Antalya BAM 4. HD 2021/1455 E. 2024/951 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2021/1455
2024/951
24 Haziran 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/07/2020
DAVANIN KONUSU: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 24/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 24/06/2024
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın seyir halinde iken davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile çarpışması sonucunda davacının hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, davalılardan ... ... plakalı aracın sürücüsü, diğer davalı ... A.Ş nin aracın işleteni ve davalı ... A.Ş nin ... olduğunu bu sebeplere kazada sorumluluklarının bulunduğunu, bu sebeplerle 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... A.Ş den yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: davacının maddi manevi tazminat istediğini, manevi tazminat talebini de belirsiz alacak olarak ifade ettiğini, manevi tazminat talebinin bu şekilde ileri sürülmesinin mümkün olmayacağını, bu talebin reddine karar verilmesini talep ettiğini, tutulan tutanaktan da görüleceği üzere kazanın davacının ağir kusurlu hareketleri neticesinde meydana geldiğini, bu kaza nedeni ile kamu davası açıldığını, bu davada da bir rapor alındığını, bu raporda da kazanın davacının ağır kusurlu hareketi ile kazanın meydana geldiğinin belirtildiğini, kazada herhangi bir sorumluluğum bulunmadığını, kazada davacının kendi ağır kusurundan meydana geldiğinden yasa gereği de davacının taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacının fahiş miktarda tazminat talebinde bulunduğunu, herhangi bir şekilde davacının taleplerinin karşılar mahiyette delillerini ortaya koymadığını, davacının hangi gerekçe ile talepte bulunduğunun anlaşılmadığını, davacının davasını kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu hususların da davacıya açıklattırılmasının ve fahiş olan tazminat taleplerinin de reddine karar verilmesini talep ettiğini, manevi tazminat talebinin belirsiz alacak davası konu olmayacağından bu talebin reddine, maddi manevi tazminat taleplerinin tümüyle reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise gerekli mahsuplar yapıldıktan sonra davacının ağır kusuru gözetilerek indirim yapılmasına, faiz oranının dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... . A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: manevi tazminat talebinin belirsiz alacak davasına konu edilebilmesinin mümkün olmayacağını, davacının herhangi bir ayırıma gitmeksizin manevi tazminat talebini de belirsiz alacak davası şeklinde açtığını, fakat alacağın değerinin tam ve kesin olarak belirlenmediğini, ... plakalı aracın kaza tarihi itibari ile ... numaralı Zorunlu Trafik Sigortası ile diğer davalı ... A.Ş tarafından sigortalı olduğunu, sigorta kapsamındaki hususlar yönünden ... Şti' nin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu şirketin zararın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığını, zararın davacının ağır kusurundan meydana gelmesinden kaynaklandığını, trafik kazası tespit tutanağına, ceza dosyasındaki bilirkişi raporuna ve aynı dosyada verilen karara göre kaza davacının ağır kusuru neticesinde meydana geldiğini, zarar görenin ağır kusuru ile illiyet bağı kesildiğinden ağır kusuru ile kazaya sebep olan davacının dava açma hakkının bulunmadığını ve bu sebeple davanın reddinin gerektiğinin, yapılacak yargılama neticesinde aksi kanaate varır ise bu durumda da ktk. nun yine aynı hükmüne göre kazanın oluşunda zarar görenin ağır kusurunun varlığı göz önüne alınarak fahiş tazminat taleplerinin tenkisine karar verilmesini ettiklerini, tazminatın hesaplanabilmesi için illiyet bağı, maluliyet oranı, çalışabilme oranı, yapılan harcamaların uygun olup olmadığının tespiti gerekmekte olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; "davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, davacının maddi tazminat istemine ilişkin davasının davacı tarafın 01/07/2020 tarihli feragat dilekçesi kapsamında feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddine ile, 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Aş ve ... müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine," karar verilmiştir.
Davacı vekili, anılan trafik kazasındaki yaralanması sebebiyle %48 oranında sakat kaldığını, sulh sözleşmesindeki maddi tazminata oranla manevi tazminatın düşük kaldığını, yine sulh sözleşmesi gereği müteselsil sorumlulardan davalı işleten lehine vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... A.Ş. vekili, davacının manevi tazminat isteminin belirsiz alacak davası olarak açamayacağını, bu nedenle manevi tazminat davasının usulden reddi gerektiğini mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, olayda davacının %100 kusurlu olduğunu, bu nedenle illiyet bağı kesildiğini davacının manevi tazminata ve vekalet ücretine yönelik istinaf nedenlerinin yerinde olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi- manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355. maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. ve 58. maddeleri hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Buna göre davacı ceza dosyası ve eldeki dosyada belirlenen kusur durumuna göre asli (% 75) oranında kusurlu ise de meydana gelen kazada dosya içerisindeki raporlara göre %48 oranında malul kaldığı, geçici iş göremezliğinin 6 ay olduğu göz önünde alındığında davacı için takdir edilen manevi tazminatın, maluliyet oranı, paranın değeri karşısında yeterli olmadığı, davacı tarafından manevi tazminatın belirsiz alacak davası olarak açılmadığı talep edilen miktarın belirli olduğu yine sulh sözleşmesine göre maddi tazminat açısından davalı yararına vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığının anlaşılmasına göre davacının istinaf isteminin kabulüne, davalının reddine karar verilmesi için HMK'nın 353/1-b-2 madde ve bendi uyarınca yeniden hüküm tesisi gerekir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılması ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmasına, davalı ... A.Ş vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b-1 madde ve bendi uyarınca esastan reddine,
Hükmün esasına ilişkin olarak ;
Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine,
-
Davacının maddi tazminat istemine ilişkin davasının davacı tarafın 01/07/2020 tarihli feragat dilekçesi kapsamında feragat nedeniyle reddine,
-
Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddine ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Aş ve ... müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
-
Maddi tazminat davası yönünden alınması gerekli 54,40 TL harçtan peşin alınan 6,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 47,97 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Maddi tazminat yönünden davacının yapmış olduğu 76,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Maddi tazminat yönünden yapılan protokol uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli 1.366,20 TL harçtan peşin alınan 170,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.195,43 TL harcın davalılar ... Aş. ve ... müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Manevi tazminat davası yönünden yapılan 170,77 TL peşin harcın davalılar ... Aş. ve ... müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Manevi tazminat davası yönünden davacı tarafın yapmış olduğu, başvuru harcı, davetiye ve posta gideri, Adli Tıp Rapor gideri, bilirkişi gideri olmak üzere toplam 873,80 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı da göz önüne alınarak 349,52 TL yargılama giderinin davalılar ... Aş. ve ... müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat davası yönünden kabul oranınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Aş. ve ... müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı ... Aş kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat davası yönünden red oranınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Aş. verilmesine,
12-Davacı tarafın yapmış olduğu ve kullanılmayan gider avansının mahkememiz dosyası kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
II-İstinaf yargılama harç ve giderleri yönünden;
-
İstinaf talebinde bulunan davacıdan peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,
-
İstinaf talebinde bulunan davalıdan peşin alınan 120,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 358,17 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 144,20 TL yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 306,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Kararın taraflara tebliği, avans iadesi ve sair işlemlerin mahkemesince yapılmasına,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 24/06/2024 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince miktar itibarıyla KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.
..
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25