Antalya BAM 11. HD 2023/1884 E. 2024/95 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2023/1884
2024/95
19 Ocak 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 12/06/2023
DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 19/01/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; davalıların kredi sözleşmesine ilişkin borçlarını ödemediklerini bunun için icra takibi yapıldığını takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirtmiş itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; kefil olarak kendilerine başvurma şartlarının oluşmadığını usulüne uygun temerrüde düşürülmediklerini belirtmiş davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Asıl borçlu .... yönünden 12.375,00-TL çek depo bedeli, 18.270,00-TL çek yükümlülük tutarı, 16.015,26-TL kredi kartı asıl alacak, 29,90-TL akdi faiz, 1,49-TL gider vergisi olmak üzere toplam 47.232,33-TL; kefil .... yönünden 2.375,00-TL çek depo bedeli, 18.270,00-TL çek yükümlülük bedeli, 639,25-TL faiz, 31,96-TL gider vergisi olmak üzere toplam 31.316,21-TL üzerinden kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı kefil ..... yönünden kredi kartı sözleşmesi yönünden sorumlu olmadığına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, davalı kefil ile kredi kartı sözleşmesi için ayrı bir kefalet sözleşmesi akdedilmesine gerek olmadığını, İlk derece mahkemesi kararının bu yönüyle hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faiz oranına yönelik değerlendirmenin hatalı olduğunu, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalı kefilin sorumluluğuna gidilmişse de; icra inkar tazminatına her iki davalı için de ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Asıl borçlu ... ın , davacı bankadan nakit olarak 100.000,00-TL kredi çektiğini, bu kredinin ödemesinin 125.000,00-TL olduğunu, müvekkilinin de yalnızca 125.000,00-TL olarak kullanılan nakdi krediye kefil olduğunu, kefalet sözleşmesinde de; sözleşmede kullanacağı ifadesinin üzerini çizip parafladığını ve yalnızca kullandığı krediye kefil olduğunu beyan ettiğini, ödenmeyen çeklerin bedeli olan gayri nakdi temin edilen çek yaprak bedellerinin müvekkilinden tahsilinin talep edilmesi ve açılan davada da tüm kredilerden sorumlu olduğunun ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanımından ibaret olduğunu, davaya konu kredi sözleşmesinde yer alan 2.2 kredi türleri başlığı altındaki gayri nakdi, nakit, teminatlı, teminatsız vb. ibarelerin yer alması ve kefalet sözleşmesi m.2.1'de müteselsil kefaletin doğmuş ve doğacak tüm borçları kapsayacağı hükmünün genel işlem koşulu olup davalı kefil yönünden herhangi bir bağlayıcılığının ne TBK kapsamında ne de diğer kanun hükümleri kapsamında olmadığını, kefaletin diğer davalı asıl borçlu ... ın sonraki süreçte kullanacağı tüm kredileri kapsayacak şekilde ele alınması sebebiyle geçersiz sayılması gerektiğini, davalı asıl borçlu .... tarafından 09/03/2018 tarihinde 400.000,00-TL limit ile kullanılan kredide yahut .... Çek hesaplı gayri nakdi kredide davalının kefaleti söz konusu olmayıp ilgili kredi borcunun müvekkilinden talep edilmesinin alenen hakkın kötüye kullanımı ve hukuka aykırılık oluşturduğunu, ayrıca kefalet sözleşmesinde çek depo bedeline ilişkin bir ibareye yer verilmediğinden bu borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ilk derece Mahkemesince bilirkişi raporunun aksi yönünde karar verilmesi, hatta bununla kalmayıp bu tutuma ilişkin bir gerekçe gösterilmemesinin hukuka ve usule aykırı olup adil yargılanma hakkına ihlal teşkil ettiğini, kefilin sorumlu olduğu borcun muaccel hale gelebilmesi için ise; öncelikle asıl borcun muaccel olmasının şart olduğunu, alacaklı tarafın, asıl borçlu ....a usulsüz ihtarname göndermiş olup gönderilen ihtarnamenin bila döndüğünü, bila dönen tebligatın, asıl borçluya ulaşmamış olup, hukuka uygun olarak borcun muaccel hale gelmediğini, müvekkillerinin muaccel olmayan borçtan sorumluluğu bulunmadığını, takip talebi ile birlikte ileri sürülmeyen belgelerin itirazın iptali davasında dikkate alınmadığı göz önünde bulundurularak davacının haksız ve kötüniyetli olarak dayandığı kredi sözleşmesinin, banka kayıtları ve diğer delillerin kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeple davacı tarafından dava konusunda istenilen icra inkar tazminatının kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Dava, Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi'nin .... Esas ve .... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu verilen kararın Dairemizin .... Esas ve .... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmasına karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince yargılama yapılarak yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinde; davalı kefilin sorumlu olduğu borcun muaccel hale gelebilmesi için öncelikle asıl borcun muaccel olmasının şart olduğunu, alacaklı tarafın, asıl borçlu ....a usulsüz ihtarname göndermiş olup gönderilen ihtarnamenin bila döndüğünü, bu nedenle hukuka uygun olarak borcun muaccel hale gelmediğini, müvekkilinin muaccel olmayan borçtan sorumluluğu bulunmadığını belirterek istinaf isteminde bulunduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirmede; TBK'nın 586/1.maddesinin; "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." hükmünü içerdiği, somut olayda; asıl borçluya çıkarılan ihtarnamelerin tebliğ edilemediği, ihtarnamelerin asıl borçlunun kredi sözleşmesindeki adresine çıkarılmadığı, müteselsil kefile başvurabilmek için, TBK'nın yukarıda açıklanan 586/1.maddesi gereğince borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması gerektiği, oysa somut olayda, asıl borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edilen ve sonuçsuz kalan bir ihtarname bulunmadığından müteselsil kefile başvuru koşulunun oluşmadığı, bu sebeple davalı yanın bu hususa ilişkin istinaf isteminin kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklının .... A.Ş. olduğu, borçluların .... ve ... olduğu, genel haciz yolu ile başlatılan takipte; 36.081,67-TL asıl alacak, 2.720,33-TL işlemiş faiz, 136,02-TL Faizin %5 gider vergisi olmak üzere 38.938,02-TL banka alacağının tahsili ile 12.375,00-TL tutarındaki gayrinakdi kredi bedelinin alacaklı banka nezdinde faiz getirmeyen hesaba veya icra dosyasına depo edilmesinin talep edildiği, borçluların itirazı üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "..1-Davanın davalı ... yönünden 12.375,00 TL çek depo bedeli, 18.270,00 TL çek yükümlülük tutarı, 16.015,26 TL kredi kartı asıl alacak, 29,90 TL akdi faiz, 1,49 TL gider vergisi olmak üzere toplam 47.232,33 TL üzerinden kabulüne, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi .... esas sayılı takibine yapılan itirazın bu tutar üzerinden iptaline, davalı aleyhine kabul edilen tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, borca takipte yıllık %20,40 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi uygulanmasına,
*Davanın davalı ... yönünden (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) 12.375,00 TL çek depo bedeli, 18.270,00 TL çek yükümlülük bedeli, 639,25 TL faiz, 31,96 TL gider vergisi olmak üzere toplam 31.316,21 TL üzerinden kabulüne, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi .... esas sayılı takibine yapılan itirazın bu tutar üzerinden iptaline, davalı aleyhine kabul edilen tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, çek yükümlülük bedeline takipte yıllık %20,40 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi uygulanmasına,.." karar verildiği anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın 294.-297.maddeleri hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağını etraflıca düzenlemiştir. HMK'nın 297/2. maddesi; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğunu açıklamıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
6100 sayılı HMK'nın 26/1.maddesinde ise; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğundan talebi aşar şekilde hüküm kurulması yasaya aykırılık teşkil edecektir. HMK'nın 26. maddesi uyarınca talep aşımının re'sen gözetilmesi gerekecektir.
Bu kapsamda Dairemizce yapılan değerlendirmede; Davaya konu takip talebinde; 36.081,67-TL asıl alacak, 2.720,33-TL işlemiş faiz, 136,02-TL faizin BSMV'si olmak üzere toplam 38,938,02-TL alacak ve 12.375,00-TL tutarındaki gayri nakdi kredi bedelinin davacı banka nezdinde faiz getirmeyen hesapta depo edilmesine ilişkin davalı yanın itirazının iptali talep edilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesince; gayrinakdi alacak yönünden de nakdi alacaklar ile birlikte 47.232,33-TL üzerinden takibin devamına karar verildiği, gayrinakdi alacak talebinin nakdi alacak miktarına dahil edilmesi HMK'nın 26. maddesi uyarınca talep aşımı niteliğinde olduğu, takip talebindeki ve dolayısı ile eldeki itirazın iptali davasında talep aşılarak karar verildiğinden hükmün infazının kabil olmadığı, diğer taraftan yerleşik yargı uygulamasında; gayrinakit alacağın deposu istemi bir tahsil hükmü içermediğinden gayrinakdi alacak yönünden depo kararı verilmesi gerekirken nakdi alacak olarak hüküm kurulması, gayrinakit alacak bakımından da icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve gayrinakdi talep yönünden maktu harç da alınmamasının hatalı olduğu anlaşılmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 27 ve devamı maddelerinde, dava açılırken ödenmesi gerekli olan harçlar ile, eksik harç yatırılmış olması halinde yapılacak işlemler açıklanmıştır. Anılan yasanın 27. maddesinin son fıkrasında “Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, müteakip muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur.” hükmü, 30. maddesinde de; “Mahkeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. HUMK’nun 409. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” hükmü bulunmakta olup söz konusu açık yasal düzenlemeler gereğince dava açılırken dava değerine göre eksik harç alındığının tespiti halinde bu hükümlere göre işlem yapılması zorunludur.
Yukarıda anılan açık yasal düzenlemeler gereğince, gayri nakdi alacak yönünden mahkemece müteakip celseye kadar verilecek süre içerisinde maktu harcın tamamlatılması, tamamlanmaması durumunda 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi hükmüne göre işlem yapılması gereklidir. Bu husus kamu düzeninden olup Mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Mahkemece, açıklanan hususlar ve Harçlar Kanunu’ndaki açık hükümler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
Sonuç olarak, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-6 ve m. 355 hükümleri uyarınca yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılması için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun resen sebeplerle ESASTAN KABULÜNE,
-
Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
-
6100 Sayılı HMK'nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2023 tarih ve .... Esas .... Karar Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
6100 Sayılı HMK'nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 269,85 TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 595,30 TL nispi istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
-
Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
10-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.19/01/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38