SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1222 E. 2023/1292 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/1222

Karar No

2023/1292

Karar Tarihi

19 Aralık 2023

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/1222 Esas

KARAR NO : 2023/1292

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 06/12/2018

KARAR TARİHİ : 19/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 04/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... günü saat ... sıralarında müvekkili ... yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile ... Caddesi'nde seyrederken .... kavşağına geldiği sırada ... kavşağa giren ...'ın yönetimindeki ... plakalı kamyonet ile çarpışması üzerine kazanın meydana gelmiş olduğunu, çarpışma sonrası müvekkilinin kullandığı motosikletin savrulmuş ve trafiğin akmasını bekleyen başka bir araca çarpmak suretiyle yaralanmış olduğunu, 30.03.2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 157/a-8 “kavşaklarda geçiş önceliğine uymama” maddesinde belirtilen kuralı ihlal ettiğinden tam ve asli kusurlu olup müvekkili ...'nın ise herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı dolayısıyla kusursuz olduğunun tespit edilmiş olduğunu, müvekkili davacının kaza nedeniyle sağ ayak bileği kırılmış ve zarar görmüş olduğunu, bundan dolayı işgöremez duruma geldiği gibi tedavi ve bakım masraflarına katlanmak zorunda kalmış olduğunu, müvekkili davacının 15.08.2018 tarihli ... Devlet Hastanesinden almış olduğu sağlık kurulu raporuna göre müvekkilinin özür oranının %44 olduğunu, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan alınacak maluliyet raporu ile müvekkili davacının hem geçici hem de sürekli işgöremezliği ve gerçek zararının ortaya çıkacak olduğunu, bu nedenle müvekkilinin hem maddi hem de manevi zarara uğramış olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde sokak aydınlatma işinde üretim elemanı olarak çalışmakta olup aylık getirinin 2.000-TL olduğunu, ancak müvekkilinin çalışmakta olduğu şirketin müvekkilinin maaşının bir kısmını elden bir kısmını banka havalesi yoluyla ödemekte ve SGK primlerini asgari ücret üzerinden yatırmakta olduğunu, bu konuda dinletecekleri tanık beyanları ile de söz konusu iddialarının ispatlanacak olduğunu, trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı ... asli kusurlu olduğunu, bu sebeple müvekkili ...'yı uğrattığı maddi ve manevi zararlardan sorumlu olduğunu, davalı ... İnş. Dış Tic.San ve Ltd.Şti.'nin ise ... Plakalı aracın işleteni sıfatıyla müvekkili davacının maddi ve manevi zararından sorumlu olduğunu, asli kusurlu ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Zornunlu Trafik Sigortacısı olan şirketin davalı ...Ş. olduğunu, bu nedenle davalı ... şirketinin poliçe ile teminat altına aldığı aracın 3.kişilere verilen zarardan sorumluluğu nedeniyle müvekkilinin maddi zararından poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, zarara sebebiyet veren kazada davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş'nin ... poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sorumlu olduğunu, zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içerisinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigortacıya başvuruda bulunulmasının dava şartı olması nedeniyle öncelikle 25/07/2018 tarihli dilekçe ile ... A.Ş.'ye başvurulmuş olup sigorta şirketi tarafından ... numaralı hasar dosyası açılmış olduğunu, sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde bir miktar ödeme yapmış, ancak müvekkilinin gerçek maddi zararının bu meblağın üzerinde olduğunu, müvekkilinin maluliyetinin oluşmuş ve işgöremez duruma gelmiş olduğunu, yine davacı müvekkilinin tedavi için tedavi, ilaç ve bakım masraflarına kattanmak zorunda kalmış olduğunu, müvekkili davacının geçirdiği kaza nedeniyle manevi olarak da zarar görmüş olduğunu, davacının işgöremezliğinin, bedeni özrünün ve kaza nedeniyle uğramış olduğu psikolojik travmanın müvekkilinin derin acı ve ızdırap duymasına neden olduğunu, bu nedenle davalılar sürücü ... ve işleten Yazbahar Tekstil şirketinden manevi tazminat talepleri bulunduğunu, olayın oluşu ve haklılık durumları da dikkate alınarak davalılar ... ve ... İnşaat Dış Ticaret San.Ltd.Şti. adına kayıtlı gayrimenkul ve araçları üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep ediyor olduklarını, müvekkili davacı çalışma gücünü kaybettiği için maddi olarak müşkül duruma düşmüş olduğunu, yargılama giderlerini karşılayacak maddi durumu bulunmadığını, bu nedenle adli müzaharet taleplerinin kabul edilerek müvekkili davacının yargılama harç ve giderlerinden muaf tutulmasını talep ediyor olduklarını beyanla; davacının maddi zararını bu aşamada bilemediklerinden HMK 106-107.Maddeleri gereği belirsiz alacak olarak açmış oldukları işbu davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle olayın oluşu, haklılık durumları ve mal kaçırma ihtimali de dikkate alınarak davalılar ... ve ... İnşaat Dış Ticaret San.Ltd.Şti.'nin adına kayıtlı gayrimenkul ve araçları üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkili davacının maddi geliri yoksulluk sınırının altında olup mahkeme masraflarını karşılamayacak durumda olduğundan Adli Yardım taleplerinin kabulü ile müvekkili davacının dava masraflarından muaf tutulmasına, müvekkili davacı ... lehine daha sonra artırılmak üzere şimdilik 500-TL geçici işgöremezlik, 500-TL süreklı iş göremezlik 500-TL tedavi ve bakım giderlerine ilişkin maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... lehine 30.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı ... ve davalı ... İnşaat Dış Ticaret San. Ltd. Şti. den tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar ... ve ... İnş...Ltd. Şti. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davayı ve talepleri kabul anlamına gelmemekle birlikte, 7155 sayılı Kanunun 20.maddesi ile Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi uyarınca ticari uyuşmazlıklarda Kanun’da belirtilen konularda arabuluculuğa başvurmanın dava şartı haline getirilmiş olduğunu, davanın, taraflarının tacir olduğu açık olup , ticari nitelikte ki davanın öncelikli olarak esasa girişmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ediyor olduklarını, davacı tarafın meydana gelen trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat talep etmekte olup, tazminat talebinin haksız ve fahiş olduğunu, davacı taraf kusurun kaza tutanağında tamamen müvekkillerinde olduğundan bahsetse de, olayda müvekkillerinin tamamen kusurlu olmadığını, her ne kadar tutanakta müvekkili ...' e kusur verilmiş ise de kusurun tamamen müvekkilinde olmadığını, davacının kullanmış olduğu motosikletin hız limitlerinin üzerinde seyir etmiş ve kontrollü şekilde seyreden müvekkilinin kullandığı aracın önüne çıkmış ve kazanın meydana gelmiş olduğunu, kaza meydana geldikten sonra müvekkillerinin davacıyla bizzat ilgilenmişler, hastahaneye götürmüşler, hastanede ziyaret etmişler ve hastane de her ne kadar kusur müvekkillerinde olmasa da mağduriyetinin giderilmesi için karşılıklı konuşulmuş, bir miktar ödeme yapılmış ve karşılıklı anlaşarak oradan ayrılmış olduklarını, müvekkillerinin aleyhine herhangi bir bedel çıkması durumunda müvekkilleri tarafından ve sigorta şirketi tarafından ödenen meblağların mahsubunu talep ediyor olduklarını, davacı tarafın kalıcı sakatlığından bahsetmekte olup, kazanın oluşumu ve daha sonra ki tedavi süreçleri göz önüne alındığında davacının kalıcı bir maluliyetinin veya çalışmasına engel bir durumunun olmadığının ortaya çıkacak olduğunu, her ne kadar davayı ve iddiaları kabul etmeseler dahi, davacının istemiş olduğu tazminat miktarının yüksek olduğunu, Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayacak şekilde olay nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesini sağlayıcı nitelikte olması gerektiğini, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilecek ise de tazminat miktarının felaketi özendirir hale getirmemesi ilkesi dikkate alınmak suretiyle cüz'i bir miktara hükmedilmesi gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu tazminat miktarının yüksek ve kabul edilemez olduğunu, müvekkili ...'ın işçi olarak çalışmakta olup ekonomik ve sosyal olarak mağdur ve gariban durumda olduğunu, tazminat miktarının belirlenmesinde bu hususun göz önünde bulundurulmasını talep ediyor olduklarını, diğer müvekkili ... 'in kazaya direk olarak herhangi bir dahli söz konusu olmadığını, yetkililerin herhangi bir kusuru veya kastı bulunmadığını, nitekim Borçlar Kanununa göre müvekkili ... in sorumlu tutulabilmesi için, müvekkilinin kusurundan direk kaynaklanması gerektiğini, olayda müvekkili ... yetkililerinin herhangi bir kusuru bulunmadığını beyanla; davanın her iki müvekkili yönünden reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, 01.01.2019 tarihinden itibaren açılan davalarda geçerli olmak üzere 7155 sayılı Kanunun 20.maddesi ile Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi uyarınca ticari uyuşmazlıklarda Kanun’da belirtilen konularda arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş olduğunu, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla; TTK md 5/A uyarınca, ticari uyuşmazlıkta arabuluculuk dava şartı haline gelmiş olduğunu, söz konusu dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi manevi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu kazada tarafların kusur durumları, davacının maddi ve manevi zararının bulunup bulunmadığı varsa miktarı hususlarındadır.

Dosyanın kül halinde ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur durumunun tespitinin istenmesine karar verilmiş olup, ATK Trafik İhtisas Dairesi ... tarih ve ... sayılı raporda özetle; olayın; ... günü saat ... sıralarında davacı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki... plakalı motosikletle .... Caddesi'ni takiben ... Bulvarı istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde motosikletinin ön kısımları ile sağ tarafındaki kavşak kolu olan ....Sokak'tan gelerek kavşağa giren davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin sol ön kısımları ile çarpıştığı, çarpışmanın etkisi ile savrulan motosikletin sol taraftaki kavşak kolundan gelerek orta refüj aralığından kavşağa giriş yapmak isteyen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun sağ yan ön kısımlarının çarpışması sonucu, sürücü ...'nın yaralanmasına konu trafik kazasının meydana gelmiş olduğu, trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde; olay mahallinin meskun içi dört yönlü kavşak olduğu, yolun yatayda düz, düşeyde tehlikeli eğimli, 2 şeritli, 7 metre genişliğinde, bölünmüş asfalt kaplama cadde olduğunun, hız sınırının 50km/h olduğu, vaktin gündüz, havanın açık, zeminin kuru olduğunun belirtilmiş olduğu, dosya kapsamı, trafik kazası tespit tutanağı, dava dilekçesi, olay mahalli şartları ve dosya içerisindeki tüm veriler dikkate alındığında kazanın yukarıda "OLAY" kısmında açıklandığı şekilde meydana geldiği anlaşılmakla; mevcut verilere göre; davalı sürücü ...'ın, sevk ve idaresindeki kamyonetle seyir halinde iken olay mahalli kavşağa giriş yapmadan evvel kavşak kollarını yeterli ve gerekli kontrol etmesi, bölünmüş yolda sol tarafından gelen ve seyrini düz devam ettiren sürücülere ilk geçiş hakkını vermesi, yolun müsaitlik durumuna göre kontrollü bir şekilde kavşağa giriş yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, davalı sürücünün seyir istikametini kapatacak şekilde kavşağa giriş yaptığı sırada meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'nın, sevk ve idaresindeki motosikletle seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi, olay yeri kavşak mahallinde her an tedbir alacak vaziyette seyrini sürdürmesi, sağ taraftan gelerek istikametini kapatan kamyonete karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla olayda tali kusurlu olduğu SONUÇ OLARAK; olayda; davalı sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'nın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.

Dosyanın maluliyet oranının tespiti için ATK ya gönderilmesine karar verilmiş olup, ATK ... İhtisas Kurulu'nun ... Karar ve ... A.T.Nolu raporunda özetle; ... Hastanesinin ... tarih ... sayılı geçici adli raporunda; “Genel durum iyi, bilinci açık, oryante, koopere, sağ ayakta güç kaybı, sağ tibia fibula fraktür,ortopedi adına yatış yapıldı. Ortopedi epikriz notunda, büyük kemiklerin kapalı cerrahisi kapalı IMN yapıldığı, ... Hastanesinin 15.08.2018 sağlık kurulu raporunda; Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünün sağ ayak bileği fraktür öyküsü, sağ ayak bileği eklem hareket açıklığı kısıtlı, ayak bileği eklem hareket kısıtlılığına bağlı özürlülük %4, Ortopedi ve Travmatoloji; Sağ tibia şaft kırığı ve intramedüller çivi uygulaması,sağ kırık kaynaması devam etmekte, sudeck atrofisi mevcut,kan tahlilleriyle enfeksiyon bulgusu yok.Karar:Sağ ayak bileği fraktür öyküsü, sağ ayak bileği eklem hareket kısıtlılığı hafif özürlülük oranı %4. şeklinde kayıtlı olduğu, kişinin 14.02.2020 tarihinde kurallarında yapılan muayenesinde; uzun sure ayakta duramama ve sağ bacakta ağrı şikayeti olduğu; sağ diz anteriorda 5x0,5 cm insizyon skarı,sağ ayak bileği lateralde 7x1 cm lik insizyon skarı, sağ uyluk anteriorda 4x1 cm yara izlendiği; yapılan ortopedi muayenesinde; Sağ alt ekstremite uzunluğu 91 cm, sol alt ekstremite uzunluğu 91 cm, sağ diz fleksiyon 120 derece, sol diz fleksiyon 120 derece, sağ diz ekstansiyon 0 derece, sol diz extansiyon 0 derece, sağ ayak bileği dorsifleksiyon 15 derece sol ayak bileği dorsifleksiyon 15 derece, sağ ayak bileği plantar fleksiyon 60 derece sol ayak bileği plantar fleksiyon 60 derece, sağ ayak bileği inversiyon 25 derece sol ayak bileği inversiyon 25 derece, sağ ayak bileği eversiyon 15 derece sol ayak bileği eversiyon 15 derece, sağ uyluk 52 cm sol uyluk çevresi 52 cm, sağ kruris çevresi 42 cm sol kruris çevresi 42 cm, yürüyüş paterni doğal izlendiği, kişiye ait görüntüleme tetkiklerinin Kurullarınca yapılan incelemesinde; 03.07.2020 tarihli sağ tibia, fibula distalinde kaynamış kırık sekeli, tibiada İMÇ ile tespit materyali, 30.08.2018 tarihli sağ kruris grafilerinde; tibia fibula distal diafizde deplase fraktürler izlendiğine göre SONUÇ OLARAK;... tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Malüliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünü içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri ve meslek grupları bölümünü içermediğinden, sadece çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediğine ilişkin olduğu (hangi hastalık ve arızaların beden çalışma gücünün en az %60’ının kaybına neden olacağı), bu nedenle bu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği, Mevcut tıbbi belgelere göre; davacı ...’nın 30.03.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak, Gr1 XII (32a........1)A % 5, E cetveline göre % 4.0 (yüzdedörtnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.

Dosyanın tarafların itirazları ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda ek rapor hazırlanmak üzere ATK ya gönderilmesine karar verilmiş olup, ATK İstanbul ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun ... Karar ve ,... A.T.Nolu raporunda özetle; Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... nolu kararında; değiştirilecek veya eklenecek herhangi bir husus bulunmadığı, ... tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Malüliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin,... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünü içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri ve meslek grupları bölümünü içermediğinden, sadece çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediğine ilişkin olduğu (hangi hastalık ve arızaların beden çalışma gücünün en az %60’ının kaybına neden olacağı), bu nedenle bu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği, mevcut tıbbi belgelere göre; davacı ...’nın 30.03.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak, Gr1 XII (32a........1)A % 5; E cetveline göre %4.0 (yüzdedörtnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.

Dosya kapsamı itibariyle Günsüz bilirkişi incelemesi yapılarak dosyanın aktüerya bilirkişisi ...'a tevdine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı bilirkişi ... 14/01/2022 tarihli raporunda özetle; ... doğumlu olan davacı ...'nın ... tarihi itibarı ile (24) yaşında olup, TRH-2010 Erkek yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrünün (50) yıl olduğunu ve (74) yaşına kadar

yaşayacak olduğunu, Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına ve uygulamalara göre, Kadın-Erkek ayırımı yapılmaksızın kural olarak aktif çalışma yaşı sonunun (60) olarak kabul edilmekte olduğunu, davacının (24) yaşından itibaren, (60) yaşına kadar zarar gördüğü bakiye aktif (36) yıl olduğunu, davacının (60-74) yaşları arası zarar gördüğü emeklilik ve pasif devresinin (14) yıl olduğunu, davacının SGK Hizmet Dökümünden davacının brüt ücretlerinin brüt asgari ücretlere eşit olduğunun görülmüş olduğunu, buna göre; bekar çalışanlar için uygulanan net asgari ücretlerin hesaba esas alınacak olduğunu, 30.03.2018-30.12.2018 tarihleri arasında net asgari ücret 1.603,12 TL x 9 ay = 14.428,08 TL

olduğunu, (9) aylık işlemiş aktif devredeki net kazançların 9 ay = 14.428,08 TL olduğunu, 30.12.2018 – 30.03.2022 arasındaki (3) yıl + (3) aylık işlemiş aktif devrede net kazançları (4) yıllık işlemi aktif devredeki net kazançlarının 98.818,32 TL olduğunu, kazalının işleyecek aktif ve pasif devre başındaki hesaba esas net aylık ücreti 4.253,40 TL olduğuna göre davacının; işleyecek aktif ve pasif devre başında yıllık net kazancının = 4.253,40 TLx12 ay=51.040,80 TL olduğunu, (32) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değerinin=1.633.305,60 TL olduğunu, (14) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değerinin=714.571,20 TL olduğunu, davacının (9) aylık geçici iş göremezlik maddi zararının=14.428,08 TL olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamının=97.867,80 TL olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı %25 kusurlu olduğundan hesaplanan maddi zarar tutarından %25

oranında kusur indirimi yapılacak olduğunu, SGK Unkapanı Esenyurt Güvenlik Merkezinin 28.06.2019 tarihli müzekkere cevabında davacıya 10.079,85 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığının belirtilmekte olduğunu, davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin davalıların %75 kusuruna isabet eden tutarı rücuya tabi olduğundan; %75

kusura isabet eden tutarın geçici iş göremezlik maddi zararından tenzil edilecek olduğunu, davacıya maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer bulunmadığını, davacının indirimsiz geçici iş göremezlik maddi zararı = 14.428,08 TL, kusur indirimi (14.428,08 TL x %25 kusur)= 3.607,02 TL, kusur indirimi sonrası kalan tutar = 10.821,06 TL, SGK tarafından yapılan ödemenin indirimi (10.079,85 TL x %75) = 7.559,89 TL, davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararı = 3.261,17 TL

olduğunu, davacının indirimsiz sürekli iş göremezlik maddi zararı = 97.867,80 TL, kusur indirimi (97.867,80 TL x %25 kusur) = 24.466,95 TL, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararı = 73.400,85 TL olduğunu, ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi ile davalı ... tarafından sigortalandığı hususunda bir uyşmazlık bulunmadığını, kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitlerinin sakatlık yönünden 360.000,00 TL ve tedavi gideri yönünden 360.000,00 TL olduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 3.261,17 TL olup, 360.000,00 TL tutarındaki tedavi giderinin teminat limitinin altında kaldığını, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 73.400,85 TL olup, 360.000,00 TL tutarındaki sakatlığın teminat limitinin altında kaldığını, davalı ... şirketine dava öncesinde ihtar edildiği anlaşılmakla birlikte; ihtarnamenin tebliğ tarihine ilişkin belgenin görülememiş olduğunu, bu durumda; davalı ... yönünden dava tarihi olan 06.12.2018 tarihinin temerrüt başlangıcını teşkil edeceği kanaatine varılmış olduğunu, davalı sürücü ve

işleten yönünden ise temerrüt başlangıcının haksız fiilin başlangıcı olan ... kaza tarihi olduğunu, faiz nev’inin talep ile bağlı kalınarak yasal faiz olduğunu SONUÇ OLARAK; Yargıtay 17 HD 14/12/2020 T., 2020/4594 E. , 2020/8383 K. sayılı kararı nazara alındığında tüm vücut engellilik oranının maddi zarar hesabında esas alınması gerektiği kanaatine

varılmış olmakla birlikte; mahkememizce alınan raporlar ATK ... İhtisas Kurulunun ... tarihli ve ... tarihli raporları olup, anılan raporların Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine Göre düzenlendiği; dosyada Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre düzenlenmiş bir rapor mevcut olmayıp, mahkememizce dosya hesap yapılmak üzere tevdii edildiğinden takdir mahkememize ait olmak üzere Meslekte Kazanma Gücü Kaybı esas alınarak hesaplama yapıldığını, davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 3.261,17 TL olduğunu, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 73.400,85 TL olduğunu, davacının bakıcıya ihtiyaç duyduğu süreye ilişkin dosyada herhangi bir tespit bulunmadığından akıcı giderinin hesaplanabilmesinin mümkün olamadığını, temerrüt başlangıcının davalı ... yönünden 06.12.2018 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden ise 30.03.2018 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğunu bildirmiştir.

Maluliyetin varlığı ve oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/8088 Esas 2022/715 Karar sayılı ve yine aynı dairenin bu hususa ilişkin diğer içtihatları da dikkate alındığında somut uyuşmazlıkta kaza tarihi olan ... tarihi itibari ile "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" yürürlükte olduğundan davacının maluliyeti bakımından bu yönetmelik hükümlerine göre ATK'dan yeniden rapor alınmasına karar verilmiş olup, ATK .... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun ... Karar ve ... A.T.Nolu raporunda özetle; davacı ...’nın 30.03.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, ... tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.

Dosya üzerinden ... bilirkişi incelemesi yapılarak dosyanın aktüerya bilirkişisi ...'a tevdine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı Fizik Yüksek Mühendisi bilirkişi ... 26/12/2022 tarihli raporunda özetle;... doğumlu olan davacının ... kaza tarihi itibariyle (24) yaşında olduğunu, Yargıtay' ın konuya ilişkin yerleşik içtihatlarına göre aktif çalışma dönemi sınırı 60 yaş kabul edildiğinden, kaza tarihi itibarıyla (24) yaşında olan davacının aktif çalışma devresinde olduğunu, SGK Hizmet Dökümünden davacının kaza tarihinde hizmet akdi ile işçi olarak çalıştığının anlaşılmakta olduğunu, SED araştırmasından ise davacının evli ve 1 çocuklu olduğunun görülmüş olduğunu, SGK Hizmet Dökümünden davacının kaza tarihi itibarı aylık brüt kazançlarının brüt asgari ücrete eşit olduğunun görülmüş olduğunu, buna göre; evli ve 1 çocuklu olan çalışanlar için uygulanan net asgari ücretlerin hesaba esas alınacak olduğunu, davacının 30.03.2018-30.12.2018 arasındaki (9) aylık işlemiş dönemde net kazançlarının=14.907,60 TL olduğunu, davacının (9) aylık geçici iş göremezlik maddi zararının=14.907,60 TL olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı %25 oranında kusurlu olduğundan hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından %25 oranında kusur tenzili yapılacak olduğunu, SGK Topkapı Sosyal Güvenlik Merkezinin 17.07.2019 tarihli müzekkere cevabında davacıya 30.03.2018-10.11.2018 tarihleri arasında 10.079,85 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, ancak sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığının belirtilmekte olduğunu, buna göre; davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin rücuya tabi olan %75 lik kısmının hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından tenzil edilecek olduğunu, davacıya maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer bulunmadığını, davacının indirimsiz sürekli iş göremezlik maddi zararı=14,907,60TL, kusur indirimi (14.907,60 TL x %25 kusur) = 3.726,90 TL, kusur indirimi sonrası kalan tutar= 11.180,70TL, SGK ödemesinin rücuya tabi kısmının indirimi (10.079,85 TL x %75) = 7.559,89 TL, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararı = 3.620,81TL olduğunu SONUÇ OLARAK; davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 3.620,81 TL olduğunu, temerrüt başlangıcının davalı ... yönünden ... dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden ... kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğunu, davacının bakıcıya ihtiyaç duyduğu süreye ilşkin dosyada bir tespitin bulunmadığını, bu hususun ve bakıcı giderleri ile birlikte talep edilen diğer tedavi giderlerinin alanında uzman doktor bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiği; o nedenle tarafından değerlendirme yapılamadığını bildirmiştir.

Dosya üzerinden ... bilirkişi incelemesi yapılarak dosyanın doktor bilirkişi ... 'e tevdine karar verilmiş olup, doktor bilirkişi ... 18/06/2023 tarihli raporunda özetle; 30.03.2018 günü davacı ...'nın yönetimindeki ... plakalı motosikletle, davalılardan ... yönetimindeki ve ... Dış Tic. San. Ltd. Şti.'nin zilyetliğindeki ... plakalı, ...Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi düzenlenmiş olan kamyonet ile çarpışması üzerine

meydana gelen kazada davacı ...’nın Sağ bacağında tibia-fıbula fraktürü meydana gelmiş olduğunu, ...’nın yaralanması (sağ tibia- fıbula fraktür) ile 30.03.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası arasında

İLLİYET (nedensellik) BAĞI bulunduğunu, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul .... Adli Tıp İhtisas Kurulunun ... ve ... tarihli raporlarında;

Meslekte kazanma gücünden kayıp oranının % 4 olduğunun, Geçici iş göremezlik süresinin (9) ay olduğunun belirtilmekte olduğunu, Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle

yükümlü olduğunun düzenlenmiş olduğunu, BK 54. maddesinde ise yaralanmalardaki maddi zararların kapsamının sayılmış olduğunu, buna göre tüm tedavi giderlerinin, bedensel çalışma gücünün azalması sebebiyle oluşan zararların, kazanç kaybı maddi

zararlar arasında sayılmış olduğunu, maddi zarar kapsamıyla ilgili Yargı kararlarıyla da yol giderleri ve yardımcı hizmetli giderlerinin de tedavi giderleri

kapsamında olduğunun görülmekte olduğunu,

dava dosyasında davacının ilk tedavilerini gerçekleştiren ...Hastanesi'nin özel sektöre ait olmasına rağmen Başbakanlık Genelgesi ve Özel Hastaneler Yönetmeliği uyarınca acil vakalardan ücret alınmasının

yasak olduğu, ayrıca, dava dışı hastanenin SGK ile tüm branşlarda Sağlık Hizmet Sunucusu Sözleşmesi bulunduğunu, SUT uyarınca da ilave ücret alınmasının yasak olduğunu, bu sebeplerle dosyada mübrez davacı tarafından ödenmiş herhangi bir BELGELİ TEDAVİ GİDERİ bulunmadığını ve ... Hastane dökümünün incelenmesinde bir kısım tedavi giderlerinin dava dışı sgk tarafından ödendiğinin tespit edilmiş olduğunu, ayrıca, 6111 sayılı kanun gereği de Trafik kazalarında oluşan yaralanmalarda kazazedelerin belgeli tedavi giderlerinin SUT hükümleri uyarınca ödenmekte olduğunu, bununla birlikte, mahkememizin daha iyi değerlendireceği gibi Hukukumuzda belge sunulamasa da gereken BELGESİZ tedavi giderlerinin Bilirkişi marifetiyle hesaplanmasının yerleşik uygulama olduğunu, dava dosyasının incelenmesinde, davacının ilk tedavilerini gerçekleştiren .... Hastanesi özel sektöre ait olmasına rağmen Başbakanlık Genelgesi ve Özel Hastaneler Yönetmeliği uyarınca acil vakalardan ücret alınmasının yasak olduğu, ayrıca, dava dışı hastanenin SGK ile tüm branşlarda Sağlık Hizmet Sunucusu Sözleşmesi bulunduğu, SUT uyarınca da ilave ücret alınmasının yasak olduğu, bu sebeplerle dosyada mübrez davacı tarafından ödenmiş herhangi bir BELGELİ TEDAVİ GİDERİ BULUNMADIĞI ve ... Hastane dökümünün incelenmesinde tedavi giderlerinin dava dışı SGK TARAFINDAN ÖDENDİĞİNİN TESPİT EDİLMİŞ olduğunu, davacının operasyonlarının gerçekleştirilen hastaneye kontrolleri için giderken tahminen ve takdiren 1.500,00 -TL YOL GİDERİ’ne katlanmış olabileceğini, davacının, iyileşme süresi boyunca ... tipi koltuk değneğine ihtiyaç duyacağının tıbbi gerçeklik olduğunu ve dava konusu olay tarihlerinde bu tip KOLTUK DEĞNEĞİNİN 750,00-TL’ye temin edilebildiğini, bu durumda, davacı ...’nın, 30.03.2018 tarihli trafik kazası sonrası toplam 2.250,00 TL BELGESİZ TEDAVİ GİDERİ harcaması yapmış olduğu kanaatinde olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı da % 25 kusurlu olduğundan hesaplanan maddi zarardan 2.250,00 x 0,25 = 562,50 -TL tutarında kusur indirimi yapılması gerektiğini, bu durumda, davacının davalılardan talep edebileceği tutarın 1.687,50 -TL olduğunu SONUÇ OLARAK; Nihai takdir ve karar mahkememize ait olmak üzere davacı ...’nın, 30.03.2018 tarihli trafik kazası sonrası BELGELİ TEDAVİ GİDERİ bulunmadığını, 1.687,50 -TL BELGESİZ TEDAVİ GİDERİ harcaması yapmış olduğunu bildirmiştir.

Davacı vekili 23/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, fazlaya dair hakları saklı kalmakla birlikte; 500-TL geçici iş göremezlik maddi zarar taleplerini 3.620,81 TL'ye, 500-TL sürekli iş göremezlik maddi zarar taleplerini 73.400,85 TL'ye, 500 -TL tedavi ve bakım gideri taleplerini 1.687,50 TL'ye olmak üzere toplamda 78.709,16 TL'ye artırıyor olduklarını, davacı için fazlaya ilişkin hakları ve başkaca dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile talep ettikleri toplamda 1000 TL olarak belirtilen tazminat taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda 78.709,16 TL'ye artırıyor olduklarını, kaza tarihi olan 30/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte geçici iş göremezlik zararlarının, sürekli iş göremezlik maddi zararlarının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ediyor olduklarını beyan etmiştir.

... günü saat ... sıralarında davacı ... sevk ve idaresindeki .... plakalı motosikletin ... Caddesinde seyrettiği sırada .... Sokaktan kavşağa giren ... yönetiminindeki davalı ... adına kayıtlı ... plakalı kamyonetin çarpışması sonucu davacının yaralanmış olduğu, dosya arasında bulunan trafik tescil kayıtları ile sabit olduğu üzere kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın davalı ... şirketi adına kayıtlı olduğu, aracın kaza tarihi itibari ile davalı ... nezdinde ZMMS sigortalı ile sigortalı olduğu, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi 23/12/2019 tarihli kusur raporunda davalı sürücü ...'ın % 75 oranında kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, davacı sürücü ...'nın ise % 25 oranında kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğinin tespit edildiği, her ne kadar dosya arasında davacının geçici ve kalıcı maluliyetine ilişkin birden fazla ATK raporu bulunduğu görülmüş ise de, maluliyet tespit işleminin kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğinden ve kaza tarihi olan 30/03/2018 tarihinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmelik yürürlükte olduğundan maluliyetin bu yönetmelik uyarınca tespiti gerektiği, buna göre ATK İstanbul .... Adli Tıp İhtisas Kurulu 26/08/2022 tarihli raporu ile davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmelik uyarınca % 0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, yine dosya arasında birden fazla aktüer bilirkişi raporu bulunduğu görülmüş ise de, ATK İstanbul .... Adli Tıp İhtisas Kurulu ... tarihli raporu uyarınca alınan rapora itibar edilmesi gerektiği, davacının tedavi gideri talebi bulunduğundan bu talep yönünden de gerekli incelmenin yapıldığı ve bilirkişi raporu alındığı, buna göre davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 3.620,81 TL olduğu, 1.687,50 TL tedavi gideri talep edebileceği, davacı vekilince sunulan 12/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi sunulduğu ve gerekli harcın tamamlandığı görülmekle davacı tarafın kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmelik uyarınca maluliyeti % 0 tespit edildiğinden davacı tarafın kalıcı iş göremezlik talebinin reddine, geçici iş göremezlik ve tedavi ve bakım gideri taleplerinin kabulü ile 3.620,81-TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 1.687,50-TL tedavi ve bakım giderinin davalılar ... ve .... Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi olan 30/03/2018 tarihinden, davalı ... yönünden dava tarihi olan 06/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ( davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) ile davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.

6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para miktarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ... günlü ve ... sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Bu kriterlere göre somut olay, kusur durumları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, hakkaniyet ilkesi nazara alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 18.000,00-TL manevi tazminatın 30/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve .... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,

  1. Davacı tarafın kalıcı iş göremezlik talebinin REDDİNE,

  2. Geçici iş göremezlik ve tedavi ve bakım gideri taleplerinin kabulü ile 3.620,81. TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 1.687,50. TL tedavi ve bakım giderinin davalılar ... ve .... Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi olan 30/03/2018 tarihinden, davalı ... yönünden dava tarihi olan 06/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ( davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) ile davacı tarafa VERİLMESİNE,

  3. Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 18.000,00. TL manevi tazminatın kaza tarihi 30/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;

  1. Alınması gereken 362,61 TL harcın peşin alınan 537,95 TL peşin harç, 256,72 TL tamamlama harcı ve 1.318,54 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.113,21 TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir KAYDINA,

  2. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 5.308,31 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  3. Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 5.308,31 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;

  1. Alınması gereken 1.229,58 TL harçtan peşin alınan ve maddi tazminat yönünden kurulan hüküm kısmında hesaplanarak mahsup edilen harçtan bakiye kalan 1.750,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 521,02 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

  2. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalılar ... ve .... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  3. Davalılar ... ve ... Ltd. Şti. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 12.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalılara VERİLMESİNE,

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;

10-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.636,59 TL (peşin harç, başvuru harcı, ıslah harcı, tamamlama harcı olmak üzere)'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (Davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nin tamamından davalı ... şirketinin 372,65 TL ile sınırlı sorumluluklarına)

11-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, ATK ücreti, posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 10.446,70-TL yargılama giderinden kabul oranı (%21,44) ret oranı (%78,56) dikkate alınarak hesaplanan 2.239,77-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (Davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nin tamamından davalı ... şirketinin 510,00 TL ile sınırlı sorumluluklarına)

12-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

Dair davacı vekilinin ve davalı ... ile ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... şirketinin yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/12/2023

Katip ...

¸

Hakim ...

¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tedavibelgesizbırakılmasınakabulreddiolarakTazminattespit"olay"CismaniiadesineZarargideri(ÖlümSebebiylesonuçVekoltukilliyetedilmişdeğneğininAçılanödendiğinintarafındanhükümTazminat)bulunmadığıkısmenbelgeliverilmesine

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim