Antalya BAM 4. HD 2021/930 E. 2024/389 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2021/930
2024/389
15 Mart 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 15/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 18/03/2024
Öncelikle; davalı .... vekilinin istinaf dilekçesine müteallik istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile maktu istinaf karar harcı yatırıldıktan sonra bakiye nispi karar harcı yönünden adli yardım talep edilmiştir. İsteme ilişkin dosya kapsamı, davalının ekonomik sosyal durumu gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 334. ve izleyen maddeleri uyarınca adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi.
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili, davalı .... vekili ile davalı .... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 15/02/20213 tarihinde dava dışı ... nun idaresindeki .... plakalı motosikletle ... Mahallesi ..... şehir merkezi istikametine seyrederken, karşı yol ve karşı şeritten gelmekte olan davalı ....a ait, davalı .... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı ve davalı ... yönetimindeki .... plakalı aracın yoldan çıkarak orta refüjde bulunan elektrik direğine çarpması sonucu devrilen direğin altında kaldığı, davacı ... nın motosiklette yolcu konumunda bulunduğu ve bu kaza sonucu ağır şekilde yaralandığı, davaya konu olay sebebiyle davalı sürücü hakkında ceza davası açıldığı, ceza dosyasında aldırılan kusur raporunda davalı sürücüye asli ve tam kusur yüklendiği, kaza sebebiyle davacının sol bacağının işlevini tamamen yitirdiği, diş kaybı yaşadığı, tedavisi için 7.500,00 TL dişçiye ödeme yaptığı, yine aracıyla tedaviye gelip gittiği ve akaryakıt masrafı bulunduğu, davalı sigortaya başvuru yapıldığı ancak ödeme alınamadığı, davacı ... in sağlığındayken turizm sektöründe sezonluk çalıştığı ve aylık 1.250,00 TL gelir sağladığı, daimi maluliyeti sebebiyle çalışamaz vaziyette olduğu, yaralanmanın verdiği acı ıstırap ve üzüntü ile daimi maluliyeti sonucu vücut bütünlüğü bozulan davacı ... in manen de zarar gördüğünü beyanla ve artırılmış haliyle geçici iş göremezlik zararı için 7.094,04 TL, sürekli iş göremezlik zararı için 189.677,72 TL, bakıcı gideri için 2.319,02 TL, refakatçi, yol ve sair giderlere ilişkin zarar için 4.817,58 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi (diş tedavisi dahil olmak üzere) gideri zararları için 2.387,91 TL ve başlangıçta talep edilen 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 206.296,27 TL maddi tazminatın karşı aracın sürücüsü ve maliki olan davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihinden trafik sigortacısı olan davalı şirket yönünden ise ihbar tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsiline; yine davacıların manevi zararına karşılık davacı ... için 130.000,00 TL, davacı .... için 10.000,00 TL ve davacı .... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... dan olay tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı .... A.Ş. (eski ünvanı .... A.Ş.) vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan .... plakalı aracın şirketleri nezdinde ZMMS poliçesi bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve genel şartlar kapsamında poliçe teminat limitiyle sınırlı olduğu, kusurun ve zararın ispatı gerektiği, davacının başvurusuna istinaden tespit edilen maluliyet oranı ile tazminat bilirkişisinin belirlediği miktara göre hesaplama yapılarak 106.698,00 TL maddi tazminatın 10/02/2015 günü davacı .... 'ya ödendiği, yapılan tediye ile müvekkili şirketin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirdiği, başkaca yükümlülüklerinin kalmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı .... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, davanın ilk açıldığı asliye hukuk mahkemesinin taraflara dava dilekçesini dahi tebliğ etmeden dosya üzerinden görevsizlik kararı verdiği, bu yönde ileri sürülmüş bir ilk itiraz bulunmadığı halde asliye hukuk hakimi tarafından usule aykırı şekilde asliye ticaret mahkemelerine yönelik görevsizlik kararı verilerek dosyanın gönderildiği, kazada yaralanarak doğrudan zarar gören davacı .... dışında yakınlarının da manevi tazminat talep ettiği, ancak ağır bedelsel zarar dışında yakınların manevi tazminat talep edemeyeceği, bu sebepten davacı .... ve .... yönünden davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği, davanın hem belirsiz alacak hem de tespit davası şeklinde açıldığı, öncelikle bu çelişkiden dolayı davanın reddine karar verilmesi, esasa ilişkin olarak kusur tespitinin mahalde keşif icra edilerek yeniden belirlenmesi, bu kusur belirlemesi yapılırken davacının üzerine devrilerek zararına neden olan direğin sağlamlığı ve konumu itibariyle refüj ortasında bulunmasının uygunluğunun da ayrıca değerlendirilmesi, davacının ve yolcusu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün olay anında alkollü olduğu, alkolün tesiriyle önlerine devrilmekte olan direği fark edip kaçma refleksi gösteremediği, bu hususun kusur oranında dikkate alınması gerektiği, motosiklet sürücünün sürücü ehliyetinin de bulunmadığı, müvekkilinin aracı kardeşi dava dışı ...'a verdiği, davalı sürücü ....'in ise ....'ın arkadaşı olduğu, olay günü kafeden ayrılmak üzere arabaya binmek üzere iken davalı ... in ... tan anahtarı zorla aldığı, dolayısıyla aracın rızayla yahut hatır için verilmesi durumun söz konusu olmadığı, müvekkilinin muhtemel tazminat alacağını sonuçsuz bırakmak için mal kaçırma girişimde bulunduğu iddiasının gerçek dışı olduğu, davacının gelirini fahiş miktarda gösterdiği, gelirin belgelendirilmediği, davacının maddi zararı tespit edilerek sigorta şirketince ödendiği, davacının üzerine devrilen mobese direğinin uygun montajının yapılmamış olması nedeniyle ilgili kurumun kusurlu olduğu ve ... ne izafeten davanın ... na ihbar edilmesi, davacının eldeki dava ile zenginleşmeyi amaçladığı, fahiş miktarda manevi tazminat istendiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı .... davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER :
Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/12/2014 gün, ... esas, .... sayılı karar örneği, kaza tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporları, nüfus kayıtları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davaya konu olayda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, kazaya bağlı yaralanması nedeniyle sigorta şirketi tarafından davacı .....'ya yargılama sırasında 106.698,00 TL ödeme yapıldığı, kazadaki yaralanması sonucu davacının %31 oranında daimi, 9 ay geçici iş göremezliğe maruz kaldığı, davalı yanın tam kusur durumu ile davacının belirtilen iş göremezlik oranı ve süresine göre tazminat bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar .... ile .... bakımından trafik kazası tarihi olan 15/02/2013’den işleyecek yasal faiziyle ve davalı .... A.Ş (eski ünvanı .... A.Ş)’ den dava tarihi olan 12/09/2014’den işleyecek yasal faiziyle , 6.894,04 TL geçici iş göremezlik tazminatının ıslah tarihi olan 09/12/2020’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere; toplamda 7.094,04 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan (davalı .... A.Ş (eski ünvanı .... A.Ş) bakımından bakiye poliçe limiti olan 118.302,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ile ... bakımından trafik kazası tarihi olan 15/02/2013’den işleyecek yasal faiziyle ve davalı .... A.Ş (eski ünvanı .... A.Ş)’ den dava tarihi olan 12/09/2014’den işleyecek yasal faiziyle 189.177,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ıslah tarihi olan 09/12/2020’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere; toplamda 189.677,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan (davalı ... A.Ş (eski ünvanı .... A.Ş) bakımından bakiye poliçe limiti olan 118.302,00 TL ile sınırl tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; 100,00 TL bakıcı giderinin davalılar .... ile ... bakımından trafik kazası tarihi olan 15/02/2013’den işleyecek yasal faiziyle ve davalı .... A.Ş (eski ünvanı ... A.Ş)’ den dava tarihi olan 12/09/2014’den işleyecek yasal faiziyle 2.219,02 TL bakıcı giderinin ıslah tarihi olan 09/12/2020’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere; toplamda 2.319,02 TL bakıcı giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri (diş tedavisi dahil) ve diğer giderlerin, davalılar .... ile .... bakımından trafik kazası tarihi olan 15/02/2013’den işleyecek yasal faiziyle ve davalı .... A.Ş (eski ünvanı .... A.Ş)’ den dava tarihi olan 12/09/2014’den işleyecek yasal faiziyle, 4.717,58 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri (diş tedavisi dahil) ve diğer giderlerin ıslah tarihi olan 09/12/2020’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere; toplamda 4.817,58 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri (diş tedavisi dahil) ve diğer giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; ve davacı ... ya verilmesine, manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne, davacı .... için 20.000,00 TL, davacı .... ve davacı ... ın her biri için ise 4.000,00'er TL olmak üzere toplam 28.000,00 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden tahsiline; fazlaya dair maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddi tazminata ilişkin kısmen kabul kararı verilen tazminatlara dava dilekçesinde talep edilen tutarlara dava tarihinden ıslah ile artırılan kısımlara ise ıslah tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğu, davanın belirsiz alacak davası şekilde ikame edildiği, daha sonra da miktarların artırıldığı, tüm tazminatlar için talepleri gibi sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi, diğer davalı sürücü ve malik yönünden ise olay tarihinden faiz uygulanması gerektiği, ayrıca sigorta şirketine usulünce başvuru yapıldığı ve davalı .... A.Ş. nezdinde hasar dosyasının mevcut olduğu, kısmi ödeme alınıp ihtirazi kayıt ile ibra belgesi verildiği, sigorta şirketi yönünden hükmedilen tazminatlara dava tarihinden faiz işletilmesi hususunun da hatalı olduğu, zira şirketin yapılan başvuru ile daha önce temerrüte düşürüldüğü, tazminat hesaplamasında davacının geliri asgari ücret düzeyinde kabul edildiği, müvekkilinin sağlığındayken aylık kazancı hususunda gerekli araştırmaların yapılmadığı, gerçek zarar tespiti için maaş ve ücret araştırması yapılmasının esas olduğu, ayrıca yargılama giderinin hususu olarak davacı ... nın maddi zararının tespiti için sarf edildiğinden ayrıca manevi tazminat davası yönünden yargılama gideri yapılmadığından ve maddi tazminatın kabulüne karar verildiğinden tüm giderlerin davalıların üzerine yüklenilmesi, yine sigorta şirketinin yargılama giderlerinden sınırlı sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, zira sigorta şirketi ile diğer davalı sürücü ve işletenin müşterek ve müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, manevi tazminata ilişkin olarak, davacı ... nın olay tarihi itibariyle 29 yaşında olduğu, henüz genç yaşta tekerlekli sandalyeye mahkum hale geldiği, olayda herhangi bir kusurunun da bulunmadığı, kazadaki yaralanması sonucu uzun süre tedavi gördüğü, acı ve ıstırap çektiği ve davacıda daimi maluliyet oluştuğu, tüm bu olgulara göre talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olmadığı gibi zenginleşme aracı görülmeyecek tutarlarda istendiği, hükmedilen manevi tazminatların davacıların manevi zararını tatminden çok uzak olduğu, kazada yaralanan davacının anne ve babasının yakınının uğradığı ağır cismani zarar sebebiyle talep ettiği manevi tazminat tutarlarının da aynen hüküm altına alınması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tam kabulünü istemiştir.
Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların kusur oranlarının karşılıklı incelenmediği, davacının yolcu olarak seyahat ettiği vasıta sürücünün olaydaki kusur durumunun ve kusurlu eylemlerinin de irdelenmesi gerektiği, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının fahiş ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, davacının iş göremezlik süresi ve daimi maluliyet oranının tespiti hususunda gerekli araştırmaların yapılmadığı, eksik inceleme ile karar verildiği, ayrıca hükümde davacıların manevi tazminatlarının kısmen reddi dolayısıyla tek vekalet ücreti takdir edildiği, oysa her bir davalı için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Davalı .... vekili istinafa cevap ve istinaf dilekçesinde özetle; davacının olay tarihinden faiz talebinin, gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu iddiasının ve manevi tazminata ilişkin istinaf itirazlarının yersiz ve dayanaksız olduğunu beyanla davacıların başvurularının reddini savunmuş, devamla istinaf itirazlarına ilişkin, olaya ilişkin yürütülen ceza yargılaması sırasında temin edilen raporun tazminat hesabında dikkate alındığı, oysa davalı sürücünün yargılanması sebebiyle ceza davasında müvekkilinin taraf olarak yer olmadığı, yokluklarında alınan rapora yönelik iddia ve savunmalarının dinlenmediği, yine İstanbul Adli Tıp Kurumundan temin edilen raporda kazanın müvekkiline ait aracın orta refüjden karşıya geçerek zıt yönden gelen davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarpması şeklinde vuku bulduğunun belirtildiği, oysa davacı aracının orta refüjdeki mobese direğine çarptığı ve çarpmanın etkisiyle direğin davacının üzerine devrilmesi sonucu yaralanması ile davaya konu kazanın meydana geldiği, öncelikle kusur raporunda oluşun hatalı ve buna bağlı kusur belirlemesinin yanlış yapıldığı, yine ceza davası kapsamında Ankara Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen raporda ve kaza tespit tutanağı ile tanık anlatımlarında bu hususa değinildiği, ancak ceza yargılamasında taraf olunmadığından devrilen mobese direğinin montajının mevzuata uygun yapılıp yapılmadığı yönünde savunma verilemediği, davacı ... in maddi zararının tespiti bakımından davalı sigorta şirketi tarafından yapılan tediyenin ödeme tarihindeki zararın karşılanma oranına göre davacı için yeniden yapılan hesaplamada belirlenen tazminat miktarından oransal alınarak indirilmesi gerektiği, motosikletle seyri sırasında davacının koruyu tertibat kullanmadığı, dizlik kullanmış olması durumunda davacının daha az zarar ile kazayı atlatabileceği, belirtilen kusuru sebebiyle tazminattan indirim yapılması gerektiği, davacının ehliyeti bulunmayan ve alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binerek tehlike sorumluluğunu kabullendiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Davalı .... A.Ş. istinaf kanun yoluna başvurmamıştır.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınları da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacılar, trafik kazası sonucu davacı ... nın geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kalacak şekilde yaralandığını belirterek bu sebeple oluşan maddi ve manevi zararlarına karşılık tam kusuruyla kazaya neden olduğunu iddia ettiği karşı aracın sürücüsü, kayıt maliki ve trafik sigortacısı olan davalılardan maddi ve manevi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat davasının tam, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili ile davalı .... vekili ve davalı .... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/12/2014 gün, .... esas, .... sayılı kararı ile davalı ... un davacı .... ile birlikte dava dışı kişilerin taksirle yaralanmasına neden olma suçundan TCK'nın 89/4, 22/3 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, mahkumiyet kararı temyiz edilmiş, temyiz incelemesini yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesi sanığa uygulanan artırım ve indirimler sonucu verilen nihai hapis cezasında hesap hatası yapıldığından netice cezanın 1 yıl 21 ay 10 gün şeklinde düzelterek kararı onamış ve bu suretle hüküm 31/10/2017 tarihinde kesinleşmiştir.
Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).
- Türk Borçlar Kanunu'nun 117/2 maddesi gereğince haksız fiillerde temerrüt fiilin işlendiği tarihte oluşur. Bu nedenle davacı tarafın maddi ve manevi tazminat için olay tarihinden faiz talep etmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Temerrüt olay tarihi itibariyle oluştuğu için ıslahla artırılmış tazminat miktarı dahil tüm tazminata davalılar ... ve ... yönünden olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ıslah edilen bölüm için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değildir.
Bunun gibi davalı sigorta şirketi, trafik kazasına sebebiyet veren aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. İlk derece mahkemesince davalı sigorta şirketi yönünden temerrütün ispata yeter bir başvurusu belgesi ibraz edilmediğinden dava tarihi itibariyle oluştuğu kabul edilmiştir. Dava dilekçesinde davadan önce sigorta şirketine başvurulduğu iddia edilmektedir. Yalnız gerek dava dilekçesi ekinde ve gerek davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen hasar dosyası içerisinde başvuruya ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Yalnız sigorta şirketi tarafından gönderilen hasar dosyası içinde davacının zararının ne olduğuna yönelik 09/09/2014 tarihli aktuerya raporu yer almaktadır. Bu durumda davalı sigorta şirketine bir başvuru yapıldığı anlaşılmakta ise de, dosya içeresinde hangi tarihte başvurulduğu ve bu başvurunun hangi tarihi itibariyle sigorta şirketine ulaştığına dair bir kayıt bulunmadığından, bu başvuruya ilişkin belgelerin ilgili taraflardan istenilerek temerrüt tarihinin doğru olarak belirlenmesi, belgelerin sigorta şirketine ulaştığı tarih belirlenemez ise sigorta şirketi yönünden temerrütün 09/09/2014 tarihinde oluştuğu kabul edilmesi gerekirken, dava tarihi olarak kabul edilmesi de yerinde değildir.
- Davalı .... A.Ş. dava açıldıktan sonra yargılama devam ederken 10/02/2015 tarihinde davacının maluliyet zararına mahsuben 106.698,00 TL ödemede bulunmuştur.
Tazminat bilirkişi raporlarında sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle zararı karşılayıp karşılamadığı konusunda bir mütalaada bulunmamıştır.
Tazminat bilirkişisinden rapor alınarak ödeme tarihindeki veri ve koşullara göre sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle davacı ... nın maddi zararlarını yaklaşık da olsa karşılayıp karşılamadığı konusunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
İlk derece mahkemesince davalı sigorta şirketi bakiye harç ve vekalet ücreti dahil yargılama giderlerinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmuştur. Sigorta şirketinin poliçe limiti ile olan sorumluluğu zarar miktarı ile ilgili olup, sigorta şirketi aleyhine hükmedilen yargılama giderlerinin limit dışında tutulmaması hatalı olmuştur.
-
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu 27/10/2017 gün ve .... karar sayılı raporunda davacının % 31 oranında meslekten kazanma gücünü kaybedecek ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabilecek şekilde yaralandığı bildirilmiştir. Yine aynı kurulun 07/09/2018 tarihli raporunda da davacının iyileşme süresinin ilk 3 ayında bakıcıya ihtiyaç duyacağı mütalaa edilmiştir.
Davacı haksız fiile bağlı yaralanmasından dolayı TBK'nın 56/1 maddesine göre manevi tazminat talep edebilir. Davacının yaralanması ağır bedensel zarar niteliğinde olduğundan yakınları da aynı yasanın 56/2 maddesi gereğince manevi tazminat talep edebileceklerdir.
İlk derece mahkemesince davacının trafik kazası sonucu yaralanmasının %31 maluliyet oluşturduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve 3 ay bakıcıya ihtiyaç duyduğu ile davalı taraf sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilmiş iken, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı az olmuştur. Davacılar lehine daha üst seviyede manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
- Hükme esas alınan tazminat bilirkişisinin 31/01/2020 tarihli raporunda davacının geçici iş görmezlik zararı 7.094,04 TL, sürekli iş görmezlik zararı 189.677,72 TL, bakıcı gideri 2.319,02 TL ve TL tedavi gideri 2.319,02 TL olarak hesaplanmış, diş tedavileri yönünden yapılması gereken muhtemel harcamaların hesaplamaya dahil edilmediği açıklanmıştır.
Diş hekiminden alınan 13/02/2018 tarihli raporda ise davacının diş kayıplarının rehabilite edilmesi için yapılması gereken harcamaların rapor tarihi itibariyle 3.780,01 TL, olay tarihi itibariyle 2.387,91 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Davacı vekili 09/12/2020 tarihli talep artırım dilekçesiyle; 7.094,04 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 189.677,72 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 2.319,02 TL bakıcı gideri, 4.817,58 TL tedavi gideri ve 2.387,91 TL diş tedavisi olmak üzere toplam 206.296,27 TL maddi tazminatın davalı taraftan tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesince gerek kısa kararda ve gerek gerekçeli karar hüküm fıkrasında maddi tazminat davasının tam olarak kabulüne karar verildiği açıklanmasına rağmen, talep edilen 2.387,91 TL diş tedavisi gideri konusunda bir karar verilmediği görülmektedir. Bunun gibi kısa karar, gerekçeli karar hüküm fıkrası ve gerekçeli karar gerekçe bölümünde hükmedilen tedavi giderine diş tedavisi dahil yazılmıştır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda diş tedavisi masraflarının hesaplama dışı tutulduğu bildirilmiştir. Yine gerekçe bölümünde SGK tarafından karşılanmayan tedavi (diş tedavisi dahil) ve diğer giderlerin 4.817,58 TL olduğu (davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 30/01/2014 tarihli 500,00 TL bedelli fatura aktüerya bilirkişi raporunda kalemler arasında gösterilmiştir, ancak 13/02/2018 tarihli diş hekimi bilirkişi raporunda belirtilen ve 11, 21, 22 ve 26 numaralı ve diğer adlandırılan dişlere ilişkin tedavisi ve gider harcamasına ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır.) şeklinde gerekçe oluşturulmuştur. İlk derece mahkemesince davacı tarafından talep edilen 2.387,91 TL diş tedavisi giderinin açıkça kabul mü, yoksa reddedildiği mi anlaşılamamaktadır. Çelişkili hüküm kurulması ve talep edilen diş tedavisi masrafları konusunda kabul veya ret kararı oluşturulmaması HMK'nın 355. maddesine de aykırı düştüğü için Dairemizce resen dikkate alınmıştır.
Bilindiği üzere, 7251 Sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra a-6 ıncı bendinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş” olması halinde kararın esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
Deliller toplanmış olmasına rağmen delilleri değerlendiren bir karar verilmemiş olması (örneğin sadece zamanaşımı yönünden karar verilmesi), delillerin kısmen eksik toplanması ve bu kısmının değerlendirilmemesi, hükmün esasını etkileyen en önemli delilin toplanmaması madde kapsamında değerlendirilmelidir. Karşılaştırılmalı hukukta bu konu örneğin İsviçre’de “…önemli vakıaların tamamlanması gerekiyorsa…”, Alman Hukukunda ise “…eksiklik nedeniyle kapsamlı ya da çok emek harcayarak delil toplanması gerekiyorsa…” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Eksik inceleme ile karar verilmesi hem yukarıda gösterilen düzenlemelere, hem de 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde yer verilen Hukuki Dinlenilme, Anayasanın 36. ve AİHS’nin 6. maddesinde hüküm altına alınan Adil Yargılanma Haklarına aykırılık teşkil eder. 6100 Sayılı HMK’nun 30. maddesinde belirtilen Usul Ekonomisi İlkesi gözetilerek veya üstü kapalı buna dayanılarak Adil Yargılanma ve Hukuki Dinlenilme Hakkı bertaraf edilemez.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı .... vekili ile davalı .... vekilinin maddi tazminata yönelen, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarı, faizin başlangıç tarihi ve yargılama giderlerinin poliçe limiti ile sınırlı olmadığına yönelen istinaf istemlerinin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 355, ve 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacılar vekili, davalı .... vekili ile davalı ... vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, yeniden kurulacak hükümde davalı .... A.Ş. istinaf yasa yoluna başvurmadığından davacı ... nın usuli kazanılmış haklarının korunmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı .... vekili ile davalı .... vekilinin maddi tazminata yönelen, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarı, faizin başlangıç tarihi ve yargılama giderlerinin poliçe limiti ile sınırlı olmadığına yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,
-
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas . .... Karar sayılı, 30/12/2020 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 355 ve 353/1 fıkra (a. 6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
-
Davacılar vekili, davalı .... vekili ile davalı .... vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
-
Yeniden kurulacak hükümde davalı .... A.Ş. istinaf yasa yoluna başvurmadığından davacı ... nın usuli kazanılmış haklarının korunmasına,
-
Davacılar ile davalı .... ve davalı .... tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 59,30 TL istinaf karar harcının davacılara; 59,30 TL istinaf karar harcının davalı ....a ; (59,30 TL + 3.902,12 TL) 3.961,42 TL istinaf karar harcının davalı ....a isteği halinde iadesine,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 15/03/2024 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18