Antalya BAM 11. HD 2024/1094 E. 2024/966 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/1094
2024/966
31 Mayıs 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
EK KARAR TARİHİ: 19/04/2024
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 31/05/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, davacının ... davaya konu ... ait 30.09.2021 tarih ... seri nolu 18.000 TL'lik çeki alıp, daha sonra kaybettiği iddiasıyla zayi nedeniyle çek iptal davası açtığını, kayıp çeke ilişkin Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar ve 22.03.2022 tarihli ilamı ile çekin iptal edildiği, tedbir kararı bulunmasına rağmen çeki ibraz eden 3. kişiye ödemesi sebebiyle zararın doğduğundan bahisle, söz konusu çeke ilişkin davalı Banka aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve davalı Bankanın icra takibine itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptali, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin dava açma ehliyetinin bulunmadığını, zira, kabul etmemekle birlikte zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davayı ... açtığını, bu nedenle davacı şirketin Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar ve 22.03.2022 tarihli ilamına ilişkin icra takibi başlatma ve huzurdaki davayı açma ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle huzurdaki davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, işbu davanın muhatabının Banka Genel Müdürlüğü olup, davanın İstanbul Anadolu Adliyesi’nde açılması ve görülmesi gerektiğini, davacının, davaya konu çek hakkında iptal kararı verildiğinden bahisle müvekkil banka aleyhine dava açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki davanın reddi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili beyan dilekçesi ile; müvekkil şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasında faktoring sözleşmesi imzalandığını, müvekkil şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasında yapılan refaktoring işlemi neticesinde ... adına düzenlenen faturaya konu alacağın müvekkil şirket tarafından temlik alınmış olup ödeme aracı olarak davaya konu ... A.Ş. ... seri no'lu 30.09.2021 keşide tarihli 18.000,00-TL bedelli çekin dava dışı ... A.Ş. tarafından müvekkil şirkete teslim edildiğini, akabinde ibraz süresi içerisinde faktoring işlemine konu olan ... A.Ş. ... seri no'lu 30.09.2021 keşide tarihli 18.000,00-TL bedelli çekin süresi içerisinde ibraz edilmiş olup çek bedelinin banka tarafından ödendiğini, davacının çekte taraf olarak gözükmemekte olup çek hakkında ileri sürdüğü iddiasının müvekkil şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin iyi niyetli ve meşru hamil olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 17/01/2024 tarihli karar ile "... Dava konusu çeke bakıldığında, lehtarın ... olduğu, düzenleyenin ... olduğu, çekte ciroların mevcut olduğu, son olarak ... .'nin isminin yer aldığı görülmektedir. ... vekili de beyan dilekçesinde özetle; şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasında yapılan refaktoring işlemi neticesinde ... adına düzenlenen faturaya konu alacağın müvekkil şirket tarafından temlik alınmış olup ödeme aracı olarak davaya konu ... A.Ş. ... seri no'lu 30.09.2021 keşide tarihli 18.000,00-TL bedelli çekin dava dışı ... A.Ş. tarafından müvekkil şirkete teslim edildiğini beyan etmiştir. Çekte, davacının ismi/unvanı herhangi bir bölümde yer almamaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere, çek iptalinden sonra, borçlu, iptal kararını alan kişinin aslında senet üzerinde herhangi bir hakkının olmadığı (hiç hak sahibi olmadığı veya belirli nedenlerle hak sahipliği sıfatının sona erdiği) def'ini dahi ileri sürebilir. Davacının hak sahibi olduğuna ilişkin çek üzerinde bir belirleme yoktur. Davalının kötü niyetli ve-veya ağır kusurlu olduğunu gösterir dosyada bir delil de yoktur. İhtiyati tedbir nedeniyle ödenmemesi gereken bir miktarın ödenmesi nedeniyle de davanın açıldığı düşünülse dahi esasen yukarıda da belirtildiği üzere davacının hak sahibi olduğuna dair çekte bir belirleme olmadığından, davalının kötü niyetli ve-veya ağır kusurlu olduğunu gösterir dosyada bir delil esasen yoktur. Davacı, takip konusu alacak konusunda hak sahibi olduğunu, bu nedenle, davacının ödememesi gereken bir parayı ödediğini, bankanın kötü niyetli veya kusurlu olduğunu kabule göre ispat edememiştir. İspatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. " karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine mahkemece, 19/04/2024 tarihli istinaf başvurulmasının değerlendirilmesi ek karar ile "...HMK m. 346 gereği; İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar. Dosyanın tetkikinde anılan kararın kesin olarak verilmiş olduğu görülmekle HMK 346 maddesi gereği istinaf dilekçesinin reddine " dair ek karar verilmiştir.
İstinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirket yapmış olduğu işler için ... 21/05/2021 tarihli tahsilat makbuzunda bulunan çekleri aldığını, müvekkil şirketin almış olduğu çeklerden biri olan davalı yana ait ... 30/09/2021 tarih ... Seri No'lu 18.000TL'lik çek olduğunu, bu çeki müvekkilinin kaybettiğini, kaybolan çek için çek iptali ve ödeme yasağı konulması için dava açtıklarını, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 22/03/2022 tarih ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile "... 30/09/2021 tarih ... Seri No'lu 18.000TL" bedelli çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilidiğini, iş bu kararın 29/04/2022 tarihinde kesinleştiğini, müvekkil şirket yetkilisi bu bedelin tarafına ödenmesi için davalı yana başvuruda bulunduklarını, ancak davalı yan zayi nedeniyle iptal edilen çekin başka birisine ödendiğini belirttiklerini, bunun üzerine çek bedelinin ödenmesi için Antalya Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibi başlatıldıldığını, davalının yetkiye, borca, faize, faiz oranına ve diğer tüm ferilere itiraz ettiklerinden takibin durduğunu, davalı yanın haksız ve kötüniyetli itirazının iptali için açtıkları davada yerel mahkemenin yeterli inceleme yapmadığını, delillerinin değerlendirilmeden müvekkili şirketin hak sahibi olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verdiğini, ancak hak sahipliği yalnızca cirolarda imza altında olması ile belirlenmediğini, yerel mahkemenin beyaz cironun hukukta yer aldığını gözden kaçırdığını, emre yazılı çeklerin cirosu, tam ciro ve beyaz ciro şeklinde yapılabildiğini, beyaz ciro temlik cirosu hükmünde olduğunu, sadece devredenin imzası olduğunu, devredilen kişinin belli olmadığını, senedin hamilinin şeklen yetkili hamil sayıldığından takip ve dava hakkına sahip olduğunu, beyaz ciroyu tam ciro ile takip ederse, son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile almış sayıldığını, tüm bu nedenlerle Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 17.01.2024 tarih ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında verilen davanın reddi kararının ortadan kaldırılarak haklı davanızın kabulüne ilişkin istinaf başvurumuzun reddi kararınında ortadan kaldırılması ile haklı davalarının kabulüne karar verilmesini
Dava, çeke dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine kesin olarak karar verildiği, davacı tarafın istinaf isteminin ek karar ile HMK'nın 346/1. maddesi gereğince reddedildiği, davacı tarafın istinaf talebinin reddine yönelik ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, karar tarihi 17/01/2024 tarihi itibariyle asliye ticaret mahkemeleri tarafından verilen kararlara yönelik istinaf sınırının 28.250,00 TL olmasına, davaya konu miktarın 19.777,94 TL olmasına, ek kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ek kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.31/05/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45