Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/934 E. 2023/1172 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/934
2023/1172
17 Kasım 2023
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/934 Esas
KARAR NO : 2023/1172
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/10/2022
KARAR TARİHİ : 17/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/11/2023
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile (eski ünvanı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.) ...saglık.gov.tr üzerinden davalı şirkete bayiilik verilmesi hususunda başvuru yaptığını, bu başvurunun onaylanması halinde bedelin ödenmesine ilişkin olarak davalı adına ... seri nolu, Keşide yeri Adana olan 15.08.2022 tarih, 150.000,00-TL bedelli çek keşide ettiğini, ancak müvekkilinin bayiliğinin onaylanmadığını ve davalı tarafa bayiiik ücreti olarak verilen çekin iadesinin talep edildiğini, davalı tarafın kötü niyetli olarak çeki müvekkil şirkete iade etmediğini, taraflar arasında bayiilik başvurusu dışında hiçbir ticari ilişki, hizmet-mal alımı satımı söz konusu olmadığını, davaya konu çekin de bayiilik başvurusunun onaylanması halinde ödenecek tutara ilişkin olarak ciro edildiğini, onaylanmaması nedeniyle çekin bedelsiz kaldığını, Hukuk Genel Kurulunun 29.04.2021 T. E: 2017/11-40, K:542 sayılı ilamında "Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, N.kut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır." hususlarına yer verildiğini, kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmaması halinde çekin bedelsiz olacağının kabul edildiğini, somut olayda müvekkili şirketin bayiilik başvurusunun onaylanmaması nedeniyle müvekkil şirketin bayiilik ücreti olarak verdiği çekin bedelsiz kaldığını, davalı şirketin müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, iş bu davanın menfi tespit davası olması nedeniyle davalı yanın alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiğini, davalı şirket bilerek ve isteyerek kötü niyetli olarak çeki iade etmediğinden çeki elinde bulunduran davalı hakkında dava değerinin %20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, haksız olarak çeki elinde bulunduran davalı hakkında dava değerinin %20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından keşide edilerek davalıya verilen 15/08/2022 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafça bayilik başvurusu nedeniyle düzenlendiği ve bayilik başvurusunun onaylanmaması nedeniyle çekin bedelsiz kaldığı iddiası ile davacı tarafın çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
-Davacı taraf dava konusu senedin taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi nedeniyle verildiğini, bayilik başvurusunun onaylanmaması nedeniyle çekin bedelsiz kaldığını ve iadesinin gerektiğini iddia etmektedir.
-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.
-İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.
-Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir ve 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221)
-Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna., Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem:Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268).
-Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticari hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.
-Bu doğrultuda Mahkememizce davacı tarafın ticari defterler talimat mahkemesi aracılığı ile incelenmiş, düzenlenen 29/09/2023 tarihli raporda özetle; davacı şirket defterlerin 213 sayılı VUK’nun 221-222-223-224-225 sayılı maddelerinde belirlenen süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdiklerinin yaptırıldığı; ayrıca TTK’nın 64. maddesine uygun olarak kapanış tasdiki işleminin de yaptırılmış olduğu, bu defterlerin VUK’nun 215. ve 219. maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirketçe davalı şirkete teslim edilen çek sebebiyle davalının alacaklı, davacının ise borçlu olduğu görülmekle birlikte, uyuşmazlık konusu çekin davalı şirketçe verilecek bayilik başvurusu için verilip verilmediği ya da başvurunun onaylanması halinde ödeneceği, karşılığında mal alıp alınmayacağı gibi koşullarda taraflar arasındaki alınan kararları açık ve net olarak gösterir bir belge sunulmamış olduğundan taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu çekin bedelsiz kalıp kalmadığı dava dosyası kapsamında somut olarak belirlenemediği, öte yandan taraflar arasında 2022 yılı içinde herhangi bir ticari faaliyet bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
-Yukarıda da ayrıntılarına yer verildiği üzere; kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.
-Menfi tespit talebine konu çekin ticari defterlere kaydedilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Dava konusu çekin üzerinde teminat ve/veya bayilik sözleşmesi için verildiğini gösterir herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi davacı tarafça taraflar arasında var olduğu iddia edilen bayilik sözleşmesine ilişkin bir bilgi ya da belge de dosyaya ibraz edilmemiştir. Davacının ticari defterlerinde dava konusu çekin davalı hesabına borç olarak kaydının yapılması da tek başına çekin teminat senedi olarak verildiğinin ispatını sağlamayacaktır.
-Açıklanan nedenlerle davacı tarafça sözleşmenin varlığı ve dava konusu senedin bedelsizliği yazılı deliller ile ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİ ile;
-
Alınması gereken 269,85. TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.561,63 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.291,78. TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
-
Davacı tarafça yargılama sırasında sarf edilen yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
-
Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/11/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38