Antalya BAM 4. HD 2021/1303 E. 2024/641 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2021/1303
2024/641
2 Mayıs 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/03/2021
DAVANIN KONUSU: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 02/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 03/05/2024
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sürücüsü ... olan ... plakalı araçta arka koltukta yolcu olarak seyir halinde iken .... tarihinde ... Caddesi üzerinden ... istikametine doğru ilerlerken sürücüsü ... olan ... plakalı aracın kontrolsüz bir şeklide kavşağa girerek müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araca sol yan kısımdan çarptığını ve tam kusurlu olarak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, karşı yan sürücüsünün kaza anında alkollü olduğunun rapor edildiğini, gerek kaza tespit tutanağı gerekse ... hazırlık nolu savcılık dosyasında sunulan bilirkişi raporunda karşı yan sürücüsünün kusurlu olduğu, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ... ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, akabinde Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, yargılama neticesinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kazada müvekkilinin yaralandığını, ... Devlet Hastanesi'nce uzuvu sürekli-kronik işlev kaybına uğradığını, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede yaralandığının, vücudunda meydana gelen kırıkların hayati fonksiyonlarını 3.dereceden etkileyeceğinin rapor edildiğini, hastanede yatılı olarak kaldığını, tedavi masrafları ve çalışamadığı zamanlarda gelir kaybına uğradığını, belirli aralıklarla kontrole ve muayeneye gittiğini, zararın tazmini için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, hasar dosyasının açıldığını, kaza sonucunda hiç bir kusuru olmamasına rağmen hayati fonksiyonlarını etkileyecek derecede işlev kaybına uğradığını, yaralanması nedeniyle ağır acılar çektiğini, ailesinde derin üzüntünün meydana geldiğini, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... tahsilini ve şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın sürekli ve geçici uzuv zaafından kaynaklanan zararı nedeniyle olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafından yapılan başvuruda sağlık kurulu raporunun bulunmadığını, eksik evrakın gönderilmesinin talep edildiğini, ancak evrakın sunulmadığını, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın dava şartı eksikliğinden reddinin gerektiğini, kaza konusu aracın 05/09/2015-05/09/2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sakatlanma/yaralanma halinde kişi başına azami sorumluluk limitinin kaza tarihinde 290.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sürücünün kusur oranında ve zarar nispetinde sınırlı olduğunu, kusur durumunun, tazminat miktarının uzman bilirkişilerce tespitinin gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesi ile, meydana gelen kaza nedeniyle üzgün olduğunu, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesince alınan raporda kendisinin asli kusurlu minibüs şoförünün ise tali kusurlu olduğunun rapor edildiğini, davacı yan ile görüşme taleplerinin sonuçsuz kaldığını, davacı yanın zararını kusuru oranında gidereceğini, kendisinin pazarda iş buldukça çalıştığını, aylık kazancının çoğu zaman asgari ücretin altında kaldığını, durumu itibariyle manevi tazminat tutarı talebinin fahiş olduğunu beyanla kabulü, sorumluluğu dışında kalan miktarlar yönünden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen karar ile; Maddi Tazminat yönünden davanın kabulü ile,145.027,11 TL sürekli işgöremezlik zararı, 7.805,94 TL geçici işgöremezlik zararı ile toplam 152.833,05 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 26.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına, Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın 26.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kaza ile arasında nedensellik bağı kurulabilecek "bel bölgesi geçirilmiş T 12 vertabra kompresyon kırığı " bağlamında bildirilen özür oranın %2 olduğunu, bu nedenle dosyaya sunulan maluliyet raporundaki %17,23 oranındaki maluliyetinin çoğunluğunun kazadan kaynaklı olmadığını, ATK'dan maluliyet raporu alınması taleplerinin reddine yönelik kararın hatalı olduğunu, aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 tablosunun esas alınmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından SGK'nın sorumlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; Ceza dosyasında alınan ATK raporunda dava dışı sürücü ... da tali kusurlu olduğunun belirlendiğini, mahkemece kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınları da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı, murisin trafik kazası sonucu yaralanmadan dolayı oluşan maddi ve manevi zararlarını olaya sebebiyet veren aracın sürücüsü ve zorunlu mali sigortacısından talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat yönünden kabul, manevi tazminat yönünden kısmen kabul kararı verilmiş, bu karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
-
Somut olayda, kaza tespit tutanağı ile; davalının kavşağa geldiği sırada geçiş önceliği olan araca ilk geçiş hakkını vermeme yönünde kural ihlali yaptığı ve tam kusurlu olduğu yönünde tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yargılama sırasında trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda da aynı yönde rapor sunulduğu görülmüştür. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ve özellikle davalının olay anında 205 promil alkollü oluşu da birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince, olayın oluş şekline ve kaza tespit tutanağına uygun olarak düzenlenen trafik bilirkişisinden alınan kusur raporundaki kusur oranlarına itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiş, kaza sırasında yolcu olan davacıya atfedilecek bir müterafik kusur da ispatlanamadığından istinaf edene tarafların kusura yönelik istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Somut dosyada, .... Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığından alınan .... tarihli maluliyet raporunda, davacının güncel arızası ile kaza arasında illiyet bağı olduğu gözetilerek %17,23 oranında sürekli malul kaldığı, davacının olaydan sonra 6 ay süre ile geçici olarak malul kalacağı bildirilmiştir. İlgili raporda davacının vücudundaki güncel arızalar ile kaza sonrası hastane evrakları arasında illiyet bağı olduğu açıkça belirlendiğinden ve bu husus dosya arasında yer alan tedavi evrakları ile de uyumlu olduğundan davalı sigorta şirketinin maluliyet raporuna yönelik istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir."
Buna göre Yargıtay tarafından da benimsendiği üzere davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi gerekir.
Öte yandan gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu amaçla gerçek zararın hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre hesaplanması kabul edilmektedir. Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır.
Asgari ücret, tüm çalışanlar için uygulanması zorunlu “taban ücret” tir. Asgari ücretin, işçilerin yaptıkları işe uygun ve insanlık onuruna yaraşır bir yaşam seviyesini sağlaması için gerekli olan en az ücreti ifade ettiği ve adil bir ücret elde edilmesi, böylece çalışanların ekonomik ve sosyal durumlarının düzeltilmesi amacına yönelik olduğu gözetildiğinde asgari ücretin kamu düzeni ile ilgili olduğu ve bunun altında bir ücretten söz edilemeyeceği, asgari ücretin altında kararlaştırılan ücretlerin ve buna ilişkin sözleşmelerin geçerli olmadığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olduğundan davanın her aşamasında uygulanması zorunludur.
İlk derece mahkemesince tazminat bilirkişisinden TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak suretiyle davacının iş göremezlik zararının hesaplanması gerekirken, PMF yaşam tablosu tablosuna göre zarar hesabı yapılması doğru görülmemiş ise de, bu husus aleyhine olan davacı tarafından istinaf sebebi yapılmamış olup, PMF tablosundaki yaşam süreleri davalının lehine olduğundan davalının bu hususa ilişkin istinaf talebinde kendi lehine bir yarar bulunmadığı kanaatiyle bu istinaf talebinin de reddine karar verilmiştir.
-
Davalı sigorta şirketi, poliçe teminatı kapsamında olması nedeniyle geçici iş göremezlik zararından sorumlu olduğundan bu yöndeki istinaf talebinin de reddine karar verilmiştir.
-
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalılar vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b. 1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
-
Davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE;
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 10.440,02 TL karar harcından peşin olarak yatırılan 2.610,01 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.830,01TL'nin davalı ... şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 11.806,22 TL karar harcından peşin olarak yatırılan 2.892,35 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.913,87 TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Müstenif davalılar tarafından yapılan başvuru giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
-
Kararın taraflara tebliği ile avans ve harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair 02/05/2024 gününde, oy birliğiyle ve HMK'nın 362/1-a madde ve fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41