SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/952 E. 2023/1293 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/952

Karar No

2023/1293

Karar Tarihi

19 Aralık 2023

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/952 Esas

KARAR NO : 2023/1293

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 03/10/2023

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 03/10/2023

KARAR TARİHİ : 19/12/2023

KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

ASIL DAVA: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından davalının maliki olduğu ........ plakalı aracın ..... numaralı ZMSS poliçesi kapsamında 15/10/2021 - 15/10/2022 tarihleri arası dönem için sigortalanmış olduğunu, 20.12.2021 tarihinde ....... sevk ve idaresindeki müvekkili şirket tarafından sigortalı ........ plakalı aracın ........ sevk ve idaresindeki ..... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, bu kazanın oluşumunda müvekkili şirket tarafından sigortalı ........ plakalı araç sürücüsünün KTK m. 56/1-c ve KTK m. 81/1-a maddeleri gereğince %100 kusurlu ve sorumlu olarak tespit edilmiş olduğunu, ayrıca müvekkili şirket tarafından sigortalı araç sürücüsünün ehliyetinin daimi olarak iptal edilmiş olup ayrıca sigortalı araç sürücüsünün kaza anında ALKOLLÜ olduğunun trafik ekipleri tarafından tespit edilmiş olduğunu, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkili şirket tarafından ..... Plaka sayılı araçta oluşan hasar ve değer kaybı için 43.000,00TL tazminat ödemesi gerçekleştirilmiş olduğunu, müvekkili şirketin yaptığı ödeme bedelini poliçeye ve ZMSS Genel Şartlarına dayalı olarak sigortalıdan talep etme hakkını elde etmiş olduğunu, ZMSS GENEL ŞARTLARI B.4/b uyarınca; Buna göre, tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise sigortacının sigortalıya rücu edebileceğinin hüküm altına alınmış olduğunu, yine sigortalı aracı kullanan sürücü .......'ın kaza sırasında yasal sınırın üzerinde alkollü olduğu sabit olup asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B. 4. maddesinin (C) bendine göre; Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmiş ise sigortacının sigortalıya rücu edebileceğinin hüküm altına alınmış olduğunu, 6102 sayılı TTK md.1472-1481 ve ZMSS Genel Şartları uyarınca müvekkili şirketin ödemiş olduğu hasar bedelini, sigortalısından talep etme hakkına sahip olduğunu, meydana gelen dava konusu hasardan davalı araç malikinin sorumlu olduğunu, bu sebeple ödenen tazminat miktarının davalı borçludan rücu edilmesi maksadıyla öncelikle Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, takibin davalının haksız itirazları nedeni ile durmuş olduğunu, konuya ilişkin başvurulan zorunlu arabuluculuk sürecinden de bir sonuç elde edilememiş olup, anlaşmazlık tutanağı düzenlenmiş olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere; davanın kabulüne, davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair giderlerin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından davalının maliki olduğu ........ plakalı aracın ...... numaralı ZMSS poliçesi kapsamında 15/10/2021 - 15/10/2022 tarihleri arası dönem için sigortalanmış olduğunu, 20.12.2021 tarihinde ....... sevk ve idaresindeki müvekkili şirket tarafından sigortalı ........ plakalı aracın ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, bu kazanın oluşumunda müvekkili şirket tarafından sigortalı ........ plakalı araç sürücüsünün KTK m. 56/1-c ve KTK m. 81/1-a maddeleri gereğince %100 kusurlu ve sorumlu olarak tespit edilmiş olduğunu, ayrıca müvekkili şirket tarafından sigortalı araç sürücüsünün ehliyetinin daimi olarak iptal edilmiş olup ayrıca sigortalı araç sürücüsünün kaza anında ALKOLLÜ olduğunun trafik ekipleri tarafından tespit edilmiş olduğunu, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkili şirket tarafından ........ Plaka sayılı araçta oluşan değer kaybının ek ödemesi için 31.806,64-TL tazminat ödemesi gerçekleştirilmiş olduğunu, müvekkili şirketin yaptığı ödeme bedelini poliçeye ve ZMSS Genel Şartlarına dayalı olarak sigortalıdan talep etme hakkını elde etmiş olduğunu, ZMSS GENEL ŞARTLARI B.4/b uyarınca; Buna göre, tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise sigortacının sigortalıya rücu edebileceğinin hüküm altına alınmış olduğunu, yine sigortalı aracı kullanan sürücü .......'ın kaza sırasında yasal sınırın üzerinde alkollü olduğu sabit olup asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B. 4. maddesinin (C) bendine göre; aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmiş ise sigortacının sigortalıya rücu edebileceğinin hüküm altına alınmış olduğunu, 6102 sayılı TTK md.1472-1481 ve ZMSS Genel Şartları uyarınca müvekkili şirketin ödemiş olduğu hasar bedelini, sigortalısından talep etme hakkına sahip olduğunu, meydana gelen dava konusu hasardan davalı araç malikinin sorumlu olduğunu, davalıya karşı rücu şartları oluşmakla, hasar ve değer kaybı alacaklarının 43.000,00-TL'si için ödeme talep edilmiş olduğunu, ödeme yapılmaması üzerine ödenen tazminat miktarının davalı borçludan rücu edilmesi maksadıyla öncelikle Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, takibin davalının haksız ve yersiz itirazları nedeni ile durmuş olduğunu, davalının haksız itirazı sonrasında taraflarınca Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açılmış olduğunu, bu davanın davamız derdest durumda olduğunu, ........ plakalı araç için 31.806,64-TL ek ödemenin davalı borçludan rücu edilmesi maksadıyla Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, takibin davalının haksız ve yersiz itirazları nedeni ile durmuş olduğunu, konuya ilişkin başvurulan zorunlu arabuluculuk sürecinden de bir sonuç elde edilememiş olup, anlaşmazlık tutanağı düzenlenmiş olduğunu, HMK md.166 uyarınca, davaların aynı yargı çevrelerinde aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmaları, aralarında bağlantı bulunması sebebi ve usul ekonomisi ilkesi gereğince de birleştirilmeleri gerektiğini beyanla; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere; öncelikle işbu davanın derdest durumda olan Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E. sayılı dosya ile birleştirilmesine, davanın kabulüne, davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair giderlerin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ASIL VE BİRLEŞEN DAVA: Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ...... ESAS DOSYASINA İLİŞKİN; yapılan icra takibinde herhangi bir dayanak belge bulunmadığını, Bakırköy ...... iCra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, icra takibine herhangi bir dayanak belge sunulmamış olduğunu, sadece takip talebine "hasar tazminatının rücuen tahsili" talebidir şeklinde açıklama şerh edilmiş olduğunu, alacağın içeriği, miktarı, ödenip ödenmediğine ilişkin makbuzu, alacağın kaynağı ve borcun doğumuna sebep olan hiçbir belge sunulmamış olduğunu, bu nedenle de ödeme emrine süresinde itiraz edilerek haklı nedenle takibin durdurulmuş olduğunu, icra takibinin başlatıldığı Bakırköy İcra Müdürlüğü'nün ve işbu mahkemenin yetkisiz olduğunu, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyaya sunulan itiraz dilekçesi ile de yetkiye itiraz edilmiş, yetkili icra müdürlüğü gösterilmiş olduğunu, icra takibinin yetkisiz olduğu yerde açılan işbu dava da yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin Tekirdağ/ Çerkezköy olduğunu, yetkili icra müdürlüğü'nün Çerkezköy İcra Müdürlüğü olduğunu, yetkili Mahkemenin de Çerkezköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, işbu dava ekinde sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere hasar tam olarak tespit edilmemiş olduğunu, sigorta şirketinin yapmış olduğu ekspertiz sonucu tutarın belirlenmiş olduğunu, objektif ve tarafsız bir hesaplama yapılmamış olduğunu, meydana gelen kaza sebebiyle oluşan zararın tam olarak tespit edilmemiş olduğunu, gerçeğe aykırı tutarın hasar tazminatı olarak ödenmiş ve haksız şekilde müvekkilinden talep edilmiş olduğunu, bu nedenle davayı kabul etmemekle birlikte zikredilen hasar tazminatının gerçek değerinin bilirkişiler marifetiyle hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin gerçeğe uygun olmayan ödemeden sorumluluğu bulunmadığını, kaza tespit tutanağının araç sürücüsünün beyanları alınmaksızın trafik polisleri tarafından tahmin üzerine tanzim edilmiş olduğunu, yapılan alkol muayenesinin de gerçeği yansıtmadığını, araç sürücüsünün kaza anında sınırı aşan oranda alkollü olmadığını, bu nedenle tutanakta yer alan hususların, kazanın şekli ve kusur durumunun gerçeği yansıtmadığını, ayrıca kusur oranı olarak da müvekkilinin sürücüsü ......'un %100 kusurlu bulunmuş olduğunu, ancak hangi kriterler gözetilerek hangi incelemeler sonucu kusur oranının tespit edildiğinin sunulan belgelerden anlaşılmamakta olduğunu, tamamen sigorta şirketinin ve tutanağı tanzim edenlerin sübjektif değerlendirmesi sonucu müvekkilinin ve şoförünün tam kusurlu bulunmuş olduğunu, ancak bu kusur oranının gerçeğe aykırı olduğunu, bu sebeplere mahkememizin kararı üzerine uzman bilirkişilerce keşif yapılarak kusur raporu tanzim edilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminatı sigortalısına rücu edebilmesi için, sigortalısının ağır kusuru veya kastı olması gerektiğini, araç sürücüsünün kaza anında rücuyu meydana getirecek düzeyde alkollü olmadığını, buna ek olarak yaşanan kazada ağır kusuru da bulunmadığını, yaşanan kazada herhangi bir kastı da bulunmadığını, bu kapsamda davacının rücuen tazminat talebinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, BİRLEŞEN ..... ESAS DOSYASINA İLİŞKİN; Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, icra takibine herhangi bir dayanak belge sunulmamış olduğunu, sadece takip talebine "değer kaybı tazminatının rücuen tahsili" talebidir şeklinde açıklama şerh edilmiş olduğunu, alacağın içeriği, miktarı, ödenip ödenmediğine ilişkin makbuzu, alacağın kaynağı ve borcun doğumuna sebep olan hiçbir belge sunulmamış olduğunu, bu nedenle de ödeme emrine süresinde itiraz edilerek haklı nedenle takibin durdurulmuş olduğunu, icra takibinin başlatıldığı Bakırköy İcra Müdürlüğü'nün ve işbu mahkemenin yetkisiz olduğunu, Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyaya sunulan itiraz dilekçesi ile de yetkiye itiraz edilmiş, yetkili icra müdürlüğünün gösterilmiş olduğunu, icra takibinin yetkisiz olduğu yerde açılan işbu davanın da yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin Tekirdağ/ Çerkezköy olduğunu, yetkili icra müdürlüğü'nün Çerkezköy İcra Müdürlüğü olduğunu, yetkili Mahkemenin de Çerkezköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, işbu dava ekinde sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere hasarın tam olarak tespit edilmemiş olduğunu, sigorta şirketinin yapmış olduğu ekspertiz sonucu tutarın belirlenmiş olduğunu, objektif ve tarafsız bir hesaplama yapılmamış olduğunu, meydana gelen kaza sebebiyle oluşan zararın tam olarak tespit edilmemiş olduğunu, buna bağlı olarak meydana gelen değer kaybının da yanlış hesaplanmış olduğunu, gerçeğe aykırı tutarın ek değer kaybı tazminatı olarak ödenmiş ve haksız şekilde müvekkilinden talep edilmiş olduğunu, bu nedenle davayı kabul etmemekle birlikte zikredilen değer kaybı tazminatının gerçek değerinin bilirkişiler marifetiyle hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin gerçeğe uygun olmayan ödemeden sorumluluğu bulunmadığını, kaza tespit tutanağının araç sürücüsünün beyanları alınmaksızın trafik polisleri tarafından tahmin üzerine tanzim edilmiş olduğunu, yapılan alkol muayenesinin de gerçeği yansıtmadığını, araç sürücüsünün kaza anında sınırı aşan oranda alkollü olmadığını, bu nedenle tutanakta yer alan hususların, kazanın şekli ve kusur durumunun gerçeği yansıtmadığını, ayrıca kusur oranı olarak da müvekkilinin sürücüsü ...... 'un %100 kusurlu bulunmuş olduğunu, ancak hangi kriterler gözetilerek hangi incelemeler sonucu kusur oranının tespit edildiğinin sunulan belgelerden anlaşılamadığını, tamamen sigorta şirketinin ve tutanağı tanzim edenlerin sübjektif değerlendirmesi sonucu müvekkilinin ve şoförünün tam kusurlu bulunmuş olduğunu, ancak bu kusur oranının gerçeğe aykırı olduğunu, bu sebeplere mahkememiz kararı üzerine uzman bilirkişilerce keşif yapılarak kusur raporu tanzim edilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminatı sigortalısına rücu edebilmesi için, sigortalısının ağır kusuru veya kastı olması gerektiğini, araç sürücüsünün kaza anında rücuyu meydana getirecek düzeyde alkollü olmadığını, buna ek olarak yaşanan kazada ağır kusuru da bulunmadığını, yaşanan kazada herhangi bir kastı da bulunmadığını, bu kapsamda davacının rücuen tazminat talebinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu beyanla; dava yetkisiz yerde açılmış olup, yetki itirazlarının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek dosyanın Tekirdağ/ Çerkezköy Mahkemelerine gönderilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davaların tüm hususları ile reddi ile takiplerin iptaline, davacının kötü niyetli olduğu açık olduğundan %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Asıl dava, sigorta şirketinin kendi sigortalısına karşı açmış olduğu, zarar görene ödenen hasar ve değer kaybı talebine, birleşen dava ise, sigorta şirketinin kendi sigortalısına karşı açmış olduğu, zarar görene ödenen değer kaybı ek ödemesi talebine ilişkin rücuen tahsil talepli başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali taleplerine ilişkindir.

Sigortalı araca ve zarar gören araca ait trafik tescil kayıtlarının incelenmesinde araçların kullanım amacının hususi olduğu görülmüştür.

Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.

6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.

Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/l maddesine göre tüketici işleminin "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak aynı yasanın 3/k maddesine göre tüketicinin ise "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak tanımlandığı, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. maddesi gereğince tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiştir.

"...Her ne kadar yerel mahkemece sigortalı aracın poliçede cinsi kamyonet olarak gösterildiğinden davanın ticaret mahkemesinde açılması gerektiği kanaatiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de aracın ruhsat bilgileri ve trafik kaydına göre kullanım amacı hususi-kamyonet olup, müteveffa sigortalının bu araçla ticaret yaptığı, tacir olduğu da iddia ve ispat olunmadığından, dolayısıyla sigortalı tüketici sıfatını taşıdığından, ticaret mahkemesi davada görevli değildir. Dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan davalara bakma görevi Tüketici Mahkemelerine aittir..." (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/289 Esas 2021/947 Karar sayılı ilamı).

28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/ı bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde de görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davalıya ait aracın davacı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğu esnada meydana gelen trafik kazası sonucu davacı sigorta şirketi tarafından kazada zarar gören üçüncü kişilere yapılan ödemelerin davalı sigortalısından sigorta poliçesi genel şartları ve yasal hükümler uyarınca rücuen tahsili istenmiş olup, dava tarihi olan 30.11.2016 tarihi itibariyle 6502 sayılı Kanun yürürlükte olup davalı olan sigortalının gerçek kişi, tescil bilgilerine göre davaya konu sigortalı aracın kullanım amacının da "hususi" olduğu gözetildiğinde, anılan Kanun uyarınca davalı tüketici, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi de tüketici işlemi sayılmakla davaya bakmakla tüketici mahkemesi görevli olduğundan davaya "Tüketici Mahkemesi sıfatıyla" bakılması gerekirken Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılarak davanın esası hakkında hüküm kurulması yerinde görülmediğinden göreve ilişkin olarak yapılan bu yanlışlık HMK'nın 355. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine aykırılık kapsamında kalmakla ilk derece mahkemesince verilen kararın öncelikle bu nedenle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2019/1941 Esas 2019/1142 Karar sayılı ilamı).

Esas ve birleşen dosyada davacı sigorta şirketine ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olay tarihinde davalının maliki olduğu ........ plaka sayılı aracın ruhsat bilgileri ve trafik kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu, olay tarihinde aracın maliki olan davalı sigortalının bu araçla ticaret yaptığı, tacir olduğunun da iddia ve ispat olunmadığı anlaşılmakla 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. maddesinin k ve l bendi uyarınca davalının tüketici sıfatını taşıdığı, esas ve birleşen dosyada davacı sigorta şirketi ile davalı sigortalı arasında yapılan sigorta sözleşmesinin ise tüketici işlemi olduğu, buna göre uyuşmazlık ile ilgili Tüketici Mahkemesinin değerlendirme yapıp karar vermesi gerektiği anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalması nedeniyle HMK 'nın 1. maddesi, 6502 Sayılı yasanın 3. ve 73. maddeleri gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin olup Mahkemece her aşamada re'sen nazara alınması gerektiğinden Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine, Mahkememizin görevsizliğine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere:

        1. Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nın 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince  davanın dava şartı yokluğundan reddine,

2. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

  1. 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/12/2023

Katip ......

Hakim .....

¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

şararıİtirazınİptali(HaksızilişkindosyasınaalkollüEylemdenZarargenelbirleşenKaynaklananNedeniyle)hüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim