Antalya BAM 11. HD 2024/765 E. 2024/990 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/765
2024/990
3 Haziran 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 26/12/2023
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 03/06/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili tarafından ....... İnşaat firması adı altında inşaat yapan davalıya satılıp teslim edilen inşaat malzemesinin bedelinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine faturaya dayalı olarak hakkında Antalya 15 İcra Müdürlüğü’nün .... esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, girişilen bu takibe davalının .... isimli şahsın müvekkili adına mal aldığını kabul ederek aralarındaki ticari ilişkiyi kabul etmekle birlikte itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkilinin davacı ile arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını, davacının ticari ilişkisinin kendisinden .... İnşaat adına inşaat malzemeleri alan .... isimli 3. kişi ile olduğunu, malzeme bedellerini ödendiğini, davacının ise yaptığı ticaretten zarar ettiği gerekçesiyle böyle bir alacak talebinde bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, davalı ... ile ödeme emrine ilişkin tebligatı alan ....'ın ödeme emrinin tebliği edildiği 17/08/2017 tarihi itibarıyla ... köyünde birlikte ikamet ettikleri, tebligatın usulüne uygun olduğu davalının itiraz süresi dolduktan sonra 08/11/2017 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiği, takip kesinleştiğinden davacı alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, yapılan yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, 17,900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından ödeme emrine yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü'nün 09/11/2017 tarihli durdurma kararında gönderilen ödeme emrine ilişkin tebligatın tebliğ tarihinin dönmediğinden henüz belirlenemediği gerekçesiyle yasal süresinde yapılmış bir itiraz ise takibin durdurulmasına, süresinde değil ise takibin devamına ilişkin muğlak kararı sebebiyle müvekkilinin hak kaybına uğramaması için iş bu davanın açtığını, bu davayı açmakta kusurunun olmadığını, iş bu davaya açmakta hukuki yararının bulunduğunu, aslında davanın konusuz kaldığını bu sebeple dava şartı yönünden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, bu itiraza itibar eden müvekkilinin mağdur olduğunu, bu sebeple müvekkili aleyhinde vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek, kararın vekalet ücreti ve yargılama masrafları yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yasal süresinde yapılmış bir itiraz olmadığından bahisle hukuki yarar yokluğu gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya incelendiğinde mahkemenin, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının istinafı üzerine Dairemizin 04/11/2022 tarih, .... Esas .... Karar sayılı ilamı ile "İtirazın iptali davası yapılan takibe karşı süresinde yapılan itiraz sonucunda duran takibin devamı için açılır. Oysa ki yukarıda açıklandığı üzere ödeme emri davalıya 17/08/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı ise itirazını süresinden sonra 08/11/2017 tarihinde yapmıştır. İtirazında kendisi hastanede bulunduğu sırada ödeme emrinin başka bir şahsa tebliğ edildiğini beyan etmiştir. Tebligat şerhinin tam okunamadığı, ancak ..... ismine yapıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalının bu beyanının aynı zamanda ödeme emrinin tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin olduğu kabul edilip bu konuda araştırma ve inceleme yapılarak ödeme emrinin tebliğinin usulüne uygun olup olmadığının tespiti, ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmiş ise takip kesinleşmiş olacağından dava şartı olan bu husus yönünden davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek sonucuna göre yargılamaya devamla karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı" gerekçesiyle kararı kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra ödeme emrine ilişkin davetiyenin tebliğinin geçerli olup olmadığı üzerinde mahkemece araştırma yapıldığı görülmüştür.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, İİK’nın 16. maddesinin “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. …Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.” hükmüne göre davacının müdürlük işlemi hakkında şikayet hakkının olmasına, davacının icra müdürlüğünün itiraz sebebiyle takibin durdurulmasına ilişkin bir kararı bulunmadığı halde iş bu davayı açtığının anlaşılmasına, icra müdürlüğü ve davalının davanın açılmasında kusurunun olmamasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45