SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2442

Karar No

2024/134

Karar Tarihi

2 Ekim 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

KARAR TARİHİ : 02/10/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 30/04/2024

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 02/10/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, müvekkil şirketinin davalı ... maliki bulunduğu ... plakalı aracın sigortalısı olduğunu, 10.05.2022 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeyken ... plakalı kamyonun sol arka kısmına çarpması sonucu yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araç sürücüsü ... ehliyet şartlarını yerine getirmediğini, müvekkilinin kaza esnasında ... plakalı araçta yolcu konumunda olan ve kaza nedeniyle yaralanan ... 24.10.2023 tarihinde 170.000,00-TL maluliyet tazminatı ödemesi yaptığını, müvekkilinin karayolları motorlu araçlar zorunlu m ali sorumluluk sigortası genel şartları'nın B.4.b maddesi ve KTK hükümleri uyarınca ödediği tazminatı sigorta sözleşmesi akidi olan davalıya rücu etme hakkına sahip olduğunu, buna istinaden davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalı tarafın itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile icranın devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı adına kayıtlı menkul, gayrimenkul malları ile 3. Kişilerde ve bankalarda bulunan hesaplardaki alacak ve hakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, avukatlık ücreti ve yargılama masraflarının davalıya yükletilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, müvekkilinin geçimi üzerine haciz konulan ... plakalı araç ile sağladığını, müvekkilinin başkaca gelir ve malvarlığı da olmadığını, müvekkili dünyanın en çok turist çeken şehri olan Antalya ilinde çalışmakta olup turizm sezonu da yeni başladığını, müvekkilinin sadece aracının değil çalışma hayatının üzerine de haciz konulduğunu, davacı tarafın ihtiyati haciz talep ederek borçlusunun mahvına sebep olması ve mahkemeyi de yanıltması, mahkemenin de gerekçesiz şekilde ihtiyati haciz kararı vermesi hatalı olduğunu, diğer taraftan ihtiyati haciz kararı ile borçlunun tüm mallarına yönelik ihtiyati haciz kararı verildiğini, borçlunun an itibariyle alacaklı olduğunu iddia ettiği rakam 206.000 TL olup bu bedel karşısında müvekkilinin hayatı boyunca elde ettiği tüm emeklerine ihtiyati haciz konulması, müvekkilinin elinin kolunun bağlanması hakkaniyet ilkesine de aykırı olduğunu, uygulamada rücu davalarında ihtiyati tedbir kararı dahi verilmezken bir çırpıda tüm malvarlığı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi doğru ve hukuki olmadığını, ihtiyati haciz koşulları da oluşmadığını, bu nedenlerle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... trafik kazası tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; alacağın varlığına ilişkin mahkemeye kanaat getirecek deliller bulunduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin gerekçe olmadan itirazlarını reddettiğini, somut olay incelendiğinde kusur tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, dava dışı şahsa yapılan ödeme miktarının da yerinde olup olmadığının belirli olmadığını, bu nedenle hususun da yargılamayı gerektirdiğini, sonuç olarak uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, ihtiyati haczin şartlarının da oluşmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

İstinafa konu ara karar, ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin 30/04/2024 tarihli karardır.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının devam etmekte olan (veya henüz başlamamış olan) bir takip veya davasının sonunda bir para alacağının ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. Bu nedenle ihtiyati haczin kesin (icrai) bir etkisi yoktur. Alacaklı, ihtiyati haciz kesinleşmeden (m. 264) önce, ihtiyaten haczedilmiş olan malların satılmasını isteyemez. Borçlunun ihtiyaten haczedilen mallar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır (m. 261,II; m. 86; m.91). İhtiyati haciz işlemi icra işlemi olmayıp, özel geçici hukuki koruma müessesesi olarak ancak 2004 sayılı Kanun’un 257. maddesindeki şartlar çerçevesinde verilebilir.

2004 sayılı Kanun’un “ihtiyati haciz şartları” başlıklı 257. maddesinde;

“Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.” hükmü düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.

Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.

Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş/istenebilir/muaccel olması gerekir. Teminat alacakları için ihtiyati haciz kararı verilemez (29.06.2018 tarihli ve 30463 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2016/1 Esas, 2017/6 Karar sayılı ve 27.12.2017 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştime kararı). Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.

Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı, başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.

Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK’nın 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.

Somut dosya kapsamında; davacı taraf, davalının maliki olduğu minibüsün ZMMS'i olup, kaza tarihinde sürücünün yeterli ve geçerli bir ehliyete sahip olmaması sebebiyle yaralanan dava dışı 3.kişiye yaptığı ödemenin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır.

Dava konusu rücuya ilişkin şartların oluşup oluşmadığı ve davacı tarafça yapılan ödemenin yerinde olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden davacının ihtiyati haciz talebinin reddine ve davalının ihtiyati hacze yaptığı itirazın kabulüne karar vermek gerekirken ilk derece mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş olup, davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/04//2024 tarih ve ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA,

  2. a. İhtiyati hacze yapılan itirazın kabulü ile; Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2024 tarihli İHTİYATİ HACİZ KARARININ KALDIRILMASINA,

b-Alınması gerekli 427,60 TL karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

c-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

d-Yargılama giderlerinin davacı üzerine BIRAKILMASINA,

  1. İstinaf incelemesi yönünden;

a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,

b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

  1. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bırakılmasınadavanındelillerinİptaliverilmesinedeğerlendirilmesikonusuantalyaiadesinegerekçeİtirazınolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim