Antalya BAM 4. HD 2021/1587 E. 2024/908 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2021/1587
2024/908
7 Haziran 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/03/2021
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 07/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 11/06/2024
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/06/2018 tarihinde işleteni ... .Şti. ve sürücüsü ... olan ... plakalı tankerin yaya ... ezerek ölümüne sebebiyet verdiğini, ... tankerin aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası olmaması nedeniyle ... tarafından ... desteğinden yoksun kalan eşi ... 10.673,00TL. tazminat ödendiğini, ödenen tazminatın sorumlularından rücuen tahsili için açtıkları Antalya 13. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyaya, davalıların yaptığı İtirazın İptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALILAR CEVABININ ÖZETİ:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 06/06/2018 tarihinde müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plakalı tankerin müteveffa ... yaya geçidini kullanmayarak trafiğin yoğun olduğu bir saatte araçların arasında yolun karşısına geçmeye çalışırken kusuru nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin davada kusurunun bulunmadığını, Antalya 23 Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonunda raporda müteveffanın müvekkil davalı sürücünün aracının altında sürüklendiği ve aracın arkasından çıktıktan sonra, dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracın müteveffanın üstünden geçtiğinin tespitine yer verdiğini, davacı sigorta kurumunca yapılan destekten yoksunluk tazminatının hatalı hesaplandığını, müteveffanın kaza tarihinde 81 yaşında olduğunu, alzaheimer hastası olduğunu, bu nedenle müteveffanın sadece çocuklarının gözetimi ve denetimi altında dışarı çıkabileceğini, bu durumda bir kişinin destekten yoksun olabilmesinin mümkün olmadığını, davacının talep etmiş olduğu rücuen tazminat tutarının oldukça fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalılar tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 7.810,66 TL asıl alacak ve 89,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.900,48 TL alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeni ile asıl alacak üzerinden hesap edilen 1.562,13TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; kusura ilişkin ATK raporunun olaya uygun olduğunu, diğer heyet raporunun hatalı olduğunu, kırmızı ışıkta araçların aralarından geçen yayanın ışıklardan geçme imkanı varken araçların aralarından geçmesi nedeniyle tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin olay anında yayayı görmediğini, yayanın kısa boylu olduğunu, aktüer hesabının TRH 2010'a göre yapılması gerektiğini ve eşin destek payının 1/3 olması gerektiğini, pasif dönem hesabının hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlığa TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması gerektiğini, bu yönde yeni bir aktüerya raporu alınmasını talep ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
G E R E K Ç E
Dava, Güvence Hesabının trafik kazası nedeniyle ödediği tazminat bedelinin tahsiline yönelik başlattığı icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince kurulan Güvence Hesabı, zarar görenlere ödediği tazminatı, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 16. maddesi gereğince zarardan sorumluluğu bulunanlardan rücu edebilir. Yine TBK.'nun 162/2 ve 168. maddeleri gereğince müteselsil sorumlulukta diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Somut dosyada; davacı ... , trafik kazasında vefat eden ... mirasçılarına kendi mevzuatı gereği ödediği tazminatların zarar sorumlusu olduğunu iddia ettiği sigortasız araç işleteni ve sürücüsü olan davalılardan tahsili için icra takibi başlatmış, davalı borçluların itirazı üzerine takip durmuştur. Davacı ... itirazı hükümden düşürmek için eldeki itirazın iptali davasını açmış, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
- ) Somut olayda, 06/06/2018 tarihinde davalı ... sürücüsü, diğer davalının maliki olduğu ... plakalı tankerin yaya ... çarpması sonucu yayanın vefat ettiği, davalı aracın kaza tarihinde ZMMS' si olmadığından müteveffa ... mirasçılarının müracaatı sonrası kendilerine davacı tarafından 10.673,00 TL ödeme yapıldığı, ödenen destekten yoksun kalma tazminatının Antalya 13. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında takibe konu yapıldığı, davalıların takibe itirazı üzerine iş bu davanın açıldığı sabittir.
Somut olaya ilişkin kaza tespit tutanağında, kırmızı ışıkta duran araçların arasından geçmeye çalışan yaya ... araçların arasında olduğu sırada yeşil ışığın yanması üzerine araçların hareket ettiği, yayanın hemen önünde bulunduğu araç olan davalıya ait tankerin hareket etmesi üzerine yayaya çarpıp 54 metre sürüklediği, sonrasında aracın altından çıkan yayaya arkadan gelen başka bir aracın daha çarparak 4,5 metre daha sürüklenmesine sebep olduğu ve yayanın vefat ettiği olayda yayanın tam kusurlu olduğu yönünde tespite yer verilmiştir.
Ceza yargılamasının yapıldığı Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında soruşturma aşamasında alınan trafik bilirkişisi raporunda, kırmışı ışıkta araçların arasından geçmeye çalışan yayanın asli kusurlu, yola dikkatini vermeyen davalı sürücünün tali kusurlu, yayaya en son çarpan araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirlenmiştir. Ceza dosyasında kovuşturma sırasında mahkeme tarafından trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda da; aynı değerlendirmelere ve kusur oranlarına yer verildiği görülmüştür.
Somut dosyada ATK Ankara Grup Başkanlığından alınan kusur raporunda; kaza tespit tutanağı ile uyumlu olacak şekilde yayanın tam kusurlu olduğu, araç sürücülerinin kusurunun bulunmadığı bildirilmiştir.
Somut dosyada İTÜ heyetinden alınan kusur raporunda ise; ceza dosyasında alınan trafik bilirkişilerinin kural ihlaline ilişkin tespitleri ile uyumlu olacak şekilde kural ihlalleri belirlenmiş ve yayaya %80, davalı sürücüye ise %20 kusur oranı belirlendiği anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, ceza dosyasında alınan kusur raporları ile somut dosyada ATK ..... Başkanlığından alınan kusur raporu arasında meydana gelen çelişkinin, İTÜ heyetinden alınan kusur raporu ile giderildiği, İTÜ heyetinden alınan kusur raporunda yer verilen kural ihlaline ilişkin tespitlerin; olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu, ilk derece mahkemesince bu raporda belirlenen kusur oranlarına (yaya %80, davalı sürücü %20) itibar edilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, davalı vekilinin kusura yönelik istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
- ) Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ve (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin benimsediği destekten yoksun kalma pay esası şu şekildedir: Destek çocuksuzsa gelirini eşi ile ortak paylaşacaktır. Bu durumda, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı varsayılır. Desteğin çocukları bulunuyorsa, destek ve eşi gelirden ikişer pay alırken çocuklara birer pay verilir. Eş ve çocuklarla birlikte desteğin ana ve babası da varsa, desteğe iki pay, eşe iki pay, çocukların her birine bir pay, anne ve babanın her birine bir pay ayrılır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşer. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılır, ana ve babaya verilmez. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artar. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygundur. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılır. Aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşer, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılır. Ana ve baba ile çocukların tamamı destekten çıkarsa desteğe %50 ,eşe %50 pay verilir. (Aynı yönde; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 30/10/2017 gün, E.2016/996 K.2017/9757)
Bu açıklamalar ışığında somut dosya kapsamı incelendiğinde; somut dosyada alınan aktüerya bilirkişisinin raporunda, desteğin ölüm tarihinde destek olacağı yaşta çocuğu bulunmadığından desteğe ve eşe 1/2'şer pay ayrılması yerindedir. Yine bilirkişi tarafından, desteğin pasif döneme ilişkin tazminat hesaplamaları da aktürya tekniğine uygun olup, her hangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı vekilinin hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
Buna karşın;
- ) Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir."
Buna göre Yargıtay tarafından da benimsendiği üzere davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi gerekir.
İlk derece mahkemesince tazminat bilirkişisinden TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak suretiyle müteveffa mirasçısının destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünde ek rapor alınmış, bu ek raporda müteveffanın mirasçısının destekten yoksun kalma zararının 9.229,88 TL olduğu, ödeme tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş faizin de 106,14 TL olduğu bildirilmiştir. O halde ilk derece mahkemesince TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak suretiyle hesaplanan tazminat ve işlemiş faize itibar edilerek karar verilmesi gerekirken, PMF yaşam tablosuna göre yapılan zarar hesabına itibar edilmesi hatalıdır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebi yerindedir. Her ne kadar davalı vekili de, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak suretiyle müteveffa mirasçısının destekten yoksun kalma zararının hesaplanması gerektiğini bildirmiş ise de; yukarıda açıklandığı üzere bilirkişi ek raporuyla bu yönde tazminat hesabı yapıldığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebi yersizdir.
Mahkemece yapılan bu hatanın giderilmesi ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında Dairemizce karar verilmesi gerekir.
- ) Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalılar vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b. 1) bendi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin ise kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b. 2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
I-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
II-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,
III-Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2021 tarihli ... Esas - ... Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,
VI-6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK SURETİYLE;
- Davanın KISMEN KABULÜ ile, Antalya 13. İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalılar tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 9.229,88 TL asıl alacak ve 106,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.336,02 TL alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
-Alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeni ile asıl alacak üzerinden hesap edilen 1.845,98TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Alınması gereken 637,74 TL karar ve ilam harcından davacı taraftan peşin alınan 130,34 harcın mahsubu ile bakiye 507,40 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 130,34 harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 318,00 TL ATK fatura bedeli, 323,30 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 2.641,30 TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%86,51) göre hesap edilen 2.284,99 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Kabul edilen kısım yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 9.336,02. TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Reddedilen kısım yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 1.455,41. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 1.320,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%86,51) göre hesap edilen 1.141,93 TL'sinin davalılardan, 178,07 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Karar kesinleştiğinde Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının iadesine,
V- İstinaf giderleri yönünden;
-
Davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 539,68 TL karar harcından peşin olarak yatırılan 185,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 354,68 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı ile 76,5 TL istinaf giderinden oluşan 238,60 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalılar tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
-
Kullanılmayan avansların ilgililerine iadesine,
-
Kararın taraflara tebliği ile avans ve harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 07.06.2024 gününde, oy birliğiyle ve HMK'nın 362/1-a madde ve fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi.
....
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45