SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya BAM 11. HD 2024/1074 E. 2024/993 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1074

Karar No

2024/993

Karar Tarihi

3 Haziran 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 24/02/2021

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 03/06/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, takibe konu senedin davalılardan ..... şirketi ile müvekkili arasındaki sözleşmenin teminatı olduğunu, teminat senedi olmakla kambiyo senedi niteliği taşımadığını diğer davalının bu senedi kötüniyetle aldığını belirtmiş borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davalı ....., ..... A.Ş vekili: taraflar arasındaki teminat ilişkisinin senedi ciro yoluyla devralan üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceğini, senette teminat ibaresinin de bulunmadığını belirtmiş davanın reddini talep etmiştir.

Davalı .... A.Ş vekili: kendilerinin takipte borçlu veya alacaklı sıfatı bulunmamakla dava husumet ehliyetlerinin olmadığını, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkilinin zararının doğduğunu sözleşmede teminat senedi tutarı kadar cezai şart öngörüldüğünü, bu senedin teminat senedi değil cezai şarta ilişkin olduğunu iş bitiminde de her hangi bir şekilde istenmediğini taraflar arasındaki protokolde de müvekkilinin davacıyı ibra etmemesinin nedeni bu senedin tahsil edilmemiş olmasından kaynaklandığını, teminat bonosu şartlarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece; "....Taraflar arasındaki sözleşmede herhangi bir teminat kaydı yoktur. Ancak, bahsi geçen teslim listesinin her iki tarafça imzalanması ve senet miktarlarının sözleşme bedeli ile küsuratlarına kadar uyumlu olması senedin teminat senedi olabileceği şeklinde bir yoruma imkan verse de senet metninde yer almayan bu hususun iyi niyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülme imkanı yoktur. Bunun tek istisnası senedin kötü niyetli olarak iktisabının ispatlanmasıdır. Davalı dosya alacaklısının üçüncü kişi olduğu, senet metninde yer almayan ve mutlak bir defi de olmayan teminat senedi olgusunun ona karşı ileri sürülemeyeceği, iktisabında da kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı göz önüne alındığında davanın davalı ..... yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer davalı ..... her ne kadar takipte borçlu konumda olsa dahi davanın senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti davası olması ve davalının müracaat borçlusu olarak davacıya başvurma imkanı olması karşısında davacının bu davalıya karşı dava açmasında hukuki yararı vardır. Yukarıda açıklandığı üzere her ne kadar senet üzerinde teminat ibaresi yer almasa da senedin bedeli ile iş bedelinin küsüratlarına kadar örtüşüyor oluşu, sözleşmede bedelin zaten bir kısmının ödenmiş oluşu ve ayrıca bir senetle ödeme hususundan bahsedilmemesi ve buna ek olarak senedin teslim belgesine göre teminat senedi olarak davalıya teslim edildiği göz önüne alındığında davacı ile davalı ...... arasında senedin teminat senedi olarak kabulü gerekmiştir. Ancak bu durum tek başına borçtan kurtulmaya yetmez. Davalı işin gereği gibi yapılmadığını öne sürdüğü dikkate alındığında teminat şartlarının oluşup oluşmadığının da değerlendirilmesi gerekir. Bu minvalde davalı zararını ispatlayamadığı gibi taraf defterlerine göre davalı sözleşmeye ilişkin borcunu davacıya eksiksiz ödemiştir. Bu halde işin gereği gibi yapıldığının davalı ...... tarafından kabul edildiği ve teminat şartlarının oluşmadığına kanaat getirilmiş ve davanın bu davalı yönünden kabulüne " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı .... A.Ş.vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı .....A.Ş. bakımından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu takibin diğer davalı ile işbirliği yaparak müvekkili şirketi zor duruma düşürmek amacıyla yapıldığını, davalı .....A.Ş. Tarafından, sadece davacı müvekkiline karşı haciz işlemlerine girişildiğini, neredeyse bütün bankalara, trafik kayıtlarına, tapu sicil müdürlüklerine müzekkereler yazılarak davacı aleyhine haciz işlemleri uygulandığını, davacının ticari itibarının ve faaliyetlerinin örselenmesinin amaçlandığını, diğer davalı ......’ye karşı haciz işlemleri yapılmadığını, tüm bunların davalıların işbirliği içinde hareketle yasaların dolanarak ve kötüniyetle, davacıyı zor durumda düşürüp gelir temin etme çabası içinde olduklarını gösterdiğini, davalı .......’nin alacaklı olmadığını bildiği halde sırf davacıyı zor durumda bırakmak maksadıyla ve kötüniyetle senedi diğer davalıya ciro ettiğini, ayrıca, yerel mahkeme veznesine de %15 nakit teminat yatırarak, ‘icra veznesindeki paranın alacaklıya/davalıya verilmemesi’ ihtiyati tedbir kararı aldırdığını, davacının cebri icra baskısı altında ödemek zorunda kaldığı bu tutarların 26.11.2019 tarihinden beri nemalandırılmadan dosyada kaldığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin davalı ......A. Ş. yönünden verilen davanın reddi kararının kaldırılmasına, davalı ..... A. Ş.’nin takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere davacıya kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .......A.Ş.vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ile müvekkil arasındaki sulh protokolü düzenlendiğini, davacının müvekkili şirketi ibra ettiğini, bu ibra ve protokolde dava konusu senede ilişkin herhangi bir husustan bahsedilmediği gibi iadesinin de talep edilmediğini, teminat senedi olduğu iddia edilen senet üzerinde teminat olduğuna ilişkin bir ibarenin de bulunmadığını, yine bu senette ciro edilemez şerhinin de bulunmadığını, söz konusu senedin davacının yapmayı taahhüt ettiği işteki açık ve gizli ayıplardan kaynaklı olarak müvekkili şirket bünyesinde bırakıldığını ve bu ayıpların gerçekleşmesi sonrasında da davacı tarafından müvekkilinden istenmediğini, sulh protokolüne konu edilmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.3 maddesinde " Yüklenici, işin kusurlu veya eksik ifa edilmesinden ya da hiç ifa edilmemesinden dolayı veya bu sebeplerle İş Sahibine veya üçüncü şahıslara vereceği her türlü zarar ve hukuki mesuliyetten tüm ferileri ile birlikte İş Sahibinin herhangi bir talep veya ihbarına gerek kalmaksızın doğrudan doğruya sorumludur." hükmü gereğince açıkça hiçbir ihbar yahut bildirim gerekmeksizin iş sahibi olan müvekkilinin zararlarından yüklenici olan davacının sorumlu olacağının belirtildiğini, davacı ve müvekkili şirketin ticari defterleri incelendiğinde dava konusu senede rastlanamamış olmasının senedin kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiği gerçeğini değiştirmediğini, senet fotokopisinde imzası ve ismi bulunan şirket çalışanına şirket tarafından verilmiş herhangi bir yetki bulunmadığını, yetkisiz çalışana yapılan işbu teslimin ve yetkisiz çalışan tarafından belgelere atılan imzanın geçerliliği bulunmadığını, bono üzerinde bulunmayan, harici bir kağıtta yer alan teminat ibaresinin de bononun mücerretlik vasfını ortadan kaldırmayacağının açık olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın davalı .... A.Ş. yönünden reddine, davalı ..... A.Ş. yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, "teslim edilen belgeler" başlıklı evrakta sözleşmeye istinaden 173.578,00 TL'lik teminat senedi verildiğinin yazılı olmasına, senet bedeli ile iş bedelinin birebir uyuşuyor olmasına, senedin davacı tarafça davalı ......A.Ş.'ye teminat senedi olarak verilmiş olmasına, davalı .....A.Ş.'nin işin gereği gibi yapılmadığını ispat edememiş olmasına, taraf defterlerine göre davalı ..... A.Ş.'nin sözleşmeye ilişkin borcunu davacıya ödemiş olmasına, böylelikle işin gereği gibi yapıldığının ....A.Ş. tarafından kabul edilmiş olmasına, senet metninde yer almayan ve mutlak bir defi olmayan teminat senedi iddiasının davalı takip alacaklısı ..... A.Ş. ye karşı ileri sürülememesine, davalılardan takip alacaklısı ......A.Ş. yönünden açılan davanın reddine karar verilmesine, dolayısıyla davacı lehine kötüniyet tazminat koşullarının oluşmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin ve davalı .....A.Ş.vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin ve davalı ..... Anonim Şirketi vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

  3. 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 11.857,11 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.964,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.892,81 TL istinaf karar harcının davalı ...... Anonim Şirketi'nden tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

  4. Davacının ve davalı .... Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  5. Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

  6. İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  7. Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.03/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülendavacınınTespitiddialarınınkonusuMenfiözetisavunmalarınınistinafderecedeğerlendirilmesidavalınıngerekçesebeplerikararınınantalyaileridelillerinmahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim