SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/903 E. 2023/542 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/903

Karar No

2023/542

Karar Tarihi

18 Mayıs 2023

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/903

KARAR NO : 2023/542

DAVA : Tespit

DAVA TARİHİ : 28/10/2021

KARAR TARİHİ : 18/05/2023

KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ortaklarından ...., müvekkili şirket bünyesinde 05.07.2017 tarihinden 16.07.2020 tarihine kadar en son İzleme ve Değerlendirme departmanı müdürü olarak

istihdam edildiğini, davalının, şirket içindeki pozisyonu itibariyle müvekkili şirketin ticari sırlarına,

gizli bilgilerine, özellikle müvekkili şirketin ... hizmeti verdiği projelere ve müşteri bilgilerine

hâkim bir pozisyonda istihdam edildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davalı şirketin 2018 yılında diğer davalı şahıs ... tarafından kurulmuş olduğu, şirketin 2020 yılına kadar pasif bir durumda olduğunun açıkça

anlaşıldığını, davalı ....'in müvekkili şirketten ayrılması ile eş zamanlı olarak

....’in de aktif hale geçtiğini, öncelikle şirket merkezinin 2020 kasım ayında Bağcılar'dan

davalı ....’inde ikamet ettiği bölgenin yakınına taşındığı, 2021 yılı ocak ayında ...

’in davalı şirkete ortak olarak katıldığı, 2021 mayıs ayında ise şirket sermayesinin 100.000

TL’ den 600.000 TL’ ye yükseltildiği, yine müvekkili şirketin eski çalışanlarından

...., davalı ....’ in işten ayrılmasından sonra 22.12.2020 tarihinde

müvekkili şirketteki görevinden ayrıldığını, bu kişinin, müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra

kendisine ve davalılara haksız menfaat sağlamak amacıyla müvekkilinin devam eden projelerine ilişkin müşterilerini aradığı, müvekkilinin müşterilerine kendisi ve davalılarla çalışmalarını telkin ettiği, müşterilerden müvekkiline gelen şikayetler neticesinde öğrenildiğini, gelen şikayetler üzerine

şirket bünyesinde yapılan denetimde ...’in müvekkilinin sunucularında mevcut olan,

müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen faaliyetlere ilişkin eğitim materyallerini, hizmet verilen

müşteri ve kurumlara ilişkin son derece gizli bilgi ve müşteri nezdinde yürütülen projelere ilişkin

dokümanları, müşteriler ve çalışanlarına ilişkin iletişim bilgilerini, müvekkilinin iç organizasyonuna

dahil birimlerin strateji planlarını, sahada izleme faaliyeti yürüten personele ilişkin bilgi ve veriyi

ve bunlar haricinde de yine uzun yıllar emek harcanarak oluşturulmuş fikri mülkiyeti müvekkiline

ait olası diğer veriyi müvekkili şirketin izni ve bilgisi haricinde şahsi depolama alanlarına

aktarmak suretiyle kanuna aykırı olarak ele geçirdiğinin anlaşıldığını ve bu veriyi .... ve

ortağı ...’e ifşa ettiği gelen müşteri şikayetinden anlaşıldığını, konu ile ilgili dava

dışı ... hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ..... no’lu

soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu soruşturma dosyasının

halihazırda derdest olduğunu, davalıların, müvekkili şirketin yıllarca emek ve alın teri sarf edilerek oluşturmuş olduğu materyallerini, hizmet verilen müşteri ve kurumlara ilişkin son derece gizli

bilgi ve müşteri nezdinde yürütülen projelere ilişkin dokümanları, müşteriler ve çalışanlarına

ilişkin iletişim bilgilerini, müvekkilinin iç organizasyonuna dahil birimlerin strateji planlarını,

sözleşmelerini kısacası müvekkilin Know-how’ ını ve müşteri portföyünü kullanarak müvekkilinin müşterilerini ayarttığını ve müvekkili şirket ile haksız rekabet içine girdiğini, öte yandan davalıların, yine müvekkili şirket çalışanları ile temas kurarak çalışanları ayartmaya çalıştığını ve bu yolla

müvekkilinin şirket projeleri hakkında müvekkili şirketten bilgi sızdırmaya çalıştıklarını, davalıların, müvekkilinin son derece gizli tutulan müşteri ve müşteri yetkililerine ilişkin iletişim bilgilerini izinsiz

olarak ele geçirdiğini ve müvekkilinin proje ve müşteriler başta olmak üzere

müvekkillerine haksız rekabet oluşturacak şekilde müvekkili müşterilerini ayartmaya çalıştığını, davalılar yukarıda belirtilenler gibi birçok müşteri ve bu müşteri projelerinde, müvekkili şirketin

büyük bir maliyet ve külfete katlanarak geliştirdiği bilgi birikimini, veri ve iletişim ağını hukuk ve

etik kurallara aykırı bir şekilde ele geçirip kullanmak suretiyle haksız rekabet oluşturduğunu ve bu

vesile ile kendilerine kolay yoldan menfaat sağladığını, buna karşılık müvekkili şirketi de telafisi

imkânsız büyük bir maddi zarara uğrattığını, yine davalıların haksız rekabet teşkil ettiği açık olan

bu davranışlarının müvekkili şirketin müşterileri nezdindeki itibarını da zedelediğini, davalılar hakkında fazlaya dair her türlü

haklar ve maddi ve manevi tazminat talebinde bulunma hakkı saklı kalmak kaydı ile yukarıda

arz ve izah edilen sebepler uyarınca, öncelikle ve

ivedilikle haksız rekabet oluşturan eylemlerin tespitine yönelik olarak davalı ... Ltd. Şti. ve ortakları uhdesindeki müvekkili şirkete ait veri ve dokümanlara el

konulması davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde delil tespiti

yapılmasına, haksız rekabetin tespiti ile men’ine, haksız rekabetin tespiti halinde kesinleşen

ilamın, ulusal gazetelerde masrafı davalılardan alınmak üzere ilanına, vekalet ücreti ile yargılama

masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP; Davalılar tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, kendisine ait olduğunu iddia ettiği

ticari sır niteliğindeki belge ve sair evrakın, davalı müvekkilleri tarafından haksız rekabet

koşullarına sebebiyet verecek şekilde kullanıldığını iddia ettiğini, dava dilekçesinde bu

verilerin eski çalışan, dava dışı ... tarafından kanuna aykırı olarak ele

geçirildiğinden, daha sonra da bunların müvekkili şirket ile paylaşıldığından bahsettiğini, davacının, somutlaştırmak ile mükellef olduğu bu mesnetsiz iddianın kaynağını ‘müşterilerden gelen

şikayetlere’ dayandırdığını, dava dilekçesi veya eklerinde bu şikayetlere ilişkin somut bir delil

sunulamamasının yanında davacının hangi müşterisinden nasıl bir şikâyet aldığının, şikayetin

kapsam ve içeriğinin ne olduğunun anlatımına dahi yer verilemediğini, huzurdaki davanın

konusunu oluşturan bu denli temel bir vakıanın anlatımının atlanmış veya gözden kaçırılmış

olmasının davacı tarafın elde etmeye çalıştığı hukuki yararın arkasındaki samimiyete gölge

düşürdüğünü, davacı şirketin, personel ve çalışanlarının müvekkilleri tarafından

ayartıldığını, hatta halen ayartılmaya devam ettiğini iddia ettiğini, ancak yine dava dilekçesi

incelendiğinde davacının ayartıldığını iddia ettiği bu personellerin kim olduğuna,

nasıl ayartıldığına, bunun ne suretle gerçekleştiğine ilişkin somut bir açıklama yapamadığını, davacı şirketin, davalı müvekkillerinin kendi müşterileri üzerinde tacize varan bir baskı

oluşturduğunu iddia ettiğini, ancak, söz konusu iddialara ilişkin somutlaştırma yükümlülüğü nün

yine yerine getirilemediğini, zira, bu tacize varan baskının davalıların hangi faaliyet veya

davranışlarından doğduğuna ilişkin en ufak açıklama dava dilekçesinde yer almadığını, davacının, kendilerine ait olduğu iddia edilen ticari sır, veri, belge ve bilgilerin müvekkillerce

kullanıp kullanmadığının tespiti amacıyla Mahkemeden delil tespiti yapılmasını talep

ettiğini, davacının bu talepleri Mahkemece düzenlenen 02.11.2021 tarihli tensip zaptında

‘yaklaşık ispat eşiğinin sağlanamadığı’ belirtilerek isabetli bir şekilde reddedildiğini, zira davacı

anlaşılmıştır veya duyulmuştur gibi afaki kelimeleri dilekçelerinde sıkça kullansa da müvekkilinin haksız rekabete varacak derecede hukuka aykırı eylemlerde bulunduğunu hiçbir şekilde

somutlaştıramadığını, davacının iddialarını yalnızca mahkemenin toplama ihtimali olan bazı farazi

delillere dayandırdığını, davacının delil dilekçesinde zikredilen; davalılar ile yapılan

yazışmalar, davalı şahıslar ile yapılan e posta, .... ve diğer her türlü yazışmalar, davalı

şirket ve şahıslara gönderilmiş olan uyarı yazıları, müvekkili şirket müşterileri ile yapılan

yazışmalar gibi delillerin yalnızca davacının elinde bulunabileceği açıkken davacı bu delilleri

doğrudan ibraz etmek yerine bu delillerin celbini mahkemeden talep ettiğini, usul ekonomisi ve

taraflarca getirilme ilkesine aykırı bu talebin kabul edilemeyeceğinin her türlü izahtan vareste olduğunu, davacının dayandığı bu delilleri dava dilekçesi kapsamında sunamamış olmasının sebebinin bu

delillerin en baştan beri hiç var olmamasından kaynaklandığını, davacının dayandığı veya getirilmesini

istediği bu delillerin hüküm kurulurken dikkate alınmasının hukuka aykırı olacağı, davacı

tarafından Mahkemeye açıklanmayan bir diğer konu ise müşterilerinin hizmet sağlayıcı şirket

seçim sürelerindeki şeffaflık olduğunu, bu görevlendirmeler ve işlerin alımı da genel prensip olarak halka

açık ihaleler yoluyla yapıldığını, bu ihalelerin liyakat esas alınarak kamuya açık ve şeffaf şekilde

yapıldığı, ihaleye katılan şirketlerce sunulan tekliflerin teknik şartnameleri incelenerek en yüksek

kalitede işi en uygun fiyata yapan şirketlere verildiğini, müşterilerin, ihtiyaçları doğduğunda

çoğunlukla kendi internet siteleri üzerinden ihaleye davet veya teklif vermeye davet başlığı altında

ilanlar açıldığını, diğer bazı kurumların ise bu ilanları web sitelerinden yayınlamak yerine aday

olarak belirledikleri bazı firmalara bizzat ulaşıp sınırlı sayıda aday arasında adil seçim yarışları

yürüttüğünü, davalılar tarafından ayartıldığı iddia edilen müşterilerin büyük çoğunluğu da bu

ihale süreçlerini takip ettiğini, davalı şirketin faaliyet gösterdiği sektörde hizmet veren

şirketler ile hizmeti alan yardım organizasyonlarının sayısının oldukça sınırlı olduğunu, davacı tarafından

bu gerçeğin Mahkemeye izah edilmemiş olmasının şaşkınlıkla karşılandığını, davacı ve davalı şirketin de içinde bulunduğu ‘İzleme ve Değerlendirme (...)’ sektöründe

dünyada faaliyet gösteren şirketlerin sayısının ortalama olarak 30 ila 40 arasında değişiklik

gösterdiğini, bunun sebebinin ise bu hizmetlere ihtiyaç duyan yardım organizasyonlarının, yani

müşterilerin sayısının toplamda ortalama olarak 80 ila 90 arasında olmasından kaynaklandığı, Türkiye ve orta

doğu bölgesinin küçüklüğü de düşünüldüğünde farklı şirketlerin aynı organizasyonlar ile iş

yapmasının son derece normal bir hal aldığını, dolayısıyla, bu sektördeki müşterilerin kim olduğunun açıkça belli olduğunu, davacı, müvekkili ...’ in ... bünyesinde proje ve müşteri

bilgilerine hâkim bir pozisyonda istihdam edildiğinde bu sayede ticari sır ve gizli bilgilere sahip

olduğundan, bu bilgileri kötü niyetli olarak şirketin devam eden proje ve müşterilerini ayartmak

için kullandığından bahsettiğini, Mahkemeyi yanıltmak amacıyla ortaya atılan bu

iddialarla müvekkilinin davacı şirket ....’den elde ettiği gizli sırları kullanarak ...’i sektörde başarılı konuma getirdiği ima edilmeye çalıştığını, müvekkili şirket ...’in

sektördeki başarısının ortaklarının geçmiş tecrübe ve bilgi birikiminin sonucu olduğu, her ne kadar dava

dilekçesinde özellikle söz edilmemiş olsa da müvekkili ortaklardan ...’ in İzleme ve

Değerlendirme (...) sektöründe 8 yılı aşkın iş ve sektör tecrübesi bulunduğunu, bu tecrübenin

yalnızca 3 yıl ve 2 aylık bir zaman diliminin davacının yanında kazanılmış olup müvekkili davacı

şirkette çalışmaya başladığı dönemde sektöre ilişkin halihazırda 4 yılı aşkın tecrübe ve birikim

sahibi olduğunu, zira davalının davacı tarafından istihdam edilmesindeki başlıca sebebinde kendisinin

geçmişteki birikimleri olduğunu, öyle ki müvekkil bu birikimini davacı şirket ...’ de çalıştığı süre

zarfında ... içinde kullanmış şirket başarısında büyük pay sahibi olduğunu, bu sebeplerle;

davacının mesnetsiz iddiaları üzerine kurulu, hukuki dayanak ve sebeplerden yoksun, müvekkilleri aleyhine ileri sürülen vakıaların hiçbir delil ile ispatlanamadığı huzurdaki taleplerinin ve davanın

esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafta bırakılmasına karar

verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava haksız rekabetin tespitine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık; haksız rekabet davasının yasal şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı şirkete ait işyerinde çalışan davalı ...'in davacı şirketteki işinden ayrıldıktan sonra davalı şirket bünyesinde çalışması nedeniyle (davacının iddiası davalı şirketin davalı şirketin davalı .... tarafından kurulduğu yönünde) davacı şirketi zarara uğratabilecek eylem ve işlemde bulunup bulunmadığı, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği, davalı şirketin davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösterip göstermediği, dava ve cevap dilekçelerinde ileri sürülen vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarına ilişkindir.

Gaziantep .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasında alınan tanık .... beyanında; Ben 2016 yılından bugüne kadar davacı şirkette kısım müdürü sıfatıyla danışman olarak çalışıyorum. Her iki tarafı da çok iyi tanıyorum. Davalı ... ise hatırladığım kadarıyla 2018 ile 2020 yılları arasında davacı şirkette çalıştı. Ben her iki tarafı tanıyorum desem de bundan kastım şirketlerdi. Davalı ....' yi tanımıyorum. Davalı ... ' in davacı şirketin eski müşterileri ile beraber çalıştıklarını duydum ancak bu konuda benim kendi bir görgüm ve tespitim yoktur. Davalı ...' in davacının müşterileri ile görüştüğünü ben çevreden ve benim çalıştığım davacı şirket çalışanlarından duydum. Benim görgüye dayalı bir görgüm yoktur. Bu sebeple bildiklerim bu kadardır. Dava dışı ....' i tanırım. O da davacı şirkette 2017 ile 2020 yılları arasında çalışmıştı. Sonrasında ayrıldı. Davacı şirket çalışanlarından duyduğuma göre ... şirketten ayrılırken bir kısım know how bilgilerini beraberinde götürmüş. Ancak dediğim gibi benim bu konuda görgüm yoktur. Sadece şirket çalışanlarından duydum. Bana ayrıca ..., davalı ... ile beraber iş yaptıklarını söylemişti. Benim bildiğim kadarıyla davacı şirket ile de aynı faaliyet alanında çalışmışlar. Ben dava dışı ... ile davalı ...' in davacı şirketin müşterileri ile görüşüp görüşmediği ve onlarla çalışıp çalışmadığı hususunda bilgi sahibi değilim. Ancak davacı şirketin çalıştığı ... isimli bir şirket vardı. Bu şirketin sonradan davacıdan ayrılıp ayrılmadığını bilmemekle beraber bu şirketin davalı ... ve ... ile çalıştığını biliyorum. Hatta .... isimli bir şirkette ... isimli şirket gibi önce davacı ile çalışır iken sonradan ... ve ... ile çalışmaya çalışmıştır, şeklinde beyanda bulunmuştur.

Gaziantep ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasında alınan tanık ... beyanında; Ben 2017 yılından beri davacı şirkette danışman olarak çalışırım. Şirkete müracaat eden çeşitli derneklerin insani yardım yapmak istemeleri durumunda bu şirketlere proje hazırlıyorum. Ben davalı ... ' ın davacı şirketten ayrıldıktan sonra şirketin müşterileri ile görüştüğünü ve şirketin bir kısım verilerini aldığını yine şirket yetkililerinden duydum. Benim görgüye dayalı bir bilgim yoktur. Davalı ...' in şirketin müşterilerine ulaşma imkanı vardı. Ben dava dışı ...' i de tanırım. ... ile .... davacı şirket ile aynı faaliyet alanında çalıştılar. Ben bunu çevreden duydum. Daha doğrusu ortak arkadaşlarımızdan duydum. Daha önce davacı şirketle çalışıp sonradan ... ile ....' in ortak olduğu şirket ile çalışan bir müşteri olup olmadığı hususunda bilgim yoktur. Davacı şirketten yardım dağıtma hususunda talepte bulunan müşterilerden bazıları kendileri gelip davacı şirketi bulurken davacı şirketin ihale ile de iş alıyordu. Yardım etmek isteyen sivil toplum örgütleri ihale açıyordu. Davacı şirkette bu ihalelere müracaat edip iş alıyordu. Türkiye' de yardım yapmak isteyen yabancı sivil toplum örgütleri istediği sayıda ve istediği şirketten yardım alabilir. Yani davacı ile çalışırken bir başka danışmanlık şirketinden de istifade edebilir, şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizce alınan 27/03/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Davacı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m. 64,

65, 66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226, 229, 230, 231, 232 hükümlerine uygun şekilde

tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı;

davalı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m. 64,

65, 66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226, 229, 230, 231, 232 hükümlerine uygun şekilde

tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı; davacının ileri sürdüğü şirkete ait bilgi, veri, doküman, know how gibi bilgilerin şahsi

depolama alanlarına aktarılmak suretiyle davalı şirkette kullanıldığı yönündeki iddia,

yazılım mühendisliği gibi teknik uzmanlığı gerektirdiğinden, bilirkişi heyetinin uzmanlık konusu dışındaki bu iddialara ilişkin herhangi bir çalışmanın yapılamadığı, davacının eski çalışanı (davalı) ...’in davalı ... Yönetim ve

Mali Danışmanlık Ltd. Şti.’nin hissedarı olduğunun, İTO kayıtlarında açıkça görüldüğü,

dava dışı .... adlı şahsın, davalı ... Yönetim ve Mali Danışmanlık

Ltd. Şti.’nde SGK’lı olarak çalıştığına dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı,

davacının 2020 ve 2021 yılarına ait defter ve mizanlarında yer alan müşterilerin, davacı

şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait müşteri portföyünde yer almadığı, bir başka anlatımla

çalışma alanları aynı olsa da davacı şirket ve davalı şirketin müşterilerinin farklı olduğu,

davalılara isnat edilen müşterilerin ayartıldığı yönünde bir haksız rekabet halinin tespit

edilemediği görüş ve kanaatine varılmıştır.

Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilmesinde

Dava, haksız rekabetin tespit ve önlenmesi istemine ilişkindir.

Haksız rekabet, TTK'nın 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır.

TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.

Somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde her nekadar davalı ...in ,davacı şirket bünyesinde 05.07.2017 tarihinden 16.07.2020 tarihine kadar en son izleme ve değerlendirme departmanı müdürü olarak

istihdam edildiğini, davalı ...'in davacı şirketten ayrıldıkan sonra davalı ... Yönetim Ve Mali Danışmanlık Limited Şirketinde İşe Başladığını davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı ...in davacı şirketin edindiği müşteri çevresini davalı şirkete kazandırmaya çalıştıkları iddiası ile davalıların haksız rekabette bulundukları iddiasında bulunulmuşsa da, dosyada alınan bilirkişi raporuna göre davacının eski çalışanı (davalı) ...’in, davalı ... Yönetim ve

Mali Danışmanlık Ltd. Şti.’nin hissedarı olduğu,

,

davacının 2020 ve 2021 yılarına ait defter ve mizanlarında yer alan müşterilerin, davalı

şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait müşteri portföyünde yer almadığı, bir başka anlatımla

çalışma alanları aynı olsa da davacı şirket ve davalı şirketin müşterilerinin farklı olduğu,

davalılara isnat edilen müşterilerin ayartıldığı yönünde bir haksız rekabet halinin tespit edilemediğine ilişkin rapor düzenlenmiş olup dosyada dinlenen tanık beyanlarının duyuma dayandığı, görgü ve bilgiye dayalı bir beyanlarının olmadığı bu şekli ile davacının iddialarını ispata yeterli olmadığı hali ile dayanılan bu sebeplerin TTKm. 54 ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği açıktır. Mevcut durum itibari ile haksız rekabet olgunu ispatlanamadığından açıklanan bu nedenlerle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

Açılan davanın REDDİNE,

  1. Alınması gereken 179,90. TL harcın, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30. TL'den mahsubu ile eksik kalan 120,60. TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  2. Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  3. Davalılar yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

  4. Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/05/2023

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ....

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapTespitreddinehüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:06:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim