SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2239

Karar No

2024/41

Karar Tarihi

13 Eylül 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

KARAR TARİHİ : 13/09/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 06/02/2024

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 13/09/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, davalı ... (... ) ile müvekkili şirket arasında 15/07/2017 - 30/11/2020 tarihleri arasını kapsayan 3 farklı sözleşme yapıldığını, her 3 sözleşmenin de "İş Tanımı" başlıklı 5. Maddesi "TMİ/400.1.21.2 Grubu (Germencik) iletim trafo merkezinin bakım ve güvenlik hizmetleri hariç, işletme ile ilgili hizmetlerin teknik şartname ve sözleşme hükümleri doğrultusunda hizmet alımı yolu ile yapılması işi " şeklinde olduğunu, Her 3 sözleşmenin de "Sözleşme Bedeline Dahil Olan Giderler" başlıklı 7. Maddesi "Taahhüdün (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlar dahil) yerine getirilmesine ilişkin her türlü ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderleri sözleşme bedeline dahildir. İlgili mevzuatı uyarınca hesaplanacak Katma Değer Vergisi, sözleşme bedeline dahil olmayıp İdare tarafından Yükleniciye ödenecektir." şeklinde olduğunu, aynen aktarılan emredici sözleşme hükümlerinden anlaşılacağı üzere Toplu İş Sözleşmesi'nden Kaynaklanan Fark Alacağı sözleşme kapsamında fiyata dahil edilmediği gibi işçiler tarafından ikame edilen davanın müvekkili aleyhine değil davalı idare aleyhine ikame edildiğini ve davalı ihale aleyhine hükümler tesis edildiğini, özellikle işçilerin müvekkili aleyhine değil davalı aleyhine dava ikame ettiğini ve müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme hükümlerinde ihale bedeline toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fiyat farkı alacağının dahil edilmediği göz önüne bulundurulduğunda davalının kötü niyetli olduğunu, davalının yaptığı toplu iş sözleşmeleri sonucunda, alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin işçiliğe bağlı giderlerinde oluşan artışın maliyet farkı olarak ödenmesini düzenlemek amacıyla Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmeliğin 5. maddesinde bu konunun düzenlendiğini, bu maddeden de anlaşılacağı üzere toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan fiyat farkının alt işverene asıl işveren tarafından ödenmek suretiyle asıl iş verenin sorumluluğu altında olduğunu, müvekkili tarafından yapılan hakkedişlerde toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fiyat farkı olarak hiçbir kalem sözleşme kapsamında olmadığı gibi davalı idareden tahsil de edilmediğini, bu halde idarenin müvekkiline fiyat farkı ödemeden/ihale alacaklarına bu bedel dahil edilmeden bu alacakları müvekkilinden talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşmeler irdelendiği takdirde davalı idarenin imzalamış olduğu toplu iş sözleşmeleri dolayısı ile ilave ödeme niteliğinde olan fiyat farkı alacaklarının maliyet farkı olarak müvekkile ödenmesinin söz konusu olmadığını, bu ilave ödemelerin müvekkiline ihale sözleşmesi kapsamında ödenmeksizin rücu davası açılabilmesinin mümkün olmadığını, sözü edilen 3 sözleşme nedeni ile müvekkili tarafından davalıya ... ait 01/02/2019 tarih, ... sayılı 19.650,00 TL tutarlı, ... ait 11/04/2017 tarih, ... sayılı 225.000,00 TL tutarlı, ... ait 30/01/2020 tarih, ... sayılı 6.000,00 TL tutarlı, ... ait 26/08/2020 tarih, ... sayılı 30.000,00 TL tutarlı, ... ait 29/01/2018 tarih, ... referans numaralı 15.000,00 TL tutarlı, ... ait 26/08/2020 tarih, ... sayılı 23.000,00 TL bedelli teminat mektubu sunduklarını, (toplam tutar 318.650,00 TL) ayrıca yukarıda bahsedilen teminat mektupları haricinde davalının sırf elinde bulundurduğu kamu gücünü kullanarak müvekkilinin keşide ettiği 31/07/2020 tarih, ... nolu 41.164,11 TL bedelli fatura kapsamında ödeme yapmadığını, müvekkilinin ise bu tarihe kadar davalının elinde bulundurduğu kamu gücünden dolayı herhangi bir işlem başlatamadığını, davalı ile müvekkili arasında akdedilen her 3 ihale sözleşmesinin 37. maddesi ile yetki şartı (Denizli) öngörülmüş olup, bu yetki şartı dolayısı ile bu davanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame edildiğini, beyan ederek; 1-Tensiple birlikte davalı ... ... yedinde bulunan teminat mektuplarının (... ait 01/02/2019 tarih, .... sayılı 19.650,00 TL tutarlı, ... ait 11/04/2017 tarih, .... sayılı 225.000,00 TL tutarlı, .,.. ait 30/01/2020 tarih, ... sayılı 6.000,00 TL tutarlı, ... ait 26/08/2020 tarih, ... sayılı 30.000,00 TL tutarlı, ... ait 29/01/2018 tarih, ... referans numaralı 15.000,00 TL tutarlı, ... ait 26/08/2020 tarih, ... sayılı 23.000,00 TL bedelli teminat mektubu) nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına ve ... ... 21/09/2023 tarih, .... sayılı ihtarnamesi sonucu meydana gelen muarazanın giderilmesi ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, davanın yargı yolu, derdestlik, görev, yetki, hak düşürücü süre, zamanaşımı, taraf ehliyeti, husumet, hukuki yarar yokluğu ve davanın niteliği yönünden reddini, davacının aynı konuda Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, mahkemenin 25/09/2023 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verildiğini, dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiğini, kararın kesinleşmesi beklenmeden 27/09/2023 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiğini, 06/10/2023 tarihli karar ile dosyanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, feragat edilen bir davanın yeniden açılmasının mümkün olmadığını, davacı firma ile 3 adet "400kv İletim Trafo Merkezlerinin İşletilmesinin Hizmet Alım Yolu ile Yapılmasına Yönelik Birim Fiyat Hizmet Alımı Sözleşmesi imzalandığını, davacının taleplerinin imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, davacının ihale için verdiği teklifte toplu iş sözleşmesine ilişkin herhangi bir öngörü, kalem veya bedel bulunmadığı iddiasının asılsız olduğunu, dava konusu ihale trafo merkezlerinin ve entegre tesislerinin işletilmesi içi olduğunu, personel teminine yönelik bir ihale olmadığını, yapılacak işin niteliğinin trafo merkezleri ve entegre tesislerinin bakım ve güvenlik hizmetleri hariç işletme işi olduğunu, davacı firma ile kanuni yükümlülüklerin yerine getirilmesini müteakip sözleşme imzalandığını ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerin davacı tarafça itirazsız olarak kabul edildiğini, müvekkilinin kanuni sürelerinde yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı şirkete ilişkin bir yükümlülüğü bulunmadığını beyan ederek öncelikle daha önce Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davadan feragat edildiğinden usulden reddini, yine davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esasında aynı hususta dava açılıp, 25/09/2023 tarihli tensip zaptı ile görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararı üzerine 27/09/2023 tarihinde ... Esas sayılı iş bu davanın ikame edildiği, aynı tarihli dilekçe ile davacı vekilince Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne;"Yukarıda esas numarası verilen dosya kapsamında 25/09/2023 tarihli tensip zaptı ile görevsizlik kararı verilmiş olup, ihtiyati tedbir talebimizin ivedi olarak değerlendirilmesi maksadı ile Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame edeceğiz. Bu nedenle DOSYADAN feragat ediyoruz." şeklinde beyanda bulunulduğu, bu feragat beyanı üzerine Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 06/10/2023 tarihli ek karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, bu ek kararın istinaf edilmeyerek 07/11/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı vekilince davadan feragat edilmediği, tedbir talebinin ivedi değerlendirilmesinin sağlanması maksadıyla bu şekilde dilekçe verildiği beyan edilmekte ise de anılan dilekçede görevsizlik kararına karşı istinaf başvuru yolundan değil davadan feragat edildiği, nitekim bunun üzerine mahkemenin ek karar ile davayı feragat nedeniyle reddettiği ve bu ek kararın da bahsedildiği üzere kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davadan feragat, davaya son veren taraf işlemlerinden olup, davacının ya da vekilinin mahkemeye hitaben yaptığı tek taraflı bir irade beyanı ile olur ve tamamlanır. Feragatin geçerliliği için mahkeme veya davalı tarafından kabul edilmesine gerek yoktur. 6100 sayılı HMK'nın 311. maddesi uyarınca feragat karşı tarafın kabulüne gerek olmaksızın kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğurur. İrade bozukluğu hallerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir. Somut olayda hata, hile, ikrah gibi bir irade bozukluğu durumunun söz konusu olmadığı kanaatiyle aynı hususta Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esasında görülen davada vaki feragat nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın kesinleşmiş olduğu göz önüne alınarak HMK'nın 114/1-i maddesi gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asliye hukuk mahkemesinde verilen görevsizlik kararı sonrası ihtiyati tedbir taleplerinin ivedilikle değerlendirilebilmesi için görevli mahkemeye dosyanın gönderilmesini istediklerini, mahkemenin bunun mümkün olmadığını zira görevsizlik kararına karşı davalının da kanun yoluna başvurabileceğini bildirdiğini, bu nedenle öncelikle 27/09/2023 tarihinde Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde işbu davanın açıldığını, sonrasında asliye hukuk mahkemesine sundukları dilekçe ile tedbir taleplerinin ivedi olarak değerlendirilmesi amacıyla ticaret mahkemesinde dava açacaklarını bu nedenle dosyadan feragat ettiklerini bildirdiklerini, dolayısıyla taleplerinin esasen davadan feragati içermediğini, davanın asliye ticaret mahkemesinde açıldığından dolayı dosyadan feragat ettiklerini belirttiklerini, Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın ise Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava ikame edildiği için istinaf edilmediğini, bu tutumun sebebinin davalının teminat mektubunu nakde çevirmek istemesi olduğunu, davalının kötü niyetinde başarılı olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu ... numaralı 225.000,00 TL tutarlı teminat mektubu bedelinin davalının para istemesi yazısındaki ibanına havale ettiğini, menfi tespit davasının 225.000,00 TL'lik teminat mektubu açısından istirdat davasına dönüştüğünü, işçilerin müvekkili aleyhine değil davalı aleyhine dava ikame ettiği ve müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme hükümlerinde ihale bedeline toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fiyat farkı alacağının dahil edilmediği göz önüne bulundurulduğunda davalının kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan fiyat farkı alt işverene asıl işveren tarafından ödenmek suretiyle asıl işverenin sorumluluğu altında olduğunu, müvekkili tarafından yapılan hak edişlerde toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fiyat farkı olarak hiçbir kalemin sözleşme kapsamında olmadığı gibi davalı idareden tahsil de edilmediğini, bu halde idarenin müvekkiline fiyat farkı ödemeden, ihale alacaklarına bu bedel dahil edilmeden bu alacakları müvekkilinden talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, hukuki niteliği itibariyle murazaanın giderilmesi, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı vekilinin aynı davayı daha evvel Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonucu 25/09/2023 tarihli karar ile ticaret mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, davacı vekilinin bu mahkemeye hitaben sunduğu 27/09/2023 tarihli dilekçede; "ihtiyati tedbir talebimizin ivedi olarak değerlendirilmesi maksadıyla Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava ikame edeceğiz, bu nedenle dosyadan feragat ediyoruz." şeklinde beyan sunduğu, Mahkemenin 06/10/2023 tarihli ek karar ile davanın feragat sebebiyle reddine karar verdiği ve kararın istinaf edilmeksizin 31/10/2023 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin eldeki davayı da 27/09/2023 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davacının davadan feragat etmesi, Asliye Hukuk Mahkemesinin bu yönde verdiği feragatten ret kararının kesinleşmesi sebepleriyle kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davadan feragat tek taraflı bir irade beyanı olup, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Dava açıldıktan sonra hüküm kesinleşinceye kadar her safhada feragat mümkündür. Davadan feragat halinde dava konusu uyuşmazlık sona erer ve yargılama şartı ortadan kalkar.

Somut olayda, davacı vekilinin Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu 27/09/2023 tarihli dilekçedeki beyanından anlaşılacağı üzere, davacının amacının ihtiyati tedbir talebinin bir an önce karara bağlanması olduğu, bu dilekçe ile birlikte aynı gün Asliye Ticaret Mahkemesinde eldeki davayı açtığı, dolayısıyla esasen hakkın özünden feragat etmediği, bu hususun dilekçedeki ifadelerden açıkça anlaşıldığı, hal böyle iken, Mahkemenin hakkın özünden feragat varmış gibi asliye hukuk mahkemesinin işbu dava açıldıktan sonra verdiği ve kesinleşen feragatten ret kararını gerekçe yaparak davayı kesin hüküm sebebiyle usulden reddetmesi isabetsiz olmuştur. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklıdır.

01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca ticari davalarda dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir. 7445 sayılı İİK ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun geçici 1. maddesinde; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır. " hükmü gereğince ticari dava niteliğinde olan ve 01/09/2023 tarihinden sonra açılmış bulunan iş bu menfi tespit davası, niteliği itibariyle zorunlu arabuluculuk şartına tabidir. Davacı taraf davadan evvel arabuluculuğa başvurduğuna ilişkin bir belge sunamamıştır.

Diğer taraftan, somut olayda davacı vekili, davalı ... işçiler tarafından açılan dava sonucunda işçilere ödediği toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ilave ödemeler sebebiyle oluşan masrafı kendilerinden istemesinin mümkün olmadığını, zira bu masraf kaleminin ihale bedeline dahil olmayıp davalı tarafça kendilerine bu konuda herhangi bir maliyet farkının da ödenmediğini, davalının elinde teminat senetlerinin olduğunu belirterek, davalı tarafça gönderilen 21/09/2023 tarih ... sayılı ihtarnamesi ile oluşan murazaanın giderilmesini, davalıya borçlu olmadığının tespitini ve 19.650,00 TL, 225.000,00 TL, 6.000,00 TL, 30.000,00 TL, 15.000,00 TL ve 23.000,00 TL olmak üzere toplam 318.650,00 TL bedelli teminat senetleri için nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasını istemiş, istinaf başvuru dilekçesinde de bu teminat mektuplarından 225.000,00 TL bedelli olan teminat mektubunun nakde çevrilmesi sebebiyle bu senet yönünden davasının istirdata dönüştüğünü açıklamıştır. Davacı vekilinin dava açarken ileride artırılmak suretiyle harca esas değeri 5.000,00 TL olarak gösterdiği görülmektedir.

HMK'nın 119/1-ğ bendi uyarınca; davacının dava dilekçesinde talep sonucunu açık bir şekilde belirtmesi gereklidir. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre bu hususun eksik olması halinde hakim davacıya eksikliği tamamlaması için 1 haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde dava açılmamış sayılır.

Davacı vekilinin, dava dilekçesinden, davalı ... tarafından kendisine gönderilen 21/09/2023 tarihli ... sayılı ihtarnamede yazılı tutar ile davalının elinde bulunan teminat senetleri arasında hangisi için menfi tespit talebinde bulunduğu açıkça anlaşılamamaktır. Bu nedenle yukarıda yazılı hüküm uyarınca davacı vekiline gerekli ihtaratın yapılarak talep sonucunun net bir şekilde açıklatılması, buna göre dava değerinin belirlenerek eksik harcın yatırılması, dava tarihinde davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu gözetilerek davacı vekiline bu yönde başvurusunun bulunup bulunmadığı, varsa arabuluculuk başvurusuna ilişkin son tutanağın aslını dosyaya sunması konusunda gerekli sürenin verilmesi, başvuru yoksa davanın bu sebeple dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi, başvuru var ise harç yatırıldıktan sonra davanın esasına girilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olmuştur.

Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

  2. 6100 sayılı HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  3. 6100 sayılı HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,

  5. Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,

  6. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  7. 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,

  8. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındosyadandelillerinTespitdeğerlendirilmesikonusuantalyaMenfigerekçe

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim