SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya BAM 4. HD 2022/1220 E. 2024/210 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1220

Karar No

2024/210

Karar Tarihi

14 Şubat 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/12/2021

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ: 14/02/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 14/02/2024

Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

Davacı vekili; 20.01.2020 tarihinde davalı .... yönetimindeki aracın çarpması sonucu yaralanan müvekkili için şimdilik 7.500 maddi tazminatın (tedavi giderleri ile sürekli ve geçici iş göremezlik giderleri ve sair sağlık giderleri) davalı sürücü ve aracın ZMMS sigortacısı .... sigortadan, 100.000 TL manevi tazminatın ise davalı sürücü ile birlikte davalı İMMS sigortası .... sigortadan ticari reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiş, kısmi dava şeklinde açılan maddi tazminat davasında 20/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu uyarınca geçici iş göremezlik tazminatını 41.100,70 TL, sürekli iş göremezlik tazminatını 118.388,50 TL olmak üzere toplamda 161.939,20 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı .... Sigorta vekili; kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın, müvekkili şirkete genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olup, kaza başına manevi tazminat teminat limitinin 20.000 TL olduğunu, zararın öncelikle ilgili ZMMS poliçesinden karşılanması gerektiğinden davanın usulden reddini, aksi halde uzman bilirkişilerce kusur ve zararın usulünce belirlenmesini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden şirket aleyhine faize hükmedilmemesini istemiştir.

Davalı .... Sigorta Şirketi vekili; kaza yapan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS sigortası bulunduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.

Mahkemece; maddi tazminat isteminin kabulü ile toplam 161.939,20TL'nin .... mirasçıları yönünden 20.01.2020 , ... Sigorta yönünden 22.07.2020 tarihinden işleyecek ticari faizi ile bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 7.000TL'nin .... mirasçıları yönünden 20.01.2020, .... Sigorta yönünden 20.02.2020 tarihinden işleyecek ticari faizi ile bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

A-İstinaf eden davalı .... mirasçıları vekili;

-06/12/2021 tarihli ek bilirkişi raporu 25/12/2021 tarihinde tebliğ edilmiş ve ek rapora karşı HMK madde 281 uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde itiraz etme hakkı mevcut iken itiraz süresi 08/01/2022'de son bulmasına rağmen sürenin bitimi beklenmeksizin 27/12/2021 tarihinde duruşma yapılarak hüküm verilmekle savunma hakkının kısıtlandığını , yine davacı tarafın ıslah dilekçesinin HMK madde 177/3'e aykırı olarak tarafına bildirilmediğini, usul ve yasaya aykırı davranıldığını,

-Manevi tazminat talebi kısmen reddedilmesine rağmen AAÜT madde 10/1,2 ve 13/1 maddelerine aykırı olarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini,

-Davacının 2918 sayılı KTK uyarınca yaya geçidinden geçmekle yükümlü olduğu, kazanın yaya geçidinden 9 metre ileride gerçekleştiğini, buradan geçmeyen davacı yayaya geçiş önceliği verilemeyeceği, en azından müterafik kusurlu olacağını, orta şeritte halk otobüsü bulunması nedeniyle sürücünün yayayı görme olanağının bulunmaması, aracın hızının makul seviyede olduğu göz önüne alındığında davalının yüzde yüz kusurlu sayılmasının oluşa uygun düşmediği, kusur durumunun sadece kaza tespit tutanağıyla sınırlı olarak yüzeysel bir değerlendirme ile belirlendiğini,

-Karara esas alınan işgöremezlik tazminatına ilişkin, kök bilirkişi raporunda davacının aylık geliri belirlenemediği için asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış iken itiraz üzerine .... Odasından gelen cevaba göre getirisi aylık bazda sabit olmayan bir meslek için sadece ilgili meslek odasından ortalama bir kazanç sorularak tamamen farazi bir rakam üzerinden ek bilirkişi raporunda davacının aylık geliri olarak 10-15 bin TL gibi belirsiz bir rakam kabul edilerek hüküm kurulduğunu, emlakçının kendi şahsi çabasının da gelir durumunu etkileyeceğini, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları uyarınca işgöremezlik tazminatının hesabında kişinin vergi bildirimleri, yasal defterleri, faturaları, makbuzları, tanık anlatımları gibi hususlar incelenerek gerçek kazancının tespiti gerektiği halde sadece ilgili meslek kuruluşunun yazılı beyanı esas alınarak eksik incelemeye dayalı zarar belirlendiğini,

-Müvekkilinin aracının hususi kullanım amaçlı olup ticari faiz uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

-Trafik Sigorta ve Kasko Sigorta şirketinin de haksız fiil tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması gerektiğini,

B-İstinaf eden davacı vekili; hükmolunan manevi tazminatın çok düşük olduğunu, tümden kabulü gerektiğini,

ileri sürerek kararın kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesini istemişlerdir.

Talep, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.

Buna göre;

  1. a. Kazaya sebebiyet veren .... plakalı otomobil sürücüsü davalının meskun mahal içinde yol üzerinde seyir halinde iken trafik işareti ile belirlenmiş yaya geçidine geldiğinde aracının hızını limitin altına düşürerek yaya geçidinden geçmekte olan davacıya ilk geçiş hakkını verdikten sonra kontrollü geçmesi gerekirken bu kurala riayet etmeyerek kazanın oluşumu önlemeye yönelik dikkat ve özeni göstermediği, dikkatsiz, tedbirsiz bir şekilde araç kullanarak kazaya sebebiyet verdiğinden tam kusurlu olacağı, dosyaya yansıyan olay yerine ilişkin tutanak içeriğinden kazanın yaya geçidi üzerinde olduğu, davalı tarafça tutanağın aksini ispatlar mahiyette bir delilin dosyaya sunulmadığı,

b-Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 25/06/2021 tarihli raporda 1964 doğumlu .... ın 20.01.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre Tablo 3.33b’ye göre %4 olarak tespit edildiğine göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının % 4 olduğu, 4 ayda iyileşeceği yönünde görüş bildirildiği,

c-20.09.2021 tarihli aktüerya bilirkişisi raporunda kazanın oluşunda kusursuz olduğu kabul edilirse davacının gelirinin asgari ücretten olacağı hesabı ile geçici iş göremezlik tazminatının 9.298,90 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 26.784,73 TL olarak hesaplandığı, itiraz üzerine alınan 06/12/2021 tarihli ek raporda davacının gelirinin asgari ücretin 4,42 katı olacağının kabulü halinde yeniden geçici ve sürekli maluliyet tazminatının hesaplandığı ve ek rapor uyarınca davacı tarafın 20/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi verdiği , ek raporun davalı vekiline 25/12/2021 günü tebliğ edildiği ve rapora karşı itirazlarını bildirmesi için 2 haftalık süre verildiği, ancak ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edilmediği, 27/12/2021 günlü duruşmada sözlü beyan alındığı ve dosyanın esastan karara bağlandığı,

Görülmüştür.

  1. a. HMK'nın 177/3 maddesine göre; ıslah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.

Davacı, kısmi dava şeklinde açtığı maddi tazminat davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500TL maddi tazminat talep etmiş ve hesap bilirkişisi ek raporu doğrultusunda 06/12/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle tazminat alacağını yükseltmiş ve ıslah harcını yatırmıştır. İlk derece mahkemesince 27.12.2021 günü yapılan celsede ıslah dilekçesinin davalılara duruşmada tebliğ edildiğine dair duruşma tutanağına geçirilmeden ve ıslah dilekçesinin bir örneği davalı tarafa tebliğ edilmeden ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ,HMK madde 177/3'e hükmü gereği yerine getirilmemiştir.

İlk derece mahkemesince duruşma dışı verilen ıslah dilekçesinin bir örneği davalı tarafa tebliğ edilmeden ve davalı tarafa ıslahla artırılan dava değerine karşı savunma ve cevap hakkı tanınmadan ve ıslah dilekçesi verildiği duruşma tutanağına geçirilmeden ıslah dilekçesi esas alınmak suretiyle karar verilmesi 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde yer verilen Hukuki Dinlenilme, Anayasanın 36. ve AİHS’nin 6. maddesinde hüküm altına alınan Adil Yargılanma Haklarına aykırılık teşkil eder. 6100 Sayılı HMK’nun 30. maddesinde belirtilen Usul Ekonomisi İlkesi gözetilerek veya üstü kapalı buna dayanılarak Adil Yargılanma ve Hukuki Dinlenilme Hakkı bertaraf edilemez. Davacı tarafın sunduğu ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı düşmüştür.

b- HMK'nın 27.maddesinde "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, Açıklama ve ispat hakkını, Mahkemeni açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir." düzenlemesi yer almıştır. Buna göre, davalı taraflardan her biri yargılamadan tarafların sundukları delil ve dilekçelerden haberdar edilmeli, savunmalarını ve delillerini sunmaları için usulü dairesinde kendilerine mühlet verilmesi gerekir. Hükme esas alınan ek bilirkişi raporu davalı vekiline tebliğ edilmiş ve 2 haftalık süre verilmiş iken raporun tebliğinden 2 gün sonra yapılan duruşmada dosyanın karara bağlandığı anlaşılmaktadır. Davalı vekiline verilen 2 haftalık süre henüz dolmadığından aleyhe olan ek rapora karşı itirazlarını bildirme imkanı kısıtlanmış ve bu hususta beyanı alınmadığı gibi savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesi de doğru olmamıştır. Bu yönüyle de anılan davalının istinafı kabul edilmelidir.

  1. Diğer itirazlar yönüyle;

a- Davalı Sigorta şirketleri davadan önce kendilerine yapılan başvuru üzerine temerrüde düşeceğinden başvuru tarihinden itibaren temerrüt tarihinin belirlenerek buna göre faiz işletilmesinde ve mahkemece tazminatlara gerçek kişi davalı yönüyle haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur. Zira haksız fiillerde sürücü ve işleten yönüyle haksız filil tarihinde temerrüt gerçekleşeceğinden müstenif davalının haksız fiil tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması gerekmektedir. Ancak; davalı adına trafikte kayıtlı kazaya karışan aracın hususi otomobil olması nedeniyle, temerrüt faizi olarak yasal faize karar verilmesi gerekirken ticari faize hükmedilmesi hatalı olmuştur.

b-Manevi tazminatın miktarı bakımından ise .kazada yaralanan davacının %4 oranında malul kaldığı ve kanın oluşunda kusuru bulunmadığı gözetildiğinde paranın alım gücünün düşüklüğü karşısında hükmolunan tazminat miktarı manevi tatmin duygusunu karşılamakta yetersiz kalmış olmakla bir miktar arttırılması gerektiğinden davacı vekilinin itirazı haklıdır.

c-Kabule göre de; davacı tarafın manevi tazminat talebi 100.000 TL iken mahkemece dava değerini 7.000TL tazminata hükmedilmiş talep kısmen reddedilmesine rağmen ret edilen kısım yönüyle kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi de hatalı olmuştur.

  1. HMK 353/1. a,6 maddesine göre, mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması durumunda, bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir. (Değişik 28.07.2020T.7251 Sy.Kanun. 35.madde)

  2. Tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulüne kararın kaldırılarak izah edilen biçimde tahkikat yapılması, mahkemece, hükme esas alınan rapora karşı davalının itirazlarının bildirilmesi ve varsa itirazları da değerlendirilerek davacı tarafa gelirine ilişkin belgelerini dosyaya sunması, vergi kayıtlarının ilgili yerlerden dosya içerisine getirtilmesi, gelirinin usulünce belirlenmesi ve gerekirse ek raporda alınmak sureti ile hasıl olarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken ( Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/10197 Esas . 2019/11578 Karar sayılı ilamı) yazılı şekilde karar verilmesi anılan düzenlemelerin öngördüğü adil yargılanma hakkının ihlâli ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğundan doğru görülmemiş ve kararın öncelikle bu nedenle kaldırılması gerekmiş toplanacak deliller çerçevesinde tarafların usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın HMK 353/1. a. 6 maddesi uyarınca kaldırılmasına hükmetmek gerekmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

İstinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KARARIN KALDIRILMASINA, kararın taraflara tebliği ile avans ve harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, dair, 14.02.2024 gününde, oy birliğiyle ve HMK'nın 353/1-a madde ve bendi uyarınca kesin olarak karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınZararkabulüneAçılankaldırılmasınaVeTazminatantalyakonusuesastanSebebiyleCismani(ÖlümTazminat)hükümkararın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim