Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1074 E. 2023/1250 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1074
2023/1250
8 Aralık 2023
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1074 Esas
KARAR NO : 2023/1250
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/11/2022
KARAR TARİHİ : 08/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş makinesi ,kamyon ve tırlar ile yıkım, hafriyat işi yaptığını, davalı tarafın ise inşaat işleri yapan bir müteahhit olduğunu, müvekkilinin davalı tarafın inşaat yapacağı ... Mah...sok.No:... .../İstanbul tapuya göre ... ada,... pafta,... parselde bulunan yerin hafriyatının alınıp döküm sahasına götürülmek üzere yaklaşık 35.000,00 TL bedelle anlaştıklarını, hazır olmayan hafriyatta önce yapılan hesaplama ile kazı ve yıkım yapıldıktan sonra toprağın kabarması sonucunda çıkan sonucun daha fazla olabildiğini, hafriyat yapılacak yer ile ilgili olarak belediye kayıtlarında ne kadar hafriyatın olduğunun m3 fiyatları,müteahhidin kim olduğu, hafriyatının kim tarafından yapılacağı,işte kullanılacak araç plakaları gibi bütün hususların yer aldığını, belediye kayıtlarında toprağın kazılmamış haliyle belirlenen metre küp miktarının mevcut olduğunu, gerçekte alınan hafriyat miktarının daha fazla olduğunu, taraflar yaklaşık 175 metreküp toprağı metreküpü 200 TL den taşımak üzere anlaştıklarını, hafriyat işini müvekkil yaptıktan sonra anlaştıkları 35.000,00 TL'nin müvekkilinin hesabına ödendiğini, müvekkilinin davalı şirkete fatura kesmek istediğini ancak davalı taraf vergi numarası vermediğinden fatura kesemediğini, davalı tarafın kalan borcu ödememesi üzerine ve davalıya gerekli başvurulardan sonuç alınamaması nedeniyle Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... E. esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip yapmak zorunda kalındığını, her ne kadar yapılan takipte sehven 35.000 TL talep edilmiş ise de davalı tarafından 10.000 TL nin ödendiği davalının itirazı üzerine anlaşıldığını, davalı taraf itirazında haksız olduğunu, davalı tarafın inşaatını yapacağı yerin hafriyatı müvekkili tarafından taşındığını ancak bedelin ödenmediğini açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25 000 TL borcun ve takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte ve asgari %20 inkar tazminatının müvekkilime ödemeye mahkum edilmesini, itirazın iptaline karar verilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının hak ve alacaklarını kabul anlamına gelmemekle birlikte yapıldığı iddia edilen işin tarihi göz önünde bulundurulduğunda alacak iddialarının zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkil arasında herhangi bir hizmet ilişkisinin söz konusu olmadığını, dava dışı arsa sahibi ... ile müvekkil arasında yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereği müvekkilinin söz konusu taşınmazda inşaat yaptığını, arsa sahibi ekte sunulan teslim - tesellüm tutanağında görüleceği üzere taşınmazı her türlü hafriyattan ve yıkıntı artıklarından ari bir şekilde müvekkile teslim etmeyi taahhüt ettiğini ve tutanaklarda da belirtildiği şekilde inşaata başlamak üzere taşınmazı müvekkiline teslim ettiğini, bundan sonraki aşamada inşaat için gerekli işlemlere başlayan müvekkilinin şantiyeye gelip para istemek suretiyle huzursuzluk çıkarmasından dolayı arsa sahipleri adına 10.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak hafriyattan ve artıklardan arsa sahipleriyle aralarındaki anlaşma gereği sorumlu olmadığı için bu ödemenin müvekkilini borçlu kılmayacağını, nitekim söz konusu bina 2016 yılında yıkılmış olup dava dışı ... adına yıkım ruhsatı düzenlendiğini, Zeytinburnu Belediyesi'ne müzekkere yazılarak yıkım ruhsatının ve molozların kim tarafından taşındığına ilişkin belgelerin celbini talep ettiklerini, ilgili kayıtlar celp edildiğinde 2016 yılında moloz ve diğer atıkların davacı tarafından taşındığı , yıkım ruhsatının ... adına olduğu , dolayısıyla da 2016 yılında yapılan anlaşma doğrultusunda arsa sahibi ile davacı arasında yapılan bir anlaşma olduğu , müvekkilin dava konusu olayla ilgisinin bulunmadığının ortaya çıkacağını, zira bu tarihte müvekkilinin müteahhitlik dahi yapmamış ve dava konusu taşınmazla ilgili inşaata başlamamış olduğunu, huzurdaki davanın Ticaret Mahkemesinde açılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacı ve müvekkilinin her ikisinin de tacir olmadığını, her iki tarafın da bilanço usulüne göre defter tutmadığını, davanın görevsiz mahkemede ikame edilmiş olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, 2016 yılında yıkılan binanın yeniden inşasının arsa sahiplerinin anlaşmazlığı nedeniyle uzun süre sürümcemede kalmış ancak yıkıntı artıklarının taşıma ve tasfiye işlemleri için ilk olarak 2016 yılında davacı ile anlaşıldığını ve davacının ücretinin verildiğini, esasen davacı dava dışı arsa sahibi ... İle 2016 yılında bir miktar para ve hafriyattan çıkacak hurdanın kendisine kalması şeklinde anlaşmış anlaşılan ücreti peşin bir şekilde aldığını, aynı şekilde temizleme işlemleri sırasında değerlendirebileceği hurda atıklarını da aldığını, ancak arsa sahipleri kendi arasında uyuşmazlık yaşadığı için bu işlemlerin yarıda kaldığını, ücretin paraya taalluk eden kısmını tamamen alan davacının işi yarıda bıraktığını, 2021 yılına gelindiğinde ise müvekkil ile arsa sahibi söz konusu arsada inşaat yapma konusunda anlaştıklarını, arada huzursuzluk çıkınca müvekkilinin iş aksamaması adına davacıya arsa sahipleri adına 10.000,00 TL para gönderdiğini, açıklanan nedenlerle davanın ...'a ihbarını, davanın öncelikle pasif husumet yokluğundan , zamanaşımı bakımından ve görev yönünden reddine karar verilmesini , esasa girilmesi halinde ise müvekkilinin herhangi bir borcunun olmamasından dolayı davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasıyla hafriyat bedeli alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapıklan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait vergi dairesi kayıtları, Zeytinburnu Belediyesi'nde yer alan taşıma ve hafriyata ilişkin kayıtlar celp edilerek dosya arasına alınmış, tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiştir.
Bakırköy .... İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 35.000,00 TL asıl alacak, 1.626,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.626,54 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "... ada ... parselin hafriyat bedeli alacağı" olduğu, davalı takip borçlusu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda davacı taraf ... Mah...sok.No:... .../İstanbul tapuya göre ... ada,... pafta,... parselde yer alan hafriyatın taşınması hususunda davalı taraf ile 35.000,00 TL bedel ile anlaştıklarını ancak bu bedelden 10.000,00 TL ödeme dışında bir ödeme yapılmadığını iddia etmekte iken davalı taraf davacı ile aralarında bir anlaşma bulunmadığını, davacının iddia ettiği hususların 2016 yılında yıkılmış olup dava dışı ... adına yıkım kaydı bulunan hafriyat ve hurdanın taşınmasına ilişkin olduğunu, davacının ticari ilişkisinin dava dışı ... ile olduğunu iddia ettiği görülmektedir.
-Taraflar arasında hangi tarihli taşımaya ilişkin alacak isteminde bulunulduğu hususunda ihtilaf bulunması nedeniyle ön inceleme duruşmasından davacı taraftan bu hususun açıklığa kavuşturulması istenmiş, davacı tarafın beyanında; "alacak taleplerinin 2016'da yapılan taşımaya ilişkin olmadığı, ... Başkanlığı yazı cevabında bulunan ... tarih ve ... sayılı taşıma ve kabul belgesiyle yapılan işlere ilişkin olduğu, davalının iddia ettiği gibi 2016 yılında başlayan ve dava dışı üçüncü kişiyle olan taşıma ilişkisi dava konusu alacakları kapsamında olmadığını" "beyan ettiği görülmüştür.
-Bu kapsamda taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık ... tarih ve ... sayılı taşıma ve kabul belgesiyle yapılan işlere ilişkin davacı tarafın davalı ... alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmektedir.
-Mahkememiz dosyası tarafların defter ve belgelerinin incelenmesi ile davacı tarafından taşındığı belirtilen hafriyat miktarının dosyada mevcut taşmıa belgesi ve kayıtlar doğrultusunda bedelinin ne olduğu, taraflarca bir bedel kararlaştırılmış ise bu bedelin ve faturanın olayın içeriğine uygun olup olmadığı, taraflarca bir bedel kararlaştırılmamış ise yapılan işin dönem piyasa rayiçlerine göre karşılığı bedelin hesaplanması amacıyla 1 SMMM ve 1 İnşaat Mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 12/03/2023 tarihli raporda özetle; davacı ...’in incelenen 2021 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olmadığı, 2022 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, Davacı ...’in incelenen 2021-2022 yıllarına ait resmi defter ve belgelerinde, Davalı ... adına herhangi bir ticari ve mali kayda rastlanılmadığı, davalı ...’nin incelenen 2021-2022 takvim yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, davalı ...’nin incelenen 2021-2022 yıllarına ait resmi defter ve belgelerinde, Davacı ... 320.10.016 Hesap Kodu ile Satıcılar hesabında hareket gördüğü, 30.03.2022 tarihinde Davacı ...’e banka havalesi ile 10.000,00 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, taraflara ait BA – BS formlarında herhangi bir kayda rastlanılmadığı, taraflar bilonço usülüne (1.sınıf - şirket muhasebesi)göre ticari deftertuttuklarından dolayı TACİR vasfına haiz oldukları, davacı tarafından taşındığı belirtilen hafriyat miktarının dosyada mevcut taşıma belgesi ve kayıtlar doğrultusunda davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu (175 m3*200 TL/m3=) 35.000,00 TL’ nin yapılan işin dönem piyasa rayiçlerine göre karşılığı olan bu bedelin uygun bir bedel olabileceği, davalı tarafından davacıya yapılan 10.000,00 TL ödeme düşüldükten sonra davacının 25.000,00 TL alacağı olabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Dosyada mevcut ... tarihli ... belge numaralı ... Başkanlığı'na ait Taşıma Kabul Belgesi'nin incelenmesinde Hafriyat Toprağı İnşaat Yıkıntı Atığı Üretecisi'nin ... olduğu, taşıyıcı firmanın ... olduğu, taşıma işinin ... ada ... parsel taşınmaz üzerindeki hafriyat işine ilişkin olduğu görülmektedir.
-Bu kapsamda her ne kadar davalı tarafça davacı ile aralarında bir anlaşma bulunmadığı iddia edilmiş ise de mevcut belediye kayıtlarına göre davacı ile davalı arasında taşıma işinin mevcut olduğu, taşıma işinin yapıldığının her iki tarafın da kabulünde olduğu, davacı tarafça taşıma edimi ifa edilmesine rağmen davalı tarafça 10.000,00 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaması nedeniyle bilirkişi raporu ile belirlenen ve mevcut taşıma işinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu belirlenen bakiye 25.000,00 TL bedelin davacı tarafça talep edilmesinin yerinde olduğu sabit olduğundan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Her ne kadar davalı tarafça davacı ile aralarında bir taşıma ilişkisi olmadığı beyan edilmiş ve feri müdahil ...'ın beyanlarına itibar edilmesi gerektiği bildirilmiş ise de davalı tarafın iddia ettiği hususların dosyada mevcut ... tarihli ve ... numaralı taşıma ve hafriyat işine ilişkin olduğu, davacı tarafın alacak isteminin bu belgeye ve taşıma işine dayanmadığı anlaşılmakla davalı tarafın bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından taşıma belgeleriyle ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KABULÜ ile;
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 25.000,00 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi üzerinden devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 5.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.707,75. TL karar ve ilam harcından peşin alınan 243,81. TL harcın mahsubu ile bakiye 1.463,94. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 243,81. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 80,70. TL başvurma harcı, 5.000,00. TL bilirkişi ücreti ve 106,00 tebligat ve posta masrafı olmak üzere 5.186,70. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun 2022/106776 numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,,00. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03