Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2022/934
2024/758
27 Haziran 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın
Mahkemesi: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi: 18/04/2022
Birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Davanın Türü: Asıl Dava; Tapu İptali ve Tescil ve Tazminat (KKİS ), Birleşen Dava; Eksik ve ayıplı iş bedeli - gecikme tazminatı - KDV farkı alacağı
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Asıl davada: Davacı yüklenici vekili açtığı dava ile, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca, davacı tarafından inşaatın tamamlanarak iskan ruhsatı alınmak sureti ile tamamen ifa edilmesine rağmen davalı arsa malikinin devretmesi gereken son tapuyu devretmediği, devredilmediği için bu bağımsız bölümü satın elde edeceği kardan ve satmaması durumunda kiralayarak elde edeceği kardan mahrum kaldığı gerekçesi ile tapu iptali tescil ve tazminat talep edilmiştir.
Birleşen davada: Davacı arsa maliki vekili açtığı dava ile, yüklenicinin eserdeki eksik ve ayıplı işlerinin bulunduğu ,bu hususların delil tespiti yaptırılarak tespit de ettirildiği, davalı yüklenicinin bu ayıp ve eksikleri gidermediği, arsanın yükleniciye devri nedeni ile düzenlenen faturanın KDV'sinin yükleniciye ait olacağının sözleşmede kararlaştırıldığı, ancak bu KDV'nin ödenmediği, geç teslimden kaynaklanan kira alacaklarının da bulunduğu iddiası ile bunların tahsili talep ve dava edilmiştir.
II. CEVAP
Ana davada, davalı arsa maliki vekili cevabında, birleşen davadaki talep ve iddialarını tekrar ederek, inşaattaki eksik ve ayıplar nedeni ile 1 adet bağımsız bölümün devir koşullarının bulunmadığını savunmuştur.
Birleşen davada, davalı yüklenici vekili cevabında, yüklenicinin davaya konu inşaatı tam ve eksiksiz olarak tamamladığı, dosyaya sunulan 19/04/2019 tarihli yapı kullanma izin belgesi (genel iskan) alarak taşınmazı arsa malikine teslim ettiği ve arsa maliki teslim sonrası yükleniciye 20/04/2019 tarih ... numaralı 522.740,00 TL bedelli fatura düzenlediği, karşı yan inşaatın genel iskanın alınması ile taşınmazı teslim aldığı ve teslimden sonra d hiçbir eksik yada ayıplı imalat iddiasında ya da bildiriminde de bulunmadıkları, tespit raporuna gerekçeli olarak itiraz ettiklerini, yine geç teslim olmadığını, zira yapı denetim firmasının faaliyetlerinin idari bir kararla durdurulduğu, yapı denetim firması ile anlaşmanın arsa malikinin sorumluluğunda olduğu bu nedenle ilgili firmadan kaynaklanan gecikmenin inşaatın geç teslim edildiği anlamına gelmeyeceği, inşaat tamamlandığı halde ilgili firmanın onayı beklenmesi neticise iskan alınabildiği, sözleşmedeki vergilerle ilgili düzenlemenin KDV'yi değil olası diğer vergileri kapsadığı, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, "...Davacı yüklenici olarak eseri sözleşmeye uygun şekilde, belirlenen zaman içinde tamamlayıp teslim etmek zorundadır. Aksi halde gecikmeye bağlı zararlardan sorumlu olur. Bir taşınmazın teslimi ise onun iskanının alınması ile olur. Gerek davacının da kabulünde olduğu gerekse de sözleşme ve iskan tarihi dikkate alındığında taşınmazın geç teslim edildiği ortadadır. Davacı bundan dava dışı yapı denetim firmasını sorumlu tutmuştur ancak iş sahibinin muhatabı sözleşmesinin tarafı olan yüklenicidir. Yüklenicinin mücbir sebep dışında üçüncü kişilerin kusurundan kaynaklı gecikmelerden sorumlu olmadığını beyan etmesi sözleşmelerin nispiliği ilkesi ile bağdaşmaz. Yüklenici ödemek zorunda kalacağı tazminat vs gecikmeye bağlı giderleri sorumlu üçünü kişiye rücu edebilir ancak iş sahibine karşı sorumluluktan kurtulamaz. Bu sebeple inşaatın geç teslimi nedeniyle karşı davacının kira kaybı tazminatı talebi yerindedir. Diğer yandan gerek tanık beyanları, gerekse keşifte yapılan inceleme ve tespit dosyasına göre inşaatın tam ve eksiksiz bir şekilde teslim edilmediği, ayıplı ve eksik işlerin olduğu anlaşılmış ve alınan rapora göre bunların bedeli tespit edilmiştir. Asıl dava tapu iptal ve tescil talebi olduğu, davacının sözleşmedeki bu hak edişini ancak kendi edimini tam ve eksiksiz yapması halinde öne sürebileceği, bu sebeple ayıp ve eksik iş bedellerinin öncelikle depo edilerek edimin tamamlanması gerektiğinden hareketle davacıya bu bedel tamamlatılmış, davacının tapu iptal ve tescil talebi ile karşı davacının eksik ayıplı iş bedeli talebinin kabulü şartları oluşmuştur. Yine alınan muhasebeci bilirkişi raporuna ve taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı taraf %18 üzerinden kesmesi gerektiği faturayı eksik keserek davalı karşı davacının zararına sebep olmuş ve bunun tazmin talebinin de yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Tüm açıklamalar ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının inşaatın gecikmesine kendi kusuruyla sebep olduğu, inşaatı eksik ve ayıplı teslim ettiği bu sebeple kira kaybından sorumlu olduğu ve ayrıca gecikme kendi kusurundan kaynaklandığından hak edişinin verilmemesine bağlı olarak tazminat talep edemeyeceği; yine teslimin eksik ve ayıplı yapılıp bu eksikliğin depo kararıyla giderilmiş olması karşısında tapu iptal ve tescil şartları oluşmuşsa da davanın açılmasına davacının kendi kusurunun neden olduğu ve davalı karşı davacının asıl dava masraf ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı..." gerekçesi ile Asıl davanın tapu iptal ve tescil yönünden kabulü ile, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel ... numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, davacının gecikme tazminatı talebinin reddine, asıl dava kesinleştiğinde depo edilen 80.269,29 TL'nin davacıya ödenmesine, karşı davanın 75.310,00 TL KDV alacağı, 22.724,34 TL kira kaybı alacağı olmak üzere 98.034,34 TL üzerinden kabulü ile; bu tutarın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davacı karşı davalıdan alınarak, davalı karşı davacıya verilmesine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince hem kendi açtıkları davalar hem de karşı tarafın açtığı dava yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Asıl davada davacı/ birleşen davada davalı yüklenici vekili, karşı davadaki eksik ve ayıplı iş bedelinin açtıkları dava yönünden depo ettirilmesinin hatalı olduğu, belirlenen depo bedelinin de hatalı olduğu, itirazlarının dikkate alınmadığı, eksik ve ayıplı imalat konusunda bir ayıp ihbarının bulunmadığı, mahkemece davacının en aleyhine olan rapora itibar edildiği, çelişkilerin giderilmediği, gecikme tazminatı taleplerinin verilmemesinin hatalı olduğu, asıl davadaki yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasının da hatalı olduğu, birleşen dava yönünden de, gecikme tazminatı koşullarının oluşmadığı, kaldı ki hesaplamanın da hatalı olduğu, mahkemenin faturalardaki KDV farkı yönünden verdiği kararın da vergi mevzuatına aykırı olduğu, birleşen dava yönünden yargılama giderlerine ve ücreti vekalete eksik hükmedildiği, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kuruluğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
Asıl davda davalı vekili,birleşen davada davacı arsa maliki vekili, dosya içeriği incelendiğinde hem cevap hem de cevaba cevap dilekçelerinde davaya konu davacı yan lehine tapu iptal ve tescili istenen taşınmazın tescili talebine karşı açtıkları dava ile kabulüne karar verilen eksik-ayıplı işler, kira alacakları ve KDV farkı sebebi ile doğan alacakları toplamının taşınmaz değerinini üzerinde bulunması sebebi ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile takas definde bulunduklarını ,takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi sebebi ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilmesi gerekeceği, davacının açmış olduğu tapu iptal tescil davasına konu taşınmazın değeri davada 145.000 TL olarak takdir edildiğinden, müvekkilin alacaklarına dair kabulüne karar verilen 80.269,29 TL ayıplı imalat, 22.724,34 TL kira alacağı, 75.310,00 TL KDV alacağı olmak üzere toplam alacaktan ki her halükarda bu alacaklar toplamı davacı/karşı davalının talebine konu taşınmaz değerinden daha yüksek olduğu gözetilerek, tapu iptal tescil talebinin reddi ile 145.000 TL bedelin kendİ alacaklarından düşülmek sureti ile fazlaya dair doğan alacaklarının ödenmesine karar verilmesi gerekirken her iki tarafın talebinin ayrı ayrı kabulüne karar verilmesi açıkça hukuka aykırılık oluşturduğu, miktar olarak taleplerinin kısmen reddine karar verildiğinin anlaşıldığı ancak hangi taleplerinin reddedildiğinin gerekçeden anlaşılmadığı, depo kararı verilen miktara faiz uygulanmadan hesap yapıldığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava yüklenicinin KKİS'ne dayalı tapu iptali ve tescil davası ve tazminat istemlerine ilişkin olup, birleşen dava ise eksik ayıplı iş bedeli, gecikme tazminatı, KDV farkı alacağı davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, ana davada davacı yüklenici, davalı ise arsa sahibi, birleşen davda da davacı arsa sahibi, davalı ise yüklenicidir.
- Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
- Değerlendirme
3.1.HMK 133. maddeye göre karşı dava, aynı mahkemeye ve esasa cevap süresi içinde verilecek bir dilekçe ile açılır. Farklı bir mahkemeye açılan davanın bu nedenle karşı dava olarak nitelendirilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda davalar arasındaki hukuki ve fiili irtibat ve HMK 166. maddeye göre irtibatlı bulunan davaların birleştirilmesi gündeme gelecek olup, zaten birleşen dosya açısından Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ve ... Karar sayılı birleştirme kararı ile bu gereklilik yerine getirilmiştir. Buna rağmen mahkemenin birleşen davayı karşı dava olarak nitelendirmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
3.2.Eser sözleşmesinde ayıp, taraflar arasındaki sözleşmede üzerinde anlaşmaya varılmış veya taraflarca beklenen niteliklerin o eserde bulunmaması, başka bir ifadeyle, eserde bulunmaması gereken bozuklukların olması ya da olması gereken bazı vasıfların eserde bulunmaması olarak tanımlanmaktadır. Niteliğine göre ayıp gizli ayıp veya açık ayıp şeklinde olabilir.
3.3. Eser sözleşmelerinde eksik iş ise, eserin sözleşme ile fen ve teknik kurallarına göre ve ayrıca varsa proje ve şartnameye göre yapılması gerektiği halde, kısmen ya da tamamen yapılmayan, ancak mevcut haliyle iş sahibinin teslim aldığı eserdeki eksiklikler olarak ifade edilmektedir.
3.4. İş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve açık ayıpları uygun bir süre içerisinde (TBK'nın 474. md.), gizli ayıpları da gecikmeksizin yükleniciye bildirmek zorundadır. (TBK'nın 477. md.)Usulüne uygun olarak bildirimde bulunmak şartıyla iş sahibi TBK 475. maddesinde düzenlenen seçimlik haklardan birini kullanabilir. İş sahibi, teslim aldığı eseri gözden geçirmediği veya gözden geçirdikten sonra gördüğü ayıbı yükleniciye bildirmediği taktirde, yasanın ayıptan dolayı kendisine tanıdığı seçimlik hakları kaybeder.
3.5. Eserde eksik işlerin varlığı halinde ise, iş sahibi herhangi bir itirazı kayıt ileri sürmek veya ihbarda bulunmak zorunda değildir. Zamanaşımı süresi içerisinde eksik işlerin giderilme bedelini isteyebileceği gibi, eserin eksik bırakılan kısmının bedelini ödemekten veya karşı edimini ifadan da kaçınabilir.
3.6.Somut olayda, gerek tespit raporunda ve gerekse mahkemece aldırılan rapor ve ek raporlarda eksik işlerin hangileri olduğu belirlenmiş ancak ayıpların nitelikleri belirlenmemiştir. Dolayısı ile mahkeme ayıbın niteliğine göre açık ayıplar bakımından süresinde ayıp ihbarı bulunup bulunmadığı, teslim ve delil tespiti arasında geçen sürenin açık ayıplar bakımından yasal muayene ve ihbar süresi olarak kabul edilip edilemeyeceği tartışılıp değerlendirilmeden ve bu hususta ek rapor alınmadan eksik inceleme ve yetersiz rapora göre hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
3.7. Eser sözleşmeleri karşılıklı borç doğuran sözleşmelerdir. TBK 97 gereğince akdin ifasını talep eden kimse kendi borcunu yerine getirmedikçe veya yerine getirmeyi karşı tarafa teklif etmedikçe alacağını talep edemez. Bu kural gereğince kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak yüklenicinin tapu iptali ve tescil talebiyle açtığı davada, arsa sahibinin mahsup yoluyla ileri sürdüğü ya da karşı dava veya birleşen dava yoluyla talep ettiği aynı sözleşmeden kaynaklanan eksik ve ayıplı iş bedeli, gecikme tazminatı vb gibi alacak talepleri de incelenip, birlikte ifa kuralı da gözetilmek suretiyle karar verilmelidir. Birlikte ifa kuralı gereğince arsa sahibinin saptanan alacakları depo ettirilip birlikte ifa suretiyle yüklenici adına sözleşme gereğince alması gereken taşınmaza ilişkin tescil kararı verilebilecektir. (Yargıtay 15.HD 2018/1780 esas ve 2018/2176 karar sayılı kararı)
3.8. Somut olayda arsa sahibi şirket yükleniciye karşı eksik ve ayıplı imlat giderleri, gecikme tazminatı alacağı ve KDV alacağından kaynaklanan alacakların tahsili için birleşen davayı açmıştır. Arsa sahibi şirketin belirlenen ve sözleşmeden kaynaklanan tüm alacakları yönünden depo kararı verilip birleşen davada buna uygun hüküm kurulması gerekirken sadece eksik ve ayıplı işler bedelinin depo ettirilip arsa sahibinin KDV den kaynaklanan alacağı ve gecikme tazminatı alacaklarının depo ettirilmeden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
3.9. Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin hem asıl hem de birleşen dosyaya yönelik istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nun 353/1-a/4,6 maddeleri uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin tümüyle ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine,
3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 27/06/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25