Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/917 E. 2023/1260 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/917
2023/1260
12 Aralık 2023
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/917 Esas
KARAR NO : 2023/1260
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/09/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 15/6/2023 tarihinde 22 adet araç için kiralama sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, davalı şirketin; müvekkilinden kiraladığı araçları dava dışı üçüncü şahıslara satış vaadiyle teslim etmiş ve satış bedellerini tahsil etmiş olduğunu, bu hususun taraflarınca tespit edilmiş olup, araçları satın aldığını düşünen dava dışı üçüncü şahısların araçlardan 18 tanesini taraflarına teslim etmiş olup, işbu davanın açıldığı tarihte hala 4 adet aracın taraflarına teslim edilmemiş olduğunu, araçları teslim etmeyen dava dışı üçüncü kişilerin araçları davalıdan satın aldıklarını, satış bedellerini ödediklerini ve bu sebeple araçları teslim etmeyeceklerini beyan etmiş olduklarını, bunun üzerine taraflarınca Beykoz .... Noterliğinin 09/8/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin taraflarınca haklı nedenle feshedilmiş olup, araçların teslimi ve ekte bulunan sözleşmenin 5. maddesine dayanarak ceza-i şart bedelinin talep edilmiş olduğunu, ancak davalı tarafından ihtarname konusu taleplere yanıt alınamamış, bunun üzerine Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyası ile ceza-i şart bedelinin tahsili amaçlı icra takibi başlatılmış, ancak davalının takibe itiraz etmiş ve itiraz üzerine taraflarınca arabuluculuğa başvuru yapıldığını, anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalının haksız eylemleri nedeniyle piyasadan para toplaması nedeniyle hem dava dışı üçüncü kişilerce hemde taraflarınca suç duyurusunda bulunulmuş olup, davalı yetkililerine kolluk kuvvetlerince ulaşılamadığından ifadeleri alınamamış olduğunu beyanla; öncelikle mahkememiz tarafından takdir edilecek teminat karşılığında dava konusu ticari ilişkinden ve sözleşmeden kaynaklı ceza-i şart bedeli nedeniyle asıl alacak yönünden davalı'nın tüm taşınır, taşınmaz mal varlığı ve banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulüne, davalının haksız itirazlarının iptaline ve takibin Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 798.241,12 TL üzerinden devamına, davalı ... aleyhine asıl alacak tutarının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu iddiaların bir kısmının doğru olup, kabullerinde olduğunu, bir kısım taleplerinin ise hukuka aykırı talepler olup reddediyor olduklarını, taraflar arasında araç kira sözleşmesinin bulunduğu hususunun doğru olduğunu, şirketinin davacıdan astın alma opsiyonlu kira sözleşmesi uyarınca kiraladığı araçların kira bedellerini Temmuz 2023'e kadar sorunsuz şekilde ödemiş olduğunu, bu tarihten itibaren şirketinin sektörde yaşanan üretim ve tedarikteki zorluklar, beklenmeyen yüksek oranlara varan enflasyon ve buna bağlı olarak dövizdeki aşırı artışlar ile son olarak araç fiyatlarındaki aşırı artışlar ve stokçuluk nedeniyle yaşanan sorunlar neticesinde banka hesaplarına bloke konması nedeniyle davacının kira alacaklarını ödeyememiş olduğunu, davacının şirketinden kira alacağı olduğu doğru olmakla birlikte icra takibinde talep ettiği alacak miktarının ise fazla olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda ne kadar borçları olduğunun ortaya çıkacak olduğunu, fazlasını ise kabul etmiyor olduklarını, keza takip talebinde cari hesaptan bahsedilmekle net rakamın bilirkişi incelemesi ile tespit edilecek olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmede hukuka ve kamu düzenine aykırı maddeleri ise kabul etmiyor olduklarını, alacağın miktarı likit olmayıp bilirkişi incelemesi sonucu tespit edileceğinden icra inkar tazminatı talebinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, reddi gerektiğini beyanla; davanın reddi ile yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Davacı vekili, davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 22 adet araç için kiralama sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, davalı şirketin müvekkilinden kiraladığı araçları dava dışı 3.şahıslara satış vaadiyle teslim etmiş ve satış bedellerini tahsil etmiş olduğunu, araçları satın aldığını düşünen dava dışı 3.şahısların araçlardan 18 tanesini taraflarına teslim etmiş olup, hala 4 adet aracın taraflarına teslim edilmemiş olduğunu, bunun üzerine cezai şart bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz etmiş olduğunu, davanın kabulü ile icra takibinin şimdilik 798.241,12 TL üzerinden devamını talep etmektedir. Taraflar arasında kira ilişkisi temelli bir hukuki ilişki bulunduğu ve davanın kira ilişkisinden kaynaklanan sözleşmenin feshi nedeni ile ödenen cezai şart ve cari hesap ekstresi talebine dayandığı ve kira ilişkisinin davalı tarafın kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Davacının talebi taraflar arasında yer alan araç kiralama sözleşmesine ilişkin olup dava dilekçesindeki anlatım ve ekinde yer alan sözleşmelerin incelenmesinde davalı ile aralarında hizmet sözleşmesi niteliğinde bir uyuşmazlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. HMK.4/1-a maddesi uyarınca iddianın ileri sürülüş biçimi, dava dilekçesindeki anlatım dikkate alındığında uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olup, dava şartlarının ise kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususların resen dikkate alınacak hususlardan olması nedeniyle dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceği anlaşılmakla yapılan açıklamalar uyarınca davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli Mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle Mahkememizin görevsizliğine dair karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1. Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nın 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine,
2. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
- 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/12/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03