SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2347

Karar No

2024/1095

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan

Tazminat)

KARAR TARİHİ: 01/10/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 01/10/2024

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 04.11.2013 tarihinde ... yolu üzerinde meydana gelen yaralamalı ve neticesinde ölümlü trafik kazasında, davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ve maliki ... ait olan ... plakalı aracın, müvekkillerin murisi olan ... ait ve sürücüsü olduğu motorlu bisiklete çarptığını, kaza sonucu yaralanan murisin 24.03.2014 günü hastanede vefat ettiğini, kaza mahallinde trafik polisi ekibi tarafından tutulan 04.11.2013 tarihli tespit tutanağında kazanın, ... plakalı oto sürücüsünün sola dönüş kuralını ihlal ettiği, motorlu bisiklet sürücüsü ... ’in ise herhangi bir kural ihlali yapmadığının belirtildiğini, 06.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise; kaza tespit tutanağının aksine müteveffa ... asli kusurlu davalının tali kusurlu bulunduğuna dair görüş bildirildiğini, bu bilirkişi raporu üzerine dosyanın İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderildiğini ve 10.11.2015 tarihli müşterek raporda hem müteveffaya hem davalıya tali kusur yüklendiğini, Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesi ... E, ... K. Sayılı gerekçeli kararında davalı (sanık) ... taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu işlediğinin sabit bulunduğunu, davalının 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, devamında aynı kanunun ilgili maddeleri gereği indirim sebepleri uygulandıktan sonra hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiğini, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı katmak kaydıyla ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı (... tarafından ödenen 79.276,97 TL nin üstü kısım ve poliçede teminat altına alınmış olması halinde manevi tazminat), ve 75.000,00 TL manevi tazminat, ... için 40.000,00 TL manevi tazminat, ... için 40.000,00 TL manevi tazminat, ... için 40.000,00 TL manevi tazminat, ... için 40.000,00 TL manevi tazminat, ... için 40.000,00 TL manevi tazminat, ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacılara verilmesin istemiştir.

CEVAP:

Davalı ... ve ... . vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm tazminatlar yönünden sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun dava şartı olduğunu, davacıların dava açılmadan sigorta şirketine başvuru yaptıklarına dair herhangi bir belge ibraz etmediklerini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, Denizli 9.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasında müvekkilinin tali kusurlu, müteveffanın asli kusurlu, olay mahalli yolun tek yönlü olduğunu belirtir gerekli işaretlemeleri yapmayıp eksik işaretleme yapan kurum, kuruluş, kişi ya da kişilerin asli kusurlu kabul edildiğini, bu nedenle davanın asli kusurlu bu kişi, kişiler, kurum ve kuruluşlara ihbar edilmesi gerektiğini, kusur oranının tespiti için bilirkişiden rapor aldırılmasını, müvekkillerinin kazada herhangi bir kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak ZMMS poliçesi tarafından karşılanmayan kısım ile sınırlı olduğunu, dava dilekçesinde de belirtildiği gibi davacıları zararlarının ZMMS poliçesi teminatları kapsamında karşılanmış olması sebebi ile müvekkil şirketten talep edilebilecek herhangi bir hakkın bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından düzenlenmiş olan kasko poliçesi ile sadece ZMMS poliçesi tarafından karşılanmayan maddi tazminatın teminat altına alındığını, manevi tazminat için herhangi bir teminat ayrılmadığını, bu itibarla manevi tazminat taleplerinin müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesini, davanın kabulü anlamına gelmemekle beraber müvekkil şirketin usulen temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle müvekkil şirket aleyhine faize ve temerrüd hükümlerine de hükmedilemeyeceğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı tutulması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan .... plaka numaralı aracın 10.03.2013 başlangıç - 10.03.2014 bitiş tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı ZMMS poliçesi ile diğer davalı ... . adına ölüm halinde kaza tarihi itibarıyla şahıs basına 250.000,00 TL'sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, işbu teminat miktarının kişiye ödenecek miktarı değil, davalı müvekkil sigorta şirketinin şahıs başına azami teminat miktarını teşkil ettiğini, davacı tarafça manevi tazminat talebinde bulunulduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe örneğinden de anlaşılacağı üzere ve yine Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlan’nın teminat dışı haller başlıklı A.6.f. maddesi uyarınca ve Yüksek Yargıtay'ımızın yerleşik içtihatlarına göre trafik poliçesinin teminatı kapsamına dahil olmadığını, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin manevi tazminat talepleri bakımından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın destekten yoksun kalma maddi tazminat talebinde bulunduğunu, dava dilekçesinde de ikrar edildiği üzere davaya konu edilen trafik kazası sonrasında yapılan başvuru üzerine müvekkili sigorta şirketi nezdinde hasar dosyası açılarak destekten yoksun kalma maddi tazminat hesabı yaptırıldığını, buna göre ... ölümü sebebiyle davacı eşin 79.276,97 TL destekten yoksun kalma maddi tazminat alacağı olduğunun tespit edildiğini ve 18.09.2014 tarihinde tazminat tutarının ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı vekilinin destekten yoksun kalma maddi tazminat talebi yönünden bir an için davalı müvekkil sigorta şirketinin dava konusu maddi tazminat talebi ile sorumlu olduğu düşünülse dahi; davalı müvekkil sigorta şirketinin işbu sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, bu sebeple sebepsiz zenginleşmeye mahal vermeyecek şekilde öncelikle kusur oranlarının belirlenmesi ve bilahare de maddi tazminat miktarının tespitinin gerektiğini, maddi tazminat hesabında Yargıtay içtihatlarına uygun olarak müvekkili sigorta şirketinin ödeme yaptığı gün itibarıyla hesaplama yapılması ve müvekkili sigorta şirketince ödemesi yapılan 79.276,67 TL tazminat güncellenerek belirlenen maddi tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İDM KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece; "davacı ... maddi tazminat isteminin 2918 sayılı KTK nun 111/2 maddesindeki koşulları oluşmadığından reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile , davacı ... için 25.000,00 TL, davacılar ... , ... , ... , ... , ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine," şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; eşini kaybetmiş müvekkili için 25.000,00 TL, babalarını kaybetmiş müvekkilleri için 10.000,00'ar TL'nin, yaşanan vahim hadise sonucunda çok cüz-i kaldığını, manevi tazminatın fonksiyonu konusundaki doktrin tartışmaları ne yönde olursa olsun miktarı belirlenirken somut değer yargıları, psikolojik ve sosyolojik değerlendirmeler, baba ve eş kaybının yarattığı tahribatın hakim tarafından ön görülebilir değerler olduğunu, hakimin takdir yetkisini kullanırken tüm unsurları değerlendirerek manevi tazminat miktarını belirlemesi gerektiğini, yerel mahkemenin takdir ettiği manevi tazminat miktarlarının yeterli olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin raporuna göre davalı ... kusur oranının %25 ve tali kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, kazaya sebebiyet veren etkenler içerisinde en az kusuru olan kişi olduğunu, ayrıca olayın gerçekleştiği yol tek yönlü olup, yol yapımında görevli kurumun eksik işaretlemelerde bulunduğu ve kusurun büyük bir oranda yolu yapan kuruma ait olduğunun belirlendiğini, her ne kadar müvekkili ... tali ve %25 oranında kusur verilmiş ise de; bu kusur miktarını da kabul etmediklerini, müteveffanın kaza sırasında ters yönden geldiği, kaskının bulunmadığı, ehliyetsiz ve plakasız araç kullandığı, motorlu taşıtlara ayrılan bir alanda tedbirsiz ve dikkatsiz bir şekilde elektrikli bisiklet ile yol aldığı hususları dikkate alındığında müvekkili ... aleyhine hiç kusur oranı verilmemesi gerektiğini, kazadan aylar sonra vefatın gerçekleştiğini, bu süre içerisinde müvekkillerinin her türlü yardımda bulunduğunu, müvekkili ... kusurlu olduğu kabul edilse dahi vefat edenin kusur oranı da dikkate alınarak müvekkillerinin aleyhine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

G E R E K Ç E

Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. Ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur

Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı kararı ile; davalı ... TCK'nın 85/1, 62/1 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı verilen bu hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı ve kararın itiraz incelemesi sonucu kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda; davacıların murisi ... sevk ve idaresindeki elektirikli bisiklet ile davalı ... sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada muris ... vefat ettiği, olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı ve alınan bilirkişi raporu ve ATK Trafik İhtisas dairesinden alınan rapor içeriğine göre; davalı ... meydana gelen kazada %25 oranında ölen sürücü ... %35 oranında, kazanın gerçekleştiği yolda gerekli işaretlemeleri yapmayan kurum, kuruluş yada kişilerin %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ceza yargılaması sonucunda davalı ... taksirle ölüme sebebiyet verme eyleminden dolayı cezalandırılmasına karar verildiği, yerel mahkemece aktüerya bilirkişiden destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin rapor alındığı, aktüerya bilirkişi tarafından ibraz edilen raporda Yargıtay yerleşmiş içtihatları doğrultusunda hesaplama yapıldığı, sigorta şirketine yapılan müracaat üzerine ödenen destekten yoksun kalma tazminatı miktarının kaza tarihi itibariyle yeterli olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla mahkemece bu rapor hükme esas alınarak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarına gelince; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplanan deliller ve davalı sürücünün meydana gelen kazada %25 oranında kusurlu olması, kazada ölen ... de kazanın meydana gelmesinde %35 oranında kusurlu olduğu, davacılardan ... ölenin eşi, diğer davacıların ise çocukları olduğu, eşi ile çocuklarının duydukları elem, acı ve ızdırap, günün ekonomik koşulları, meydana gelen kazada ölenin kusurunun bulunması hususu, takdir edilecek manevi tazminat miktarının bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın fakirleşmesine neden olmayacak oranda belirlenmesi gerektiği dikkate alındığında yerel mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarlarında da bir isabetsizlik görülmemiştir.

Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre; davacılar ile davalılar ... ve ... istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacıların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Davalılar ... A.Ş ile ... istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  3. Davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcınının Hazineye gelir kaydına,

  4. Davacılardan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,

  5. Davalılar ... ile ... tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcınının Hazineye gelir kaydına,

  6. Davalı ... alınması gereken 5.806,35 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.451,59 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.354,76 TL'nin davalı ... alınarak Hazineye irat kaydına,

  7. Davalı ... A.Ş'den alınması gereken 5.806,35 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.451,59 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.354,76 TL'nin davalı ... alınarak Hazineye irat kaydına,

  8. Yapılan istinaf başvuru giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,

  9. Kararın tebliği, kullanılmayan avansın iadesi, kararın kesinleştirilmesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 01.10.2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.

....

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkesinAçılanVeTazminatantalyahükümSebebiyleCismani(Ölümcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim