Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2022/884
2024/921
17 Eylül 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın
Mahkemesi: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi: 03/02/2022
Davanın Türü : İtirazın İptali (Antalya 1. İcra ... E.)/ Karşı Dava Alacak (Eser Sözleşmesi)
Karar Yazım T : 17/09/2024
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, davacı yüklenicinin 02/02/2017 tarihine kadar davalı iş sahibine ait muhtelif işleri yaparak teslim ettiğini, işlerin bedelini alamayınca tarafların 02/02/2017 tarihinde sözleşme düzenleyerek o ana kadar 120.000,00 TL bedelinde iş yapıldığını kabul ederek bu bedelin peşinat olarak sayılmak suretiyle 2 numaralı bağımsız bölümün davacıya devrinin kararlaştırıldığını, ancak anılan 02/02/2017 tarihli sözleşmenin hayata geçirilmediğini ve sözleşmeyle davacıya devri gereken 2 numaralı bağımsız bölümün devrinin gerçekleşmediğini, bu nedenle sözleşmenin davacı tarafından 29/12/2017 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, bu sözleşmede anılan 120.000,00 TL nin sözleşme tarihinden itibaren davacıya ödenmesi gerektiğini iddia ederek, 120.000,00 TL alacağın 02/02/2017 tarihinden itibaren faiziyle ödenmesine, Antalya 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kaldırılarak davalı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı vekili cevabında, taraflar arasında düzenlenen 02/02/2017 tarihli sözleşme uyarınca 2 numaralı bağımsız bölümün 200.000,00 TL bedelle davacıya devri konusunda anlaşıldığını, satış bedelinin 120.000,00 TL lik kısmının alıcı tarafından daha önce yapılan iş karşılığı peşinat olarak kabul edildiğini, kalan 80.000,00 TL lik kısım için ise davacı yüklenicinin iş sahibine ait inşaatın alüminyum işini yapacağının kararlaştırıldığını, sözleşmeden sonra davacının işe başlamadığını, edimini yerine getirmediğini, 21/12/2017 tarihli ihtarname ile de sözleşmeyi feshettiğini, işe başlamaktan kaçınan davacının muaccel hale gelmeyen bağımsız bölümün devrini beklemesinin kanuna ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu doğrultuda davacıya karşı ihtarname gönderildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili karşı davada, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile yaklaşık 80.000,00 TL bedelinde alüminyum işi yapması gereken davacı yüklenicinin işi zamanında yapmaması nedeniyle davalı iş sahibinin aynı işi 130.873,80 TL ye yaptırmak zorunda kaldığını ve bu şekilde 50.873,80 TL fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, bu şekilde iş sahibinin maddi manevi zarara uğradığını iddia ederek, şimdilik 20.000,00 TL nin davacı yükleniciden tahsiline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, taraflar arasında düzenlenen 02/02/2017 tarihli sözleşmenin, fesih tarihinin 21/12/2017 olduğu, davacının Antalya 11. Noterliği' nin 21/12/2017 tarihli ihtarnamesi ile davalının sözleşmede kararlaştırılan daireyi kendisine teslim etmediğini, sözleşmenin hayata geçirilmediğini beyan ederek sözleşmeyi feshettiği, davalının ise 29/12/2017 tarihli ihtarnamesi ile davacının taahhüt ettiği işleri yapmadığını, kendi kusurundan kaynaklanarak sözleşmeyi feshedemeyeceğini ihtar ettiği, taahhüt edilen işlerin yapılması halinde sözleşmeye konu taşınmazın tapusunu davacıya teslim etmeye hazır olduğunu bildirdiği, yapılan keşif ve sonrasında alınan inşaat bilirkişi raporu ve ek raporlar ile tarafların sözleşmenin yapıldığı sırada henüz bulunmayan bir inşaat için alüminyum işleri yapılması konusunda anlaştıkları, davacının da inşaat işleri ile ilgili olduğundan inşaatın alüminyum işleri için ne kadar sürede tamamlanabileceği konusunda hayatın olağan akışına göre bir bilgisi bulunması gerektiğinin kabul edildiği, bu nedenle bilirkişiden 20/05/2021 tarihli celsede alüminyum işleri için sözleşme tarihinden itibaren beklenebilecek makul sürenin sorulduğu, bilirkişi ek raporunda alüminyum işlerine en erken 17/10/2017 tarihinde başlanabileceğini bildirdiği, davalının henüz ortada olmayan bu iş için inşaatın hazır olduğu dönemde davacıya bilgi vermek ve işe başlaması için davet etmesi gerektiği, ancak davalının 17/10/2017 tarihinden davacının ihtarname gönderdiği tarihe dek böyle bir davette bulunduğunu iddia ve ispat etmediği, davacıdan makul süreden sonra ifaya hazır şekilde beklemesinin beklenemeyeceği, davacının ihtar tarihine kadar ifa için çağırılmadığından, sözleşmenin hayata geçmediğinden bahisle sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, bu nedenle haksız fesih savunmasına itibar edilmediği, sözleşmenin davacı tarafından iş sahibinin temerrüdü nedeniyle haklı olarak feshedildiğinden davacının davalıdan tarafların mutabık olduğu 120.000,00 TL yi ve asıl alacağın faizini istemekte haklı olduğu, faiz başlangıç tarihi yönünden yapılan değerlendirmede mali müşavir bilirkişinin 15/08/2019 tarihli raporunda yapılan hesaplamada ihtar tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebileceğinin değerlendirildiği ve buna göre hesaplama yapılmış ise de bu hesaplamaya itibar edilmediği, zira iş sahibinin temerrüdü nedeniyle haklı olarak feshedilen sözleşme nedeniyle yüklenicinin uğradığı zararın tazmininin gerektiği, bu sözleşme yapılmamış olsa idi davacının 120.000,00 TL lik alacağını en geç sözleşme tarihi itibariyle talep edeceğinden sözleşme tarihi itibariyle faiz işletilmesinin hakkaniyetli görüldüğü ve resen yapılan hesaplamada sözleşme tarihinden hesaplanan faiz ile takip talebinde istenen faiz haklı görülmekle davanın tümden kabulüne karar verildiği, İİK 67 şartları oluşmuş ve alacak likit olmakla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedildiği, karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; davacının feshinde haklı olduğu kabulüne göre davalının fesih nedeni ile davacıdan uğradığı zararı isteme hakkının bulunmadığı, gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulü ile davalı karşı davacı Antalya 1. İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, hükmolunan alacağın (130.001,10 TL) %20 si tutarında icra inkar tazminatının davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, karşı dava yönünden ise davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/ karşı davacı vekilince her iki karara yönelik istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davalı/ karşı davacı vekili, davaya bakmakla asliye ticaret mahkemesinin değil asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, sözleşmenin feshinde ihtar şartını yerine getirmeyen yüklenicinin fesihte haksız olduğu, bu nedenle davanın reddinin gerektiği, karşı davaların da haklı olmaları nedeniyle kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının edimini yerine getirmediği, bu nedenle davalı iş sahibinin zarara uğradığı, kararda taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiği, takipten önceki dönem için faiz işletilmesinin ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır. Karşı dava, alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen ve taşınmaz devrini de öngören harici eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı/ karşı davalı yüklenici, davalı/ karşı davacı ise iş sahibidir.
- Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
- Değerlendirme
3.1. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye, davacının bilanço usulüne göre defter tuttuğunun ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03/07/2018 yazısıyla bildirilmesi nedeniyle, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönler bakımından usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davalı vekilinin karşı davaya yönelik istinaf talebinin tümden, asıl davaya yönelik istinafı bakımından ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönler dışında istinaf başvurusunun reddine,
3.2. Tapulu taşınmazlarda mülkiyetin devrini öngören her türlü sözleşmelerin resmî şekilde yapılması zorunludur. Bu bir geçerlilik koşuludur ( TMK m. 706; BK m. 213; TBK m. 217; Noterlik Kanunu m. 60/3; Tapu Kanunu m. 26 ). Resmî biçimde yapılmayan sözleşmeler hukuken geçersiz olup, geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Geçersiz sözleşmenin varlığı hâlinde kural olarak taraflar sözleşmenin ifasını ya da ifa karşılığını isteyemezler ise de sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde aldıklarını iade ile yükümlüdürler. Bu durumda taraflar arasında yapılan sözleşme şekil şartına uyulmaksızın harici olarak düzenlendiğinden geçersizdir. Nitekim, taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri için dahi resmî şekil şartı zorunludur.
3.3. Somut olayda davanın dayanağı olan 02/02/2017 tarihli sözleşme, tapulu taşınmaz satımını da içermesi nedeniyle geçerli olmadığından, sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde tarafların aldıklarını iade ile yükümlü oldukları ve geçersiz sözleşmeye dayanarak hak talebinde bulunulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile anılan kararın verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
3.4. TBK'nun 117. maddesi "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyi niyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır" düzenlemesini içermektedir. Somut olayda davalının iyi niyetli olmadığı ispatlanmış değildir. Bu sebeple alacağa faiz işletilebilmesi için borçlunun temerrütü gerekir.
3.5. Davacı tarafından Antalya 11. Noterliği aracılığıyla davalıya 21/12/2017 tarihinde ihtarname gönderildiği, bu ihtarnamenin 26/12/2017 tarihinde karşı tarafa tebliğ edildiği, ayrıca ihtarname ile 5 gün ödeme süresi verildiği göz önüne alındığında, temerrüdün 02/01/2018 tarihinde gerçekleştiği, bu tarihten takip tarihine kadar faiz talep edilebileceği, takibe konu asıl alacak 120.000,00 TL nin takip tarihine kadar işlemiş yasal faiz miktarının 177,53 TL olarak belirlenip bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
3.6. Yukarıda (3.2, 3.3, 3.4, 3.5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı/ karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf talebinin kabulü ile HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca belirtilen hususların düzeltilmesi amacıyla kararın kaldırılarak, yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
I)İlk derece mahkemesi kararının tümüyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
II)Asıl dava yönünden;
1)Antalya 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 120.000,00 TL asıl alacak ve 177,53 TL takip tarihine kadar işlemiş yasal faiz yönünden iptali ile bu miktarlar yönünden takibin devamına,
2)Takibin devamına karar verilen 120.177,53 TL nin %20 si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalı/ karşı davacıdan tahsili ile davacı/ karşı davalıya ödenmesine, 3)Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
4)Alınması gerekli 8.209,05 TL karar ve ilam harcından, peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 2.561,65 TL harcın mahsubuyla bakiye 5.647,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
5)Davacının başvuru harcı ile birlikte peşin ve tamamlama harcı olarak ödediği toplam 2.597,55 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6)Davacı tarafından harç dışında yapılan 195,00 TL yargılama giderinin, 120173/130001 oranında davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 19.228,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan uyarınca hesaplanan 9.828,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
III)Karşı dava yönünden;
1)Karşı davanın reddine,
2)Alınması gerekli 80,70 TL harcın peşin alınan 341,55 TL harçtan mahsubu ile artan 260,85 TL harcın talep halinde karşı davacıya iadesine,
3)Karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4)Karşı davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin karşı davacıdan tahsili ile karşı davalıya ödenmesine,
IV)Taraflarca yatırılan gider avanslarının kullanılmayan kısımlarının HMK'nun 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine,
V)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran davalı/ karşı davacı tarafa iadesine,
VI)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 17/09/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32