SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/744 E. 2023/529 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/744

Karar No

2023/529

Karar Tarihi

30 Mayıs 2023

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/744 Esas

KARAR NO : 2023/529 Karar

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 08/08/2017

KARAR TARİHİ : 30/05/2023

Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; Müvekkillerinden ...'in ...'in babası olduğunu, müvekkili ... ile davalılardan ... arasında ceza davasının mevcut olduğunu, taraflar arasında husumet olduğunu, 01/06/2015 düzenleme tarihli 10/10/2015 vade tarihli 125.000,00-TL bedelli ve 01/06/2015 düzenleme 01/10/2016 vade tarihli 125.000,00-TL bedelli, borçluları ..., Kefili ... olan alacaklısı ... olan iki adet sahte senetle borçlandırıldıklarını, senetlerdeki imzaların hiçbirinin müvekkillerine ait olmadığını, senet fotokopilerinden imzalarının sahte olduğunun belli olduğunu, İcra dosyasındaki ödeme emirlerinin tebliğ edildiği adreste müvekkili ....'nın eşi, müvekkili ....'in annesi .... için komşusu yazmakta olduğunu, imzadan imtina ettiğini belirtilerek tebligatların muhtara bırakıldığının belirtildiğini, ancak müvekkilinin annesinin tebligatı almamasının söz konusu olamayacağını, kendisini komşusu olarak tanıtamayacağını, neticede müvekkillerinin senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, sahte senet yapan davalıların % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gider ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; davacılara satış yaptığından dolayı, alacağına karşılık senetleri aldığını, bu senetleri ...' a borcu sebebiyle verdiğini, davacıların sattığı malın karşılığının ödemediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davacılar aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından kambiyo evraklarına mahsus yolla icra takibi başlatıldıktan sonra iş bu huzurda görülen davanın açıldığını, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davanın davalısının alacaklı sıfatı ile, davanın borçlu aleyhine 29.03.2017 havale/harç tahsil tarihinde toplam 275.696,93.TL alacak üzerinden icra takibine başlandığı, 01.06.2015 düzenleme tarihli, 10.10.2015 vadeli 125.000,00.TL ve 01.06.2015 düzenleme tarihli, 01.10.2016 vadeli 125.000,00.TL bedelli toplam 250.000,00.TL tutarında iki adet bono olduğu, bono lehtarın ..., bono borçlularının her iki davalı borçlu olduğu, davalı-alacaklı ...’ın ise meşru hamil olduğunun görüleceğini, davacı-borçlu açmış olduğu takip sonrası menfi tespit davasında özetle; takibe konu sentlerdeki yazı ve imzaların davacı-borçlulara ait olmadığını, bonoların senet lehdarı ...’ya verilmediğini, davalı-alacaklı ...’la senet lehdarın birlikte hareket ettikleri duyumunu aldıklarını beyan ettiğini, davacı-borçlu her ne kadar senet lehdarı ... ile ticari bir ilişkisinin olmadığını iddia etse de, ...’nun davaya karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde ve ekinde yer alan belgelerde aralarında bir ticari ilişkinin varlığını gösterir kayıtların olduğu görüldüğünü, davacı-borçlunun ticari ilişki çerçevesinde ortaya koymuş olduğu tüm anlatımlar diğer davalıyla yaşadığı ilişkiyi etkiler bizi hiçbir halde bağlamayacağını, bizim davacı-borçlu ile senet lehdarı arasındaki ticari ilişkinin boyutunu bilmemiz söz konusu olmadığını, ciro silsilesine bakıldığında davalı-alacaklı müvekkilinin iyiniyetli üçüncü şahıs olduğunu, öte yandan ciro yolu ile senetleri aldığı bono lehdarı ...’dan alacaklı olduğunu, bu durum ...’nun kabulünde olduğunu, bu nedenle davacı-borçlunun lehtara karşı ileri sürebileceği def'ileri davalı-alacaklıya karşı ileri sürmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı-borçluların bono altındaki imzaların kendilerine ait olmadığı iddiasının denetimi ise yargılama sürecinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, bonoların ciro yoluyla müvekkilinin eline geçmiş olması, müvekkili ile senet lehdarı arasında var olan ticari ilişkinin bizzat diğer davalı senet lehdarı tarafından kabul edilmesi, müvekkilinin bono üzerindeki ilişkide üçüncü şahıs ve iyiniyetli olması, borçlfu keşidecinin senede dair her türlü defi’sini müvekkile karşı yöneltmesinde hukuki engelin bulunması karşısında açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, senet borçlusu davacının açmış olduğu bu dava nedeniyle kötüniyetli kabul edilip yargılama sonunda %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı taleplerinin olduğunu, davanın reddine, haksız nedenle dava açan davacı borçluların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Bakırköy .... İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyası uyap sisteminden celp edilmiştir.

Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanı Bilirkişi Prof. Dr. .... tarafından düzenlenen 19/11/2018 havale tarihli raporda; "Yazı ve imza incelemelerinde geçerli tüm grafolojik tanı yöntemleri dikkate alınarak; lup, stereomikroskop, S523 document dedector ve bilgisayar/scan kullanılarak yapılan incelemelerde; inceleme konusu senetlerin ön yüzünde bulunan ...'e atfen atılmış borçlu imzalarının; karşılaştırma belgelerindeki kişiye ait imzalara kıyasla; ...'in el ürünü olmadığı, takliden oluşturulmuş imzalar olduğu, inceleme konusu senetlerin ön yüzünde bulunan ...'e atfen atılmış kefil imzalarının, karşılaştırma belgelerindeki kişiye ait imzalara kıyasla ...'in eli ürünü olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

İstanbul ATK Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nin ... Tarih, .... sayılı raporunda; "İnceleme konusu belgede ...'e atfen atılı imzalar ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı, İnceleme konusu belgede ...'e atfen atılı basit tersimli imzalar ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

... Fakültesinde görevli 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28/09/2022 havale tarihli raporda; "Dava konusu senet ve dosyada sunulan belgeler üzerinden mevcut imzalardaki başlangıç ve sonundaki kalem hareketlerinin hız ve seyirlerindeki alışkanlıklar, nispet, eğim, birbiriyle örtüşen yönler, eğimler ve geçişlerde kullanılan burgular karakteristik yapılanmaların izini sürmek suretiyle imzada gözlemlenmiş hareketlerin tutarlılığını gösteren karşılaştırmalı örnekler neticesinde senet üzerindeki her iki kefil imzasının da oy birliği ile Mustafa Basri Usluer eli ürünü olduğu kanaati hasıl olmuştur." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

.... Fakültesinde görevli 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/04/2022 havale tarihli ek raporda; "27/09/2022 tarihinde verilen raporda .... diye bahsedilen herhangi bir kişinin bulunmadığı, bu hususun maddi hatadan kaynaklı olup sonuç kısmında geçen ismin ... olması gerekmektedir. İnceleme raporunda baştan sona ... olarak ifade edilmiş isim sehven .... olarak yazılmıştır. İnceleme raporunun tamamı ... yönünden incelenmiş ve belgelenmiştir. Sonuç olarak verdiğimiz rapor hassasiyetle incelenmiş ve senet üzerindeki her iki kefil imzasının da oy birliği ile ... eli ürünü olduğu kanaati değişmemiştir. " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. - ... K. Sayılı ilamı ve dosyası Uyap sisteminden celp edilmiştir.

Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, Adli Tıp Raporu, Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, taraf beyanları. Ceza yargılaması dosyası, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

Dava, menfi tespit isteminden ibarettir.

Dava konusunun; Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı takip dosyasına esas davaya konu senetlerdeki davacılara atfen atılan imzaların davacıların eli ürünü olmadığı iddiasıyla davacıların davalılara hem takip hem de senetlerden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu miktar 275.696,93.-TL' dir.

Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçluların ..., ... ve ... olduğu, takibin kambiyo senetlerine özgü takip olduğu, takibe esas senetlerin; 01/06/2015 düzenleme tarihli 10/10/2015 vade tarihli 125.000,00-TL bedelli ve 01/06/2015 düzenleme 01/10/2016 vade tarihli 125.000,00-TL bedelli senetler olduğu görülmüştür.

Davaya ve takibe konu 2 senedin incelenmesinde; 1) Keşidecisi davacı ..., keşideciye aval veren (kefil) davacı ..., lehtarı davalı ..., 01.06.2015 düzenleme tarihli, 01.10.2016 vade tarihli ve 125.000,00 TL bedelli, 2) Keşidecisi davacı ..., keşideciye aval veren (kefil) davacı ..., lehtarı davalı ..., 01.06.2015 düzenleme tarihli, 10.10.2015 vade tarihli ve 125.000,00 TL bedelli olduğu görülmüştür.

Davacı taraflar, senetlerin ön yüzünde yer alan keşideci ve keşideciye aval veren (Kefil) imzalarının sahte olduğu iddiasında bulunmuştur.

Bir senet üzerinde bulunan imzanın sahte olması halinde imza sahibinin bu senet ile bağlı olamayacağı sonucuna varmak gerekir. Elbette bu durum diğer imzaların sıhhatini etkilemediği halde kendisine imza atfedilen şahsen sorumlu olmasını ise engeller .

Esasen senetteki imzanın sahte olduğunun açıklanmış olması imza atfedilen kişi tarafından ileri sürülen bir def'i niteliğindedir. Bu def'inin niteliği ve imzanın sahte olmasına dayanılmış olması, bu def'in herkese karşı ileri sürülmesinin mümkün kılan bir def'idir. Nitekim doktrinde dahi kambiyo evrakı niteliğindeki belgede yer alan imzanın sahte olması halinde ileri sürülen definin herkese karşı ileri sürülebilen bir defi olduğu kabul edilmektedir.(Prof Dr. Oğuz İmregün, Kara Ticaret Hukuku Ders kitabı )

Açıklanan durum karşında davalı - alacaklı gözüken şahsın iyi niyetli olması dahi herhangi bir önem arzetmeyecek olup, bu def'inin adı geçen davalı/davalılara karşı ileri sürülmesi de yasal olarak mümkün olacaktır.

Davacı keşideci ... yönünden yapılan incelemede; mahkememizce hükme esas alınan grafoloji bilirkişi raporlarında, yargılamaya konu senetler üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının belirtildiği görülerek, hukuka uygun incelemeye dayalı bilirkişi raporları kapsamında davacının dava konusu senetler ve icra takibi sebebiyle borçlu olmadığına karar verilmiştir.

Davacı keşideciye aval veren (kefil) ... yönünden yapılan incelemede; mahkememizce hükme esas alınan 28/09/2022 havale tarihli kök ve 04/04/2022 havale tarihli ek grafoloji bilirkişi raporlarında, yargılamaya konu senetler üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olduğunun belirtildiği görülerek, hukuka uygun incelemeye dayalı bilirkişi raporları kapsamında dava konusu senetler üzerindeki imzaların davacıya ait olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.

Ancak, aval veren kimse, kimin için taahhüt altına girmişse, tıpkı onun gibi sorumlu olmaktadır. Takip konusu bonolarda davacı ... aval veren durumunda olup, asıl borçlu gibi bonolardan sorumludur. Ancak, lehine aval verilen kimse (davacı ...) mutlaka bir bono borçlusu olmalıdır. Bonoda, sorumlu olarak görülmeyen bir kimse için verilen aval geçersizdir. Somut olayda gürüldüğü gibi bonolardaki imzalar keşideciye ait değildir. Keşideci davacı ... için aval vermiş olan davacı ... bonolardaki keşidecinin imzasının gerçek olmaması nedeniyle bonolardaki bedellerden sorumlu tutulamaz. Bu nedenlerle davacı ... yönünde de, dava konusu senetler ve icra takibi sebebiyle borçlu olmadığına karar verilmiştir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin, 27.04.2007 Tarih ve 2007/6634 E. - 2007/8336 K. Sayılı ilamı.)

Takibin kötüniyetli başlatıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacının davasının KABULÜ İLE,

-Dava konusu olan 01/06/2015 düzenleme, 10/10/2015 vade tarihli 125.000,00-TL bedelli bono ile 01/06/2015 düzenleme, 01/10/2016 vade tarihli, 125.000,00-TL bonodan kaynaklı olarak davacıların davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,

-Dava konusu bonolardan kaynaklı yürütülen Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasından kaynaklı davacıların davalı ...'a borçlu olmadığının TESPİTİNE,

-Yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,

-Mahkememizce verilen tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar teminatlı bir şekilde devamına, teminat iadesi talebinin REDDİNE,

  1. Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 18.832,86. TL harçtan davacı taraflarca peşin yatırılan 4.708,22. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 14.124,64. TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat KAYDINA,

-Davacı taraflarca sarf edilen toplam 4.753,42-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,

  1. Davacı tarafından sarf edilen Adli Tıp Fatura Ücreti, bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 5.164,75. TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,

-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)

  1. Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 41.597,57. TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacılar vekili ile davalı ... vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2023

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır<

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararreddineMenfitespitine(KambiyoiadesineKaynaklanan)SenetlerindenTespitistinafverilmesine

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:05:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim