Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/2374
2024/114
27 Eylül 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 27/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 29/02/2024
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 27/09/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Denizli 4. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına dayanak 28/02/2022 tarihli 60.000,00 TL bedelli senedin davalı ...'ye aralarında bir borç ilişkisi bulunmamasına karşın hatır senedi olarak verildiğini, davalı kötü niyetli olarak senedi arkadaşı ve menfaat birliği yaptığı, aralarında hiçbir ticari alışveriş olmayan ...'e ciro ettiğini, davalı ...'de kötü niyetli olarak müvekkilini zarara uğratmak adına icra takibi ile senedi tahsil etmeye çalıştığını beyan ederek, haksız olarak başlatılan icra takibinin durdurulmasını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, takip konusu paranın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 31/05/2023 tarihli dilekçesi ile davasını tam ıslah etmiş, harcının yatırmış, ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ..., davacının iddialarını kabul etmediklerini, bahse konu senedi davacının borç istemesi üzerine düzenlendiğini, satışta olan taşınmazının satılması ile borcunu ödeyeceğini, satışın iptal olmasına binaen ödeme tarihini mayıs ayında bir gün olarak seçtiklerini, senedi aldığı tarih ile davacı ...'nin kendi hissesini satış tarihi karşılaştırıldığında hissesini sattığını ve borcunu ödemeyerek dolandırıldığının anlaşıldığını, davacıya vermiş olduğu nakit para karşılığında bu senedin düzenlendiğini, kendisinin de ...'e olan borcuna karşılık olarak davacıdan aldığı senedi cirolayarak verdiğini, ... de alacağını tahsil etmek için icraya verdiğini, dava konusu senet bedelinin kendisine ödenmediğini, davacının borcunun bulunmadığını ispat etmesi gerektiğini, kötü niyetli olarak dava açıldığını beyan ederek, davacının davasının reddine, davacı adına kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu senedi müvekkili tarafından ciro ile alındığını, yetkili hamilin müvekkili olduğunu, kambiyo senedini alan kişi düzenleyenden bir alacağı olduğunu ispat etmek zorundu olmadığını, menfi tespit davasında ise ispat yükü kapsamında inkar ve itiraz edilmemiş olan ve borçlu tarafından imzalanan bono bir alacak ispat edildiğini, borcun vadesinde ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davacı taraf borçlu olmadığını yazılı olarak ispatlamak zorunda olduğunu beyan ederek, kötü niyetle haksız açılan davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davaya konu senedin bedelsiz kaldığı hususunda ispat yükünün davacı borçluda olduğu, davalının davacıya borç verdiği yönündeki savunmasının vasıflı ikrar mahiyetinde olup bu ikrar bölünemeyeceğinden ispat yükünün yer değiştirmediği halen davacıda olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarının senedin imzalandığına ilişkin doğrudan bilgi ve görgülerinin bulunmadığı, dosya arasına alınan gerekçeli ve denetlenebilir bilirkişi raporuna göre senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu, 31/05/2023 tarihli dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmaması nedeniyle yemin delilinin hatırlatılamadığı, bu haliyle davacının davasını usulüne uygun deliller ile ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davanın davalı ... yönünden reddine, dava konusu senet üzerinde bir kayıt bulunmadığı, senetteki cironun rehin ya da tahsil cirosu olmayıp temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687. maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı ...'e karşı ileri sürülebilmesinin senedin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı ...'in senetin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalının iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak senedi temlik cirosu ile devraldığı anlaşılmakla davalı ... yönünden davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senedin, davalı ...'yle borç ilişkisi bulunmamasına rağmen, sadece müvekkilinin taşınmazının satışı için emlakçılık komisyon bedelinin teminatı olarak verilen bir senet olduğunu, ancak söz konusu taşınmazın satılamadığını, davalı ...'ın senedin esasını kapsayan satışı yapamadığından borç doğmadığını, müvekkilinin okuma yazmasının olmadığını, her ne kadar senetteki imzanın müvekkiline ait olduğu sonucuna ulaşılmış ise de yapılması gerekenin müvekkilinin senet içeriğini bilip bilmediğinin tespit edilmesi olduğunu, müvekkilinin davalı ... ile satış komisyon sözleşmesi yapılacak diye imza attığını ancak onu da anlamadan imza attığını, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin senet içeriğini bilmediği, davalının kendisini yanıltmak suretiyle senedi imzalattığının açık bir şekilde görüldüğünü, senette "nakden" kaydı olduğu görülmekle birlikte müvekkilinin borç para almasını gerektirecek bir hususun söz konusu olmadığını, ... lehine doğmuş ve muaccel hale gelmiş bir alacağın olmadığını, aralarında hiçbir ticari ilişki alışverişi bulunmadığını, ispat külfetinin senette alacaklı görünen ... ait olduğunu, davalı tarafın takip konusu senede sebep olan alacağın gerçek bir alacak olduğunu yazılı belge ile ispat edemediğini, her ne kadar davalı ... tarafından icra takibi kapsamında dava konusu senedi teslim aldığı iddia edilmiş ise de mahkeme tarafından bu hususta herhangi bir inceleme yapılmadığını, eksik araştırma sonucunda davalının soyut beyanları üzerinden karar verildiğini, davalı ...'in müvekkilinin diğer davalı ...'a herhangi bir borcu olmadığını bildiğini, kendisi ile ... arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmamasına rağmen haksız menfaat elde etmek amacıyla senedi devraldığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, takip konusu bononun teminat amaçlı davalı ...'a verildiği, teminat koşulunun gerçekleşmediği, bononun bedelsiz kaldığı, diğer davalı ...'in kötü niyetli olduğu iddialarıyla açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Şekli açıdan unsurları tam olan bono üzerinde "nakden" alındığı yazılıdır. Somut olayda, davacı borçlu ... yazılı bu senetten kaynaklanan borcu ödediğini savunmamış; aksine senedin belli bir sebeple düzenlendiğini ve düzenlenme sebebine göre senedin karşılıksız kaldığını ileri sürmüştür. Davacının bu iddiası senet metninden anlaşılamamaktadır. Senet sebepten mücerret olmakla, davacının ileri sürdüğü bu ilişkinin varlığını, senedin düzenleme sebebini ispat yükü altında olduğunun kabulü gerekir. Davalının kabul etmemesi karşısında davacı, ileri sürdüğü düzenleme sebebini yani temel ilişkiyi ve senedin karşılıksız kaldığını yazılı bir delille kanıtlayamamıştır. Senede karşı senetle ispat kuralı gereği tanık ifadelerinin hükme esas alınamayacağı açıktır. Diğer taraftan davacının okuma yazma bilmemesi bono üzerindeki imzanın geçerliliğini de etkilemez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi, okur yazar olmama dayanak bonodaki imzayı geçersiz kılmayacağı gibi borçlunun başka belgelerde parmak izi kullanmış olması da dayanak bonodaki imzanın geçersiz olduğuna karine teşkil etmez. Davacı, senet bedelini ödediğini de ileri sürmüş ve kanıtlamış değildir. Davacı lehtar ile arasındaki temel ilişkiyi kanıtlayamamanın yanı sıra davalı ...'in kötü niyetli olduğuna dair somut bir açıklama da yapmış değildir. Açıklanan sebeplerle ispatlanamayan davanın reddine dair ilk derece mahkemesinin kararı doğru olup, davacının istinaf başvurusunun reddedilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
-
Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15