SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/925 E. 2023/722 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/925

Karar No

2023/722

Karar Tarihi

7 Temmuz 2023

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/925 Esas

KARAR NO : 2023/722

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 05/11/2021

KARAR TARİHİ : 07/07/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 29/08/2023

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

İSTEM:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... numaralı Emtea Blok Abonman Sigorta Poliçesi

ile sigortalanan Sigortalı .... San. ve Tic. A.Ş.’ye ait kesik parça deri

cinsi emtiaların, davalı sorumluluğunda, .... – .... plakalı Tır ile

Slovenya’dan Gemlik Bursa’ya nakliyesi esnasında emtiaların hasara uğradığını,

nakliye işleminin davalılar tarafından gerçekleştirildiğini,

fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak 4.061,44 Euro

(asıl alacak) sigortalı zararının, müvekkili şirket tarafından tazmin edilmiş olup TTK ve

poliçe hükümleri ile İbraname ve 14.05.2019 Tarihli Banka ödeme dekontu halefiyet

kuralları ve sigortalının temlik talebi gereğince TBK ilgili hükümleri temlik esasına göre

sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin TTK ve ilgili konvansiyon hükümleri ile

davalıya rücu hakkı doğduğunu, davalılara müracaatta bulunulduğunu, akabinde

arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ancak sonuç alınamadığını,

2 No’lu davalının Arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, işbu sebeple arabuluculuk

kanunu md 18/A(11) maddesi uyarınca davadaki yargılama gideri ve vekalet ücreti ile

ilgili hükmün yargılamada Sayın Mahkemece dikkate alınmasını talep ettiklerini, 1 No’lu davalı ...’a Navlun Faturası’na ve CMR Belgesi’ne istinaden Taşıyan-

Forwarder sıfatıyla dava açıldığını,

2 No’lu Davalı .... Şirketine ...’e CMR Belgesi’ne

istinaden Taşıyan sıfatıyla dava açıldığını,

emtiaların, Slovenya’dan Gemlik Bursa’ya nakliyesi esnasında davalılar tarafından

gerçekleştirilen taşımada Tır içerisindeki dorse içerisine taşıma esnasında giren

mültecilerin, emtiaya zarar vermesi sebebiyle hasara uğradığının tesit edildiğini, CMR

Belgesi’ne Hasara ilişkin olarak “5 Koli Hasarlı teslim alındı” hasar notunun

düşüldüğünü, işbu tutanak/hasar şerhinin davalıların söz konusu taşımayı

gerçekleştirdiğini ve nakliye sürecindeki hasardan sorumlu olduğunun ispatı olduğunu,

emtiaların nakliye esnasında hasarlandığının ve davalıların meydana gelen kayıp ve

hasardan sorumlu olduğunun tespit edildiğini, emtiaların nakliye esnasında ve

davalının sorumluluğunda hasara uğradığının tartışmasız olduğunu, oluşan hasarın

tespitine müteakip polis tarafından tutanak tutulduğunu ayrıca firma yetkilileri ve araç

sürücüsünün imzasını içeren Polis Tutanakları-Hasar Tutanağı tanzim edildiğini, davacı

nakliyeciye İhtarname gönderildiğini akabinde ekspertiz çalışması yapıldığını ve

ekspertiz Raporu düzenlendiğini, hasarın taşıma esnasında emtianın davalının

sorumluluğunda zarar görmesi sebebiyle yani nakliye esnasında meydana geldiğinin

ekspertizlerce tespit edildiğini, hasara ilişkin CMR belgesine şerh düşüldüğünün ve

tarafların katılımıyla hasara ilişkin tespitler yazılarak imzalandığının dosya

kapsamından anlaşıldığını, bu bilgiler ışığında hasarın davalı taşıyıcı sorumluluğunda –

taşıma esnasında meydana geldiğinin sabit olduğunu, Sigorta Kanunu’nun 22.

Maddesinin 17. fıkrasında; aynı maddenin 13. fıkrası uyarınca tarafsız olmak zorunda

olan eksperlerin düzenlediği raporun “delil” niteliğinde olduğunun belirtildiğini, davalının basiretli bir taşıyıcı olarak gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olması

neticesinde işbu hasarın meydana geldiğini, öncelikle taşıma işlemini gerçekleştiren 1

No’lu davalı ... ve fiili nakliyeci olarak 2 No’lu davalı ....

Şirketine ...’un sorumluluğunun bulunduğunu, davalılara müracaatta

bulunulduğunu, akabinde arabuluculuk görüşmesi yapılmış ancak sonuç alınamadığını,

dava konusu icra takibinin T.C. Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı

dosyası ile 10.02.2020 tarihinde başlatılmış olup davalının itirazlarına müteakip

07.09.2021 Tarihinde icra dosyası ve tüm fer’ileri için arabuluculuk başvurusu

yapıldığını, Arabuluculuk sürecinin 25.10.2021 Tarihinde anlaşmama ile

sonuçlandığını, davalıların borca itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ olmadığını, bu

sebeple hukuki sürelerin korunmakta olup işbu davanın açılması gereğinin doğduğunu,

belirterek, müvekkili tarafça açıklanan nedenlerle, müvekkilinin davalılardan olan 4.334,57

Euro alacağına ilişkin T.C. Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı

dosyasına vaki İtirazın İptali ile Takibin Euro üzerinden devamını, iş bu talepleri kabul

edilmediği takdirde davanın alacak davası olarak devamını, dava dışı sigortalıya ödeme

tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kamu banka Euro faizi ile birlikte davalılardan

müteselsilen tahsiline, alacakları likit ve belirlenebilir olduğundan %20’den az olmayan

oranda icra inkar tazminatı, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine, 1136 sayılı

Avukatlık Kanunu uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin adlarına hükmedilmesine karar

verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

YANIT:

Davalı .... Nakliyat Ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uluslararası taşımacılıktan kaynaklanan bir uyuşmazlık olduğundan

Anayasanın 90. Maddesinin son fıkrası hükmü gereğince CMR Konvansiyonu

hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, taşıma faaliyetinin, davacının dava dilekçesinde de ikrar ettiği ve taşımaya ilişkin

CMR belgesinde de görüldüğü üzere 19/04/2019 tarihinde gerçekleştirildiğini ve alıcıya

teslimin gerçekleştiğini, davacı sigorta şirketi, iddia edilen hasara ilişkin sigortalısına

ödeme yaptıktan sonra 10/02/2020 tarihinde müvekkili taraf aleyhine icra takibi

başlatıldığını ve 09/10/2020 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğunu, akabinde

karşı tarafça 07/09/2021 tarihinde arabuluculuk süreci başlatıldığını ve sürecin

25/10/2021 tarihinde anlaşmama tutanağı ile sona erdirildiğini, işbu dava konusu

olayda her ne kadar taşıma zaman aşımı süresi teslim ile başlasa da karşı tarafça

yapılan icra takibi ve borca itiraz ile zaman aşımının kesildiğini ve en son yapılan usuli

işlem olan borca itirazdan itibaren işlemeye başladığını, arabuluculuk sürecinde

durduğunu ve en son olarak 27/10/2021 tarihinde dolduğunu, zaman aşımı dolduktan

sonra 05/11/2021 tarihinde açılan işbu davanın zamanaşımı sebebiyle reddinin

gerektiğini,

iddia edilen hasara ilişkin müvekkili şirkete yasal süresi içerisinde hasar ihbarı

yapılmadığını, CMR Konvansiyonu 30. Madde gereğince hak düşürücü sürede geçerli

bir ihbar bildirimi yapılmadığını,

her ne kadar işbu dava müvekkili şirket ve ...şirketine izafeten

müvekkili şirkete açılmış olsa da müvekkili şirket ile ... firmasının

hiçbir ilişkisinin bulunmamakta olup iki firmanın da yetkililerinin, faaliyet merkezlerinin

ve ortaklarının birbirinden farklı ve tamamen ayrı firmalar olduğunu, hiçbir şekilde

acentelik veyahut organik bağ bulunmadığından işbu davanın ...

şirketine izafeten ... Nakliyat ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti.’nin pasif husumeti

yokluğundan reddinin gerektiğini, söz konusu mallar müvekkili şirketin himayesine

geçmeden direkt alt / fiili taşıyan .... tarafından teslim alındığını ve

taşıma faaliyeti gerçekleştirilerek alıcıya tesliminin sağlandığını, dolayısıyla kabul

anlamına gelmemek üzere herhangi bir hasarın varlığından bahsedilecek olsa dahi

mallar müvekkili şirketin himayesine geçmediğinden müvekkili şirkete herhangi bir

kusur atfının da yapılamayacak olup işbu davanın reddinin gerektiğini, halefiyete ilişkin şartlar sağlanmadığından davacı sigorta şirketinin aktif dava

ehliyetinin bulunmadığını, Nakliye Sigorta Sertifikası’nın taşıma faaliyetinden sonra

tanzim edildiğini, dava konusu emtiaların 09/04/2019 tarihinde müvekkili şirkete teslim

edildiği ve bu suretle taşıma faaliyetinin başladığı davacı tarafça dava dilekçesinde

ikrar edilmişken yükleme ve yola çıkıldıktan sonra yapılan 15/04/2019 tarihli poliçe

sertifikasının ve poliçe teminatının işbu taşımayı kapsamadığının aşikar olduğunu, bu

durumda taşıma sigorta teminatı altına alınmadığından davacı sigorta şirketinin de

dava dışı sigortalısının haklarına hale olmadığını ve dolayısıyla davacı tarafından

sigortalıya yapılan ödemenin bir lütuf ödemesi olduğunu, sigorta şirketinin, sigortalısına

hatır ödemesi niteliğinde yaptığı ödemelerin, zarar veren 3. Kişilere halefiyete bağlı

rücu hakkını ortadan kaldırdığını, dolayısıyla davacı tarafın halefiyetinden

bahsedilemeyecek olup işbu davanın reddinin gerektiğini, ayrıca iddia edilen hasara

ilişkin tutulan herhangi bir hasar tespit tutanağı vb. herhangi bir evrak bulunmadığı gibi

davacı tarafından sunulan CMR belgesinde ne müvekkili şirketin ne de fiili taşıyan

...’un imzasının yer almadığını, dolayısıyla kabul anlamına

gelmemek üzere herhangi bir hasarın var olduğu düşünülse dahi hasarın teminat

kapsamında olmadığını,

zarar iddiasının ve miktarının davacı tarafça ispat edilemediğini, davacı tarafın yalnızca

tek taraflı aldırmış olduğu ekspertiz raporuna dayanarak taşıma konusu emtiaların

hasarlı olduğunu ve bu hasardan müvekkili şirketin sorumlu olduğunu iddia ettiğini, işbu

objektiflikten uzak ve hakkaniyete aykırı raporun hükme esas alınmamasının

gerektiğini, aksi kabul anlamına gelmemek üzere rapordaki tespitlerin baz alınması

halinde dahi raporun kendi içerisinde çelişkili ifadeler barındırmakta olup hukuki

dayanaktan da yoksun olduğunu, zira raporda araca mülteci girdiği ve bu konuyla ilgili

kolluk kuvvetleri tarafından tutanak tutulmasının akabinde yapılan kontrol neticesinde 5

kolinin hasarlı olduğu belirtilerek bu durumdan müvekkili şirketin sorumlu tutulduğunu

fakat aracın içine mültecilerin girmesinin müvekkili şirketin bilgisi dahilinde gelişen bir

durum olmadığı gibi girmesinin müvekkili şirket tarafından önlenebilecek bir durum

olmadığını, dolayısıyla eksik inceleme neticesinde tanzim edilen işbu raporun hükme

esas alınmamasını talep ettiklerini,

davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunun hatalı ve denetimden yoksun olduğunu,

zira iddia edilen hasarın varlığının dahi ispat edilemediğini, bununla birlikte hasar

sebebiyle meydana geldiği iddia edilen zarar ile müvekkili şirketin kusur / kusursuzluğu

arasındaki illiyet bağının ortaya konamadığını, hasarı ve kusuru kabul anlamına

gelmemek üzere bir an için varlığı düşünülse dahi meydana gelen hasarın müvekkili

şirketin kusuru sebebiyle değil, tıra hukuka aykırı şekilde giren mülteciler tarafından

yapılıp yapılmadığının araştırılmasının gerektiğini, bu sebeple müvekkilinin

sorumluluğunun bulunması halinde bile mültecilerin faaliyetinin illiyet bağını kesen bir

sebep olarak kabul edilmesinin gerektiğini,

gönderinin yola ve yüke mutad olarak ambalajlandığının ve/veya istiflendiğinin tespit

edilemediğini, CMR 17. Madde gereğince, Yeterli Ambalajlama, İstifleme ve Yükleme

hususlarının kural olarak göndericinin sorumluluğunda olup, bu nedenlerle oluşacak

zararlar nedeni ile taşıyıcı sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, taşıyıcının

hasardan sorumlu tutulabilmesi için taşıyıcının kusurunun davacı sigorta şirketi

tarafından ispatlanması ve yine emtianın ambalajının yol şartlarına elverişli biçimde

yapıldığının ispatlanması gerekirken bu hususların hiçbirisi gerçekleştirilmediğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müterafik kusur ve sınırlı sorumluluk

hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, bir an için taşıyıcı aleyhine bir tazminat

sorumluluğu doğacağı kabul edilse dahi, öncelikle davacı tarafın zarar uğradığını

kanıtlamasının gerekecek olup, bir an için zararın kanıtlandığı varsayıldığında da

davacının gerçek zararının ancak ve ancak CMR Konvansiyonunda yer alan sınırlama

uyarınca hesaplanmasının gerekeceğini, davacının talebinin ise CMR Konvansiyonu

  1. ve 25. madde hükümlerine uygunluğunun belli olmadığını,

alacağın likid olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini,

açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, itirazlarının

kabulü ile haksız davanın reddini, yargılama masrafları ile vekalet ücretlerinin davacı

tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.

KANITLAR VE GEREKÇE:

-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

-Mahkememizce icra dosyası, hasar dosyası, ödeme evrakları dosya arasına alınmış ve diğer tüm deliller toplanmıştır.

-Küçükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı ... Nakliyat Ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi aleyhine 4.061,44 Euro asıl alacak, 273,13 Euro takip öncesi faiz olmak üzere toplam 4.334,57 Euro üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının bulunmadığı, davalı ... Nakliyat Ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.

-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.

-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).

-Somut olayda davacı tarafın, davalı ile dava dışı üçüncü kişi arasında imzalanan taşıma sözleşmesi nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından emtia taşıma sigorta poliçesine dayalı olarak ödenen bedelin davalı tarafın CMR hükümleri kapsamında sorumlu olduğunu iddia ettiği görülmektedir.

-TTK’nun 1301. maddesi uyarınca rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir.

-TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.

-Türk Ticaret Kanunu'nun 862. Ve 863. Maddelerinde ; (1) Eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla yükümlüdür....(1) Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür" düzenlemelerine yer verilmiştir.

-Taraflar arasında uluslararası karayolu taşımasına ilişkin anlaşma bulunduğu, yükü, taşımayı akdi ve fiili taşıyıcı taraf sıfatıyla gerçekleştirenlerin ... Nakliyat Ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi ve ... Şirketi olduğu hususlarında bir tereddüt bulunmamaktadır. Gerçekten de CMR Konvansiyonu'nun 2. maddesi uyarınca kural olarak mal yüklü taşıtın, Konvansiyonun 14. maddesi hükmünün uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde CMR Konvansiyonu hükümleri taşımanın tümü için uygulanacaktır. (Yargıtay 11. HD.'nin 24/12/2015 tarih ve 2014/18962 Esas-2015/13905 Karar sayılı ilamı)

-CMR Konvansiyonunun 17. maddesi uyarınca taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar yükte meydana gelecek hasardan sorumludur. Sözleşmenin 17/4-c maddesi uyarınca taşıyıcı hasarın, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınmasından, yüklenmesinden, istif edilmesinden veya boşaltılmasından kaynaklandığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Bununla birlikte yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile taşıyıcının, malın sağlam ve tam olarak teslimi sorumluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalajlanması itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında nezaret görevi mevcuttur. Buna göre, taşıyıcının göndereni uyarması gerekmekte olup, bu uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılması gerekmektedir.

-CMR Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca taşıyıcı zayi ve hasarın kendisine isnat edilmeyecek bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabilir. Yani taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için olayda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlaması gerekir.(Yargıtay 11. HD.'nin 16/09/2013 tarih ve 2012/15448 Esas-2013/15829 Karar sayılı ilamı )

-Mahkememiz dosyası tazminat talebine konu nakliye işinden kaynaklandığı iddia edilen zarar nedeniyle davalıların bir kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının rücuen tazminat talebinde bulunup bulunamayacağı, ödenen tazminat miktarından davalıların sorumlu olup olmadığı, sorumlu iseler rücu edilebilecek tazminat miktarının ne olduğu, zarar gördüğü iddia edilen emtiaların imha edildiğinin bildirilmesi sebebiyle dosya kapsamında yer alan ekspertiz raporunda yapılan değerlendirme ve tespitlerin hükme esas teşkil edip edemeyeceği, ekspertiz raporunda tespit edilen miktarın kadri marufunda olup olmadığı hususlarının tespiti amacıyla taşıma, sigorta ve sektör (deri) alanında uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28/12/2022 tarihli raporda özetle; ... numaralı sigorta poliçesi

incelendiğinde 31.12.2018-2019 vadeli ICC A teminat yapısında depo primli blok nakliyat

abonman poliçesi olduğu, CMR belgesine göre 09.04.2019 tarihinde

yüklemenin yapıldığı akabinde mezkur poliçeye istinaden sigorta şirketi nezdinde

15.04.2019 tarihinde ... numaralı poliçe sertifikası düzenlendiği, sertifika üzerine de primin ... numaralı poliçe ile ödendiği bilgisi, sefer

vasıtasının plakası, yüklemeye konu emtianın bedeli, adet dağılımı, ağırlığı, dış ticaret

mevzuatına göre teslim şekli ile emtianın cinsi ve menşei bilgisi eklendiği, davaya konu hasarın, sigorta poliçesi teminatı

dahilinde olduğu .... Sigorta A.Ş tarafında tesis edilen hasar ödeme işleminin sigorta

tekniği açısından doğru olduğu ve bahse konu hasar ödemesinin ex-gratia (lütuf

ödemesi) olarak değerlendirilemeyeceği ve yine eksper raporunda takdir edilen hasar

tutarının doğru olduğu, Hem TTK 929.Maddesi hem de CMR

konvansiyonun 3. ve 17/3 maddeleri uyarınca taşıma komisyoncusu sıfatında olan davalı

tarafın yukarıdaki açıklamalarda gerçekleşen hasardan fiili taşımayı yapan tüzel kişilik ile

birlikte müteselsil olarak sorumlu olduğu, sorumluluk

uyarınca 6102 sayılı TTK’nın 1472.maddesinde ‘’ Sigortacı, sigorta tazminatını

ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı

sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal

eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya

diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi

ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.’’ hükmü doğrultusunda sigorta şirketinin teminat dahilinde ödediği hasar için sorumlu tarafa rücu hakkını

kullanabileceği, taşıma esnasında ezilme, ıslanma, kirlenme ve kötü koku sinmesi nedeniyle hasarlanan

parça deriler nedeniyle davacının sigortalısının 4.033,11 Euro zararının oluştuğu, CMR Konvansiyonun 23.maddesinin 3.fıkrası

uyarınca taşıyıcının yüke karşı sorumluluğu Kg. başına 8,33 SDR (SDR: Özel Çekme

Hakkı Para Birimi) ile sınırlandırıldığı, ancak CMR konvansiyonu 29.maddesinde ‘’ziya ve/veya hasar taşıyıcının kastı yahut

davaya bakmakla görevli mahkeme tarafından kasta eşdeğer tutulan ve taşıyıcıya tahmil

edilen ağır kusuru neticesinde vuku bulmuş ise CMR konvansiyonu 23-29. Maddeleri

arasında düzenlenen, taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran veya kısıtlayan ya da taşıyıcı

lehine ispat külfetini değiştiren hükümlerden yararlanamaz’’ hükmüne haiz olduğu, davalı tarafın

ağır kusurlu olup olmadığına ilişkin husus hukuki bir değerlendirme gerektirdiğinden

takdirinin mahkemeye ait olduğu, taşıyıcı kasta eşdeğer ağır kusurlu olarak sayılırsa 4.033,11 EUR hasar tutarının

tamamından sorumlu olacak ve kendisine rücu edilecek tutarın bu olması gerekeceği, ancak kasta eşdeğer ağır kusurlu sayılmaz ise o zaman da hasar tarihi itibariyle eksper

raporuyla tespit edilen 69,76 kg zarar gören emtia için; 69,76 x 8,33 = 581.10 SDR ile

sorumlu olacağı, TCMB arşiv kayıtları incelendiğinde hasar tarihi olan 19.04.2019

tarihinde

SDR/TRY kuru:8,0420 TL

EUR/TRY (Döviz Satış) Kurunun ise: 6,5250 TL

Olduğu, buna göre rücu tutarının 581,10 x 8,0420 = 4.673,21 TL

4.673,21 / 6,5250 = 716,20 EUR olacağı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.

-Tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda düzenlenen 30/03/2023 tarihli ek raporda özetle; asıl taşıyıcı ve fiili taşıyıcı yapılan taşımadan müşterek ve müteselsil olarak sorumlu

oldukları,

CMR Senedinde hasar notu düşüldüğü, buna göre hasarın süresinde ihbar edildiği, takdirin mahkemeye ait olduğu, teslim tarihinin 19.04.2019 olduğu, dava konusu icra takibinin ise T.C. Küçükçekmece ...

İcra Müdürlüğü .. E. sayılı dosyası ile 10.02.2020 tarihinde başlatılmış olduğu,

zamanaşımı süresinin dolmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, taşıyıcı kasta eşdeğer ağır kusurlu olarak sayılırsa 4.033,11 EUR hasar tutarının

tamamından sorumlu olacağı ve kendisine rücu edilecek tutarın bu olması gerekeceği,

ancak; kasta eşdeğer ağır kusurlu sayılmaz ise o zaman da hasar tarihi itibariyle eksper

raporuyla tespit edilen 69,76 kg zarar gören emtia için; 69,76 x 8,33 = 581.10 SDR ile

sorumlu olacağı ve sınırlı sorumluluk tutarının 716,20 EUR olacağı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.

-Yukarıda yer verilen açıklamalar ve bilirkişi raporuyla yapılan tespitler doğrultusunda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; ... Nakliyat Ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi ve ... Şirketi tarafından akdi ve fiili taşıyıcı sıfatıyla davacının sigortalısı ... San. ve Tic. A.Ş.’nin satın almış olduğu kesik parça deri cinsi emtiaların , 09.04.2019 tarihinde .... – ... plakalı tıra yüklenerek davalıların

sorumluluğunda, Slovenya’dan Gemlik Bursa’ya nakliyesinin yapıldığı, nakliye 19.04.2019 tarihinde eşyanın tahliyesi esnasında

emtiaların hasara uğradığının anlaşıldığı, taşınan emtialardan 182 adetinin ezilmek, ıslanmak ve kirlenmek suretiyle hasara uğradığı, bu hususun CMR senedine hasar notunun yazıldığı ve bu doğrultuda yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.

-Buna göre, dava konusu emtiadaki zararın fiili taşıyıcının hâkimiyetinde bulunduğu zaman diliminde meydana geldiği, Türk Ticaret Kanunu 875/1. Ve 1178. Maddeleri ile Cmr Konvansiyonunun 17. Maddesi gereğince akdi ve fiili taşıyıcıların bu zarardan sorumlu olduğu, dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'ne ait emtiada gerçekleşen zararın davacı .... Sigorta A.Ş.'nin sigortacı sıfatı ile düzenlediği Depo Primli Nakliye Abonman Poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödendiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 1472/1 bendinde açıklanan halefiyet kuralları gereğince davacı sigorta şirketin dava dışı sigortalının haklarına ödeme doğrultusunda halef olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.

-Bu doğrultuda alınan bilirkişi raporunda da ayrıntılarına yer verildiği üzere davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin olayın oluş şekline ve poliçeye uygun olarak yapıldığı, hasarlanan 182 adet deri emtianın kullanılamayacak halde olmasından dolayı imha edildikleri nazara alındığında davacının yaptığı ödemenin gerçek bir zarar ödemesi olduğu, lütuf ödemesi olmadığı, bu nedenle davacının rücu hakkının mevcut olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.

-Davacı tarafın rücu hakkının varlığının belirlenmesinin ardından rücu edilebilecek hasar miktarının belirlenmesi gerekmektedir. CMR Konvansiyonu hükümlerine göre taşıyıcı, taşıdığı emtiayı tam ve sağlam olarak alıcısına teslim ile yükümlüdür. Malların kısmen veya tamamen kaybından veya hasarından veya gecikmesinden sorumludur. Bu sorumluluk, kural olarak tam tazmin esasına değil, taşıyıcıya teslim edilen değerin iadesine yöneliktir. CMR Konvansiyonu'nda sorumluluk kapsamı, esas itibariyle 23-28. maddelerde düzenlenmiştir. Ancak, 23.5 ve 29. maddelerinde açıklanan haller, sınırlı sorumluluk kuralının istisnasını oluşturmaktadır. CMR 29. maddesi hükmüne göre, ağır kusurun varlığı halinde taşıyıcı, bu konvansiyonun taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran, sınırlayan veya ispat yükünü diğer tarafa yükleyen hükümlerinden yararlanamayacaktır. Bu halde, taşıyıcı tüm zararlardan sorumlu olacaktır.

-Yapılan açıklamalardan sonra hemen belirtmek gerekir ki davacı yan, zararın fiili taşıycının kast veya kasta eşdeğer bir kusurundan kaynaklandığına ilişkin bir delil ibraz etmediği gibi, zararın oluşum şekli gözetildiğinde de davalının ağır kusuruyla zarara sebebiyet verdiğini kabule imkan bulunmamaktadır. Bu nedenle bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen sınırlı sorumluluk miktarı uyarınca 716,20 Euro bedel yönünden davacının rücu isteminin yerinde olduğu anlaşıldığından, itirazın kısmen iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.

-Yukarıda ayrıntılarına yer verildiği üzere somut olayda ... Nakliyat Ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi ve ... Şirketi'nin fiili ve akdi taşıyıcı sıfatlarının bulunduğu kuşkusuzdur. Davacı sigorta şirketi tarafından rücu istemiyle başlatılan takip ... Nakliyat Ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'ne yöneltilmiş, yapılan itiraz üzerine açılan iş bu itirazın iptali davasında ise husumet ... Nakliyat Ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'ne ve ... Şirketi'ne izafeten ... Nakliyat Ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'ne yöneltilmiştir.

-Ve fakat dosyada mevcut taşıma senetleri, poliçe evrakları incelendiğinde ... Nakliyat Ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi ile ... Şirketi arasında TTK'nın 102.maddesi kapsamında bir acentelik ilişkisi bulunmadığı, bu hususta davacı tarafça herhangi bir bilgi ya da belge ibraz edilmediği, fiili taşıyıcı ... Şirketi'ne karşı asaleten dava açılmadığı, bu konuda şirkete asaleten icra takibi de yapılmadığı görülmekle, davanın acente sıfatı ile izafetten açıldığı dikkate alınarak acente sıfatı ile izafetten açılan davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.

-Buna göre davalı borçlu tarafından poliçe ve hasara ilişkin bilgi ve belgeler ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KISMEN KABULÜ ile;

-Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyasında davalı ... Nak. Ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti. Tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 716,20 Euro asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz üzerinden hesaplanacak faizi ile devamına,

-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 1.604,28 TL icra inkar tazminatının davalı ... Nak. Ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti.den alınarak davacıya verilmesine,

  1. Davalı .... şirketine izafeten ... Nak. Ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti. Aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 547,94. TL karar ve ilam harcının peşin alınan 686,86. TL harçtan mahsubu ile bakiye 138,92. TL harcın davacıya iadesine,

  3. Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 547,94. TL harcın davalı ... Nak. Ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 59,30 TL başvurma harcı, 3.750,00 TL bilirkişi ücreti, 450,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 4.259,30. TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%16,51) göre hesap edilen 703,55. TL'nin davalı ... Nak. Ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalı ... Nak. Ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti tarafından yargılama sırasında sarf edilen 3.000,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%16,51) göre hesap edilen 2.504,46. TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Nak. Ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, bakiyesinin davalı ... Nak. Ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti. üzerinde bırakılmasına,

  6. Kabul edilen miktar yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 8.021,44. TL vekalet ücretinin davalı ... Nak. Ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,

  7. Reddine karar verilen miktar yönünden davalı ... Nak. Ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 9.200,00. TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Nak. Ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine,

  8. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 1.360,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%16,51) göre hesap edilen 1.135,35. TL'sinin davacıdan, 224,65. TL'sinin davalı ... Nak. Ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,

  9. Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,

Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/07/2023

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

haftasdrtryyanıtİtirazınİptaliistem(HizmetSözleşmesindenhükümKaynaklanan)eurtry

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:01:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim