yönünden yapılan itirazın iptaline, takibin 109.370,09 TL üzerinden devamına, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 21.874,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilerek şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
-
Açılan davanın KABULÜ ile; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça 109.370,09 TL yönünden yapılan itirazın iptaline, takibin 109.370,09 TL üzerinden devamına,
-
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 21.874,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Alınması gereken 7.471,07. TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.321,77. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 6.149,30. TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.389,57. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça sarf edilen tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.314,60. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/09/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49