Antalya BAM 4. HD 2023/2607 E. 2024/804 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2023/2607
2024/804
23 Mayıs 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESi TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 23/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 23/05/2024
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 01/08/2013 tarihinde davalı ...'e ait ve davalı ... nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortacısı bulunan davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacı ... yönetimindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü davacı ... ile motosiklette yolcu olarak bulunun diğer davacı ... yaralandığı ve cismani zarara uğradığı, tedavi gördükleri ve davacıların tedavilerine kendi ülkelerinde sürdürdüğünü beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla her bir davacı için 300,00 TL tedavi, 1.000,00 TL bakıcı ve 500,00 TL yemek ve yol gideri ile arttırılmış haliyle davacı ... için 14.564,29 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 116.447,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, davacı ... için 5.668,13 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 58.915,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tüm davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen, her bir davacı için 30.000,00'er TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'ten kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalılar davaya süresinde cevap vermemişlerdir.
DELİLLER :
Trafik kazası tespit tutanağı, maluliyet raporları, davacılara ait tedavi evrakları, keşif, tanık beyanı, keşif sonrası alınan kusur raporu, Adli Tıp Kurumu kusur raporu, tazminat bilirkişisi raporları, tedavi giderleri raporları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince verilen 17/12/2019 gün, .... esas ve .... sayılı kararda özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde davacı sürücünün %70, davalı sürücünün ise %30 oranında kusurlu oldukları, trafik kazası sonucu davalı ...'in %7,2, davacı ... %3,3 oranında maluliyetlerinin oluştuğu, davacıların kendi ülkelerinde elde ettikleri gelirlere göre dava tarihi itibariyle geçerli kur üzerinden davacı ...'in 6.807,60 TL geçici ve 56.916,11 TL sürekli iş göremezlik zararı, davacı ... 2.649,38 TL geçici ve 28.570,67 TL sürekli iş göremezlik zararı bulunduğu gerekçesiyle bu miktar maddi tazminatların işleyecek yasal faiziyle birlikte ve sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 18.000,00 TL, davacı ... için 14.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurunda bulunulması üzerine Dairemizin 12/05/2022 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile; tedavi ve bakıcı gideri ile yol ve yemek giderlerine ilişkin taleplerle ilgili mahkemece olumlu ya da olumsuz hiçbir değerlendirme yapılmadan sadece geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatına karar verilmiş olması durumunun HMK 27, Anayasa'nın 36. ve AİHS'nin 6. maddelerine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin tedavi, bakıcı, yol ve iaşe giderlerine yönelen istinaf isteminin kabulüne ve 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama üzerine verilen 20/06/2023 gün ve ... esas, ... sayılı kararda özetle; kaldırma kararımız doğrultusunda işlem tesis edilerek davacıların tedavi, bakıcı, yol ve iaşe giderlerine yönelen talepleriyle ilgili deliller toplanıp bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, önceki kararda geçen kusur ve maluliyet tespitleri aynen benimsenerek maddi ve manevi tazminatlara ilişkin davaların kısmen kabulüne ve davacı ... için 6.807,60 TL geçici, 56.916,11 TL sürekli işgöremezlik zararı, 1.042,44 TL tedavi, yemek, ulaşım masrafı ve 195,72 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 64.961,87 TL maddi tazminatın ve davacı ... için 2.649,38 TL geçici, 28.570,67 TL sürekli işgöremezlik zararı, 1.203,21 TL tedavi, yemek, ulaşım masrafı ve 146,79 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 32.570,05 TL maddi tazminatın; davalılardan müşterek ve müteselsil tahsiline, hükmedilen tazminatlara davalılar ... ve ... yönünden 01/08/2013 olay tarihinden, diğer davalı ... şirketi yönünden 05/05/2015 dava tarihinden yasal faiz işletilmesine ve sigorta şirketininin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, yine davacı ... için 18.000,00 TL ve davacı ... için 14.000,00 TL olmak üzere toplam 34.000,00 TL manevi tazminatın 01/08/2013 olay tarihinden işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11/07/2019 günlü tazminat bilirkişi raporuna itiraz edilememesi nedeniyle buradaki belirlemelerin davacılar yönünden usulü kazanılmış hak oluşturduğu, olaya ilişkin yürütülen ceza davasının sonucunun beklenmediği, arkadan çarpma nedeniyle davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, kusur oranının tazminat miktarını doğrudan etkilediği, lehlerine ve aleyhlerine hükmedilen vekalet ücreti takdirinde hata yapıldığı, hükmedilen ve reddedilen miktarlar nazara alınmadan vekalet ücretlerinin belirlendiği, yine tedavi ve bakıcı gideri ile yol masrafı için verilen tazminat tutarlarının gerçek zarara göre az olduğu, davacıların yabancı ülke vatandaşları oldukları için zararın döviz üzerinden hesaplanarak fiile ödeme günündeki kur cinsinden tahsil kararı verilmesi gerektiğini beyanla beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazası haksız fiiline bağlı yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınları da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı ...'in sürücü olduğu motosikletle, davalı ...'ün sürücüsü olduğu kamyonet arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacı motosiklet sürücücü ile motosikletle yolcu olarak bulunan davacı ... yaralanmıştır. Davalı ... kamyonetin kayıtlı maliki ve işleteni, davalı ... ise bu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır. Davacılar bu yaralanmalarından dolayı maddi ve manevi zararlarının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
- Dairemizin 12/05/2022 gün ve ... esas, ... sayılı kararında belirtildiği üzere; ilk derece mahkemesince Alanya Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak tanık dinlenilmek suretiyle mahallinde keşif yapılmış ve kusura ilişkin rapor alınmıştır. Kusur bilirkişisi ... 28/06/2017 tarihli raporunda davalı sürücü ...'ün tam kusurlu olduğunu bildirmiştir. Bu rapor davacılar vekiline 18/07/2017 tarihli duruşmada tebliğ mahiyetinde verilmiş, davalı ...'e 17/07/2017, davalı ...'e 31/07/2017 ve davalı ... 'ne 11/07/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı ... vekili 20/07/2017 tarihli dilekçesi ile kusur raporuna itiraz etmiş, diğer taraflar ise bir itirazda bulunmamışlardır.
İlk derece mahkemesince HMK'nın 281. maddesi gereğince süresinde yapılan bu itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmış, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 27/06/2018 gün ve ... sayılı raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde davacı sürücünün %70, davalı sürücünün ise %30 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bu rapor davacılar vekiline 10/07/2018 tarihli duruşmada tebliğ mahiyetinde verilmiş, davalı ...'e 14/07/2018, davalı ...'e 14/07/2018 ve davalı ... 'ne 18/07/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu rapora davacılar vekili dahil tüm taraflar itiraz etmemişlerdir.
İlk kusur raporuna aralarında müteselsil sorumluluk ve rücu ilişkisi bulunan davalı ... şirketi tarafından itiraz edilmesi sonucu ilk derece mahkemesince ikinci bir kusur raporu alınması yoluna gidilmesine yasal bir engel bulunmadığı, ikinci alınan rapora karşı ise davacı dahil tüm tarafların itiraz etmemesi nedeniyle HMK'nın 281. maddesi gereğince raporun taraflar bakımından bağlayıcı olduğu dikkate alındığında, davacılar vekilinin davalı tarafın tam kusurlu olduğuna yönelen istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
- Tazminat bilirkişi 11/07/2019 tarihli raporunda Danimarka uyruklu olan davacıların geçici ve sürekli iş görmezlik zararlarını mensubu oldukları ülkenin para birimi olan Danimarka Kronu üzerinden belirlemiş, dava dilekçesi ile tazminat Türk Lirası üzerinden talep edildiği için rapor tarihindeki kur dikkate alınmak suretiyle Türk Lirası üzerinden davacıların talep edebilecekleri tazminat miktarı belirlenmiştir. Rapora göre; davacı tarafın %70 kusur durumu itibariyle davacı ... geçici iş görmezlik zararı 5.668,13 TL, sürekli iş görmezlik zararı 58.915,53 TL, davacı ...'in geçici iş görmezlik zararı 14.564,29 TL, sürekli iş görmezlik zararı 116.447,91 TL'dir. Bu rapor davacı tarafa 01/10/2019, davalı ...'e 24/07/2019 ve davalı ... 'ne 24/07/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak adı geçen bu taraflar rapora itiraz etmemişlerdir. Anılan rapor davalı ...'e 30/09/2019 tarihinde tebliğ edilmişse de, tebligatın çıkarıldığı tarih itibariyle davalı ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden bu tebliğ işlemi Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi gereğince geçersizdir ve davalı vekiline 11/07/2019 tarihli rapor tebliğ edilmemiştir.
İlk derece mahkemesince 01/10/2019 tarihli duruşmada davacıların zararının dava tarihindeki kur üzerinden belirlenmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 18/10/2019 tarihli ek raporda davacı tarafın %70 kusur durumu itibariyle dava tarihindeki kur dikkate alındığında; davacı ... geçici iş görmezlik zararı 2.649,38 TL, sürekli iş görmezlik zararı 28.570,67 TL, davacı ...'in geçici iş görmezlik zararı 6.807,60 TL, sürekli iş görmezlik zararı 56.916,11 TL olarak hesaplanmış, ilk derece mahkemesince her iki davacı lehine bu miktarlar kadar geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatlarına hükmedilmiştir.
Davacıların geçici ve sürekli iş görmezlik zararlarını çalıştıkları ülkenin para birimi yerine ülkemizin para birimi ile talep ettikleri, bu durumda taraflarca itiraz edilmese dahi davacıların çalıştıkları ülkenin para birimiyle tespit edilen tazminatın dava tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi gerektiği, kaldı ki raporun müteselsil sorumlu olan davalılardan ...'e usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, öte yandan davacı tarafın dava dilekçesiyle maddi ve manevi tazminatları Türk Lirası üzerinden talep ettikleri için taleple bağlı kalınarak tazminatın Türk Lirası üzerinden tahsiline karar verilmesi gerektiği, artık yabancı ülke parası ile tahsil kararı verilmesinin mümkün olmadığı gözetildiğinde davacılar vekilinin 11/09/2019 tarihli raporla belirlenen tazminat miktarlarına ve tazminatın döviz üzerinden hükmedilmesi gerektiğine yönelen istinaf itirazları kabul görmemiştir.
-
İlk derece mahkemesinin önceki kararında talep edilen tedavi, yol ve iaşe giderleri yönüyle hüküm kurulmamış ve ilk derece mahkemesi kararı bu nedenle kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama üzerine doktor bilirkişiden alınan 06/03/2023 tarihli kök ve 03/05/2023 tarihli ek raporda; davacı ... 15 gün, davacı ...'in 20 süre ile bakıcıya ihtiyacı olduğu, kendi ülkelerinde yaptıkları hastane masraflarının sigorta tarafından karşılanmış olduğu, kendi ülkelerinde sigorta tarafından karşılanmayan yol, refakat ilaç, tıbbi malzeme katkı payı, hijyen malzemeleri gibi giderler yönüyle davacı tarafın %70 kusuruna göre davacı ... 146,79 TL bakıcı gideri ve 1.203,21 TL tedavi gideri, davacı ...'in 195,72 TL bakıcı gideri ve 1.042,44 TL tedavi giderini talep edebilecekleri mütalaa edilmiş, ilk derece mahkemesi de bu miktar bakıcı gideri ve tedavi giderinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davacı taraf bilirkişi raporunun aksine tedavi gideri ve bakıcı giderinin daha yüksek olduğuna dair itirazda bulunmuş ise de, zararına ilişkin bir belge ve fatura sunamamıştır. Davacıların uçakla iki defa ülkemize geldiği için seyahat masrafları olduğunu açıklasa da, dava dosyası kapsamı itibariyle davacıların ülkemize tedavi amaçlı değil, maluliyet ve geçici iş görmezlik durumlarının tespiti için adli tıptan rapor alınması amacıyla ülkemize geldikleri, uçak masraflarının tedavi gideri değil, yargılama giderleri arasında olduğu (HMK 323/1. g. h md), davacı tarafın uçak seyahatine ilişkin biletleri dava dosyasına sunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin tedavi masraflarına yönelen istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
-
İlk derece mahkemesince kabul ve reddedilen maddi tazminat miktarları yönüyle karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 13/3 maddeleri gereğince belirlenen nispi vekalet ücretinde bir hata tespit edilemediği gibi, dava kısmen reddedildiğinden kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettiren davalı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b. 1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
Davacılar tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 478,17 TL TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, artan 50,57 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde davacılara iadesine,
-
Yapılan istinaf giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
-
Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 23/05/2024 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02