Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1859
2024/1524
27 Haziran 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/01/2024
DAVANIN KONUSU: İstirdat
KARAR TARİHİ: 27/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2024
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/01/2024 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı dosyası üzerinden istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize intikal eden dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile müvekkili ve kefil sıfatıyla diğer müvekkili arasında imzalanan 15.09.2023 tarihli kira sözleşmesi uyarınca yıl yıl gösterilmiş ve yıllık peşin olarak ödenecek miktarlar kira sözleşmesinin ilk sayfasında açıkça belirtildiğini, bu yıllara ilişkin ise kira sözleşmesinin devam yıllarına ait olmak üzere ve belirtilen rakamlara istinaden müvekkili ve kefil sıfatıyla diğer müvekkilinin senet keşide ettiğini, icra dosyasına konu edilen senedin ise kira sözleşmesinin ilk sayfasında yer alan 4. yıla ilişkin senet olduğunu, buna ilişkin olarak kira sözleşmesindeki rakam ve ödeme tarihi ile senet üzerindeki rakam ve ödeme tarihleri açıkça görüleceği üzere bire bir aynı olduğunu, güncel uygulama olarak da kira sözleşmesine ek güvence olarak alındığı hususunu desteklediğini, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında mübrez olan senet bedeli yine ekte sunulan dekontlar uyarınca 06/10/2023 tarihinde 195.000,00 TL olarak ve 09/11/2023 tarihinde 89.950,00 TL olmak üzere toplam 284.950,00 TL ödeme yapılmasına rağmen davalı tarafça 01/12/2023 tarihinde bahse konu 285.600,00 TL'lik senet işleme konulduğunu, müvekkilini n1 senelik kira bedelini takip tarihinden önce ödemekle itfa ettiğini, açık kaldığı görünen 650,00 TL ise davalı alacaklının müvekkilinin işletmesine gelip yediği içtiği hesabı olmasına rağmen müvekkilince bu tutarın da 14.12.2023 tarihinde davalı alacaklının hesabına yatırıldığını, müvekkillerinin görünürde herhangi bir şekilde borçlarının kalmadığını, yine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma no ve yine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosyaları ile davalı hakkında bedelsiz senedi kullanmak suçundan dolayı şikayette bulunulduğunu belirterek, davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası nedeniyle mükerrer bir biçimde ödenmek zorunda kalınan 285.600,00 TL (senet bedeli) ve 19.794,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 305.394,42 TL'nin davalıdan tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
İSTİNAFA KONU KARAR: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "1-Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
- Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına," karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece her ne kadar Kira sözleşmesinden dolayı verildiği anlaşılan senet yönünden inceleme yapılması gerektiği kanaatine varılmışsa da, bu hususu kabul etmediklerini, nitekim, dava dilekçesi taraflarına tebliğ edilmemiş, davalı müvekkiline davaya ilişkin beyanda bulunma imkanı sağlanmadan görevsizlik kararı verildiğini,böylelikle müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiğini, nitekim Yargıtay 19. H. D. E. ... K. ... T. 12.2.2014 sayılı kararında "Dava, borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Somut olayda yazılı yargılama usulüne tabi bu davada davalı vekilinin yetki ilk itirazını havi cevap dilekçesi davacıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden karar verilmiş olması davacının savunma hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının (H.M.K.nın 27.md.) 2. fıkrasında yer verilen açıklama yapma ve ispat hakkının ihlali ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlali niteliğindedir." sonucuna vardığını,
Yerel Mahkemenin, dava konusu senetleri teminat senedi olarak değerlendirerek her ne kadar kira sözleşmesinden dolayı verildiği kanaatine varmışsa da bu hususun da hukuka aykırı olduğunu,bono, bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup, senette bedel kaydının mevcut olması hâlinde ispat yükü kaydın aksini savunan tarafa ait olduğunu, takibe konu bonoda "nakden" kaydı mevcut olup, bononun teminat senedi olduğu iddiasında ispat külfeti davacı yana ait olduğunu, kaldı ki Yargıtay 19. H.D. 28.06.2010 tarihli ... E. ... K. sayılı kararında "Davacı, bononun teminat amacıyla verildiğini iddia etmiş, davalı ise senedin verilen borç para karşılığı düzenlendiğini savunmuştur. Bu durumda davacının senede yönelik teminat iddiasını HUMK. nun 290. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Her ne kadar mahkemece, taraflar arasındaki kira sözleşmesi gerekçe gösterilerek senedin teminat senedi olduğu sonucuna varılmış ise de, kira sözleşmesinde dava konusu senetle ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle kira sözleşmesinin teminat iddiasının kanıtı olarak kabul edilmesi doğru değildir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." sonucuna vardığını, bir senedin teminat senedi olabilmesi için üzerine yazılan ‘’teminattır’’ ibaresinin yanında Yargıtay’ın yerleşik ve süreklilik arzeden içtihatlarına göre,neyin teminatı olduğu senet üzerinde açıklanmalı veya ayrı bir belge ile senedin teminat senedi olduğu belirlenmesi gerektiğini, aksi durumda senedin,teminat senedi vasfını taşımadığı kabul edildiğini, dolayısıyla, salt davacı yanın iddialarının dikkate alınarak, senedin kira ilişkisi nedeniyle verildiği kanaatine varılması hukuka aykırı olduğunu, TTK.’nun 4. ve 5 inci maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu nazara alındığında, yerel mahkmenin görevsizlik kararının usul ve hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, kira ilişkisi kapsamında verilen senetten dolayı mükerrer olarak ödendiği iddia edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince; istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/10/2020 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamında da benimsendiği üzere; "Taraflarca getirilme ilkesinin bir sonucu olarak davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaları dava dilekçesinde bildirmesi gerekir. Kanun (m. 194) buna (vakıaları) somutlaştırma yükü demektedir. Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir. Bu şekilde somutlaştırma yükü (HMK m. 194) yerine getirileceği gibi davalı da bu vakıalara göre savunmasını yapacaktır.
Dayanılan vakıalara uygulanacak hukuki sebepler de dava dilekçesinin zorunlu olmayan unsurları arasında sayılmıştır. Türk hukukunu resen uygulamakla görevli olan hâkim (HMK m. 33) için gösterilen hukuki sebepler bağlayıcı değildir. Buna karşılık, hâkim, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalarla bağlı olup, davacının bildirmediği vakıaları kendiliğinden inceleyemez ve onları hatırlatabilecek hallerde dahi bulunamaz (HMK m. 25).
Davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalar davanın temelidir. Çünkü, sadece bu vakıalar davanın sınırını çizmekte, hâkim ancak bu vakıalar hakkında inceleme yapabilmektedir"
Ez cümle, hukuk yargılamasında hakim olan tasarruf ilkesi kapsamında mahkemenin görevi incelenirken davacının davasını dayandırdığı hukuki olgunun, yani davacının iddia ettiği vakıaların esas alınması gerekmektedir. Zira vakıaları anlatmak taraflara hukuki vasıflandırmayı yapmak ise hakime ait bir yükümlülüktür.
Olayımıza gelince; davacı, davaya konu senedin kira ilişkisi sebebi ile verildiği ve mükerrer olarak ödenmek zorunda kaldığını iddia etmektedir.
Bu bağlamda, davacı davasını kira ilişkisinin varlığına ve dava konusu kambiyo senedinin dayanağının kira ilişkisi olduğu savına dayandırdığına göre davacıya iddiasını ispat imkanı tanındıktan sonra sonucuna göre karar verileceği kuşkusuzdur.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 12.06.2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında, yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09.09.2014 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında benzer şekilde "Davacı vekili dava dilekçesinde kira bedelleri karşılığı verilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ederek davayı da dilekçesinde kiraya veren olarak bildirdiği davalıya yöneltmiş olup, bu durumda kira sözleşmesinden dolayı verilen senet nedeni ile 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılan eldeki davada görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir." denilmiştir.
Buna göre eldeki davada davacının savını, yani taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu yönündeki iddiasını sulh hukuk mahkemesinde ispatlaması gerektiği ve görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bu hususun yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği açıktır
Sonuç olarak kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık hakkında ilk derece mahkemesince dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/01/2024 tarih ve ... Esas . ... Karar sayılı hükmüne yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nun 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
İstinafa ilişkin yapılan giderlerin istinaf kanun yoluna başvuran taraf üzerinde bırakılmasına,
-
Kesin nitelikte verilen kararımızın taraflara tebliğinin yerel mahkemece yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.27/06/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25