SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2335

Karar No

2024/1090

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 01/10/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 01/10/2024

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ... ’nin oğlu ...’ın kardeşi küçük ...’ın babası, ...’in 24/11/2017 tarihinde Antalya İli ... ilçesinde geçirmiş olduğu iki taraflı trafik kazası nedeniyle vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında ve savcılık makamında aldırılan bilirkişi raporunda ölen ...’nin kusursuz, davalı ...’ın tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, trafik kazasına karışan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta tarafından sigortalandığını, davalı sigorta şirketine 07/12/2017 tarihinde başvuru dilekçesi ve ekleri olan kaza tutanağı, güncel vukuatlı aile nüfus kayıtları, müteveffaya ait son 3 aylık döneme ait ücret belgeleri eklenerek başvurulduğunu, sigorta şirketi tarafından 29/12/2017 tarihli cevabi yazılarında veraset ilamı, defin ruhsatı, ölüm raporu, hak sahiplerine ait nüfus cüzdan fotokopisi istenmesi üzerinde istenilen evrakların 25/01/2018 tarihinde gönderildiğini, küçük ...’ın hayatta en önemli ve telafisi mümkün olmayan baba sevgisinden mahrum yaşamak zorunda kaldığını, mutluluklarının davalı tarafından son bulduğunu, müvekkillerinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, müvekkillerinin hiç bir gelirinin olmadığını, müvekkili ...’in rahatsızlığı nedeniyle çalışamadığını, gelirinin olmadığını, müvekkilleri ..., ..., küçük ...olmak üzere her biri için şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren uygulanacak faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılardan küçük ...için 100.000,00 TL, babası ...için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, kardeşi ... için 50.000,00 Tl manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ’dan alınarak davacılara verilmesini istemiştir.

Davacılar vekili 14.07.2020 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davacı küçük ... yönünden talep etmiş oldukları 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatını, sigorta şirketinin ödemesi mahsup edildikten sonra, bakiye destekten yoksun kalma zararını 74.104,40-TL artırarak toplam 74.204,40-TL'ye, davacı ... yönünden talep etmiş oldukları 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatını, sigorta şirketinin ödemesi mahsup edildikten sonra, bakiye destekten yoksun kalma zararının 24.231,12-TL artırarak toplam 24.331,12-TL'ye, davacı ... yönünden talep etmiş oldukları 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatını, sigorta şirketinin ödemesi mahsup edildikten sonra bakiye destekten yoksun kalma zararını 46.168,60-TL artırarak toplam 46.268,60-TL'ye çıkarttıklarını ve bu yönde karar verilmesini istemiştir.

CEVAP;

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, haksız fiilden doğan davalarda davanın açıldığı tarihteki davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile ... isimli şahısın sevk ve idaresideki ... plakalı aracın Finike-Demre karayolunda karşılıklı çarpışma sonucunda ölümlü, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin kemerinin takılı olması sebebiyle hava yastıklarının açıldığını ve kolunun kırıldığını, müvekkilinin kaza yerinden ... Hastanesine sevk edildiğini ve ameliyata alındığını, ...’in kazadaki çarpışmadan dolayı ön camdan fırlayarak olay yerinde vefat ettiğini, söz konusu kazaya ilişkin olarak gerekli inceleme yapılmadığını, yolun yapısı, kazanın gerçekleştiği nokta ve fiziki şartlar göz önüne alındığında ... plakalı aracın kaza noktasına hızlı ve kontrolsüz bir şekilde girdiğinin görüleceğini, kaza sırasında ...’in kemerinin takılı olmadığını, davacı tarafların maddi tazminat talepleri konusunda asli unsur olan bakım ve destek kavramlarının ispata mükellef olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Sigorta AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalanan aracın 23/11/2017 tarihinde başvuru yapılması üzerine hasar dosyasının açıldığını, hasar dosyasının açılmasında tazminat hesabının yapıldığını ve 107.098,60 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, bakiye tazminat söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İDM KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece; "davacı ...'ın açmış olduğu destekten yoksun kalma tazminatı davasının kabulü ile 74.204,40 TL'nin davalı ...'dan kaza tarihi olan 23/11/2017 tarihinden, davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 14/02/2018 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ...'in davalı ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile; 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/11/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'in açmış olduğu destekten yoksun kalma tazminatı davasının kabulü ile; 24.331,12 TL'nin davalı ...'dan kaza tarihi olan 23/11/2017 tarihinden, davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 14/02/2018 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ...'in davalı ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/11/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı ...'in açmış olduğu destekten yoksun kalma tazminatı davasının kabulü ile; 46.268,60 TL'nin davalı ...'dan kaza tarihi olan 23/11/2017 tarihinden, davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 14/02/2018 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ...'in davalı ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/11/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı ...'in davalı ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/11/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine" şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davacılar ... , ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri yönünden mahkemenin destekten yoksun kalma tazminatı kararının hukuka uygun olduğunu, ancak mahkemenin müvekkilleri hakkında manevi tazminat yönünden vermiş olduğu kararın hatalı olduğunu, kaza tutanağında ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarında ölen ...'in kusursuz davalı ...'ın 1. Derecede tam kusurlu olduğunun belirlendiğini ve ceza mahkemesi tarafından davalı ...'ın bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan ceza aldığını, baba ... ile anne ...'nin genç yaşta evlatlarını kaybetmelerinin acısını çekecek ve onun sevgisinden mahrum kaldıklarını, diğer müvekkilinin ise kardeşini kaybettiğini, hiçbir bedelin evlat ve kardeş acısını durdurmaya veya azaltmaya yetmeyeceğini, talep ettikleri manevi tazminat miktarlarının acıların telafisini giderme amacına ilişkin olduğunu, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük kaldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... SİGORTA A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olay dikkate alındığında davacıların sigorta şirketine yapmış oldukları müracaat üzerine yapılan evrak incelemesi sonucu bir kısım eksik belgelerin tamamlanmasının istendiğini, bu belgelerin de tamamlanması üzerine gerekli hesaplamalar yapılarak davacılar vekilince bildirilen IBAN numarasına süresi içerisinde 09/02/2018 tarihinde 76.949,40 TL ve 30.604,20 TL olmak üzere iki ayrı ödeme yapıldığını ancak IBAN numarasının hatalı olması nedeniyle ödemelerin gerçekleştirilemediğini, daha sonra 09/04/2018 tarihinde toplam 107.098,60 TL ödeme yapıldığını dolayısıyla müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle davalı müvekkilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini bu yönde mahkemece verilen kararın yerinde olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda muhtemel yaşam süreleri ve destek paylarının hatalı olarak hesaplanarak fahiş miktarda tazminat miktarı bulunduğunu, bu rapora itiraz ettiklerini, mahkemece ek rapor alınmadığını, yine mahkemece yapılan keşif sonucu alınan kusur raporuna ve adli tıp kurumu ihtisas dairesinden alınan rapora itiraz ettiklerini, mahkemece eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; TMK 4. Maddesi gereğince uygun miktara tazminatın takdir edilmesi gerektiğini, manevi tazminat olarak hükmedilen miktarın paranın satın alma gücü bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurmayacak şekilde makul bir oranda olması gerektiğini, müvekkilinin de kaza sonucu yaralandığını ve ... Hastanesinde ameliyata alınıp yaklaşık 15 gün hastanede tedavisinin sürdüğünü, davalı emekli olup, emekli aylığa ile geçindiğini, aldığı maaş ile takdir edilen manevi tazminat miktarlarını ödeme imkanının bulunmadığını yine mahkemenin maddi tazminata ilişkin hükme esas aldığı bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamaların hatalı olup, kişinin vefat ettiği tarihteki mevcut durumu değerlendirilerek hesaplamaların yapılması gerektiğini, ayrıca ...'in ölümüne sebebiyet veren en önemli etkenin kemerinin takılı olmaması olduğunu, kemerinin takılı olmaması sebebiyle müterafik kusur indiriminin uygulanması gerektiğini, müteveffanın emniyet kemerini takmayarak zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

G E R E K Ç E

Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. Ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma zararına bağlı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur

Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Somut olayda; davacıların murisi ...'in sevk ve idaresindeki araç ile davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada muris ...'in vefat ettiği, olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı ve alınan bilirkişi raporu içeriğine göre; davalı ...'ın şerit ihlali yaparak karşı şeride geçtiği ve bu nedenle kazanın oluşumunda 1. dereceden asli kusurlu olduğu, ölen ...'in ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ceza yargılaması sonucunda davalı ...'ın taksirle ölüme sebebiyet verme eyleminden dolayı cezalandırılmasına karar verildiği, yerel mahkemece Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 13/06/2019 tarihli raporda davalı sürücü ...'ın %90, müteveffa sürücü ...'in emniyet kemeri takmaması nedeniyle kendi ölümünde %10 oranında kusurlu olduğuna dair görüş bildirilmiş ise de; meydana gelen kazanın oluş şekli dikkate alındığında ölen sürücü ...'in emniyet kemeri takmış olsa dahi ölümün gerçekleşmemesinin mümkün olmayacağının anlaşıldığı, bu itibarla yerel mahkemece davalı tam kusurlu kabul edilmek suretiyle aktüerya bilirkişiden destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin rapor alındığı, aktüerya bilirkişi tarafından ibraz edilen raporun Yargıtay yerleşmiş ictihatları kapsamında hazırlanmış olması karşısında mahkemece hükme esas alınarak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarına gelince; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplanan deliller ve davalı sürücünün meydana gelen kazada %100 oranında ağır kusurlu olması, ölenin davacılardan ... ve ...'nin oğlu, ...'un babası, diğer davacı ...'ın ise kardeşi olduğu, ölen ...'in kaza tarihinde 24 yaşında olması nedeniyle kızı ile, anne baba ve kardeşinin duydukları elem, acı ve ızdırap, günün ekonomik koşulları, meydana gelen kazada ölenin kusurunun bulunmaması hususu, takdir edilecek manevi tazminat miktarının bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın fakirleşmesine neden olmayacak oranda belirlenmesi gerektiği dikkate alındığında yerel mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarlarında da bir isabetsizlik görülmemiştir.

Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre; davacılar ... , ... ve ...'in , davalı ... ile davalı sigorta şirketinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

  1. Davacılar ... , ... ve ...'in , davalı ... ile davalı ... Sigorta AŞ.'nin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf yoluna başvuran davacılardan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 427,60 TL istinaf karar harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,

  3. Davalı ... ile davalı ... Sigorta AŞ. tarafından peşin yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcını Hazineye gelir kaydına,

  4. Davalı ...'dan alınması gerekli 25.261,35 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 7.058,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 18.202,95 TL'nin davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına,

  5. Davalı ... Sigorta AŞ.'den alınması gerekli 9.891,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.472,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.418,70 TL'nin davalı ... Sigorta AŞ'dan alınarak Hazineye irat kaydına,

  6. Yapılan istinaf başvuru giderlerinin istinaf eden davalılar üzerinde bırakılmasına,

  7. Kararın tebliği, kullanılmayan avansın iadesi, kararın kesinleştirme işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 01.10.2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kesincevapTazminat(HaksızantalyaKaynaklanan)Fiildenhükümsigorta

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim