SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya BAM 11. HD 2024/1025 E. 2024/979 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1025

Karar No

2024/979

Karar Tarihi

31 Mayıs 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 29/03/2024

DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Fesih İstemli)

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 31/05/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, dilekçelerinde talep ettikleri tedbir mahiyetindeki ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinden ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek davalı şirketin banka, araç ve taşınmaz ve menkul malları üzerine ihtiyati tedbir konulduğunu, mahkemenin tedbir kararının, şirket malvarlığına davalı şirket ve diğer ortak ... tarafından yapılabilecek tasarrufları engellese de mahkemenin vermiş olduğu tedbir kararının olası icra yoluyla satışlar yönünden bir engel teşkil etmediğini, ihtiyati tedbirin sadece malikin 3.kişiler ile yapmış olduğu tasarrufları kısıtlamakta olup icra yoluyla satış gibi cebri işlemler yönünden bir bağlayıcılığı bulunmadığını, müvekkil ortağın haricen ... esnafından edindiği bilgilere göre, diğer ortak ... şirketin mevcut altın stoğunun tespiti için şirket adresinde yapılan 03/09/2020 tarihili keşif ile bu davanın açıldığı 09/09/2020 tarihleri arasında davalı şirketi bilinçli olarak borçlandırdığı ve bu borçlar için icra takibi başlatılıp şirket mallarının icra üzerinden satışının gerekleştirilmesi suretiyle müvekkilin hakkı olan şirket payına ulaşmasının engellenmeye çalışıldığı öğrenildiğini, bu durumun gerçekleşmesi halinde mahkemenin kararı ile şirket malvarlığı üzerine konulan tedbirin hiçbir mahiyetinin kalmayacağını bu durumun müvekkilin ileri de telafisi güç ve hatta imkansız zararlar ile karşı karşı kalmasına ve hakkı olan şirket payını alamamasına sebep olacağını, bu sebeple müvekkilin bu davadaki emek ve hakkının zayi olmaması ve şirket malvarlığının yukarıda bahsedilen şekilde 3.şahıslar tarafından tehdit edilmemesi ve müvekkilin ileri de telafisi imkansız zararlar ile karşı karşıya kalmaması için şirketin daha önce ihtiyati tedbir konulan araç, taşınmaz, banka hesapları ve menkulleri üzerine dava değerinin şimdilik belli olmaması sebebiyle şirketin altın tutarı olan 14.257,698,56 TL tutarında ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasını, Denizli İcra Tevzi Bürosuna müzekkere yazılarak davalı şirketin alacaklısı olduğu icra dosyalarının tamamının listesinin istenilerek tespit edilmesini ve icra dosyalarındaki tahsilat ve icra veznesindeki paraların davalı şirket ve vekiline ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilin ileride telafisi güç ve hatta imkansız zararlara uğramaması için şirkete ait altınları müvekkilden kaçıran ... tanışır, taşınmaz ve alacaklarına 14.257,698 TL (altınların piyasa değeri) üzerinden ihtiyati haciz konulmasını diğer ortak ... taraf ehliyetinin bulunmaması sebebiyle dosyaya taraf olarak eklenmemesini ve bu bağlamda dosyanın tarafı olmayan ... dosya fotokopisi alma talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Asli Müdahil ... vekili 22/03/2024 tarihli dilekçesinde özetle; davalı şirkete atanan kayyımların görevlerini yerine getirmeyerek gerek davalı şirkete gerekse de şirket ortaklarına büyük zararlar vermekte ve davalı şirketin zarara uğramasına neden olmaya devam ettiklerini, şirkete ait taşınmazların Denizli İcra Dairesince satışa çıkarıldığını, ancak kayyımlar tarafından ne kıymet takdirine itiraz edildiğini, ne de dava açıldığını, kayyımların taşınmazların neredeyse yarı fiyatına satışa çıkmasına neden olduklarını, kayyımların şirketi yönetmeyi beceremediklerini yapmaları gereken rutin işleri dahi yapamadıklarını, yine mahkemenin 29.02.2024 tarihli ara kararı ile kayyım ücretlerinin 5.000,00'er TL artırılarak ayrı ayrı 10.000,00'er TL'ye çıkarılmasına karar verildiğini, bu kararın ekonomik olarak davalı şirketi iyice zora sokacak bir karar olduğunu, bu nedenlerle kayyımların görevine son verilmesine, kayyım ücretlerinin artırılmasına ilişkin 29.02.2024 tarihli ara kararından rücu edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Asli Müdahil ... vekili 02/05/2024 tarihli dilekçesinde özetle; davalı şirkete atanan kayyımların görevlerini yerine getirmeyerek gerek davalı şirkete gerekse de şirket ortaklarına büyük zararlar verdiklerini, davalı şirketin ve dolayısıyla asli müdahil müvekkilinin kayyımlar nedeniyle çok büyük zarara uğratılmış olmaları nedeniyle davalı şirketin avukatlığını yapan Av. ... davalı şirkete kayyım olarak atanmasına karar verilmesini, zira şirkete yeni atanan kayyım Av. ... müvekkilinin taleplerini hiçbir şekilde dikkate almadığını ve irtibat kurmadığını, yine diğer kayyım ... da şirketi tam ve doğru bir biçimde yönetemediğini, bu nedenlerle davalı şirket kayyımlarının görevden el çektirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Davalı şirketin yetkili temsilcisinin görev süresinin dolması üzerine davalı şirkette organ boşluğu meydana geldiğinden ve TTK'nun 636/3 maddesi gereğince mahkememizce davalı şirkete yönetim kayyımı atanmış olup kayyımların yasal mevzuata uygun olarak görevlerini yürüttükleri asli müdahilin ileri sürdüğü sebeplerin kayyımların azlini gerektirecek nitelikte olmaması nedeniyle asli müdahilin kayyımların görevine son verilmesi talebinin ve mevcut ekonomik koşullar değerlendirildiğinde 29.02.2024 tarihine kadar aylık 5.000,00 TL olan kayyım ücretinin aylık 10.000,00 TL 'ye yükseltilmesinin asgari ücret tutarının 17.000,00 TL olduğu dikkate alındığında hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varılarak asli müdahilin kayyım ücretlerinin indirilmesi talebininde reddine karar verilmiştir...." şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, asli müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki dava dosyasında davalı şirket mal varlığı üzerine tedbir kararı tesis edilmiş olmasına ve şirkete kayyım atanmasına rağmen dava dışı ... tarafından ilamlı icra takibinden dolayı müvekkilinin de paydaşı olduğu taşınmazların satışa çıkartıldığını, şirket kayyımların ise kıymet takdirine itiraz etmemelerinden dolayı taşınmazların neredeyse yarı fiyatına satışa çıkmasına neden olduklarını, bu satış işleminin müvekkilinin mağduriyetine neden olacağından tedbiren durdurulmasını mahkemeden talep ettiklerini ilk derece mahkemesi ret kararının hatalı olduğunu, bu sebeple davalı şirketin ve ortaklarının menfaatlerinin çok büyük bir ölçüde olumsuz etkileneceğini, satış işleminin durdurulması gerektiğini, taşınmazların 17/04/2024 tarihinde ihale çıkacak olması nedeniyle acilen ihtiyati tedbir kararı verilmesini istediklerini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

İstinafa konu ara karar, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 29/03/2024 tarihli ara karardır.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asli müdahil ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Asli müdahil ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

  3. Asli Müdahil ... istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

  5. İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  6. Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınİstemli)delillerindeğerlendirilmesikonusuTicariantalyaŞirketgerekçe(Fesih

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim