SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2408

Karar No

2024/24

Karar Tarihi

10 Eylül 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ : 14/06/2024

DAVANIN KONUSU : Konkordato

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 11/09/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacılar vekili, davacılar hakkında Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından 18.03.2024 tarihi itibari ile geçici mühlet kararı verildiğini, dosyada görevlendirilen Konkordato Komiserleri tarafından ... Bankası TR... nolu IBAN hesabı açıldığını, ekli liste ile müvekkili şirketin konkordato öncesi ciro yolu ile bankalara teslim ettiği çeklerin listesinin bulunduğunu, bankaların çek bedellerini tahsil yolu ile kredi bakiyelerinden düştüklerini, konkordato mühleti öncesinde bankalara tahsil amacı ile teslim edilen işbu çek bedellerinin bankalarca tahsil edilerek kredi alacaklarına mahsup edildiğinin tespit edildiğini, aşağıda liste halinde gösterilen bankaların konkordatonun sonuçlarının tabii bir alacağı tahsil etmekte ve alacaklılar arasında eşitsizlik yaratmakta ve kendileri yönünden de imtiyaz yaratmakta olduğunu, bankaların aslında tahsil amacı ile kendilerine teslim edilen ve tahsil edildiğinde müvekkili şirket hesabına bedeli yatması gereken bedeli kendi konkordato projesine tabii alacaklarının tahsili için mahsup ettiklerini, tahsil edilmiş işbu bedellerin Konkordato Komiser hesabına iadesi, tahsil edilecek kıymetli evrak asıllarının da Konkordato Komiserliğine bizzat iadesinin gerektiğini, herhalde İİK Md. 294/6 gereği temlik sözleşmesinin geçerli olmadığını, bu hususta Konkordato ilan eden şirketin muvafakat verme yetkisinin olmadığı gibi Komiserliğin de yazılı muvafakatinin bulunmadığını, işbu bedellerin Konkordato Komiser hesabına gönderilmesi ile; projenin faaliyetinde kullanılacak olup; şirketin ticari faaliyetinin devamı ve konkordatonun başarısının sağlanacağını, davacı şirketçe aşağıda liste halinde bildirilen çeklerin ilgili bankalardan celbi ile Konkordato Komiserine teslimi, çek bedellerinin tahsil edilmiş ise Konkordato Komiseri nezaretindeki hesaba gönderilmesi, varsa yapılan takas ve mahsupların iptali ile Komiser nezaretindeki hesaba iadesini talep etme zaruretinin doğduğunu, işbu çeklerin tahsil edilenlerin bedellerinin Geçici Konkordato Komiser Heyeti nezaretinde olan ... Bankası TR... nolu IBAN nolu hesabına aktarılması, günü gelmeyen çeklerin Komiserliğe öncelikle fiziki olarak teslimi, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise bedellerin tahsil edildikçe Komiserliğe ait ... Bankası TR... nolu IBAN nolu hesaba günlü olarak gönderilmesi yönünde ara karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince 17/05/2024 tarihli ara karar ile, "Mahkememizce dosya üzerinden yapılan inceleme ve daha önce alınan komiser heyetinin görüşü birlikte değerlendirildiğinde; talep eden davacılar tarafından cirolanarak teslim edilen çeklerin vade tarihlerinin mahkememizin geçici konkordato mühleti verdiği tarihten sonra ve geçici konkordato mühleti içerisinde olması nedeniyle mühlet kararından sonra dava dışı 3.kişilerce ödemelerinin yapıldığı, çeklerde rehin cirosu geçerli olmadığı gibi mühlet kararından önce yapılan devir işlemlerinin de geçersiz olup mühlet süresi içerisinde yapılan ödemelerin komiser hesabına aktarılması gerektiği, bunun bütün alacaklıların menfaatlerinin korunması ve konkordatonun amacına ulaşılması için zorunlu olduğu" gerekçesiyle ... Sera Malzemeleri ve Plastik Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait çeklerin tahsil edilmesi halinde görevli komiser heyetinin denetiminde olan ... Bankası nezdinde olan TR... nolu hesaba aktarılmasına karar verilmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Asli müdahil ... Bank A.Ş. vekili talep dilekçesinde; ara kararın usul ve yasaya, dosya kapsamına ve sözleşmelere aykırı nitelikte olup işbu karara itiraz ettiklerini, karar her ne kadar kesin nitelikte ise de bu karardan dönülmesi, rücu edilmesi veya başka bir karar tesisi her zaman mümkün olduğunu, müvekkiline borçlu şirketler tarafından verilen çekler tahsil veya rehin amacıyla değil kullandıkları kredi borçlarının ödenmesi yani ifa-temlik amacıyla verildiğini, kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun ödenmesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiğini, bu haliyle çek temlik cirosuyla müvekkili bankaya teslim edildiğinden çekin mülkiyeti müvekkili bankada olduğunu, mülkiyeti müvekkkili bankaya ait olan bir çekin bedelinin borçluya iade edilmesinin talep edilmesini, bu yönde mahkemenin ara karar kurulması hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle ara karara itiraz ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince 14/06/2024 tarihli ara karar ile, Mahkemece konkordato sürecinde alınan tedbirlerin HMK'nın 389. Maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbirden farklı olarak konkordato sürecinin işleyişi, borçlunun malvarlığınının korunması ile alacaklılar arasında eşit işlem görülmesine yönelik olduğu, bu sebeple ki kanunda mahkemece verilen bu muhafaza tedbirlerine karşı kanun yolunun kapalı olduğunun açıkça belirtildiği, İİK'nın 287/son fıkrasında "Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz" hükmü karşısında konkordato süresince mahkemenin vermiş olduğu tedbirlerin kesin olması nedeni ile müdahil bankaların itirazlarının yerinde olmadığı, muhafaza tedbirlerinin İİK'nın 287/son maddesi gereğince kesin nitelikte olması nedeni ile müdahil bankaların itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, Müdahil ... Bank A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Müdahil ... Bank A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından 18.03.2024 tarihi itibari ile mahkemeye konkordato başvurusu yapıldığını, mahkeme tarafından 18.03.2024 tarihi itibari ile 3 ay geçici mühlet verildiğini, 14.06.2024 tarihinde de geçici mühletin 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiğini, mahkeme dosyasından verilen 17.05.2024 tarihli ara kararda müvekkil bankanın alacaklı olduğu çeklere ilişkin olarak, çeklerin tahsili halinde mahkeme dosyasında görevli komiser heyetinin denetiminde olan ... Bankası nezdinde olan TR... nolu hesaba aktarılmasına karar verildiğini, işbu kararın usul ve yasa ile dosya kapsamına aykırı nitelikte olduğunu, karara karşı mahkeme dosyasına sunulan 29.05.2024 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, itirazlarının, kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile değerlendirilmediğini, 14.06.2024 tarihli ara karar ile "Müdahiller ... Bankası, ... Bank vekillerinin itirazlarının Mahkemece verilen muhafaza tedbirlerinin İİK'nın 287/son maddesi gereğince kesin nitelikte olması nedeni ile itirazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulduğunu, mahkemenin 17.05.2024 tarihli kararı ile Anayasa'nın 10. ve 35. maddeleri ile koruma altına alınan mülkiyet hakkı ile eşitlik ilkesi ile yine Anayasa'nın 36.maddesi ile koruma altına alınan savunma hakkının ihlal edildiğini, kararın telafisi imkansız zararlara sebep olacağını, 17.05.2024 tarihli ara karar her ne kadar kesin nitelikte ise de mahkeme tarafından bu karardan dönülmesi, rücu edilmesi veya başka bir karar tesisinin her zaman mümkün olmakla, 29.05.2024 tarihli itiraz dilekçesi ile ara karardan rücu edilmesi talep edilmiş olup bu itirazların gözardı edilerek itirazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, bankanın hukuki dinlenilme hakkının açıkça ihlal edildiğini, öncelikle müvekkile borçlu şirketler tarafından verilen çeklerin tahsil veya rehin amacıyla değil kullandıkları kredi borçlarının ödenmesi yani ifa-temlik amacıyla verildiğini, kural olarak çekin bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun ödenmesine yönelik olarak verildiğinin kabulünün gerektiğini, bu haliyle çekin temlik cirosuyla müvekkil bankaya teslim edildiğinden Çekin Mülkiyetinin müvekkil bankada olduğunu, mülkiyeti müvekkkil bankaya ait olan bir çekin bedelinin borçluya iade edilmesinin talep edilmesi, bu yönde mahkemece ara karar kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, Anayasadaki Mülkiyet Hakkının da ihlali niteliğinde olduğunu, verilen ara karara bu nedenle itiraz etme zaruretinin hasıl olduğunu, verilen konkordato mühlet kararının söz konusu karardan önce borçlu tarafından kredinin geri dönüşünde kullanılmak üzere temlik cirosuyla bankaya verilen kambiyo senetlerini geçersiz hale getirmeyeceği, haliyle bankanın elindeki kambiyo senedini ibraz etmek suretiyle tahsil ettiği parayı ödenmeyen kredi alacağına mahsup edebileceğini, mahkemelerin alacaklıların takip hukuku dışında kullanabilecekleri temlik, takas, mahsup, hapis, protesto, temerrüt gibi hukuki işlemlerin hak ve def’ilerinin kullanılmasının, yapılmasının ve hukuki sonuçların durdurulması şeklinde tedbir kararı veremeyeceğini, bu hususta Yargıtay 23.Hukuk Dairesi’nin 20.06.2014 tarih 782/4746 sayılı kararının aynı doğrultuda olduğunu, konkordato mühletinden önce borçlunun bankaya lehdarı olduğu çeki temlik cirosuyla devrettiğinde artık senet üzerinde alacak hakkının malvarlığından çıktığını, bu hususta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun benimsediği görüşün bankanın kendisine mühletten önce temlik cirosuyla devredilen çeklerde mündemiç alacak hakkının sahibi olduğu ve dolayısıyla tahsil ettiği parayı alacağına mahsup etme hakkının bulunduğu şeklinde olduğunu, konuya ilişkin kanuni düzenlemeler ve yüksek mahkeme içtihatları ve dosya kapsamında çeklerin tahsil veya rehin cirosuyla müvekkile temlik edildiğine ilişkin başkaca bir delil olmadığından çeklerin temlik cirosu ile müvekkile verildiğini, çekin müvekkilin mülkiyetinde bulunduğu hususunun sabit olduğunu, kendisine ait bir çekin bedelinin tahsil edildiğinden borçlu şirkete iade edilmesinde yasal isabet bulunmadığını, çeklerin konkordato başvurusundan çok önceleri bankaya temlik cirosu ile devir edildiğinden komiserlerin muvafakatinin alınmasının söz konusu olamayacağını, çeklerin bankaya teslim edildiğinden konkordato süreci başlamadığını, başlamayan bir süreç ile ilgili hukuki duruma göre işlem yapılmasının hem hukuka hem de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu hususun göz önünde bulundurulmasının zaruri olduğunu, Yerel mahkemenin vermiş olduğu, "çek bedellerinin tahsili halinde komiser denetimindeki hesaba aktarılmasına yönelik ara kararı", Yargıtay HGK'nun yukarıdaki kararında, "kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında sağlanması gerektiği belirtilen dengeyi bozacak mahiyettedir." hukuken de geçici mühlet kararının geçmişe etkili yürütülmesinin de mümkün olmadığını, hukuki işlemlerin geçerliliği tesis edildikleri tarihteki hukuki duruma göre değerlendirileceğini, Konkordato talep eden borçlu şirketlerin muvazaalı işlemler gerçekleştirerek mahkemeyi yanıltma yoluna gittiklerini, tedbire konu çeklerin kendilerine iadesinin de bu işlemlerin devamı niteliğinde olduğunu, 17.05.2024 tarihli karara konu çeklerle ilgili olarak keşideciler ... Ağaç Ahşap Orman Ürünleri İmalat Sanayi ve Ticaret A.Ş ve ... Otomotiv Petrol Ürünleri Dağıtım ve Pazarlama Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Tarafından Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosya üzerinden ihtiyati tedbir talep edildiğini, Tedbir taleplerinde "Bu dosya davacıları ile 18.08.2023 tarihinde sözleşme akdederek tedbire konu çekleri avans olarak verdiklerini" iddia ettiklerini, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesince de bu sözleşmeye dayanılarak müvekkil şirketin alacaklısı olduğu çek hakkında ödemeden men edilme kararı verildiğini, ... Geri Dönüşüm Plastik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... Sera Malzemeleri Ve Plastik Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. aleyhine ihtiyati tedbir kararı verildiğini, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini ve itirazları sonucunda ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığını, " Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasındaki davacı şirketler ve borçlu şirketlerin 16.08.2023 tarihli sözleşmeyle 12 Ekim 2023 basım tarihli çeki avans olarak verdiklerini ve Mahkeme vasıtasıyla dolandırıcılık suçunu işlediklerini, davacıların borçlu şirketlerle birlikte hareket etmek suretiyle çek bedellerini ödemekten kaçınmak ve alacaklıları zarara uğratmak amacıyla kötüniyetli olarak ihtiyati tedbir talep ettiklerini, Nihayetinde Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığını, tedbire konu çeklerden ... Tarım Gıda İnş. Ltd.Şti. tarafından Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından benzer iddialarla Menfi Tespit davası açıldığını ve bu davanın da reddedildiğini, Borçlular keşidecilerle birlikte hareket etmek suretiyle alacaklıları zarara uğrattıklarını, gerçeğe aykırı sözleşmeler imzalamak ve bu sözleşmelerle Mahkemelerden Tedbir kararları almak suretiyle bu niyetlerini de alenileştirdiklerini, Keşidecilerin Mersin 2. ATM'den tedbir kararı alarak yapmak istedikleri amacın bu dosyada davacıların mahkemeyi de aldatmak suretiyle dolaylı olarak gerçekleştirdiklerini, her iki talep birlikte değerlendirildiğinde tarafların birlikte hareket ederek alacaklıları zarara uğratmak amacıyla muvazaalı işlemler yaptıklarının açıkça görüldüğünü, Hukukun esasının dürüstlük kuralına dayandığını, esas olanın iyi niyet olduğunu, TMK 2. Maddesi de bu hususu açık bir şekilde belirttiğini ve 2. Fıkrasının da "bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz" şeklinde kanunlaştırdığını, Konkordato sürecinin asıl amacının da iyi niyetli borçluların ekonomik durumlarını düzelterek ticari hayatlarına devam edebilmesini sağlamak olduğunu, Antalya Asliye 3. Ticaret Mahkemesi ... Esas ayılı dosyasından verilen 14.06.2024 tarihli "muhafaza tedbirlerinin İİK 287/son gereğince kesin nitelikte olması nedeniyle itirazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda itirazlarının kabulü ile 17.05.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato talebine ilişkindir.

İstinafa konu ara karar 14/06/2024 tarihli kararın kaldırılması istemine ilişkindir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HMK 341/1-b maddesinde istinafa tabi kararlar düzenlenmiş olup buna göre; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar için istinaf yoluna başvurulabilir.

Öte yandan konkordato müessesi 28/02/2018 tarihli 7101 Sayılı Kanun ile İİK'nın 285 ila 309 maddelerinde yapılan değişiklik ile yeniden düzenlenmiştir. Belirtilen maddelerde konkordato yargılaması sırasında verilen kararların kanun yolları da düzenlenmiştir. İİK'nın 287/son maddesinde mahkemenin verdiği tedbirlere ilişkin istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği düzenlenmiş olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararına itirazın değerlendirilmesine ilişkin ara karara karşı İİK'nın 287/son maddesi uyarınca istinaf yolu kapalı olduğundan, müdahil ... Bank A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Müdahil ... Bank A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1. b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf harcı peşin alındığında yeniden alınmasına yer olmadığına,

  3. Müdahil ... Bank A.Ş.'nin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

  5. İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  6. Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınKonkordatodelillerindeğerlendirilmesikonusuantalyagerekçe

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim