Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/910 E. 2023/906 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/910
2023/906
20 Eylül 2023
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/910
KARAR NO : 2023/906
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/11/2021
KARAR TARİHİ : 20/09/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/09/2023
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeler gereğince davalı tarafından yapılan ... olarak bilinen inşaat projelerinde kaba inşaat işlerinin müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkili tarafından 17 adet hak ediş düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından hak ediş bedellerinden bir kısmı ödendiği halde 8, 9, 10, 15, 16 ve 17 no’lu hakkediş bedellerinin bir takım gerçeğe aykırı bahanalerle ödenmediğini, müvekkilinin davalıdan 1.795.708,48 TL alacaklı olduğunu, davalı şirkte tarafından müvekkilim hakkında vergi incelemesi başlatıldığı, vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar ödeme yapılmayacağının söylendiğini, müvekkilinin vergi incelemesinde olumsuz bir durumun tespit edilmediğini, davalının hakkediş bedellerini ödemediği gibi taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmeye kalktığını, hakkedişlerinin ve teminatlarının iadesinin ihtar edildiğini, daha evvel davalı tarafından onaylanmış 8 no’lu hakkediş bedeline karşılık 09.07.2019 tarihli 119.977,92 TL bedelli ve 15 no’lu hakkediş bedeline karşılık 0907.2018 tarihli 140.123,56 TL bedelli faturalar ile muhatabın onayına sunulan ancak kötüniyetli olarak bugüne kadar onaylanmayan 9 ve 10 hakediş bedellerine karşılıt 513.641,74 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, davalı tarafça bu faturaların iade edildiğini, davalının borçtan kurtulmak için uulsüzlüklere başvurması üzerine bu kez de Beyoğlu .. Noterliği’nin 29.07.2019 tarihli ... yevmiye no’lu ihtarnamesini gönderdiklerini, 1.795,708,48 TL’nin ödenmesinin ihtar edildiğini, davalının tüm ihtarlara rağmen ödememesi üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nünün ... esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede hangi şartlarda ödemelerin durdurulacağının tahdidi olarak sayıldığını, bu sayılanlar arasında vergi incelemesi nedeniyle hak ediş ödemelerinin durdurulmasının yer almadığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin taşeron şirketlerinden birisi olduğunu, davacı tarafa 02.01.2017 tarihli sözleşme ve 17.05.2017 tarihli sözleşme ile ... projesinin kaba inşaat işlerinin yapılması işinin verildiğini, bu sözleşmeler gereğince edim ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin tek taraflı ve haklı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin davacının edimlerini yerine getirmemiş olması nedeniyle mağdur olduğunu, davacının vergi incelemesi sürecinde üstlendiği edimleri yerine getirmediğini, çalışan bordrolu işçilerin ücretlerini ödemediğini, 15, 16 ve 17 no’lu hakkedişlerin müvekkiline teslim edilmediğini, davacı tarafından hukuka ve usule aykırı olarak hakkediş düzenlendiğini ve ödenmesinin talep edildiğini, 8, 9, 10 no’lu hakkedişlerin de müvekkiline teslim edilmediğini, davacı tarafın eksik bıraktığı ve hatalı imalatların müvekkilit tarafından yıkılarak yeniden yapıldığını ve müvekkil tarafından bu kısımlara ek ödeme yapıldığını, davacı tarafından düzenlenen faturaların iade edildiğini, davacı şirketin 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin olarak sahte fatura düzenlemek şüphesi ile Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından incelemeye alındığını, bu sebeple şirketin faturalarında yer alan KDV miktarlarının müvekkil şirket tarafından beyannamelerinde mahsup edilemediğinden 1.254.552,29 TL vergi dairesine ödemek zorunda kaldıklarını, müvekkili şirketin taşeron şirketlerin yaptığı işler karşılığında düzenlediği faturalarda tahakkuk eden KDV beyannamelerinde tahsil ettiği KDV miktarından mahsubunu yaptığını, mahsubu gereken KDV’nin tahsil edilenden fazla olması halinde fazla ise KDV alacaklısı olarak kaldığını, tahsil edilen mahsup edilecek KDV’den fazla ise aradaki farkın Vergi Dairesine ödendiğini, davalının özel esaslara tabi olduğunun öğrenilmesinden sonra indiriminden çıkardığını, müvekkili tarafından davacının içinde bulunduğu durum nedeniyle Vergi Dairesi’ne ödenen KDV miktarının mahsubunu gerçekleştiremediğinden dolayı müvekkili şirketin uğradığı zarar nedeniyle davacı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, dosyaya itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasının Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, dosyanın bekletici mesele yapılmasının gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP; Davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge fatura kullanmadığının müvekkil hakkında yapılan vergi incelemesi ile tespit edildiğini, resmi yazı defaatle davalıya tebliğ edildiği halde davalının borcundan kurtulmak için bu durumu bahane olarak gösterdiğini, Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 23.05.2019 tarihli yazısı ile müvekkilinin özel esaslardan çıkarılarak genel esaslara alındığını,, davalının kendi usulsüzleri ile mevzuata hakim olmaması nedeniyle düzenlenen faturaların kayıtlarından çıkarıldığını, sonradan da olsa KDV mahsup imkanının bizzat davalının kendi kusuru ile ortadan kalktığını, davalının cevap dilekçesinde müvekkiline olan borcundan kurtulmak için defterlerinde usulsüzlük yaptığını ikrar ettiğini, müvekkilinin edimlerini süresinde ve tam olarak yerine getirdiğini, davalının bekletici mesele talebine konu Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının reddedildiğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığından yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının edimlerini yerine getirmemesinin müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, davacının işçilerine müvekkili tarafından ödeme yapıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davacı şirketin işçi ücretlerini ödediğini gösterir evrakların ibraz edildiğinde hakkediş ödemelerinin yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak davacı tarafın kendi işçilerinin ücretlerini ödemediğinden davacı şirketin işçilerinin müvekkili şirkete karşı dava açtığını, ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında 02.01.2017 tarihli sözleşme ve 17.05.2017 tarihli sözleşme imzalandığı, bu sözleşmeler kapsamında davalı tarafından bir kısım ödemelerin yapıldığı, sözleşme bedeli konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın mahkememizin yetkili olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinde açılıp açılmadığı, tarafların eser sözleşmeleri gereğince edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirip getirmediği, sözleşmeler nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası celbedilmiş olmakla tetkikinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 1.928.491,15 TL’nin tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin davalının itirazı ile durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan 18/10/2022 tarihli Bilirkişi Heyet Kök Raporunda özetle; davacının huzurdaki davada yer alan talepleri ile ilgili olarak bilirkişi heyetince görüş belirtilip hesaplama yapılabilmesi için; davacı tarafça huzurdaki davaya konu ettiği ... Duvar İşleri 8, 9, 10 ve Betonarme Kaba İnşaat İşleri 15, 16, 17 nolu hakedişlerin kapak sayfaları ve arkasında bulunan ekler dahil olarak (her bir hakediş ayrı ayrı olacak şekilde) dava dosyasına sunulması, davalı tarafın da davaya konu .... Duvar İşleri 8, 9, 10 ve Betonarme Kaba İsşaat İşleri L5, 16, 17 nolu hakedişlerin hangilerinin kabullerinde olduğu ile ilgili beyanda bulunmaları gerekeceğini, davalı tarafça davacı işçilerine ve SGK'na davacı adına yapılan tüm ödemelere ait belgelerin (ödeme belgeleri vb.) dava dosyasına sunulması gerekeceğini, davalı tarafından davacının eksik ve hatalı yaptığı imalatların belgelerle (tutanaklar, iş emideri vb.) ispatlanması, bu eksik ve hatalı imalatların yıkılarak yeniden yapıldığını ispatlar (tutanaklar, eksikleri tamamlayan ve hataları düzekten yeni taşeron ile yapılan sözleşmeler, bu yeni taşeronla yapılan hakedişler ve bu yeni taşerona yapılan ödemeleri ispatlar ödeme belgelerinin tamatmının vb.) ispatlanması ve davacının eksik ve hatalı yapmış olduğu işlerin başka bir taşerona yaptırılması için ödemiş oldukları toplam tutara ait ödeme dökümünün dava dosyasına sunulması gerekeceği şeklinde görüş sunulmuştur.
Mahkememizce alınan 03/02/2023 tarihli Bilirkişi Heyet Ek Raporunda özetle;Tarafların ticari defter ve cari hesap ekstrelerindeki hatalı işlemlerin düzeltilmesi ile icra takip tarihinde davacı davalıdan 1.482.925,55 TL alacaklı iken, davalının davacıya 338.165,61 TL borçlu gözüktüğünü, yanlar arasında 1.144.759,94 TL ihtilaf bulunduğunu, taraflar arasındaki ihtilafın 1.120.479,53 TL'sinin 09.07.2019 tarihinde davacı tarafından davalıya kesilen 4 adet faturadan, 24.280,39 TL'nin ise 16.04.2018 tarihinde davalının davacı adına davacının işçilerine yaptığı maaş ödemelerinden kaynaklandığını, davacının davalıya düzenlediği 1.120.479,53 TL'lik faturaların tevkifatlı ve stopaj kesintisi yapılmış olarak düzenlenmesi gerektiğini, davacının - faturalarındaki yanlışlıkların ve davalının davacı adına ödediği sabit olan işçi maaşlarının düşülmesi ile 1.482.925,55 TL — 79.772,94 TL — 24.280,39 TL=1.378.872,22 TL davacının davalıdan alacaklı olduğunu, yapılan teknik incelemelerde, davalının kaşe imzası bulunan 8 ve 15 nolu hakediş toplamı 241.575,59 TL olduğu, 9,10,16 ve 17 nolu toplamı 799.130,80 TL olan hakedişlerde davalı kaşe imzası olmadığını, davacı ve davalı tarafından kesin hakedişlerin sunulmaması nedeni ile toplam yaptığı iş tutarının aldığı ödeme tutarı ile kıyaslanamadığını, onaylı ve onaysız hakkedişlerin davacı alacağı olduğu kanaatine varılması durumunda; davacının 1.378.872,22 TL alacaklı olduğunu, davacı yanında çalışan işçilerin devam eden davaları olduğu için, davacının nakit teminat kesintilerinden olan alacağının muaccel olmadığına kanaat edilmesi halinde, 1.378.872,22 TL - 419.507,43 TL nakit teminat kesintileri =959.364,79 TL kalan davacı alacağı olduğunu, sadece onaylı hakkedişlerin davacı alacağı olduğu kanaatine varılması durumunda, davacının 1.378.872,22 TL 799.130,80 TL=579,741,42 TL alacaklı olduğunu, davacı yanında çalışan işçilerin devam eden davaları olduğu için, davacının nakit teminat kesintilerinden olan alacağının muaccel olmadığına kanaat edilmesi halinde, 579.741,42 TL-419.507,43 TL nakit teminat kesintileri=160.233,99 TL kalan davacı alacağı olduğunu, davalının, davacı yanında çalışan işçilerin açtığı davalar nedeniyle 806.185,29 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia ederek, davacı alacağından mahsup edilmesini talep ettiğini, bahse konu gerek davalara gerekse ödemelere ilişkin evrakların tam olarak dosyaya ibraz edilmediğini, yine dosyada bulunan bir kısım dava evraklarından, dava açan işçilerin dava konusu ettiği sürelerin tamamında davacı yanında çalışmadığını, dava dışı başka taşeronlarda da çalışmış olduğunu, bu nedenle davalının dava açan işçiler yönünden, tüm dava evrakları, kesinleşmiş kararları ve tüm ödeme evrakları ile davacının ödenen tutarlardan ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin, söz konusu işçilerin davacı yanın çalıştığı dönemleri ispata yarar belge sunması halinde değerlendirme yapılabileceğini, davalının 08.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talep ettiği hususların Mali yönden değerlendirilemediğini, davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi olduğu, ancak rapor içerisinde görüleceği üzere, dava konusu ihtilaf yönünden çok fazla seçenekli hesaplama çıkabileceğini, Mahkemece davacı alacağının kabulü halinde, davacı tarafından davalıya gönderilen Beyoğlu ....Noterliği 29.07.2019 tarih ... Yevm. Nolu ihtarname ile; “7.795.708,48 TL'nin sözleşmenin haksız olarak feshedildiği 17.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 1 gün içinde ödenmesi" ihtaren bildirildiği, davalının ihtarnameyi 01.08.2019 tarihine tebliğ aldığı, dolayısıyla davalının 02.08.2019 tarihinde temerrüde düştüğü, ancak ihtarname içerisinde fesih tarihi olan 17.05.2018 tarihinden itibaren faiz talep edildiğini, temerrüt olarak alınacak tarihin Mahkemenizin takdirlerinde olduğu şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Mahkememizce alınan 15/06/2023 tarihli Bilirkişi Heyet Ek Raporunda özetle; Mali yönden tarafların itirazları rapor içerisinde tek tek cevaplanmış olmakla, birinci ek raporda yapılan tespit ve görüşlerinde bir değişiklik olmadığını, sadece teknik incelemeler neticesinde, davacının yaptığı eksik işlerden dolayı davalının 60.865,69 TL talep edebileceğine kanaat edilmesi neticesinde yeniden yapılan hesaplamaların aşağıdaki gibi olduğu, onaylı ve onaysız hakkedişlerin davacı alacağı olduğu kanaatine varılması durumunda, davacının 1.318.006,53 TL alacaklı olduğunu, davacı yanında çalışan işçilerin devam eden davaları olduğu için, davacının nakit teminat kesintilerinden olan alacağının muaccel olmadığına kanaat edilmesi halinde, 1.318.006,53 TL - 419,507,43 TL nakit teminat kesintileri= 898.499,10 TL kalan davacı alacağı olduğunu, sadece onaylı hakkedişlerin davacı alacağı olduğu kanaatine varılması durumunda, davacının 1.318.006,53 TL — 799.130,80 TL=518.875,73 TL alacaklı olduğunu, davacı yanında çalışan işçilerin devam eden davaları olduğu için, davacının nakit teminat kesintilerinden olan alacağının muaccel olmadığına kanaat edilmesi halinde, 518.875,73 TL - 419.507,43 TL nakit teminat kesintileri =99.368,30 TL kalan davacı alacağı olduğunu, davalının davacı işçilerine ödediği 24.280,39 TL maaş ve davacı adına SGK'ya ödediği 612.969,00 TL'ye ilişkin sözleşme gereği 9025 cezai şart taleplerinin Mahkememiz takdirlerinde olduğu ve varılacak sonuca göre hesaplanan alacak rakamlarından düşülmesi gerekeceğini, Mahkeme tarafından davacı altişveren ... Taahhüt şirketinin sözleşmeye konu işleri bitirmesi gereken 30.11.2017 tarihinde tamamlamamış olduğunu, bu sebeple davalı işveren ... Yapı şirketi tarafından eksik kalan ve yıkılması gereken işlerin 01.09.2018 tarihli Altişveren Sözleşmesi ile başka bir altişverene (... İnşaata) tamamlatılmak zorunda kalındığı kararına varılması durumunda; davanın tarafları arasında imzalanan sözleşmenin 48. Maddesi gereği olarak davalı işveren şirketin davacı altişveren şirketten (2.119.236 TL x 10/100) 211.923,60 TL ve (30.11.2017 — 01.09.2018 tarih aralığı için 240 gün x 30.000 TL/gün) 7.200.000 TL olmak üzere toplam (211.923,60 TL + 7.200.000 TL) 7.411.923,60 TL talep etmekte haklı olacağı ve bu suretle davacının davalı taraftan yukarıda *Mali Yönden” yapılan hesaplamalar için de bir alacağından bahsedilemeyeceği şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında 02.01.2017 tarihli sözleşme ve 17.05.2017 tarihli sözleşme imzalandığı, bu sözleşmeler kapsamında davalı tarafından bir kısım ödemelerin yapıldığı, sözleşme bedeli konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, tarafların eser sözleşmeleri gereğince edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirip getirmediği, sözleşmeler nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de dava, yasal süreler içerisinde açılmış olmakla zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafça yetki itirazında bulunulmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırılmış ise de, HMK'nun 17.maddesinde düzenlenen yetki sözleşmesinin münhasır nitelikte ve itiraza tabi olduğu, davalı tarafın ise yetki itirazının süresinde olmadığı anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 02/01/2017 tarihli ... Projesi Altişveren Sözleşmesi ile ... projesinin her türlü kaba inşaat işlerinin davacı tarafından yapılmasının düzenlendiği, “Sözleşmenin Konusu ve İşin Yeri” başlıklı 5.maddesinde işin birim fiyat esasına göre yapılacağı ve keşif bedelinin KDV hariç 6.490.508,49 TL olarak belirlendiği, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan B.K. nın 355 ve devamı maddeleri sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Sözleşmenin “Sosyal Sigorta Yükümlülükleri” başlıklı 28.maddesinde “Alt işverenin sigortasız işçi çalıştırması kesinlikle yasaktır. Alt işveren her ne surette olursa olsun 18 yaşından küçük işçi çalıştıramaz. İşçilerin sigorta primleri alt işveren tarafından ödenecektir. ..Primler de yine kanuni süre içerisinde alt işveren tarafından kuruma ödenecektir. …Alt işverenin bu maddede belirtilen yükümlükleri zamanında ve tam olarak yerine getirmemesinden dolayı işverenin uğrayacağı her türlü zarardan alt işveren sorumlu olacaktır” “Hakediş ödemeleri” başlıklı 35.maddesinde, “İşveren tarafından onaylanarak hakkedişlerine dahil edilen imalatlara paralel olarak ekli Birim Fiyat ve Keşif Özeti tablosunda yer alan birim fiyatlar ve işveren tarafından onaylanan miktarlar dikkate alınarak alt işverenin hakkedişleri tanzim edilecektir. ..İşverence hakkedişlerin incelenmesi ve onayını takiben alt işverenle ilgili ayın 30’u itibariyle onaylı hakkediş tutarı kadar faturasını keserek işverene teslim edecektir. Ödemeler fatura kesimini takip eden ayın içerisinde, 2 taksitte fatura karşılığı yapılacaktır”, “Kesin Hakediş ve Hesap Tasfiyesi” başlıklı 36.maddesinde “Hesap tasfiyesi, bütün işlerin eksiksiz tamamlanması, kesin hesabın yapılması ve ardından geçici kabulün yapılmasından sonra yapılacaktır. Ancak işin feshi ve/veya tasfiyesi halinde o ana kadar yapılmış işler itibariyle kesin hesap çıkarılarak kesin hakkediş düzenlenir”, “Fatura verilmesi ve para birimi” başlıklı 37.maddesinde “Alt işveren onaylı hakkedişler tutarınca fatura verecektir. İşveren tarafından onaylanmayan hakediş ve işler için alt işveren tarafından kesilen faturalar kabul edilmeyecek olup, iade edilecektir veya aynı tutarda iade faturası kesilecektir” , “Cezalar” başlıklı 48.maddesinde “Alt işveren tamamlanma tarihinde işleri ikmal edemez ve cezalı süre 30 günü geçerse, işveren gecikme cezasını keserek işlere devam ettirmek ya da sözleşmeyi feshetmekte yetkili ve tamamen serbesttir…Alt işverenin kendi ve/veya taşeronlarının işçi maaşlarının, sigorta ödemelerinin ve diğer işveren ile müteselsil sorumluluk paylaşılan hususlarda işverene yöneltilen diğer her türlü giderlerin, işveren tarafından ödenmek zorunda bırakılması durumunda, işveren tarafından ödenen ilgili tutarın % 25’i kadar ilave hizmet bedelini işverenin alt işverenden talep etme hakkı doğacak olup, alt işveren işbu tutarı ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İşbu tutar alt işveren hakediş ve ödemelerinden kesinti yapılmak üzere tahsil edilebilir”, “Sözleşmenin Feshi” başlıklı 49.maddesinde “Alt işveren..tamamlama tarihinde işleri ikmal edemez veya işleri zamanında tamamlayamayacağı anlaşılırsa ve cezalı gecikme süresi 30 günü geçerse veya…alt işverenin sözleşme eki olan ceza listesindeki feshe konulu ceza maddelerine uymaması hallerinde işveren başkaca bir ihtar çekmeye ya da hüküm almaya hacet kalmaksızın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilecektir” şeklinde düzenlenmiştir.
Davalı tarafından davacı şirkete gönderilen Kadıköy ... Noterliği'nin 07/05/2018 tarih. ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşme tek taraflı olarak feshedilmiştir.
Davacı taraf, davalının 8, 9, 10, 15, 16, 17 no'lu hakedişlerini ödemediğini iddia etmekte olup, 8 no'lu 101.269,50 TL bedelli hakediş belgesi ve 15 no'lu 140.123,56 TL bedelli hakediş belgesi davalı kaşe ve imzasını içerdiği, 9-10-16-17 no'lu toplam 799.130,80 TL bedelli hakediş belgelerinin ise davalı kaşe ve imzasını içermediği tespit edilmiştir. Taraflara arasında imzalanan sözleşmenin “Hakediş ödemeleri” başlıklı 35.maddesinde, “İşveren tarafından onaylanarak hakkedişlerine dahil edilen imalatlara paralel olarak ekli Birim Fiyat ve Keşif Özeti tablosunda yer alan birim fiyatlar ve işveren tarafından onaylanan miktarlar dikkate alınarak alt işverenin hakkedişleri tanzim edilecektir. ..İşverence hakkedişlerin incelenmesi ve onayını takiben alt işverenle ilgili ayın 30’u itibariyle onaylı hakkediş tutarı kadar faturasını keserek işverene teslim edecektir. Ödemeler fatura kesimini takip eden ayın içerisinde, 2 taksitte fatura karşılığı yapılacaktır”, “Kesin Hakediş ve Hesap Tasfiyesi” başlıklı 36.maddesinde “Hesap tasfiyesi, bütün işlerin eksiksiz tamamlanması, kesin hesabın yapılması ve ardından geçici kabulün yapılmasından sonra yapılacaktır. Ancak işin feshi ve/veya tasfiyesi halinde o ana kadar yapılmış işler itibariyle kesin hesap çıkarılarak kesin hakkediş düzenlenir”, “Fatura verilmesi ve para birimi” başlıklı 37.maddesinde “Alt işveren onaylı hakkedişler tutarınca fatura verecektir. İşveren tarafından onaylanmayan hakediş ve işler için alt işveren tarafından kesilen faturalar kabul edilmeyecek olup, iade edilecektir veya aynı tutarda iade faturası kesilecektir” şeklinde düzenlenmiştir.
Davalı taraf, davacının edimlerini yerine getirmemiş olması nedeniyle mağdur olduğunu, davacının vergi incelemesi sürecinde üstlendiği edimleri yerine getirmediğini, çalışan bordrolu işçilerin ücretlerini ödemediğini belirtmiştir.
Davalı taraf davacının cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu belirtmiştir. Sözleşmede belirlene cezai şart, ifaya ekli cezai şart niteliği taşıması nedeniyle sözleşmede aksine bir hüküm bulunmaması halinde, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere sözleşmenin feshi halinde istenmesi mümkün değildir. Bununla birlikte taraflar arasında imzalanan sözleşmede sözleşmenin feshi halinde de cezai şart istenebileceği belirtilmiştir.
Eser sözleşmesi ilişkilerinde sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükmüne göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu ve TBK'nın 477/son maddesi hükmü gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Kural olarak açık ve gizli ayıplarda az yukarıda açıklandığı gibi ihbar zorunluluğu bulunmakla birlikte, ayıp garantisi bulunması halinde işi yapan taşeron ya da yüklenici garanti vermekle iş sahibinin açık ayıplarda muayene ve süresinde ihbar yükümlülüğünü, gizli ayıplar yönününde de derhal ihbar yükümlülüğünü kaldırmayı ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları bedelsiz olarak gidermeyi üstlenmiş demektir. Garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili iş sahibi ayıp ihbarında bulunmak zorunda kalmaksızın zamanaşımı süresi içinde ayıbın giderilmesi ve zararlarını isteyebileceği gibi, iş bedeline karşı ayıp def'ini de ileri sürebilir.( 15.H.D. 2016/112, 2016/4146, 06.10.2016 )
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddeleri uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, gerek doktrinde gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer. Bu kabul, adi karine niteliğindedir. Nitekim; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin istikrar bulmuş içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığı kabul edilir. Ancak, sözleşme feshedilmiş ve işin üçüncü kişiye yaptırıldığı ileri sürülmüşse, bu kez karine, üçüncü kişi yararına oluşmaktadır. Elbette, her iki durumda da, bu karinelerin aksini ileri süren tarafın, bu savunmasını kanıtlanması mümkündür. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/423 Esas, 2021/1860 Karar).
HMK'nun 222/2 maddesi gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiş olup, davacı ticari defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yapılmadığı ve davacı lehine delil niteliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı ticari defterleri yönünden ise davalı lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının iki ayrı hesapta tutulduğu, hesaplardan birinde 65.236,75 TL borçlu, diğer hesapta ise 403.402,37 TL alacaklı görünmekte iken 03/03/2019 tarihinde "sözleşme şartlarının yerine getirilmemesinden kaynaklı irat kaydı" açıklaması ile davacının net olarak 338.165,61 TL alacağını sıfırladığı, bu borç kaydı dikkate alınmadığı taktirde ise davacıya 338.165,61 TL borçlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalıya toplam 1.120.479,53 TL bedelli 4 adet fatura düzenlenmiştir. Faturalardan 24.280,39 TL'lik fatura 16/04/2018 tarihinde davalının davacı adına davacı işçilerine ödediği maaş ödemelerinden kaynaklanmaktadır. Faturaların tevkifatlı ve stopaj kesintisi yapılmaksızın düzenlendiği hususu nazara alınarak bilirkişi raporunda bu miktar ve davalı tarafından davacı işçilerine ödenen 24.280,39 TL bedel düşüldüğünde davacı tarafından düzenlenen fatura toplam bedeli 1.378.872,22 TL olarak hesaplanmıştır.
Davacı taraf eser sözleşmesi nedeniyle alacaklı olduğundan bahisle işbu davayı açmış olup, yapılan iş nedeniyle kesilen fatura tutarından davacı işçileri için ödenen bedel ve hatalı işlemler mahsup edildiği taktirde davacı tarafından kesilen toplam fatura bedelinin 1.378.872,22 TL olarak hesaplanmış ise de, davacının dayandığı ticari defterlerin usulüne uygun tutulmamış olması nedeniyle lehine delil niteliği taşıyamayacağı,faturalara dayanak ve talebe konu 9-10-16-17 no'lu toplam 799.130,80 TL bedelli hakediş belgelerinin davalı kaşe ve imzasını içermediği, davacı yanında çalışan işçiler tarafından açılan davalar devam ettiğinden bu aşamada teminat iadesinden de söz edilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafın muaccel alacak iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
-
Alınması gereken 269,85. TL harçtan, peşin alınan 23.291,35 TL harcın tenzili sonucu fazla yatırılan 23.021,50 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına takdir olunan 188.785,42 . TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgiliye iadesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 20/09/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49