Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2021/1653
2024/966
4 Temmuz 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/02/2021
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 04/07/2024
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacılar vekili, davacı .....'nın 04.04.2014 tarihli trafik kazası sonucu ağır şekilde yaralandığını, yüzünde kalıcı değişiklikler olduğunu, olayda davalının kusurlu olduğunu, kaza sonrası SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin de olduğunu, çocuğun bir sene okula gidemediğini, hayata geç başlamak zorunda kaldığını beyan ederek davacı ..... için geçici iş göremezlik ve hayata geç başlama dan kaynaklı zararları için 1000 TL, sürekli iş göremezlik zararı için 3000 TL, bakıcı gideri için 100 TL, tedavi gideri için 1000 TL olmak üzere toplam 5100 TL maddi tazminat ve 50.000 TL manevi tazminat, anne .... için 30.000 TL manevi tazminat ve baba ...... için 30.000 TL manevi tazminatın, araç sürücüsü işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalılardan tahsili için iş bu davayı açmıştır.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı ....... cevap dilekçesinde; asli kusurlu olan tarafın davacı olduğunu, bu hususun ceza dosyasında da tespit edildiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Ilk derece mahkemesinin nihai kararında, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat talepleri ödeme nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacının 1.000,00 TL tedavi gideri ve 385.023,67 TL bakıcı giderinin davalılardan tahsiline karar verilmiş, Davacı ...... için 20.000 TL, davacı ..... için 15.000 TL ve davacı ...... için 15.000 TL manevi tazminatın davalı ..... ve davalı .....'den alınmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili karar tarihinden sonraki bir tarih olan 26.04.2021 tarihinde sunduğu dilekçe ile davalı sigorta şirketi yönünden açtığı davadan feragat ettiğini beyan etmiş, bunun üzerine ilk derece mahkemesince 27.05.2021 tarihli ek karar ile davalı sigorta şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davacı ......'nın maluliyet oranları ve yaşadığı manevi sıkıntılar dikkate alındığında davacıya ve ailesine hükmolan manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını, manevi tazminatın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ....... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunda, ilk derece mahkemesince hükmolunan bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu yasal faiz uygulanması gerektiğini, müvekkilinin kusur ve sosyal ekonomik durumu yeterince incelenmediğinden takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ........ vekilinin sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı .....'nın bakıcıya ihtiyacı olduğu yönünde .... Üniversitesi'nden alınan rapora itiraz etmelerine rağmen itirazlarının değerlendirilmediğini, bakıcı ihtiyacı olduğu belirtilen rahatsızlığın sürekli bakıma ihtiyaç duyulan rahatsızlıklardan olmadığını, davacının rahatsızlığının zaman içerisinde iyileşebilecek rahatsızlıklardan olduğunu, aktüerya hesabı yapılırken brüt asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak fazlaya hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacıya aile içi dayanışma yoluyla bakılabileceğinden bakıcı ihtiyacının olmadığını, aksi durumun kabulü halinde ise hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, mahkemenin hakkaniyet indirimi yapılmaması yönündeki kararının hatalı olduğunu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararlarının da bu yönde olduğunu, ilk derece mahkemesince bakıcı giderine yasal faiz uygulanması gerekirken avans faizi uygulanmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacılar, trafik kazası sonucu davacı .....'nın yaralanmasından dolayı oluşan maddi ve manevi zararlarını, olaya sebebiyet veren aracın sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali trafik sigortacısından talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, manevi tazminat taleplerinin de kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili ile davalı sürücü vekili ve davalı işleten vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Davacının maluliyetinin tespiti açısından Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen .... tarihli maluliyet raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre, davacı .....'nın %78 oranında sürekli malul kaldığı, iyileşmesinin 12 aya kadar uzayabileceği, her iki kulaktaki işitme kaybı ile orta düzeyde mental retardasyon yönünden kaza ile illiyet bağının buluduğu bildirilmiştir. Aynı heyet tarafından düzenlenen 13.12.2019 tarihli raporda ise, davacının sürekli bakıma muhtaç olduğu ve yüzünde meydana gelen arızanın sabit iz niteliğinde olduğu bildirilmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının ve buna bağlı olarak bakıcı ihtiyacı olup olmadığının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 12/07/2015 tarihinde meydana gelmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı dikkate alındığında; hükme esas alınan Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan raporda ve ek raporda kaza tarihinde yürürlükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre rapor düzenlediği görülmüştür. Ayrıca, ilgili raporda ve ek raporda, her iki kulaktaki işitme kaybı ile orta düzeyde mental retardasyon yönünden kaza ile illiyet bağının bulunduğu ve davacının sürekli bakıma muhtaç olduğu rapor edilmesine rağmen, bu rapor ve ek raporları düzenleyen heyet içerisinde ilgili uzmanlık alanlarıyla ilgili ( Kulak Burun Boğaz, Psikiyatri vs) uzman doktorların yer almadığı ( uzmanlık alanları mevcut ise dahi bunun raporda gösterilmediği) anlaşılmıştır. Oysa ki, sürekli bakıma muhtaç olup olmama durumunun, davacıda yer alan arızalar ile kaza arasında illiyet bağı olup olmamasına göre belirlenmesi gerektiğinden rapor tanzim eden bilirkişi heyetinin o konu hakkında uzman bilirkişilerden oluşturulması gerekir.
O halde hükme esas alınan davacıya ait maluliyet ve bakıcı ihtiyacına yönelik rapor, sürekli bakıma muhtaç olup olmama durumunun, davacıda yer alan arızalar ile kaza arasında illiyet bağı olup olmamasına göre belirlenmesi gerektiğinden ve rapor tanzim eden bilirkişi heyetinin bu konu hakkında uzman bilirkişilerden oluşturulmaması nedeniyle, ayrıca trafik kazasının meydana geldiği 04/11/2016 tarihi itibariyle yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmemiş olup, bu haliyle kaza tarihinde yürürlükte olmayan mevzuata göre ve uzman bilirkişiler tarafından düzenlenmeyen bu rapora itibar edilerek hüküm kurulması hatalıdır.
Bu durumda mahkemece; davacının mesleği de belirtilmek suretiyle Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınmak suretiyle, daha önce alınan maluliyet raporunda yer alan davacının her iki kulaktaki işitme kaybı ile orta düzeyde mental retardasyon rahatsızlıkları ile kaza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı da dikkate değerlendirilerek davacının maluliyeti bulunmakta ise maluliyet oranının belirlenmesi, bunun sonucuna göre maluliyet bulunmakta ise davacının sürekli veya geçici süreyle bakıma ihtiyacının olup olmadığı ve bakım ihtiyacı var ise bakım süresi konusunda, içerisinde ilgili hususlarda ( Kulak Burun Boğaz, Psikiyatri vs) uzmanlıkları bulunan uzmanlar da bulunacak şekilde Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu'ndan rapor alınıp, raporun sonucuna göre davacı .....'nın sürekli bakıma ihtiyacı olup olmadığının tespiti, bakıcı ihtiyacı mevcut ise alınacak raporun sonucuna göre gerekli olması halinde tazminat hesabı konusunda aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın kaldırılması gerekmiştir.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ...... vekilinin istinaf isteminin yukarıda gösterilen sebeplerle kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, tarafların sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı ....... vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,
-
Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas . ..... Karar sayılı, 23/02/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a. 6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
-
Davalı ..... tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 59,30 TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 04.07.2024 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09