SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1261

Karar No

2024/1488

Karar Tarihi

27 Eylül 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/04/2024

DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ

İSTİNAF TALEP TARİHİ: 07/06/2024

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/09/2024

KARARIN YAZIM TARİHİ: 27/09/2024

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine verilen dava dilekçesinde özetle; davalı ....'in kendisine ait bulunan diğer davalı şirketle birlikte hareket ederek davacı tarafta oluşturduğu güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık eylemlerinde bulunduğunu, davalı tarafın sıfır km BMW marka araçların uygun fiyata temini vaadi karşılığında davacının muhtelif tarihlerde çek, 3.kişilerin hesabına havale ve benzeri yollarla ödemeler yaptığını, ancak araçların davacıya teslim edilmediğini, sonradan davalıların birlikte hareket ettikleri 3.kişilerle birlikte birçok kişiyi dolandırdıklarını, güveni kötüye kullanıp haksız kazanç sağladıklarının davacı tarafından öğrenildiğini, davalı hakkında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayetçi olmaları sebebiyle ..... sayılı hazırlık soruşturmasının başlatıldığını, davacının davalılar aleyhine Manavgat 1.İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmakla birlikte haksız yere davalıların takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalıların takibe yönelik itirazlarının iptali ve takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalılar vekili tarafından ilk derece mahkemesine verilen cevap dilekçesinde özetle; davaya bakma yetkisinin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğunu, taleplerin zaman aşımına uğradığını, takip dayanağı gösterilen ödeme dekontunun belirsizlik taşıdığını, havale dekontunda açıklama bulunmadığını, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi mahiyetinde olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, dava dilekçesindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, hayal ürünü kurgulanmış hikayenin mahkemeye sunulduğunu, davacının iddialarını ispatlaması gerektiğini, itirazın iptali davasının icra takibiyle bağlı olduğunu, alacaklının takipte dayanmadığı belgelere sonradan dayanamayacağını, davacının davalılardan isteyebileceği bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

YEREL MAHKEME KARARI: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas , ... karar sayılı 03/04/2024 tarihli kararı ile; "davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine, davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli Alanya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Alanya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine," şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ile; istinafa konu iş bu davanın daha evvelinde Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekteyken görevsizlik kararı üzerine Alanya Asliye Ticaret Mahkemesine geldiğini, yerel mahkemece de görevsizlik kararı verilmesiyle olumsuz görev uyuşmazlığının doğduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmesi durumunda yetkili yer mahkemesinin Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiğini, sonuçta davaya konu icra takibinin Manavgat icra dairelerinde başlatıldığını, mahkemenin göreve ilişkin kararının doğru olmakla birlikte yetkili mahkemenin Manavgat Asliye hukuk Mahkemesi yerine Alanya Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirlemesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;

Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacıda yaratılan güvenin davalı tarafça kötüye kullanılarak 0 km lüks araçların temininin vaat edilmesine rağmen bu vaadin de yerine getirilmeyerek davacıdan haksız yere tahsilatlar yapıldığı iddiasına dayalı itirazın iptali istemlidir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; "eldeki davanın mutlak ticari dava mahiyetinde bulunmaması sebebiyle nispi ticari dava koşullarının oluşup oluşmadığı, bu kapsamda tarafların tacir olup olmadıklarının değerlendirilmesi gerektiği, Manavgat Vergi Dairesinin yazı cevabına göre davacının tacir sayılmasını gerektirir bir gelirinin bulunmadığı ve ticaret odasında kaydının olmadığı, Manavgat Ticaret ve Sanayi Odasının yanıtından davacının dava dışı şirket ortağı olduğunun anlaşıldığı, buna göre 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu 177, Türk Ticaret Kanunu 11, 12 ve 15.maddeleri, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Hakkında Kanunun 3/a maddeleri uyarınca davacının tacir sayılamayacağı, dosyada davacının tacir olduğunu gösterir delilin de bulunmadığı, bu yüzden davanın Türk Ticaret Kanununda yer alan mutlak ve nispi ticari davalardan veya özel kanunlarda düzenlenen ticari davalardan olmadığı, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunduğu" yönündeki gerekçeyle "davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine, davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli Alanya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine" şeklinde karar verilmiş, karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler.

Türk Ticaret Kanunun 5.maddesi uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aittir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.

Somut olayda; mutlak ticari davanın koşulları bulunmadığı gibi eldeki dava, özel kanunlarda sayılan ve Ticaret Mahkemesinde görülmesini gerektirir davalardan da değildir. Buna göre Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girebilmesi için davanın, nispi ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığı üzerinde durulması gerekir. İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında ayrıntılı olarak izah edildiği üzere davacının tacir olduğu yönünde dosya kapsamı dahilinde delil bulunmadığından her iki tarafın tacir olduğundan söz etmek mümkün değildir ve davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.Bu sebeple ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davalılar vekilince yetki itirazında bulunulmuş olmakla birlikte görev hususu yetkiden önce gelir. Mahkemenin önüne gelen davada öncelikle görevli olup olmadığını değerlendirmesi, görevli olmadığı kanaatinde ise dosyayı görevsizlik kararı ile kendi yetki sınırları dahilindeki görevli mahkemeye göndermekle yetinmesi gerekir. Mahkemenin yetkili olup olmadığı hususu,dosyanın gönderildiği görevli mahkemece değerlendirilmelidir. Nitekim yerel mahkemece de kendi yetki sınırları dahilindeki görevli mahkemeye dosyanın gönderilmesine karar verilmiş olup, karar bu yönden de hukuka ve usule uygundur.

Tüm bu nedenlerle; dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece tesis edilen kararda herhangi bir hukuka aykırı yön görülmediğinden davacı vekilinin yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcı ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine,

  3. İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacının üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunan davacıya iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 27/09/2024

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

İTİRAZINkesinistinafdelillerintalebideğerlendirilmesiantalyahükümgerekçemahkemeİPTALİsebeplerikararıyerelcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim