Antalya BAM 11. HD 2021/2000 E. 2024/928 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/2000
2024/928
24 Mayıs 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 16/04/2021
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 24/05/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Denizli ilinde döküm işleri ile iştigal ettiğini,... Şti. tarafından müvekkili şirketin 117.190,06-TL tutarındaki muhtelif satış faturaları karşılığındaki borçlarına karşılık 04/10/2018 tarihinde toplam 85.000,00-TL tutarındaki muhtelif vade ve bedelli 4 adet çek ciro edilerek gönderildiğini, müvekkili şirketin İstanbul ilinde faaliyet gösteren ... Şti.'ne olan borcuna karşılık, ... Bankası A.Ş'nin ... Şubesinin ... numaralı, keşidecisi ... A.Ş. olan 15.000,00-TL bedelli çeki ciro ederek ... Kargo Şirketi aracılığı ile kargoya verdiğini, karonun çalındığının bildirildiğini, müvekkilinin alacağını güvence altına almak ve kötü niyetli üçüncü kişilerin sebepsiz zenginleşmesini önlemek için Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasını ikame ettiğini, davalı-alacaklı şirketin çalınan çeke dayanarak, müvekkilinin keşideci ve ciranta ile ... Şti. hakkında 22/01/2019 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip talebinde bulunduğunu, müvekkiline 22/03/2019 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ait ödeme emri tebliğ edildiğini, ... Kargo şirketinden çalınan çekler arasında bulunan 15.000,00-TL bedelli çekin, dava dışı ... Şti. tarafından ele geçirildiğini ve ciro edilerek davalıya temlik edildiğini, müvekkilinin kendisinde sonra cirosu olan dava dışı şirket ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalı şirketin iyiniyetli hamil pozisyonunda olmadığını, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, iyi niyetli olsa dahi davacının elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadını ve müvekkilinin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğuna karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkili firma tarafından yapılan faktöring işleminin hukuka uygun olduğunu, yapılmış olan faktöring işleminin faturalarla tevsik edilmiş olduğu gözetildiğinde, davacı tarafın müvekkili şirketin kötü niyetli olduğu iddiası dışındaki şahsi defilerinin müvekkilini bağlamayacağının açık olduğunu, faktoring işlemi neticesinde diğer davalıya müvekkili şirket nezdinde doğan alacağının ödenmesi ve işlemin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirilmiş olması sebebiyle müvekkilinin kötü niyetli olmadığı da açıkça ortada olduğunu beyanla yapılaca yargılama neticesinde davacının haksız ve mesnetsiz davasının müvekkili şirket yönünden reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...Dava konusu çekin davalı ... A.Ş.'ye dava dışı ... tarafından cirolandığı, sunulan faturada alacaklı olarak görülen ... şirketinin ondan bir önceki cirantanın ise, faturada borçlu olarak görünen davacı şirket olduğu, fatura ile çek bedelinin de uyumlu bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmış ve böylece dava konusu çekin 6361 sayılı Yasanın 9/2 ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8. maddesi hükmüne uygun şekilde faktoring şirketine devredilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı T.T.K.'nın 790. maddesine göre; "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır". Dava konusu çekte görünürde lehtardan hamile ciro silsilenin tam olduğu, herhangi bir kopukluk bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... A.Ş.'nin yetkili hamil olduğunun kabulü gerekir.
6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesine göre; "çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çek geri vermekle hükümlüdür."
6361 Sayılı Yasa'nın 9/2. maddesi hükmü ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8. maddesi, faktoring şirketlerine, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile temlike konu alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura ile tevsik etme ve kambiyo senedi ile faturanın uyumlu olduğunu araştırma yükümlülüğünü yüklemiş, 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi ise ciro silsilesinde şeklen kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğünü yüklemiştir. Ayrıca faktoring şirketinin temlik aldığı çek ile ilgili banka nezdinde araştırma ve inceleme yükümlülüğünden söz edilemez. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi ... esas, ... karar sayılı ilamı) Yine davalı şirketin çekin çalınıp çalınmadığı veya çekin üstündeki imzaların aidiyetini araştırma yükümlülüğü de yoktur.
6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesi gereğince davalı ... A.Ş.'nin dava konusu çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu hususunda yeterli ve inandırıcı delil sunulamadığından davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı Faktoring Şirketinin iyiniyetli hamil pozisyonunda olmadığı gibi iktisabında da ağır kusurlu olduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 792. maddesinde herhangi bir suretle hamilinin elinden çıkan çeki kötü niyetle iktisap eden veya iktisapta ağır kusurlu olan yeni hamilin çeki geri vermekle yükümlü olduğunun belirtildiğini, 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2.maddesinde ise "Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez" denildiğini, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliği'nin 22. Maddesi 2. Fıkrasında; "Birinci fıkrada belirtilen hususlara ilave olarak faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler" hükmünün düzenlendiğini, bunun yanı sıra Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği'nin 5.maddesinin C bendinde ise; fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi yükümlülüğünün getirildiğini, ancak davalı Faktoring Şirketinin işleme esas aldığı ... numaralı fatura incelendiğinde irsaliyesi numarasının ve tarihinin bulunmadığını, yasanın emredici düzenlemesi karşısında faktoring işleminin dayanağını olan fatura, teslim tarihi ve irsaliye numarası içermemesi nedeniyle kanunen geçirsiz bir fatura olduğunu, işi bu olan davalı Faktoring Şirketi'nin faturayı kontrol etmemesinin iktisapta ağır kusurlu olduğunun en açık kanıtı olduğunu, yönetmeliğin 22/2 maddesindeki düzenleme ile, faktoring şirketinin ancak mal ve hizmet satışından doğmuş, fatura veya benzeri belgelerle belgelendirilen alacaklar için düzenlenen kambiyo senetlerinin tahsilini üstlenebilecekleri kabul edilmekle, faktoring şirketine özen ve araştırma yükümlülüğü yüklendiğini, gerekçeli kararda Mahkemece davalı ... A.Ş.'nin dava konusu çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu hususunda yeterli ve inandırıcı delil sunulamadığı belirtilmiş ise de Vergi Usul Kanunu açısından sevk irsaliyesi numarasını ve tarihini içermeksizin bu şekilde düzenlenmiş faturanın yok hükmünde olduğu gibi faktoring mevzuatı açısından da herhangi bir faktoring işlemine konu edilmesinin mümkün olmadığını, davalı faktoring şirketi tarafından bu sorumluluğun yerine getirilmediğini, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24.09.2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında da "Somut olayda davalı faktöring şirketi, dava konusu çeki müşterisi olan ve kendisine ciro eden dava dışı ... Ticaret – ...’dan faktöring sözleşmesi uyarınca aldığını, ciro silsilesinde ... Ticaret – ...’dan önce yer alan ... Şti. ile ... Ticaret – ... arasındaki alış verişin fatura ile tevsik edildiğini, çekin üzerinde davacının imzasının olduğunu, faktöring mevzuatına uygun olarak çeki aldığını ve iyiniyetli hamil olduğunu savunduğuna göre yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri dikkate alınarak davalının dava konusu çeki alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, şirketin mali durumlarına ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığı ve diğer yükümlülükleri yerine getirip getirmediği hususlarında araştırma yapıldıktan sonra davacının ileri sürdüğü iddialarda değerlendirilerek sonucunda davalı faktöring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığı, çekin istirdadına karar verilip verilmeyeceği bu mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle ve eksik araştırma inceleme doğrultusunda karar verilmesi doğru görülmemiştir" denilerek konuya açıklık kazandırıldığını ve faktoring şirketlerinin temlik ile kambiyo senedini ciro ile devralarak yetkili hamil olabilmesi için ilgili mevzuat hükümleri gereğince gerekli istihbari araştırmaları yapması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, bilirkişi raporu ile de Davalı Faktoring Şirketinin yetkili hamil olarak bulundurduğu yönünde ispata dair mevzuata uygun belge sunamadığının da tespit edildiğini, mahkemece 08/12/2020 tarihinde aldırılan bilirkişi raporunda davacı müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme sonucu davaya konu çekin ... Şti.'den cari hesap ilişkisi karşılığında alındığı, davacı müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarında ... Şti . adına hiçbir ticari kayıt ve belgeye rastlanılmadığı ve davalı ... A.Ş. Tarafından dava konusu çeki usulüne uygun yetkili hamil olarak bulundurduğu yönünde ispata dair mevzuata uygun herhangi bir belge sunmadığının belirtildiğini, yine ilk derece mahkemesince 25/01/2021 tarihinde aldırılan bilirkişi raporunda dava dışı ... Şti.'nin ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda davacı müvekkil şirket adına düzenlenmiş 07/10/2018 tarih ... nolu herhangi bir fatura ve cari kaydın bulunmadığını, ... nolu faturanın iptal faturası olduğunu ve ... Bankası ... Şubesi ... numaralın 15.000,00-TL'lik çeke ait bir kaydın da mevcut bulunmadığının belirtildiğini, dosyaya sunulan her iki bilirkişi raporunda açık seçik bir şekilde belirtildiği üzere davacı müvekkil şirket ile dava dışı ... Şti.'nin ticari defter ve kayıtlarda yapılan tüm incelemelere göre söz konusu şirketler arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, dava dışı ... Şti. tarafından davacı müvekkil şirket adına düzenlendiği iddia edilen ... nolu fatura dava dışı şirket ve davacı müvekkil şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmaması ve ayrıca söz konusu faturanın iade faturası olması buna karşın şirketler arasında ticari ilişkinin bulunduğunu ispata elverişli mal veya hizmet ilişkisinin mevcudiyetini gösteren herhangi bir asıl faturanın bulunmaması ... nolu iade faturasının dava dışı şirket tarafından aldatıcı şekilde gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini gösterdiğini, davalı faktoring şirketi tarafından davaya konu çekin ciro ile devralınması esnasında 6361 Sayılı Kanunun 9/2.maddesinde gerekse Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeli'ğinin 5.maddesinin c bendinde belirtilen çekin ciro ile devri esnasında çekin dayanağı temel ilişkinin doğruluğu ile çekin keşide edilmesine konu faturanın tevsik edilmeden devralınması, ve fatura borçlusu ve kambiyo senedi keşidecisine başvurularak gerekli istihbari çalışmaları yaparak borcun teyit edilmesini gerçekleştirmemiş olması nedeni ile davalı şirketin iktisapta ağır kusurlu ve aynı zamanda kötü niyetli olduğunu beyan ederek Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ve yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davaya konu çeke ilişkin istirdat davasıdır.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 792. maddesi uyarınca; “Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek sözkonusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmü geçerli olmakla, yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacının istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesince, davacının, temlik eden davalı ... A.Ş.’nin dava konusu çeki kötü niyetle iktisap ettiğini veyahut çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle anılan çek hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Davalı faktoring şirketinin davaya konu çeki dava dışı ... Şti. isimli şirketten faktoring sözleşmesiyle temlik aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda temlik alan davalının temlik eden faktoring şirketinin halefi olduğu hususu da dikkate alınarak somut uyuşmazlığın, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde değerlendirilip, çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesine göre, faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz.
Aynı Kanun'un 9/2. maddesinin yollamasıyla somut olaya uygulanması gereken 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesi ise; “Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması;a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi,b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veritabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.” hükmünü haizdir.
Bu itibarla, İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde somut olayın ele alınması, bu doğrultuda, davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, dava dışı ... Şti. isimli şirketin ve önceki cirantaların mali durumuna ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığı ve diğer yükümlülükleri yerine getirip getirmediği hususlarında araştırma yapılarak, davalı faktoring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan mevzuat hükümlerine dayalı olarak hiçbir araştırma yapılmaksızın salt TTK’nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple davacı yanın istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
-
6100 Sayılı HMK'nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 16/04/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
6100 Sayılı HMK'nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİne GÖNDERİLMESİNE,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
-
Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.24/05/2024
...
Bu belge 5070 sayılı Kanun Hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02