Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1201 E. 2023/1066 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2014/1201
2023/1066
24 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/65
KARAR NO : 2023/1040
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/01/2022
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davacı-müvekkili ile davalı-borçlunun ticari ilişki içerisinde olup işbu ticari ilişki neticesinde muhtelif tarih ve numaralı faturalardan kaynaklanan cari hesap bakiye 11.369,33-TL tutarında borcun müvekkiline ödenmediğini, yapılan şifahi görüşmeler sonucunda da mevcut bakiye borcun ödenmeyeceğinin anlaşılıp bu nedenle de borçlu aleyhine icra takibi başlatma zorunluluğunun doğduğunu, ancak taraflarınca Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibin, davalı borçlunun, haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde durdurulduğunu, davalı-borçlu tarafça her ne kadar borca itiraz edilmişse de bakiye bakiye 11.369,33-
TL tutarında asıl alacağın hali hazırda ödenmediğini, bununla birlikte icra takip dosyasının masraf ve vekalet ücretine ilişkin hiçbir ödemenin de yapılmadığını, ancak taraflarına vekalet ücreti ödenmesi gerektiği hususunun sabit olduğunu, bu nedenle, borçlunun haksız itirazı ile takip durduğundan ve bakiye borç da halihazırda hiçbir şekilde müvekkiline ödenmediğinden işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğunun doğduğunu, takip konusu alacağın ticari nitelikte olması ve tarafların tacir olması sebebiyle, taraflarınca TTK md. 5/A uyarınca arabulucuya başvurulmuş olup davalı-borçlu tarafla yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşmaya varılamadığını, 12.01.2022
tarihli arabuluculuk son tutanağıyla görüşmenin sona erdirildiğini, alacaklarının gerçek ve miktarı itibariyle likit alacak olduğunu, her ne kadar borçlu tarafça dosya borcunun tamamına itiraz edilerek takip durdurulduktan sonra kısmi ödemeler yapılmışsa da itiraz tarihi itibariyle davalı-
borçlunun itirazının tüm dosya borcu yönünden hasız ve mesnetsiz olduğunun açık olup icra inkar tazminatının bu tutar üzerinden hesaplanmasının gerektiğinin Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, itiraz tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce kısmi ödeme yapılması halinde, icra takip dosyasının asıl alacak, ferileri, vekalet ücreti yönünden tüm dosya borcu hesaplanarak kısmi ödemenin bu tutardan mahsubu ile bakiye alacak miktarı yönünden itirazın iptali davası açılmasında alacaklının hukuki yararı olduğunu ancak her ne kadar dava bakiye miktar yönünden açılacak olsa da borçlunun icra takibine itirazının takip tarihi itibariyle tamamen haksız olduğunun gözetilerek icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmasının gerektiğini, icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılmış olup yetkili asliye ticaret mahkemesinin de Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı-borçlu tarafça her ne kadar yetkiye de itiraz edilmişse de dava konusu borcun para borcu olup para borçlarının götürülecek borç niteliğine haiz olduğunu, dolayısıyla “götürülecek borç” bir başka deyişle alacaklının ikametgahında ifa edilecek borç niteliğinde olması sebebiyle müvekkili şirketin yerleşim yeri olan Bakırköy icra müdürlükleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, müvekkili tarafça açıklanan sebeplerle davalı-borçlunun, icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı-borçlunun, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde müvekkili şirket’in davacıya cari hesap kaynaklı 11.369,33-TL borcu olduğu iddia edilmiş ise de bu iddianın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirketin, müvekkili şirkete ayıplı mal sattığını, müvekkili şirketin, ... seri numaralı ve 15.10.2020 tarihli fatura ile KDV dahil 11.369,33-
TL karşılığı 30/1 pamuk Polyester %60 Pam %40 Polyester iplik satın aldığını, ürünlerin müvekkili şirket tarafından teslim alınması akabinde iplik fason örgü ve fason boyama işlemlerinin gerçekleştirildiğini, ancak ürünlerin boyahaneden Müvekkili Şirket’e teslimi gerçekleştiğinde kumaşın üzerinde yabancı elyaflar olduğunun tespit edildiğini, kumaşın üzerinde yabancı elyaflar olduğunun da ancak örgü ve boyama işleminden sonra tespit edilebilecek bir durum olup, ayıbın, malın ilk teslimi anında çıplak gözle ve genel muayene ile anlaşılabilecek bir durum olmadığını, kumaşın ayıplı olduğu ancak teknik olarak boyama sonunda tespit edilebildiğinden, konunun davacı şirket yetkilisine bildirildiğini ancak netice alınamadığını, ayıp ihbarını gösterir 10.11.2020 tarihli cevap dilekçeleri ekinde arz ettikleri mailin, malın ayıplı olduğunu hususunun yasal süresi içerisinde davacı şirkete bildirildiğini gösterdiğini, davacı şirket, müvekkili şirkete ayıplı mal sattığı için müvekkili şirket’in zarara uğradığını, müvekkili şirketin, teslim edilen ayıplı ürünü satışa hazır hale getirmesi anına kadar örme ve boyama işlemleri için 8.784,84-TL + KDV tutarında faturalı harcama yaptığını, malın ayıplı olmasından kaynaklı olarak müvekkili şirketin
kendisinden sipariş bekleyen satış yapacağı müşterisini kaybettiğini ve ciddi bir itibar kaybı yaşadığını, bu hususta maddi ve manevi tazminat davası ikame etme haklarını saklı tuttuklarını, bu doğrultuda davacı şirketin sattığı ayıplı mallara ilişkin olarak malların ayıplı olduğunun ortaya çıkması akabinde 17.12.2020 tarihinde açıklamasıyla .... numaralı ve 20.856,96-TL bedelli iade faturası tanzim edildiğini ve davacı şirkete gönderildiğini, ayrıca, müvekkili şirket ayıplı olarak elde kalan ve kullanılmayan malların iadesi için talepte bulunmuş ise de bu talebin davacı şirket tarafından reddedildiğini, aynı şekilde, davacı şirketin, reklamasyon/iade faturalarını cari hesabına ve buna bağlı olarak defterlerine işlemediğini veyahut göz ardı ettiğini, ağır kusurlu/ayıplı olarak müvekkili şirkete sevk edilen ipliklerin herhangi bir iş ve işlemde kullanılamayacağından ve satışı yapılamayacağından halen depoda bekletildiğini, söz konusu mallar üzerinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile iddialarının ispatlanmış olacağını, müvekkilinin satın aldığı ayıplı ipliklere ilişkin işlemden geçirme boyama ve örme maliyetlerinin de müvekkili şirketin üzerinde kaldığını, davacı şirketin ayıplı malları sevk etmesi akabinde uğranılan zararın fatura bedeli ile neredeyse aynı olduğunu, müvekkili şirketin, davacı tarafın edimini eksik ve ayıplı ifa etmesinden dolayı ilgili fatura tutarı bazında ödeme yapmaktan kaçındığını, ödemezlik defini kullandığını, ayrıca davacı şirketin teslim ettiği ayıplı malın da içinde olduğu 425-Kg kumaş ve teslim edilen ipliğin 50-KG’ının müvekkili şirket uhdesinde bulunduğunu,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı şirketin Müvekkili Şirket’ten bakiye alacağı bulunmakta olduğu ihtimalinde dahi, müvekkili şirketin ayıplı ifa-ağır kusur hali dolayısıyla uğradığı zararın bu bedelden tenzil edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini belirterek, müvekkili tarafça arz ve izah edilen nedenlerle, haksız ve kötüniyetli davanın reddine, davacı taraf aleyhine talep edilen asıl alacağın%20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişkisi bulunup bulunmadığı, davacının, davalıya satıp teslim ettiğini iddia ettiği ürünler karşılığında cari hesap ilişkisi nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalının savunmasına göre söz konusu ürünlerde iddia edildiği şekilde ayıp olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliğinin ne olduğu(gizli-açık ayıp), muayene ve ihbar yükümlülüğünün davalı tarafça yerine getirilip getirilmediği ayrıca ayıp sebebi ile davacı taraf alacağından indirim yapılmasının gerekip gerekmediği, indirim yapılacaksa miktarının ne olduğu, davalının söz konusu malları bu şartlar altında kabule zorlanıp zorlanamayacağı hususlarında olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan 13/01/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Davalı işyerinde bulunan 425 kg (27 top) pamuk polyester jakar lyc süprem kumaş ve 50
kg 30/1 pamuk polyester %60 pamuk %40 polyester ipliğin yabancı elyaf hatası nedeniyle ayıplı olduğu, ayıbın davacının satmış olduğu ipliğin yabancı elyaf hatası yönünden ayıplı olmasından kaynaklandığı, İplikteki yabancı elyaf ayıbının kumaşın ağartılması veya boyanması sonrasında, anlaşılabilecek gizli ayıp olduğu,
yabancı elyaf hatası nedeniyle ayıplı olan kumaşlar ve iplikler nedeniyle davalının 17.439,39 TL zararının oluştuğu, davacının 2020 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının ticari defterlerine göre; Davacı ... incelenen kendi ticari defterlerinde, davalı ... muhatap alınarak düzenlenen faturaların kayıtlı olduğu, davacı ... takip tarihi (05.11.2021) itibariyle davalı ... 11.369,33 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalının 2020 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının ticari defterlerine göre; Davalı ... incelenen kendi ticari defterlerinde takip tarihi (05.11.2021) itibariyle davacı ... 9.487,63 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, davalı ... tarafından davacı adına tanzim edilen 17.12.2020 tarihli ... no.lu 20.856,96 TL bedelli iade faturasına karşı davacı ... tarafından aynı tarihte iade faturası düzenleyerek kayıtlarına almadığından kaynaklandığı, davacı ... tarafından davalı adına tanzim edilen taraflar arasındaki ihtilafa konu faturalanın E-fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, söz konusu faturanın davacı ve davalı ... ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturanın ve içeriği ürünlerin davalı ... teslimi noktasında ihtilafın bulunmadığı, davalı tarafça davacı tarafından verilen fatura konusu ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile davacı taraf muhatap tutarak iade faturası düzenlendiği, düzenlenen bu iade faturasının davacı kayıtlarına alındığı aynı gün davacı tarafından iade faturası düzenlenmek suretiyle de kayıtlardan çıkışı yapıldığı, davalı ... tarafından davacı adına düzenlenen iade faturasının E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, faturanın alt kısmında yer alan not bölümünde “15.10.2020 ... tarih no.lu faturanız ile aldığımız….iplik içerisinde örgü ve boyama sonrası yabancı elyaf olduğu tespit edilmiş olduğundan dolayı üretilen kumaş tarafınıza fatura edilmiştir.” denildiği, netice itibariyle; Davalı ... tarafından davacı adına ayıplı ürün kapsamında düzenlenen ihtilaflı iade faturasının kabul edilip/edilmeyeceği ile ilgili takdirin mahkemeye ait olduğu, raporumuz içeriğinde yapılan teknik yönden incelemeler sonucunda davalının zararı 17.439,39 TL olarak tespit edilmiş olup, davacı ... incelenen kendi ticari defterlerinde davalı adına düzenlediği 15.10.2020 tarihli faturadan kaynaklı davalı ... 11.369,33 TL alacaklı olduğu, teknik incelemeler sonucunda tespit edilen davalının zararının 17.439,39 TL olduğu, tespit edilen iş bu zarar tutarının davacı ... alacağından mahsubu neticesinde davacı ... takip tarihi (05.11.2021) itibariyle davalı ... (11.369,33 TL – 17.439,39 TL =) 6.070,06 TL borçlu olduğuna ilişkin görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan 05/06/2023 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda; Somut olaydaki iddia, savunma, vakıa ve sunulan belgeler değerlendirildiğinde; davacının kök bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmiş olup, kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir
değişiklik bulunmadığına ilişkin görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 30/06/2022 tarihli duruşmasında tanık ... verdiği beyanında; Ben davalı şirkette muhasebe müdürü olarak çalışmaktayım, dava konusu iplikler 2020 yılı Ekim ayında alındığı biliyorum, daha sonra bu iplikleri fason ve örme işlemlerini yapmak ve boyama işlemlerini yapmak için ilgili firmalara gönderdik, iplikler mamul haline geldikten sonra bize 10/11/2020 tarihinde geri sevk edildi, kalite kontrol aşamasında yabancı elyaf olduğu fark edildi. Bunun üzerine davacı ... İplik firmasına hemen o gün bildirimini yaptık, ayıbı mail yoluyla ve telefon yoluyla bildirdik, bildiğim kadarıyla maile cevap vermediler, telefon konuşmasını ... isimli personelimiz yaptı, telefon konuşması ile ilgili bilgim yoktur, daha sonra cevap alamayınca biz davacı firmaya reklamasyon faturası kestik, bildiğim kadarıyla dava konusu ürünler davalı firmanın deposundadır, tanıklık ücreti talebim yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 30/06/2022 tarihli duruşmasında tanık ... verdiği beyanında; Ben davalı şirkette planlama görevlisi olarak çalışmaktayım, ben anlaşmalar üzerine iplik siparişleri geçiyorum, aldıktan sonra ördürüp, tam tarihini hatırlamamakla boyatıp sonra firmamıza depomuza 10/10/2020 tarihinde depomuza geri gelmektedir, dava konusu kumaşlar geldiğinde kontrol ettik, kumaşın üzerinde yabancı elyaflar olduğu fark ettik, hatayı görür görmez mail yoluyla aynı gün davacı şirkete bildirdik, bize davacı şirketten bize dönüş olmadı, davacı ... İplik firmasında çalışan ismini ... olarak bildiğim kişiyi aradım, bana "böyle bir şeyi kabul etmiyoruz" dedi.herhagni bir şekilde ürüne gelip bakmadılar, ilgilenmediler. Tanıklık ücreti talebim yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde ;
6098 sayılı TBK.'nun 219-(1) maddesinde; "satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerinin ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur" aynı maddenin ikinci fıkrasında; "satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur" düzenlemesi yer almaktadır.
TBK m.229 da belirtildiği üzere; Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:
-
Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi.
-
Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi.
-
Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi.
Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup dosyada alınan bilirkişi raporuna göre davacı ... takip tarihi itibariyle davalı ... 11.369,33 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalının takip tarihi itibariyle davacı ... 9.487,63 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, davalı ... tarafından davacı adına tanzim edilen 17.12.2020 tarihli ... no.lu 20.856,96 TL bedelli iade faturasına karşı davacı ... tarafından aynı tarihte iade faturası düzenleyerek kayıtlarına almadığından kaynaklandığı, davaya konu 425 kg (27 top) pamuk polyester jakar lyc süprem kumaş ve 50
kg 30/1 pamuk polyester %60 pamuk %40 polyester ipliğin yabancı elyaf hatası nedeniyle ayıplı olduğu, ayıbın davacının satmış olduğu ipliğin yabancı elyaf hatası yönünden ayıplı olmasından kaynaklandığı, iplikteki yabancı elyaf ayıbının kumaşın ağartılması veya boyanması sonrasında, anlaşılabilecek gizli ayıp olduğu, yabancı elyaf hatası nedeniyle ayıplı olan kumaşlar ve iplikler nedeniyle davalının 17.439,39 TL zararının oluştuğu, tespit edilmiş olup bu kapsam da davacı tarafından davalı tarafa satılan davaya konu ürünlerin ürünlerin ayıplı olduğu ayıbın gizli ayıp olduğu ayıp ihbarına yönelik olarak davalı ... tarafından davacı adına 17.12.2020 tarihli ... no.lu iade faturası düzenlendiği ,bu iade faturasının davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu bu kapsam da davalı tarafça davacı tarafa ayıp ihbarında bulunduğu ,davalının zararının 17.439,39 TL olduğu bilirkişi raporunda tespit edilen iş bu zarar tutarının davacı ... alacağından mahsubu neticesinde davacı ... takip tarihi itibariyle davalı ... (11.369,33 TL – 17.439,39 TL =) 6.070,06 TL borçlu olduğu, ispat yükü davacı tarafta olup davacı tarafın iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi yönünden iddialarını ispata yarar delil dosyaya sunmadığı ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında davacı tarafça davaya konu iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla davanın sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
-
Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,
-
Alınması gereken 269,85. TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 137,31. TL'nin mahsubu ile eksik 132,54 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 11.369,33 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/10/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10