SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/212

Karar No

2024/117

Karar Tarihi

27 Eylül 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

KARAR TARİHİ : 27/09/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

ASIL DAVADA

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ : 22/06/2021

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ : 27/09/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ ASIL DAVA DOSYASINDAKİ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, davacının davalı firmadan Mdf-Mdf Lam aldığını ve alınan malların karşılığında davalıya muhatabı ...bank olan 30/09/2018 tarih ... nolu 65.000,00 TL bedelli, 10/11/2018 tarih ... nolu 15.000,00 TL bedelli, 15/10/2018 tarih ... nolu 100.000,00 TL bedelli, 15/11/2018 tarih ... nolu 100.000,00 TL bedelli, 15/12/2018 tarih ... nolu 100.000,00 TL bedelli çekleri verdiğini, davacı ile davalının anlaşarak anılan çeklerin yerine muhatabı ...bank olan 30/11/2018 tarih ... nolu 400.000,00 TL bedelli çekin davalıya verildiğini, davacının 5 adet çekin davalı tarafından iadesini beklerken davalı tarafın 30/09/2018 tarihli 65.000,00 TL bedelli çeki bankaya ibraz ettiğini ve banka hesapları müsait olmadığı için ödemesinin yapılmadığını, 27/09/2018 tarihli çek çıkış bordrosunda ve çek fotokopisi altına yazılan yazılardan açıkça anlaşılacağı üzere, davalı tarafın 30/09/2018 tarihli 65.000,00 TL bedelli çek dahil 5 adet çek yerine 400.000,00 TL bedelli çeki almasına rağmen, davaya konu çek ve diğer 4 adet çekin vadelerini 400.000,00 TL bedelli çek ile ötelemesine rağmen haksız ve kötü niyetli olarak 30/09/2018 tarihli 65.000,00 TL bedelli çeki yazdırdığını, anılan çeke davalı tarafça bankadan karşılıksızdır şerhi düşüldüğü için ve 10 gün içinde bankaya teslim edilmediği için davacının çek cezalısı durumuna düştüğünü, 10 yıl boyunca çek karnesi alamayacağını, bu nedenle de davacının uğrayacağı zararlara ilişkin maddi ve manevi tazminat davası açma haklarını saklı tuttuklarını, davalı tarafın bu eyleminden dolayı suç duyurusunda bulunulacağını, fazlaya ilişin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı tarafından verilen çeklerden keşidesi davacı olan ...bank Antalya Şubesi'ne ait 30/09/2018 tarih ... nolu 65.000,00 TL bedelli çek yönünden davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davaya konu çekin davalı tarafından icra takibine konu edilmediğinden İİK'nın 72/2 kapsamında davalının elinde bulunan çekin davalıdan alınarak dava sonuna kadar mahkeme kasasında muhafaza edilmesine, davaya konu çek nedeniyle ihtiyati haciz ve icra takibine geçilmemesine, icra takibine konu edilmesi halinde ise takibin durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesine, çekin ödenmesi durumunda davanın istirdat davası olarak devam ettirilerek ödeme gününden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte bedelin davalıdan tahsiline ve istirdadına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müşterek ve müteselsilen davalılara yükletilmesini talep etmiştir.

DAVALININ ASIL DAVA DOSYASINDAKİ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Vezirköprü Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacının dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 27/09/2018 tarihli protokolde imzası bulunan ...'in davalı şirket adına çek alma, çek düzenleme ve protokol imzalama yetkisi bulunmadığını, bu yetkinin şirket yetkilisine ait olduğunu, delil olarak sunulan 27/09/2018 tarihli protokolün şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı için geçersiz olduğunu, 30/11/2018 tarihli ... numaralı ve 400.000,00 TL bedelli çekin söz konusu protokolden bir gün sonra 28/09/2018 tarihinde keşide edilip teslim alındığını, söz konusu çekin alacak yenilenmemek ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla alındığının açık olduğunu, ilgili protokolün tarafların iradesini yansıtmaması nedeniyle aslının iptal edildiğini, davacı şirket yetkilisi tarafından da 30/09/2018 tarihli ... nolu ve 65.000,00 TL bedelli çekin ödeneceğinin taahhüt edildiğini, protokolün taraflarca iptal edilmiş ve protokol aslının imha edilmiş olmasına rağmen kötü niyetli bir şekilde sözleşme suretinin saklandığını ve dosyaya sunulduğunu, aslı olmayan protokol sureti saklanarak kötü niyetli bir şekilde işbu davanın ikame ettiğini, çekin ödeneceğine ilişkin şirket yetkilisi ...'nın verdiği taahhüdün dosyaya sundukları mail yazışmalarından da anlaşılacağını, kambiyo senedinin bir defa düzenlendikten sonra doğumuna neden olan ilişkideki bir aksaklık veya bozukluğun kambiyo senedinin geçerliliğine etkili olmayacağını, kambiyo senedine dayalı bir talep ile karşılaşan borçlunun, borçlanmasına neden olan temel borç ilişkisindeki sakatlığı ileri sürememesinin kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesinin sonucu olduğunu, çekin bir ödeme aracı ve borca istinaden verildiğini, davacının dilekçesi ekinde sunmuş olduğu protokolün geçersiz olduğunu, 400.000,00 TL bedelli çekin borca istinaden alındığını, davacı borçlu borcunu inkar etmemekte bilakis davalıya borçlu olduğunu kabul ettiğini, davacının 30/09/2018 tarih ... nolu 65.000,00 TL bedelli, 10/11/2018 tarih ... nolu 15.000,00 TL bedelli, 15/10/2018 tarih ... nolu 100.000,00 TL bedelli, 15/11/2018 tarih ... nolu 100.000,00 TL bedelli, 15/12/2018 tarih ... nolu 100.000,00 TL bedelli çeklerin vadesini ötelemek amacıyla 30/11/2018 tarihli ve 400.000,00 TL bedelli çekin keşide edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, 15/12/2018 tarih ... numaralı 100.000,00 TL bedelli çekin vade tarihi, 400.000,00 TL bedelli ve 30/11/2018 tarihli çekten zaten ileri bir tarihte olduğunu, kısaca davacının 380.000,00 TL bedelli beş adet çekin vadesini ötelemek amacıyla 400.000,00 TL bedelli çekin verildiği şeklindeki iddianın gerçek olmadığını beyan ederek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, uğranılan zararların tazmini için alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatın davacı borçludan alınarak davalıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVACININ BİRLEŞEN 3. ASLİYET TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDAKİ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, ana dava dosyasında belirtilen ve dava konusu olan çek dışındaki diğer 4 adet çekle ilgili ve aynı gerekçelerle menfi tespit isteminde bulunmuştur.

DAVACININ BİRLEŞEN 3. ASLİYET TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDAKİ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, ana dava dosyasındaki cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla diğer 4 çek yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Her ne kadar 27/09/2018 tarihli belgede belirtilen 400.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafça borcun yenilenmesi karşılığı verilmediği, belge aslının düzenlendikten sonra iptal edildiği, ancak kötü niyetli olarak davacının belgenin suretini elinde bulundurarak dava açtığı iddia edilmiş ise de; bilirkişi raporu ile davacının davalıya 369.300,19 TL tutarında borçlu olduğu hususu, davalı tarafça dava konusu çeklerin alındığı ve protokolün düzenlendiğinin kabul edildiği, buna karşın aksinin yani belgenin borcun yenilenmesine karşılık düzenlenmediği, protokolün iptal edildiği hususlarının yemin deliline dayanılmış olmasına rağmen ispatlanamadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarının kabulüne, asıl davaya konu ...bank Antalya Şubesi’ne ait 30/09/2018 tarih ... nolu 65.000,00 TL bedelli çek ve birleşen davaya konu 10/11/2018 tarih ... nolu 15.000,00 TL bedelli, 15/10/2018 tarih ... nolu 100.000,00 TL bedelli, 15/11/2018 tarih ... nolu 100.000,00 TL bedelli ve 15/12/2018 tarih ... nolu 100.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 27/09/2018 tarihli protokolde imzası bulunan ...'in müvekkili şirket adına çek alma, çek düzenleme ve protokol imzalama yetkisinin bulunmadığını, bu yetkinin şirket yetkilisine ait olduğunu, dolayısıyla 27/09/2018 tarihli protokolün, şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı için geçersiz olduğunu, 30/11/2018 tarihli ... numaralı 400.000,00 TL bedelli çekin söz konusu protokolden bir gün sonra 28/09/2018 tarihinde keşide edilip teslim alındığını, bu nedenle söz konusu çekin alacak yenilenmemek ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla alındığının açık olduğunu, mahkemece, protokolde imzası bulunan ...'in müvekkili şirket adına çek alma, çek düzenleme ve protokol imzalama yetkisinin bulunmadığına ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, bu konuda gerekli inceleme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verildiğini ve müvekkili şirketin kabul etmediği protokolün hükme esas alındığını, aslı imha edilen protokolün yok hükmünde olduğunu, daha önceden keşide edilen 5 adet çekin iade edilmesi koşulu ile 400.000,00 TL bedelli çekin alındığı ve bu nedenle de önceki çeklerin bedeli ödenmeksizin davacıya iade edileceği konusunda taraflar arasında bir mutabakat olmadığını, aksine önceki 5 çekin de ödenmek üzere müvekkili şirkete verildiğinin ifade edildiğini, ödeme taahhüdüne rağmen çek bedelinin zamanında müvekkiline ödenmemesi üzerine uyuşmazlık konusu çekin bankaya ibraz edildiğini ve çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle karşılıksızdır işlemi yapıldığını, davacının borcunu inkar etmediğini, müvekkiline borcu olduğunu kabul ettiğini, 15/12/2018 tarih ... numaralı 100.000,00 TL bedelli çekin vade tarihinin, 30/11/2018 tarihli 400.000,00 TL bedelli çekten zaten ileri bir tarihte olduğunu, davacının 380.000,00 TL bedelli 5 adet çekin vadesini ötelemek amacıyla 400.000,00 TL bedelli çekin verildiği şeklindeki iddialarının gerçek olmadığını, zira 15/12/2018 tarihli 100.000,00 TL bedelli çekin vade tarihi ötelenmek yerine erkene çekildiğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde müvekkilinin alacaklı olduğu ve alacağının ödenmediğinin sabit olduğunu, davacı tarafın 400.000,00 TL bedelli çek yönünden de Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takibin iptali için dava açtığını ve takibin iptaline karar verildiğini, davacının bu çek yönünden de takibin iptali davası açmış olması dikkate alındığında, açılan davada 5 adet çekin borç için verildiğini ikrar etmiş olacağını, bilirkişi raporlarında davacının müvekkili şirkete 369.300,19 TL borçlu olduğu belirtilmiş ise de müvekkilinin vade farkı alacağının dikkate alınmadan rapor tanzim edildiğini, raporlara karşı taraflarınca itiraz edildiğini, mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin davacı taraftan alacaklı olduğu taraf defterlerinde kayıtlı olmasına ve müvekkilinin alacağının ödenmemiş olmasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, İİK'nın 72. maddesi gereğince icra takibinden önce açılan çek nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı vekili, ana ve birleşen davaya konu toplam değeri 380.000,00 TL olan 5 adet çekin borcuna karşılık davalıya teslim edildiğini, 27/09/2018 tarihli protokol ile bu çeklerin yerine geçmek üzere bir adet 400.000,00 TL bedelli çek verildiğini iddia etmiş ve bu nedenle eldeki davada 380.000,00 TL bedelli 5 adet çekin bedelsiz olduğundan bahisle davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiştir.

İncelenen protokolde 400.000,00 TL bedelli çekin, önceden verilen 380.000,00 TL bedelli 5 adet çek yerine verildiği, bu şekilde borcun yenilendiği, davalı tarafça, protokolde davalı adına hareket eden ve imzası bulunan ...'in bu konuda yetkisinin olmadığı gerekçesiyle protokolün geçerli olmadığı ileri sürülmüş ise de, protokolün sonradan iptal edildiği beyanından hareketle davalı şirketin bu protokolü benimsediğinin anlaşıldığı, diğer taraftan ...'in soruşturmadaki ifadesinde davalı şirketle ilgili olarak kendi şirketiymiş gibi beyanlarda bulunduğu, ayrıca incelenen taraf defterlerinde davacının davalıya borcunun 369.300,19 TL olduğu, buradan hareketle davalının savunmasına göre 780.000,00 TL bedelli(380.000,00 TL + 400.000,00 TL çek bedelleri) çek verilmesini gerektirir tutarda herhangi bir borç kaydının kendi defterinde dahi bulunmadığı, davacının 400.000,00 TL bedelli çek ile ilgili olarak İcra Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu takibin iptali davasının işbu dava ile ilgisinin bulunmadığı anlaşılmakla, aynı gerekçeyle davanın kabulüne karar veren ilk derece mahkemesinin kararı doğru bulunmuş davalının istinaf başvurusu reddedilmiştir.

HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davacı vekili, Dairemiz'e hitaben sunduğu 02/04/2024 tarihli beyan dilekçesi ile, davalının alacak miktarının hükümde net olarak belirtilmemesi sebebiyle bu hususun kararda açıkça net anlaşılır şekilde yer almasını talep etmiş ise de, davacı vekilinin süresinde yaptığı herhangi bir istinaf başvurusunun bulunmaması, talebinin tavzih niteliğinde ilk derece mahkemesine hitaben sunulması gereken bir talep olması, ayrıca davanın menfi tespit davası olması sebebiyle kurulacak hükümde alacak borç miktarlarına yer verilmeksizin menfi tespit hükmüyle yetinilmesi gerektiği dikkate alınarak davacının talebi hakkında herhangi bir işlem yapılmamıştır.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gerekli 4.440,15 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.110,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.330,11 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,

  3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gerekli 21.517,65 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 5.438,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.078,94 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,

  4. Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  5. Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

  6. İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  7. Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince asıl ve birleşen dosyaların ayrı ayrı dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındelillerinTespitdeğerlendirilmesikonusuantalyaMenfigerekçemahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim