Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/2385
2024/61
18 Eylül 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 18/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 18/09/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkettne taksitli alışveriş yaptığını, bu alışverişe istinaden 5.500,00 TL'lik senet imzaladığını, borcunu ödeyememesi sebebi ile aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden %180 temerrüt faizi işletilerek takip başlatıldığını ve dava tarihi itibari ile güncel borcun 64.411,58 TL olduğunu, TBK 253 maddesi kapsamında yasal faizin %30 fazlası oranında temerrüt faizi işletilebileceğini, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, senetlere uygulanacak azami temerrüt faiz oranının TCMB tebliğlerinde belirlendiğini, bilirkişi marifetiyle dava tarihi itibari ile davacının borçlu olmadığı miktarın tespiti ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, sözleme serbestisi ilkesi kapsamında taksitli satış sözleşmesi yapıldığını ve 5.500,00 TL bedelli senet imzalandığını, tüketicinin 7 günlük cayma hakkını kullanmadığını, senedi kendi rızası ile imzaladığını, TBK 26 maddesi ve Anayasa kapsamında sözleşme serbestisi bulunduğunu, davacının kendisine husumeti bulunduğunu, bu nedenle haksız olarak dava açtığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davalı tarafın cevap dilekçesinde taraflar arasında taksitli satış sözleşmesi yapılarak beyaz eşya satışına istinaden senetlerin düzenlendiğinin belirtildiği, nitekim bono üzerinde malen kaydının bulunduğu, somut olayda uyuşmazlıkta tüketici ilişkisinin mevcut olduğu, buna göre eldeki davada Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan ve mahkememizin iş bu dava yönünden görevsiz olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açtıkları menfi tespit davasında takibe dayanak kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davası olup Yargıtayın güncel içtihatlarında ve ek yine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 05.04.2017 Tarih ... E. ... K. Sayılı kararında da belirtildiği gibi kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davalarında görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemesi olduğunu, ilk derece mahkemesince kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davalarında görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğundan yerel mahkemenin görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, taksitli satış için verilen bonolara dayalı başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/l maddesinin (l) bendinde tüketici işlemi, "gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
6502 sayılı Kanunun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.", aynı kanunun 83/2. maddesinde de "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." düzenlemeleri yer almaktadır.
6502 sayılı yasanın 17. ve devamı maddelerinde ise taksitli satış sözleşmesi düzenlenmiş olup Taksitli Satış Sözleşmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 11. maddesinde tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için taksit tutarını aşmayacak ve ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenleneceği belirlenmiştir.
Dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; takibe dayanak bonoda davacının keşideci davalının lehtar olduğu, davacının davalıdan satın aldığı ürünlere istinaden bu bononun verildiğinin tarafların kabulünde olduğu , davacının tüketici sıfatına haiz olduğu uyuşmazlıkta 6502 s. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73/1 Maddesi uyarınca tüketici mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı isabetli bulunmuştur.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32