Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/2412
2024/96
24 Eylül 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 29/03/2024
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 24/09/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, ekonomik sıkıntı içinde bulunduğu ve birçok banka ve kişiye borcu bulunduğu bir dönemde borçlarını davalı şirkete devrederek karşılığını ödediğini, davalı şirketin kendisine ait birçok borcu ödediğini, alacaklarını temlik aldığını, davalı şirkete birçok taşınmazı devrettiğini, 30/06/2021 tarihli sulh protokolü gereğince tüm dosyaların kapatılacağını, davalı şirketin hiçbir icra dosyasını kapatmadığını, 3. Kişilere temlik etmeye çalıştığını, Kumluca İcra Müdürlüğü ... Sayılı dosyası, Antalya 3. İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyası, Kumluca İcra Müdürlüğü ...(YENİ:....) sayılı dosyası, Kumluca İcra Müdürlüğü .... E, sayılı dosyası, Kumluca İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası, Kumluca İcra Müdürlüğü .... (YENİ:....)E, Kumluca İcra Müdürlüğü .... E., sayılı dosyası, Kumluca İcra Müdürlüğü .... E.,sayılı dosyası, Antalya 8. İcra Müdürlüğü .... E, Antalya 8. İcra Müdürlüğü .... E, Antalya 8. İcra Müdürlüğü .... E. Antalya 8. İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyası , Kumluca İcra Müdürlüğü .... E, Kumluca İcra Müdürlüğü .... E., Kumluca İcra Müdürlüğü .... E, Antalya 8. İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyalarından davalılının feragat ettiğini, bu dosyalardan dolayı alacaklarının kalmadığını taahhüt ettiğini, ama icra dairelerinde gereken işlemlerin yapılmadığını belirterek icra takiplerinde yapılacak olan ödemelerin davalı alacaklıya ödenmemesi ve alacakların temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasını, bahse konu icra dosyalarında 30.06.2021 tarihli sulh sözleşmesi sebebiyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini, sulh sözleşmesinin dikkate alınmaması halinde icra dosyalarındaki kapak hesapları ve temlik sözleşmelerindeki kadar borçlu olmadığının tespitini, davanın kabulünü, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davacı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı..." şeklinde karar verİlmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece mahkemesince verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davacı hakkında başlatılan takiplerden taraflar arasında yapıldığı iddia edilen sulh protokolü gereğince borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 3.maddesinde "Bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu" belirtilmiş, aynı Kanun'un 4. maddesinde ise ticari dava ve işler sayılmıştır. Davalı vekili dava konusu uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğunu ileri sürmüş ise de, alacağı temlik eden bankalar bu davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık taraflar arasındaki sulh protoküne göre davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediği iddiasından kaynaklandığından somut olayda asliye hukuk mahkemesi görevlidir (Aynı yönde; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/14950 Esas, 2016/3539 Karar; 2017/1069 Esas, 2018/5194 Karar ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/15096 Esas, 2017/2181 Karar; 2017/8010 Esas, 2017/9945 Karar; 2015/39733 Esas, 2018/4765 Karar sayılı ilamları.)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21/03/2019 tarih ve 2017/11-2630 Esas- 2019/328 Karar sayılı ilamında benzer bir uyuşmazlık hakkında; "davacının temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki .................'nin bu davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık konusu alacağın da doğrudan davalının ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, davacının da tacir olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6098 sayılı TBK'nın 183. vd. maddeleri hükümlerinin uygulanacağı, dava konusu uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığına" gerekçeleriyle karar vermiş olduğu da dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararında isabetsizlik görülmemiş ve bu sebeplerle istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Neticeten HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15